"Yaşam ve Stratejik Kaynaklar Açısından Kıbrıs" konulu konferansının sonuç bildirgesi yayımlandı

loading
25 Kasım, Çarşamba
£

10.64

9.48

$

7.97

"Yaşam ve Stratejik Kaynaklar Açısından Kıbrıs" konulu konferansının sonuç bildirgesi yayımlandı

"Yaşam ve Stratejik Kaynaklar Açısından Kıbrıs" konulu konferansının sonuç bildirgesi yayımlandı

Yakın Doğu Üniversitesi Lefkoşa (Near East University Cyprus) ile Türkiye Gazeteciler Cemiyeti işbirliği ile gerçekleştirilen "Yaşam ve Stratejik Kaynaklar Açısından Kıbrıs" konulu konferansın sonuç bildirgesi yayımlandı.

"Yaşam ve Stratejik Kaynaklar Açısından Kıbrıs" konulu konferansının sonuç bildirgesi yayımlandı
A- A A+

Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla İlişkiler Dairesi Müdürülüğü'nün yaptığı açıklamaya göre,Yayımlanan bildiride şu konulara yer verildi;

Tarih boyunca çevre ülkelerin ve küresel güçlerin Kıbrıs'la ilgilenmesinin başlıca sebebi, adanın geostratejik konumudur. Adanın önemi Asya ve Afrika'nın Akdeniz'le birleştiği, Hint Okyanusu'yla eklemlendiği ticaret yollarından kaynaklanmaktadır.

Son zamanlarda yaşanan gerçeklerden hareketle hidrokarbon zenginliğinin çıkartılması, nakledilmesi ve pazarlanması gibi birtakım ek unsurların adanın önemini artırdığı görülmüştür. Bu alanda egemenlik, hukuk ve güç paylaşımı açısından netlik olmaması ciddi tartışmalara yol açmaktadır.

Kıbrıs sorunu; mekân, politika, strateji ve güçle birlikte, dördüncü ve önemli bir unsur olarak hidrokarbonla da ilişkilendirilmelidir.

Bu duruma yaşamın en önemli kriterlerinden biri olan ve Anavatan Türkiye'den gelecek suyun da ilave edilmesi gerekecektir. Böylece bugüne kadar ortaya çıkan çatışmacı kültüre, tezat uzlaşma kültürünün ortaya çıkabilme potansiyeli doğmaktadır.

Aslında Kıbrıs'ın jeopolitik ve jeostratejik konumuna, hidrokarbon ve hidropolitik değerler ilave etmek yeni bir durum değildir. Ancak ilk kez bu kadar çok tartışılmasının sebebi hayata geçme potansiyellerinin yüksek olmasından kaynaklanmaktadır. Hal böyle olsa da hidrokarbon kaynakların Kıbrıs'ta halkların yararına kullanılabilmesi için en az 10 yıl daha gerekecektir. Su gibi hayatın anlamı ve gerçeği olan projenin hayata geçirilmesi ise elle tutulabilir ve gözle görülebilir bir konumdadır.

2014 yılında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne Anavatan'dan suyun gelmesi adanın geleceği ve bölge hidropolitiği açısından yeni bir milat olacaktır. Buna göre ilgili tarafları çatışmadan uzak tutacak suyun, Kıbrıs'taki halkların yararına kullanılacağını ve Kıbrıs Rum Yönetiminin de buna sağduyu ile yaklaşacağını ümit etmekteyiz. Ne var ki hidrokarbon konusunda Rum tarafının ortağı Kıbrıs Türk halkıyla paylaşımı ısrarla reddetmesi sonucu potansiyel zenginlik, şimdiden ilave gerginlik nedeni olmuştur. Su konusunda Türk tarafının barışçı ve paylaşımcı yaklaşımına karşın gelişen Rum tutumu suyun sağlamasını ümit ettiğimiz uzlaşma havasıyla çelişmektedir. Uzlaşma imkânlarının yeni çatışma kaynaklarına dönüşmesi endişe vericidir.

Doğu Akdeniz'de hidrokarbon gibi daha henüz belli olmayan kaynakların ayrıştırıcı özelliğinden soyutlanabilmek için birleştirici özelliği olan suyun kullanılmasında büyük fayda vardır.

Bu amaç için Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'yle Yakın Doğu Üniversitesi'nin (Near East University Nicosia) birlikte gerçekleştirdiği konferansta hidrokarbon ve hidropolitik konuları tartışılmış ve etkin analizler yapılarak özetle yukarıdaki önerilerde bulunulmuştur.

En güncel gelişmelerden hemen haberdar olmak için Telegram kanalımıza katılın!

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer İÇ HABERLER