Hoşkara: "Özelleştirmelere karşı sandıktan net bir duruş çıkmalı"

loading
10 Ağustos, Pazartesi
£

9.61

8.67

$

7.36

Hoşkara: "Özelleştirmelere karşı sandıktan net bir duruş çıkmalı"

Hoşkara: "Özelleştirmelere karşı sandıktan net bir duruş çıkmalı"

Kıbrıs Postası genç milletvekili adaylarını tanımaya ve tanıtmaya devam ediyor. TDP Mağusa Adayı Ercan Hoşkara seçmene siyasi yapıyı değiştirme çağrısı yaptı.

Hoşkara: "Özelleştirmelere karşı sandıktan net bir duruş çıkmalı"
A- A A+

Kıbrıs Postası - Filiz Seyis

Ercan Hoşkara 1974 yılında Baf'ta doğdu. 1975 yılında ailesiyle birlikte Kuzey Kıbrıs'a göç etti.

Doğu Akdeniz Üniversitesi Mimarlık Bölümü'nden mezun olduktan sonra İstanbul Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi'nde yükseklisans eğitimini ardından da yine İstanbul Teknik Üniversitesi'nde doktora eğitimini tamamladı.

Akdeniz Üniversitesi'ndeki öğrencilik dönemlerinde, DAÜ Kıbrıslı Öğrenciler Birliği'nde (DAÜ-KÖB) kurucu Başkanlık yaptı ve yönetim kurulunda görev aldı.

Londra'da Westminster Üniversitesi'nde Avrupa Birliği konusunda yürütülen bir Master Programına katıldı ve AB'nin Sürdürülebilir Kalkınma Stratejisi'nin İnşaat Sektörü'ne olan yansımalarını inceleyen bir tez hazırlayarak ikinci Yükseklisans derecesi aldı. Ayrıca, Doğu Akdeniz Üniversitesi, Mimarlık Fakültesi'nde Öğretim Üyesi olarak çalışırken, 2011 yılında beş aylık bir AB Bursu ile, Brüksel'de Free University of Brussels'da Doktora sonrası araştırma yapma imkanına sahip oldu.

Akademik çalışmalarının yanında mimarlık mesleğini de devam ettiren Hoşkara, DAÜ Mimarlık Fakültesi'nde öğretim üyesi görevinde de bulundu. Halen DAÜ Mimarlık Fakültesi'nde Yardımcı Doçent Doktor olarak çalışmaktadır.

Doğu Akdeniz Üniversitesi Akademik Personel Sendikası (DAÜ-SEN) Yönetim Kurulu'nda görev alan Hoşkara, sendikada Genel Sekreterlik görevinde bulundu.

Kendini "sosyal demokrat" olarak tanımlayan Hoşkara, Toplumcu Demokrasi Partisi İlçe Yönetim Kurulu'nda, Parti Meclisi'nde, Merkez Yönetim Kurulu'nda ve Toplumcu Demokrasi Partisi'nin Parti Meclisi'nde bulundu.

"SİYASET, TOPLUMSAL ÇIKARLARI PARTİSEL ÇIKARLARIN ÖNÜNDE TUTMAKTIR"

Kirlenen siyasetin temizlenmesinin siyasetten uzak kalarak olamayacağını anlatan Hoşkara, "Siyasetten uzak durarak ülkedeki siyasi yapıyı doğru bir noktaya getirmek mümkün değildir. Benim için siyaset, toplumsal çıkarları, her türlü bireysel, zümresel ve partisel çıkarların önünde tutmaktır. Bu bağlamda hem uzun yıllardır TDP'nin içinde yer alan bir kişi olarak, hem de siyasetin daha doğru bir zemine taşınmasında görev almak gerektiğine olan inancımla, bu dönemde aday olmaya karar vermek benim için çok zor olmadı. Aday olup, milletvekilliği görevine talip olmak, benim açımdan, sadece eleştiri yapmakla yetinmemek, birşeyleri düzeltmek, değiştirmeyi başarabilmek için daha fazla sorumluluk almak anlamı taşıyor. Bu sorumluluğu üstlenerek vicdanen daha rahat bir konumdayım" ifadelerini kullandı.

Hoşkara, milletvekili seçilmesi halinde, toplumun çıkarlarını her türlü partisel, bireysel ve zümresel çıkarın önünde tutacağını belirterek kamu kaynaklarının ve imkanlarının peşkeş çekilmesine veya menfaatler uğruna kullanılmasına karşı çıkacağını ve daha önce yapılmış tüm usulsüzlüklerin üzerine gideceğini ifade etti.

Ercan Hoşkara, gündemde olan ekonomik pakette yer alan özelleştrime sürecinin de karşısında olduğunu vurguladı.

"ÇAĞDAŞ OLMAYAN KENTSEL ÇEVRELERDE YAŞAMAYA MAHKUM OLMAK BENİ ÜZÜYOR"

Yaşanan çevresel sorunlara da değinen Hoşkara, "Bir mimar olarak, ülkesel fizik planın hala daha hayata geçirilmemiş olması, kentlerimizin plansız ve dağınık gelişmesi, imar planlarının yapılmıyor olması ve bundan dolayı, 21. yüzyılda hiç de çağdaş olmayan kentsel çevrelerde yaşamaya mahkum ediliyor olmamız beni çok üzüyor" dedi.

Sosyal demokrat bir partinin mensubu olan sosyal demokrat bir kişi olduğunu yineleyen Hoşkara, sosyal adaletin toplumun her kesiminde yer bulabilmesi için mücadele edeceğini söyledi.

"TEK PARTİ YÖNETİMLERİ DIŞ MÜDAHALELERE DAHA AÇIKTIR"

Ercan Hoşkara şunları kaydetti:

"Vatandaş eğer mevcut durumdan ve gidişattan memnun değilse, sandığı, doğru kullanmalı ve buradan hem eğilimleri yönünde mesaj vermeli hem de siyasi yapıyı değiştirebilmelidir.

Boykot yapacaklar, eğer sonuç alıcı bir çaba içerisinde değilse, ve örgütlü olarak bu boykot hedefine ulaşıp sonuç alınmıyorsa, günün sonunda sandığa gitmeyenler mevcut yapının devamına katkı sağlar durumda kalacaktır. Boykotçular bunun siyasi sorumluluğunu üstlenebilmelidir. Aksi taktirde daha doğru olacak davranış sandığa gitmektir.

Benzer olarak toplum içinde sıklıkla konuşulan bir diğer tavır da karma oy kullanmak eğilimidir. En iyi kişileri meclise gönderme düşüncesinde olan kişilerin bu yaklaşımı, bir açıdan doğru kabul edilebilir olmakla beraber, partilerin de önemli olduğu unutulmamalıdır. Dolayısıyla mühür vurmak yerine karmayı tercih edecek olan kişilere, oylarının çoğunu mevcut düzeni değiştirebilecek partiler yönünde kullanmasını tavsiye ederim.

Seçmenden genel olarak beklentim, özellikle ülkede sürdürülmekte olan özelleştirme sürecine sandıktan net bir karşı duruş çıkarabilmesidir.

Seçmenle şu düşüncemi de paylaşmak isterim; dış müdahalelerin çok etkili olduğu bir ülkede tek parti yönetimlerinin bu müdaheleye çok daha açık olduğudur. Bunu son 10 yıllık dönemde deneyimleyerek gördük. Bu yüzden bugün görev yapan koalisyon hükümeti tarzında bir koalisyonun ülkemiz için daha hayırlı işler yapabileceğini düşünmekteyim. Bunu da bu kısa sürede sanırım herkes gözlemleyebilmiştir. Seçmenden, oy kullanırken bu durumu da dikkate almasını beklerim."

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer İÇ HABERLER