Akay Cemal yazdı: “YÖDAK ve üniversiteler”

loading
31 Mayıs, Pazar
£

8.42

7.57

$

6.82

Akay Cemal yazdı: "YÖDAK ve üniversiteler"

Akay Cemal yazdı: “YÖDAK ve üniversiteler”

Kıbrıs Gazetesi yazarlarından Akay Cemal, Görüş adlı köşesinde yer alan "YÖDAK ve üniversiteler" başlıklı yazısında, YÖDAK Başkanı Prof. Dr. Hasan Ali Bıçak'ın açıklaması ekseninde üniversitelerin durumunu ele aldı.

Akay Cemal yazdı: “YÖDAK ve üniversiteler”
banner
A- A A+

İşte Kıbrıs Gazetesi köşe yazarlarından Akay Cemal'in "YÖDAK ve üniversiteler" başlıklı yazısı:

"Üzerinde yaşadığımız coğrafyada korkunç olaylar cereyan ediyor. Hem de yanı başımızda...

Suriye'de, kimyasal silahın da kullanıldığı öne sürülen saldırılarda, aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu bin 300 kişi hayatını kaybederken, Mısır'daki kan gölünde boğulan boğulana...

Batı'nın tek derdi adım adım hedefe ulaşmak ve başta petrol ve doğalgaz olmak üzere; yer altı, hatta yerüstü zenginliklerine hakim olmak!...

Bu durumda bölgenin en karlısı İsrail... İşler tıkırında, İsrail savaş uçakları , Güney Kıbrıs hava sahasında at koşturtuyor. Daha önce de yazdık, Türk-İsrail ilişkilerindeki soğukluğu fırsata dönüştürmesini beceren Rum Yönetimi, şimdi de İsrail ve Yunanistan ile birlikte ortak hava tatbikatı yapma hazırlığında... Kutlay Erk'in 'tatbikatı iptal edin' çağrısını da takacakları yok!...

Böyle bir durumda bizde bir istikrarsızlıktır gidiyor. Yetmedi, kurultayların bu topluma kaybettirdiği zaman süreci ve yaratılan istikrarsızlık, erken genel seçimden bu yana bir aya yakın bir süre geçmesine rağmen devam ediyor. İlk meclis toplantısı da yapılamadı.

Bu arada kısa adı YÖDAK olan Yükseköğretim Planlama, Denetleme, Akreditasyon ve Koordinasyon Kurulu Başkanı Prof. Dr. Hasan Ali Bıçak'ın açıklaması üzerinde durmakta yarar var.

Bıçak, son yıllarda KKTC'de yüksek öğretim alanında istikrarlı bir gelişme sağlandığını; böylesine bir başarı trendi yakalamışken, bazı üniversitelerin basın aracılığıyla kamuoyu önünde tartışmalarının yüksek öğretim kurumlarına zarar verecek boyutlara ulaştığını kaydetti.

En fazla öğrenciye sahip bir üniversitenin başarıları ortada iken, çamur atma politikalarına yönelmek akıl karı değildir.

Halbuki daha önceleri bazı üniversitelerin kendi aralarında örnek işbirliğinde bulundukları unutulmuş değildir.

Örneğin, Lefke'deki CMC atıklarının tellerle çevrilmesi olayında bildiğimiz kadarıyla YDÜ, GAÜ ve UKÜ'nün katkı koyduğu hatırlardadır. Çevre konusundaki bu işbirliği kamuoyu tarafından takdirle karşılanmıştı...

Hal böyle iken karalama politikası neye hizmet etmektedir? Kime ne kazandırabilir? Hele bu karalama, dünyada ilk 500'ün arasına girme hakkını elde etmiş, başta Artemis Ödülü olmak üzere; Berlin'den, Londra'dan, İsviçre'den altın ödüller almış bir üniversiteyi hedef almışsa...

Bir sohbetimizde Suat Hoca, "Kıbrıs'taki üniversitelerin başarılarının kamuoyuna mutlaka yansıtılması lazım. KKTC için bunlar önemlidir" demişti ve GAÜ'nün o günlerdeki atılımlarını takdir ettiğini ifade etmişti... Bu da büyük düşünmenin örneğini oluşturmaktaydı...

Benzeri görüş ve düşüncelerin her alanda ve tüm diğer üniversitelerimizde de olmasına şiddetle gereksinim vardır. Etrafımızdaki olaylar ve hızlı gelişmeler dayanışmayı gerektirmektedir. Karalamayı değil!..."

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer İÇ HABERLER