İÇ HABERLER
okuma süresi: 6 dak.

En zayıf halka transfer giderleri

En zayıf halka transfer giderleri

<P>Başbakan Ferdi Sabit Soyer, son yüzyılın en kurak yılının yaşandığını belirterek, yeraltı su kaynaklarında ciddi azalmalar olduğunu bu nedenle tasarruflu su kullanılması gerektiğini vurguladı.</P>

Yayın Tarihi: 27/03/08 19:45
okuma süresi: 6 dak.
En zayıf halka transfer giderleri
A- A A+

Başbakan Ferdi Sabit Soyer bu sabah Kıbrıs TV'de yayınlanan Günün İçinden programına katılarak ekonomik konuları ve son yaşanan gelişmeleri değerlendirdi.

Başbakan Soyer, ülkede özellikle son iki yılın çok kurak geçtiğini ve neredeyse hiç yağmur yağmadığını dile getirdi ve son yüzyılın en kurak yılının yaşandığını söyledi.

Yer altı su kaynaklarını destekleyecek yağışın bu yıl da olmadığını ve su kaynaklarında çok ciddi azalmalar olduğunu ifade eden Soyer, su kullanımı için bir takım tedbirler alınacağını açıkladı.

Ülkedeki su kaynaklarının azalması nedeniyle halktan daha tasarruflu ve bilinçli su kullanmasını isteyen Başbakan Soyer, hükümet olarak suyun kullanımı konusunda bir takım tedbirler alınacağını açıkladı.

Hükümet ile sivil toplum örgütleri ve sendikalar arasındaki diyaloğun koptuğu yönündeki söylemleri de hayretle izlediğini dile getiren Soyer, hükümetin her zaman sendikalar ile görüşmeye hazır olduğunu ve sendikalardan gelen görüşme taleplerinin hiçbir zaman reddedilmediğini söyledi.

Sendikalar ile sivil toplum örgütlerinin tartışmalarının en doğal hak olduğunu dile getiren Başbakan Soyer, "tartışmalar, halkın kendi demokratik olgunluğunun bir göstergesidir. Sivil Toplum örgütlerinin de değişik tartışmaları olabilir ve bu tartışmalarda ortak bir payda ve ortak çıkarları bulabilmek gerekir" dedi.

Son zamanlarda yapılan tartışmalarda düzeyin ve seviyenin düştüğünü ifade eden Başbakan Soyer, hiçbir başbakanın bugüne kadar uğramadığı çok ağır hakaretlere uğramasına rağmen bu hakaretlere yanıt vermediğine dikkati çekti.

Başbakan Soyer, bazı sendikacı ve sivil toplum örgütlerinin kendilerini Ankara yanlısı olarak suçlarken bazılarının ise enosis yanlısı olarak suçladığını ve her iki açıklamaların da aynı anada yapıldığını belirterek, bu sivil toplum örgütü ve sendikaların ilkesel bir birlikteliği olmadığını tepkisel bir yaklaşımları olduğunu ifade etti.

Son zamanlarda Lefkoşa'daki Çağlayan Parkı'nın adının Ankara Çağlayan Parkı olması konusuna da değinen Soyer, bu konuda düşünce sistematiğinin doğru ele alınması gerektiğini söyledi.

Bazı gazetelerde Çağlayan Parkı'nın isminin değiştirilmesi kararının oy birliği ile alındığı ve CTP'li Belediye Meclis Üyelerinin de bu karara imza attığı gerekçesi ile CTP'nin suçlandığını kaydeden Soyer, "Lefkoşa Belediye Başkanı, parkın adının Melih Gökçek olması için Belediye Meclisine bir öneri götürüldü ancak bu reddedilerek, parkın adı Ankara Çağlayan Parkı oldu" dedi.

Belediyenin kendi kaynakları ile bir parkı yapamayacak durumda olmasını eleştiren Soyer, Lefkoşa Belediyesi'nin kendi parkını tamir edecek güçte olması gerektiğini vurguladı.

"Eğer biz kendi kaynaklarımızın toplamı, maaş ve ücretlere gidiyorsa o zaman kendi kendimizi yönetme sözü havada kalır. Çağlayan Parkı ülke gerçeklerinin bir örneğidir" diyen Soyer, "Eğer biz kendi kaynaklarımızı idare edemiyorsak daima başkasına bağımlı kalırız. Kendi kaynaklarımızla kendi cari harcamalarımızı ödememiz gerekir yoksa çözüm olduğunda da Rum'a muhtaç oluruz" dedi.

Ülke ekonomisinin son yıllarda geliştiğini ve bunun rakamlarla da ortada olduğunu dile getiren Soyer, ülke ekonomisinin daha da gelişmesi için transferler kaleminin azaltılması gerektiğini söyledi

KKTC bütçesinin en zayıf noktasında bile transferler kaleminin yüzde 49 olduğunu ve bunu yüzde 41'e düşürdüklerini dile getiren Soyer, bu düşüşün yeterli olmadığını belirterek, transferler kalemi yüzde 40'larda olan bir bütçenin nasıl idare ettirileceğini sordu.

Soyer, ekonominin 2003 yılından sonra büyüdüğünün ve alım gücünün arttığının göz ardı edilmemesini istedi.

Sendikalara, yüzde 49'larda olan bir hayat pahalılığı ile maaş ve ücretlere yüzde 103'lük bir artışın yansıyacağını ve bu yıl hayat pahalılığından başka bir artış olamayacağını söylediğini anımsatan Soyer, gerçeklerin daima doğru aktarılması gerektiğini söyledi.

"Beraber mücadele ettik ve bu noktaya geldiysek ben seçtim ben götüreceğim mantığı ile bana istediğimi vermesi gerekir doğru bir düşünce değil" diyen Soyer, önemli olanın toplumsal uzlaşının sağlanması olduğunu belirterek diyaloğa her zaman açık olduklarını bir kez daha yeniledi.

Kıbrıs Türk halkında, tüm örgüt ve sendikalara karşı bir soğuma olduğunu ve bunu düşündürücü bulduğunu ifade eden Soyer, toplumun neden sivil toplum örgütlerinden uzaklaştığının sorulması gerektiğine dikkat çekti.

Ekonomik konularda da siyasi konularda da farklılıkların olabileceğini, ortak bir düşüncede buluşulmasının önemli olduğunu dile getiren Soyer, "Annan planında olduğu gibi, benimle ayrı görüşte olan insanlarla nasıl ki toplumsal çıkarlar uğruna tokalaştık, yine ortak bir paydada buluşmamız gerekir. Biz bu konudaki girişimlerimizi sürdüreceğiz" dedi.

Başbakan Ferdi Sabit Soyer, 'insanların ne söylediği önemli değil önemli olan kimin söylediğidir' düşüncesi ve mantığından uzaklaşılması gerektiğini de ifade ederek, birlik ve beraberlik içerisinde çok daha güzel günlerin yaşanabileceğini vurguladı.

#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Gözden Kaçmadı
#gozdenkacmadi

En güncel gelişmelerden hemen haberdar olmak için

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.