Prof. Dr. Sözen koalisyon olasılıklarına dikkat çekti: "Her şey mümkündür"

loading
2 Haziran, Salı
£

8.52

7.58

$

6.81

Prof. Dr. Sözen koalisyon olasılıklarına dikkat çekti: "Her şey mümkündür"

Prof. Dr. Sözen koalisyon olasılıklarına dikkat çekti: "Her şey mümkündür"

DAÜ Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Başkanı Prof. Dr. Ahmet Sözen, seçim sonuçlarını, olası bir koalisyon seçeneğini, karma oyların nedenlerini, teknokrat hükümet konusunu ve ekim ayında başlayacak Kıbrıs sorunu müzakere süreci öncesinde Meclis'in atması gereken adımları Kıbrıs Postası'na değerlendirdi.

Prof. Dr. Sözen koalisyon olasılıklarına dikkat çekti: "Her şey mümkündür"
banner
A- A A+

Kıbrıs Postası –Meryem Ekinci

DAÜ Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Başkanı Prof. Dr. Ahmet Sözen, öncelikle seçime katılım oranını değerlendirerek, yüzde 69.61 oranı üzerinde birçok faktörün etkili olduğunun altını çizdi.

KARMA OYLAR

Başta seçmen listelerinde vefat eden insanların yer almasından, yurt dışında eğitim gören gençlere kadar pek çok seçmenin oy kullanması durumunun söz konusu olmamasının, oranda etkili olduğunu ifade eden Sözen, bu açıdan değerlendirildiğinde oy kullanan seçmen oranının yüzde 75'in altında olmadığı görüşünü aktardı.

Sözen, bu seçimlerde 2009'da gerçekleştirilen Milletvekilliği Erken Genel Seçimi'ne oranla yüzde 9'larda olan karma oy oranının yüzde 30'lara yükselmesinin dikkat çekici olduğu üzerinde durarak, karma oyların yükselmesini seçmenin siyasetçiye ve siyasete olan güvensizliğine ve birçok ülkedeki seçim sisteminden farklı olarak KKTC seçim sisteminin karma oy kullanılması olanağı tanımasına bağladı.

"ASLINDA SEÇMEN SİSTEMSEL BİR DEĞİŞİKLİK ÖZLÜYOR"

Başta Toparlanıyoruz Hareketi olmak üzere birçok sivil toplum örgütü ve iş çevrelerinden de karma oy çağrısı yapılmasının karma oylara yönelinmesinde etkili olduğunu kaydeden Sözen, karma oy tercihlerinde, UBP'den DP'ye geçen milletvekillleriyle ortaya çıkan yeni duruma dikkati çekti.

Bu durumun özellikle merkez sağda yer alan seçmeni, karma oy kullanmaya yönelten unsurlardan olduğunu belirten Sözen, seçmenin, parti liderleri ve yönetimleri tarafından belirlenen listeleri redddetmesinin ve "ben kendi irademi kullanırım" diyerek kendi listelerini belirlemesinin de bu yönde bir sonuç yarattığını vurguladı.

"Aslında seçmen sistemsel bir değişiklik özlüyor... Bugünkü şekliyle yapılan siyasetin radikal şekilde alaşağı edilip, temiz siyasetin olması özlemi vardı" diye konuşan Sözen, seçim öncesinde konuşulan ancak erken seçim nedeniyle hayata geçirilemeyen Seçim ve Halkoylaması Yasası'nın değiştirilmesi ve ülke genelinde tek liste halinde seçimlerin düzenlenmesi konusunda da halkın bir mesaj verdiğini kaydetti.

UBP İÇİN 1976'DAN İTİBAREN EN KÖTÜ SONUÇ

Seçmenin UBP'ye de net mesaj verdiğini ifade eden Sözen, UBP'nin aldığı yüzde 27.33 oy oranının, 1976'dan itibaren elde edilen en kötü sonuç olduğunun da altını çizdi.

CTP-BG'NİN STRATEJİK KARARLARI

CTP-BG'nin izlediği seçim sürecini de değerlendiren Sözen, CTP-BG'nin çok stratejik ve düzgün kararlar vererek, yeni adaylara yer vermesinin, özellikle ortada duran seçmen için cazibe yarattığını vurguladı.

Sözen, CTP-BG'nin söz konusu strateji ile merkez sağdan da oy aldığı görüşünü ifade etti.

KOALİSYONLAR DÖNEMİ

Sözen, seçim sonucunda hiçbir partinin tek başına iktidar olabilecek bir oran yakalayamaması nedeniyle de yeniden koalisyonlar dönemine girildiğinin altını çizerek, bu konuda bir uzlaşı formulü mesajı verildiğini belirtti.

Meclis'e milletvekili gönderen 4 siyasi partinin Ekonomik İşbirliği Protokolü konusundaki tutumlarının ise net bir tablo ortaya koymadığını ifade eden Sözen, CTP-BG Girne Milletvekili Ömer Kalyoncu'nun seçim öncesinde yaptığı, Türkiye Cumhuriyeti ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti hükümetleri arasında imzalanan 2013-2015 Mali İşbirliği Protokolünün devletlerarası bir sözleşme niteliği taşıdığı ve iptal edilmesi gibi bir durumun söz konusu olamayacağı ancak revize edileceği yönündeki açıklamalarını anımsattı.

Bu konuda CTP-BG içerisindeki sosyalist kanadın özelleştirilmeleri kabul etmesinin mümkün olmadığı üzerinde de duran Sözen, protokol konusunda en net partinin UBP olduğunu söyledi.

Olası koalisyon hükümeti senrayoları konusunda "Her şey mümkündür" diye konuşan Sözen, DP-UG ile UBP'nin de bir koalisyon hükümeti kurabileceğini, bu konuda Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu'nun izleyeceği tutumun etkili olacağının altını çizdi.

UBP'den DP-UG'ye geçen ve seçim sonucunda milletvekili seçilen vekillerin Cumhurbaşkanı Eroğlu'yla ilgili tutumlarının, DP-UG Genel Başkanı Serdar Denktaş'ın başbakan olmak konusunda izleyeceği tavrın, 2015'te yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçiminde Cumhurbaşkanı Eroğlu'nun DP-UG ile UBP'nin ortak adayı olup olmayacağının ve Türkiye'deki AK Parti Hükümeti'nin bu konudaki siyasetinin olası bir UBP DP-UG koalisyon hükümeti konusunda etkili olacağının altını çizen Sözen, UBP'nin Genel Başkanı olarak Tahsin Ertuğruloğlu'nun seçilmesi olasılığının da tüm bunları etkileyeceğini kaydetti.

Sözen, olası bir CTP-BG/UBP koalisyon hükümeti konusunda Anadolu Ajansı'na yaptığı açıklamaya paralel olarak, CTP-BG içerisindeki sosyalist kanada işaret etti ve partideki UBP karşıtları nedeniyle CTP-BG'nin UBP ile koalisyon yapması halinde bölüneceği açıklamasını yineledi.

OYLARLA GELEN TEKNOKRAT HÜKÜMET MESAJI

Sözen, seçim sonucunda en çok oy alan milletvekili adayının Teknokrat Hükümet'in Başbakanı Sibel Siber olmasının da seçmenin verdiği önemli bir mesaj olduğunu vurguladı.

Bir ada ülkesi olmanın etkisiyle milletvekillerinin yürütme içerisinde yer almasının işlevsellik açısından sakıncalar yaratabildiği üzerinde duran ve seçilmiş kişiler olan milletvekillerinin yasama organında görev yapmasının önemine işaret eden Sözen, "Kabinede seçim kaygısı olmayan ve alanında uzman kişilerin olması gerek" dedi.

Sözen, bir prensip kararla teknokrat hükümet anlayışının yaşama geçirilebileceğini söyledi.

"MECLİS MAVROYNANNİS'İN MUADİLİNİ SEÇMELİ"

Sözen, Kıbrıs sorununun çözümü yönünde ekim ayında başlaması öngörülen müzakere sürecine de işaret ederek, Kıbrıs Rum tarafının tam bir mutabakat sonucunda belirlediği müzakereci Andreas Mavroyannis'in muadilinin de benzer bir yöntemle Cumhuriyet Meclisi tarafından belirlenmesi gerektiğini kaydetti.

Sözen, bu konuda gecikmeden karar üretilmesi ve en geç eylül ayında yabancı dili iyi bilen, donanımlı bir müzakerecinin seçilmesi gerekliliğine vurgu yaptı.

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer İÇ HABERLER