Mamalı: "Neden mühür ve boykot değil de karma oy?"

loading
31 Mayıs, Pazar
£

8.42

7.57

$

6.82

Mamalı: "Neden mühür ve boykot değil de karma oy?"

Mamalı: "Neden mühür ve boykot değil de karma oy?"

Lefkoşa Bağımsız Milletvekili adayı Avukat Barış Mamalı karma oy ve boykot ile ilgili değerlendirmelerde bulundu. Mamalı'nın açıklaması şöyle:

Mamalı: "Neden mühür ve boykot değil de karma oy?"
banner
A- A A+

Yarın yapılacak olan genel seçimleri sandığa gitmeyerek boykot edecek olan bir grup insanımız olacaktır. Yine seçim sandıklarını protesto etmek yani boykot edip sandığa gitmeme noktasında siyaset güden kişi ve kurumlarımız da bulunmaktadır. Düşünce ve ifade özgürlüğünün mümkün mertebe geniş bir alanda kullanılabilmesini arzulayan bir kişiyim. Demokrasi ilkeleri babında boykot eylemini saygıyla karşılarım.

Boykot taraftarları rejime karşı olan duruşlarını ortaya koymakta ve mevcut kurulu sistemi bu yolla protesto etmektedirler.

Kurulan statüko, hak yeme ve her dönemde mutlu bir azınlığı sürekli olarak zenginleştiren siyasi bir sistem üzerinde hayat bulmaktadır. Bu statükonun bekçileri, koruyucuları ve bazen de savunucuları ise bunu değiştirme iradesini hiçbir zaman göstermemiş olan siyasi partilerdir.

Bugüne kadar yapılan seçimler ile halk kendisini yönetecek partileri yani statükonun koruyucu meleklerini seçerek iktidar koltuğuna oturtmaktadır. İşte bu partiler de meclis içerisinde geçmişte yapmış oldukları yasalar ile bugünkü statükoyu inşa etmiş olan kurumlardır.

Ve inşa edilen bu çarpık sistemin temelini oluşturan üç hukuki belge olan Anayasa, Seçim ve Halkoylaması Yasası ile Siyasal Partiler Yasası 30-40 yıldır iktidarlar tarafından ellenmeden muhafaza edilmektedir. İktidar yaptığımız hiçbir parti bu düzeni değiştirmek istememiştir. Bu noktada kurulan yozlaşmış rejimin 1. derecede sorumlusu iradesiz, korkak ve mutlu azınlığı halka tercih eden siyasi partiler olduğu da açıkça ortaya çıkmaktadır.

Ancak sandıkların boykot edilmesinin bir yerde mevcut statükoya seçimlerde suni bir güç sağladığını görmekteyim. Yani seçimleri boykot oranı arttıkça statükocu partilerin ve özellikle de güçlü görünen siyasi partilerin olduğundan daha güçlü bir konuma gelmeleri sağlanmaktadır.

Boykotçuların mevcut rejime ve özellikle iktidar olmuş partilere karşı ciddi bir kızgınlığının olduğunu biliyoruz. Yani bu kesimin sandığa gitmesi halinde özellikle CTP ve UBP'ye oy vermeyeceği aşikardır. İşte bu gerçeklik karşısında başta CTP ve UBP olmak üzere meclis içi tüm partiler, sandığa giderek katılım oranını artırıp, kendi oy oranlarını matematiksel olarak aşağıya çekecekleri endişesiyle boykotçuların sandığa gitmesini aslında hiç istememektedirler.

Konu matematiksel olarak önem arzetmektedir. Bu boykot eylemi özellikle seçimden 1. çıkacak olan partiye gerçek oy oranından daha yüksek bir oranda seçim kazandırmakta, yani ona suni bir güç pompalamaktadır.

İşte size bunun en güzel örneği: 2010 yılında yapılan Lefkoşa belediye seçimlerinde katılım oranı %60 ve CTP'ye oy veren insan sayısı da 7004 idi. Bu durumda CTP'nin oy oranı ise %29 civarındaydı.

2013 yılındaki seçimlerde ise CTP'ye oy veren insan sayısı neredeyse ayni (7033) olmasına karşın katılım oranı %58'e düştüğü için CTP'nin oy oranı birden %35'e fırlamıştır.

Görüleceği üzere sandığa gitme sayısı düştüğü oranda, iktidar olacak partiye fazladan bir siyasi güç verilmektedir. Yani boykot aslında statükonun savunulmasına ve iktidar partisine olduğundan çok daha fazla bir kuvvet kazandırmaktadır.

O yüzden seçim sandıklarını değil, kirlenmiş ve yozlaşmış bu çarpık düzenin koruyucusu olan mevcut siyasi partileri sandıklarda protesto etmeli, onları sandıklarda mühürleri kırarak boykot edip cezalandırmamız gerekir. Bu açıdan katılım oranını ve kırılan mühür sayısını artırarak statükonun savunucularını sandıkta hezimete uğratmalıyız. Boykot bu noktada resmi bir anlam da kazanacaktır.

Bu matematiksel suni güçten faydalanacağını çok iyi bilen düzen partilerinin en büyük korkusu şu anda boykotçuların da sandığa gidip mühür kırmalarıdır.

Seçim ve Halkoylaması Yasası'nın seçmenlere tanıdığı oy kullanma şekillerinden biri de Karma Oy'dur. Vatandaş hiçbir partiye mühür vurmadan sadece vekil olmasını istediği kişileri işaretleyerek Karma Oy hakkını kullanabilmektedir. Örneğin Lefkoşa'da en az 8 ve en fazla da 16 kişiyi bu şekilde seçip işaretleyerek insanlarımız Karma Oy kullanabilirler. Bağımsız Adaylar da sadece Karma Oy içerisinde tercih edilerek oy alabilmektedirler.

Statüko, hak yeme ve her dönemde mutlu bir azınlığı sürekli olarak zenginleştiren siyasi bir sistem üzerine kurulmuştur. Doğal olarak bu sistemde halk için adil bir yapının olması beklenemez. Bu statükonun bekçileri, koruyucuları ve bazen de savunucuları ise bunu değiştirme iradesini hiçbir zaman göstermemiş olan siyasi partilerdir.

Kullanılacak karma oyların ciddi bir artış sağlaması halinde dibe vurmuş siyaset kurumunun ve çarpık düzenin olumlu yönde değişmesi için büyük bir fırsat yakalanmış olacaktır.

Parti içi liste oyunlarını kırmanın ve meclise nitelikli yeni yüzleri gönderebilmenin yolu Karma Oy'dan geçmektedir. Dışarıdan verilecek destek ile siyasi partilerdeki egemen kliklerin liste oyunlarından değerli adayların bertaraf edilmesinin önüne geçilebilecektir. Meclise gönderilecek yeni, donanımlı ve değişim yönünde cesur insan sayısı arttıkça mevcut çarpık yapı sarsılmaya başlayacaktır.

Karma Oylar da patlama olması halinde ise siyaset kurumu resmi olarak iflas bayrağını çekecek ve ardından halkın güvenini ve mühürünü kazanabilmek için zorunlu olarak ilgili yasalar başta olmak üzere ciddi bir reforma gitmek durumunda kalacaktır. Keza bunun dışında artık yapabilecek hiçbir şeyi kalmayacaktır. Bu da neticede halka yarayacaktır.

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer İÇ HABERLER