"TC-KKTC arasında serbest ticaret uygulamasının başlatılmalıdır"

loading
4 Haziran, Perşembe
£

8.49

7.62

$

6.76

Denktaş: "TC-KKTC arasında serbest ticaret uygulamasının başlatılmalıdır"

"TC-KKTC arasında serbest ticaret uygulamasının başlatılmalıdır"

DP Ulusal Güçler Genel Başkanı Serdar Denktaş, "Mersin kapısının açık olduğunu iddia edebilmenin tek yolunun; TC-KKTC Serbest Ticaret Anlaşması'nın sağlanmasıyla mümkün olabileceğini" bildirdi.

"TC-KKTC arasında serbest ticaret uygulamasının başlatılmalıdır"
banner
A- A A+

Denktaş, Mersin kapısıyla ilgili farklı düşünce ve yaklaşımların kamuoyu önünde değil, kendi çalışma alanları içinde yaparak, KKTC halkı ile Türkiye halkı arasında var olan güçlü bağın zayıflatılmasına olanak verilmemesi inancında olduğunu belirterek, "Sayın Büyükelçi'ye de bize de düşen görev ve sorumluluk bunu gerektirir" dedi.

Denktaş bugün yaptığı yazılı açıklamada şunları kaydetti:

"Bilindiği üzere yıllardan beridir ısrarla "Mersin Kapısı" vurgusunu yaparak TC-KKTC arasında serbest ticaret uygulamasının başlatılması gereğini gündemde tutmaktayım ve bu konu seçim sürecinde de önemle üstünde durduğumuz ekonomik kalkınmanın temelini oluşturmaktadır.

Seçim propaganda sürecine girdiğimiz şu günlerde gerçekleşen Beyarmudu Patates ve Kültür Festivalinde konuşma yapan Türkiye Büyükelçisi Sn Halil İbrahim Akça açılış konuşmasında "Mersin Kapısı" sözlerimize "prim verilmemesi gerektiğini" söyleyerek bu talebimizin yersiz olduğunu, pazarlamadaki esas sorunun üretim maliyetlerimizin yüksek olmasından kaynaklandığını ifade etmiştir.

Sn Büyükelçi'nin de söylediği gibi, sorunu doğru teşhis etmezsek çözümü bulmak her zaman zorlaşmaktadır. Esasen Sn Büyükelçi ısrarla vurguladığımız bir konuyu bu sözleri ile doğrulamaktadır.

KKTC' de sorun pazar küçüklüğü nedeniyle üretim birim maliyetlerinin yüksekliğinden kaynaklanmaktadır. Bu konuda hemfikiriz. Sorunu doğru teşhis etmişiz. Bütün mesele tedavinin nasıl olacağı noktasında düğümlenmektedir. Sn Büyükelçi'ye göre tedavi için Elektrik, Finansman ve ulaşım maliyetlerinin düşürülmesi için Elektrik Kurumu, limanlar özelleştirilmeli, Milli havayolumuz olmamalı ve yerel kamu ve özel bankalar kapatılmalıdır. Bu şekilde maliyetler düşecek ve pazarlama sorunu ortadan kalkacaktır.

Teşhis doğru ancak tedavi yanlış ise hastalığın iyileşme şansı yoktur ve eğer hastayı ve hastalık geçmişini iyi tanıyan bir doktor hastaya zamanında müdahale etmezse hastanın hayatını kaybetmesi de mümkündür.

İşte bu noktada hastayı ve hastalığın tarihini iyi bilenler olarak hastaya konulan teşhisin tedavisini diğer tüm doktorlardan çok daha iyi bilmekte olduğumuzu iddia ediyoruz. Tek eksiğimiz, hastanın tedavisini düzgün bir şekilde yürütmemizi sağlayabilmek adına içinde bulunduğumuz hastahanenin imkanlarını doğru ve verimli bir şekilde kullanma imkanının bize sağlanmasıdır.

Hasta KKTC ekonomisidir. Hastahane Türkiye pazarıdır. Hastayı ve hastalığın tarihini iyi bilen doktor ise bizleriz. Kimse bizden daha iyi sorunları ve çözüm yollarını bilemez.

Doğup büyüdüğüm ev gereği, Türkiye ile var olan ve halkımızın da büyük çoğunluğunun hislerini temsil eden tarihsel gönül bağımızı, "Göbekten bağlı olma" noktasına taşıyarak "Ben büyüğüm ben haklıyım" ısrarında devam ederek KKTC halkının iradesine hakim olmaya ve bunun içinde kendi halkının haklarını korumaktan başka bir uğraşı olmayan bir siyasinin söylemlerini halk indinde zayıflatmaya çalışmak doğru bir yaklaşım olamaz

Mersin kapısının açık olduğunu iddia edebilmenin tek yolu, TC-KKTC Serbest Ticaret anlaşması, eski deyimle "Ekonomik entegrasyonun" sağlanması ile ancak mümkün olabilir.

Bu anlaşmanın hayata geçmesi ile birlikte KKTC'nin belli bir süre aynen AB entegrasyon uygulamalarında olduğu gibi deregasyonlarla hazır oluncaya kadar korunması bir zorunluluktur.

KKTC'ye bu imkan tanınır ve buna rağmen başaramazsak ancak o zaman yaşanacak olumsuzluklarda sorumluluk bizlere ait olur.

Bu imkan tanınmadığı ve mevcut yaklaşımlar devam ettirildiği müddetçe ne kendi içimizde birlik beraberlik ve aidiyet duyguları gelişecek ne de dünya nezdinde sürdürmeye çalıştığımız eşitlik mücadelesi netice verecektir.

Vardığımız ve varacağımız noktada, unutulmamalıdır ki sorumluluk her iki Devletin teknokrat ve siyasilerine aittir.

Biz olanak tanınmaması dolayısı ile son birkaç yıldır yapamadığımızı artık yapmalıyız. Farklı düşünce ve yaklaşımlarımızı kamuoyu önünde değil, kendi çalışma alanlarımız içinde yaparak, KKTC halkı ile Türkiye halkı arasında var olan güçlü bağın zayıflatılmasına olanak vermemeyi sağlamalıyız inancındayız.

Sn Büyükelçi'ye de bize de düşen görev ve sorumluluk bunu gerektirir."

Serdar Denktaş
DP Ulusal Güçler Genel Başkanı

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer İÇ HABERLER