Rum Basını:Yönetim Şeklinde anlaştılar!.
<P>Rum Simerini gazetesi; Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ve Rum Yönetimi Başkanı Dimitris Hristofyas arasında 3 Eylül tarihinde başlayacak olan doğrudan müzakerelerde; çözüm sonrasında kurulacak yeni devletin yönetim şeklinin ilk konu olarak ele alınması üzerinde taraflar arasında anlaşıldığını belirtti ve yönetim şekli konusunda Rum siyasi parti yetkililerinin görüşlerine yer verdi.</P>
AKEL Milletvekili Yannos Lamaris; Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat tarafından "başkanlık konseyi" önerisinin sunulduğunu, bu öneri ile dönüşümlü başkanlık önerisinin önceden reddedilmesinin ise Kıbrıs Rum tarafının; iki toplum arasındaki dengelerin korunması konusundaki iyi niyetinden kuşku duyulmasına yol açabileceğini ifade etti.
Lamaris; yönetim şeklinde "başkanlık sistemi" olmasının ve bunun "garantili dönüşümlü başkanlık" şeklinde olmasının Kıbrıs sorununun bu önemli konusuna çözüm getirdiğini ve çözümün devamlılığı ile fonksiyonelliği için gerekli olduğunu belirtti.
Lamaris ayrıca; "genel oylamanın" da temel bir unsur teşkil ettiğini, başkanlık sisteminin mevcut olduğu tüm devletlerde başkanların bu şekilde seçildiklerini söyledi.
KS EDEK Başkan Yardımcısı Sofoklis Sofokleus; federasyon çözümünün çok karışık bir çözüm şekli olduğunu ve en iyi anlaşma yapılsa dahi, sistemin sürdürülmesi için gerçekten birlikte yaşama isteğinin olması gerektiğini belirtti.
Arzu edilen federasyon çözümünde "bir vatandaş-bir oy" kavramının artık geçerli olmayacağının anlaşılması gerektiğini ifade eden Sofokleus; dönüşümlü başkanlık konusunda ise "nüfus oranının ciddi bir şekilde göz önüne alınması gerektiğini" iddia etti.
DİSİ Başkan Yardımcısı İonas Nikolau ise; bir anlaşma sonucunda oluşacak federal devletin "Kıbrıs Cumhuriyeti'nin devamı şeklinde olması ve devletin egemenliğinin, bağımsızlığının ve toprak bütünlüğünün her türlü taksim veya bölünmeye karşı garanti altına alınmış olması gerektiğini" ifade etti.
Biri Kıbrıs Türk diğeri ise Kıbrıs Rum olmak üzere iki saf bölge şeklinde, etnik ve dini kriterler temelinde ayrım yapılmasının, insan haklarını, geri dönüş hakkını ve üç temel özgürlüğü ortadan kaldıracağı için kabul edilemez olduğunu savunan Nikolau; federe hükümetin yetkilerinin ve oluşumunun, bölgesel hükümetlerin yetkileriyle ilişkili olarak Başkan ve Başkan Yardımcısının seçilmesinin, devletin fonksiyonelliğini ve Kıbrıs'ın yeniden birleşmesinin devamlılığını garanti altına alması gerektiğini de kaydetti.
Nikolau ayrıca; dönüşümlü başkanlığın, halkın egemenliği ilkesi karşısında önemli bir taviz olmasına karşın, federal yetkilerin net bir şekilde belirlenmesi ve halktan kaynaklanması durumunda çok da önem taşımayacağını iddia etti.
DİKO Parlamento Sözcüsü Andreas Angelidis ise konuya ilişkin açıklamasında; Kıbrıs Rum halkının 24 Nisan 2004 tarihindeki referandumda, Avrupa Birliği üyesi olabilmek için "Kıbrıs Cumhuriyeti'ni devam ettirmeyi seçtiğini" ifade etti.
Angelidis; iki toplumlu, iki kesimli federasyonun, taraflar her ne kadar iyi niyet gösterirlerse göstersin, arkasında yaralar bırakan tavizler gerektireceğini, bu yüzden de teorik açıdan görüldüğü kadar işlevsel olmayacağını ileri sürdü.
"Kıbrıs Cumhuriyeti'nin" artık AB üyesi olduğunu ve koşulların "tarihi uzlaşının" gerçekleştiği 1977 yılından çok farklı olduğunu ifade eden Angelidis; asıl soru işaretinin; "AB üyesi olmalarına karşın tarihi uzlaşıda ısrar etmeyi neden sürdürdükleri" olduğunu sözlerine ekledi.
Rum Ekologlar ve Çevreciler Hareketi Genel Sekreteri Yorgos Perdikis ise; "başkanlık konseyi veya dönüşümlü başkanlık önerileri ile halkın ve devletin bütünlüğünün altının oyulduğunu, ırkçı ayrımcılığın güçlendiğini, etnik toplular arasındaki uçurumun büyüdüğünü" iddia etti.
Perdikis ayrıca; kendisine göre normal bir yönetimi sağlayabilecek en işlevsel sistemin "seçimle gelecek ve parlamentoya (meclis ya da parlamento) hesap vermekle sorumlu olacak bir hükümetin yer alacağı parlamenter demokrasi" olduğunu da savundu.
Perdikis, bu yönetim şeklinin pek çok federal devlette uygulanmakta olduğunu söyledi, örnek olarak Almanya'yı gösterdi.
EURO.KO Başkan Yardımcısı Stratos Panagidi ise açıklamasında; dönüşümlü başkanlık sisteminin işlevsel olamayacağını ve sürekli Türkiye'den gelecek müdahalelere imkân sağlayacağını iddia etti.
Yorumlar
Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.