Soyer:Biran önce çözümü sağlamalıyız
<P>Başbakan Ferdi Sabit Soyer, Kıbrıs konusunda yeni bir sürecin başladığını ve bu süreci her iki tarafın da iyi değerlendirmesi gerektiğini ifade ederek, "Artık kavram tartışmalardan kurtulmalıyız. Bu tartışmalar bir fayda getirmiyor. Kıbrıs sorununun, bir an önce bütün dünyanın desteklediği iki eşit halkın oluşturacağı federasyon temeline dayalı olarak çözümlenmesini sağlamalıyız" dedi.<BR></P>
Başbakan Soyer, Kıbrıs sorununun iki halkın inisiyatifi ve BM'nin hâkimliği ile çözümlenmesi için çaba harcanması gerektiğini vurguladı.
Soyer, Kıbrıs Türk tarafının haklı olduğunun altını çizerek, "Biz haklıyız. Kıbrıs Türk halkının şu anda sahip olduğu temel, evrensel kabul gören ve bütün dünyanın desteklediği bir temeldir. Bu temelde bizim ısrarla bu işe girmemiz lazım" dedi.
Başbakanlık Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü'nden yapılan açıklamaya göre Başbakan Ferdi Sabit Soyer, dün Kıbrıs TV'de bir programa katılarak Kıbrıs konusunda yaşanan gelişmeleri değerlendirdi.
Başbakan Soyer, Kıbrıs sorununun çözümünde umutsuz olmadığını dile getirerek, "Kıbrıs sorununda zorluk ne olursa olsun umutla ve istekle görüşme sürecine başlamamız gerekir. Biz haklıyız çünkü. Kıbrıs Türk halkının şu anda sahip olduğu temel, evrensel kabul gören ve bütün dünyanın desteklediği bir temeldir. Bu temelde bizim ısrarla bu işe girmemiz lazım. Umudu hiçbir zaman tüketmememiz gerekir" dedi.
Kıbrıs konusunda başlayan yeni süreçte Kıbrıs Türk tarafının istekli ve girişimci olması gerektiğini dile getiren Başbakan Soyer, Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ile Rum Yönetimi Başkanı Dimitris Hristofyas'ın görev başında olması ile farklı bir konjonktüre girildiğini söyledi.
Kıbrıs sorununda kazanılan veya kaybedilen zeminlerin doğru değerlendirilmesini isteyen Başbakan Soyer, geçmiş dönemde özellikle Kıbrıs sorununda uluslararası tepki alan ve Kıbrıs Rum tarafını hak etmediği bir konuma getiren politikalar olduğunu dile getirdi.
Başbakan Soyer, "Federal temelde bir çözüm uluslararası tezlerde ve Türk tarafının resmi tezi iken, bizim iki ayrı devlet vurgusunu yapmamız; Rum tarafının da BM parametrelerine ve uluslararası kabul gören zemine saygılı istekli görünmesi, Türk tarafını, çözüme isteksiz göstermesi, bize ve çözümsüzlüğe dönük bir kayıp oldu" diye konuştu.
Tarihsel momentlerin doğru yakalanmaması halinde o momentlerden dolayı daha sonra sıkıntı yaşandığını dile getiren Başbakan Soyer, Güney Kıbrıs'ın AB'ye üyelik için başvuru yapması gibi yanlışlıkların bu sıkıntılar arasında yer aldığını anlattı.
Bu süreçlerin Kıbrıs Türk halkı için önemli bir kayıp olduğunu, ancak 2004 Nisan Referandumu'nda "Evet" diyen Kıbrıs Türkü'ne bunun önemli bir açılım getirdiğini ifade eden Başbakan Soyer, şu anda ise Kıbrıs konusunda yeni bir sürece başlandığını ve bu sürecin iyi değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Kıbrıs Türk halkının uluslararası kabul gören noktaya dört elle sarılması gerektiğini ifade eden Başbakan Soyer, Ada'nın toprak bütünlüğünü eşitlik temelinde koruyan 23 Mayıs ilke anlaşması ile yeni bir sürece götürmeye çalışan tarafın, Türk tarafı olduğunu vurguladı.
Başbakan Soyer, "Eşitlik temelinde Kıbrıs Türkü'nün kendi kendini yöneteceği, kendi devletinin, Güney Kıbrıs ile eşit statüde, siyasal eşitlikte olacağı bir ortaklık yönetiminde yer alması. Dünyanın kabul gördüğü nokta budur. Bunun sağlanması için çaba harcamalıyız" dedi.
Her bir referandum ve her bir dönemin, kendi koşulu ile değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizen Başbakan Soyer, şu anda yeni bir dönemin başladığını söyledi.
Başbakan, iki liderin yapacağı görüşmelerin başarı ile sonuçlanması halinde, iki tarafa da sunulabilecek bir metin ortaya çıkabileceğini ve iki liderin bunu onaylanması halinde referanduma gidileceğini vurguladı.
"Bu kez referandumda çok ciddi bir farklılık var. Daha önceki referandumda iki liderin üzerinde uzlaştığı bir metin referanduma sunulacak diye bir kural yoktu.
Özellikle hakemlik yetkisi olan BM Genel Sekreteri'nin taraflarla konuştuktan ve görüştükten sonra çıkardığı metin referanduma sunulmuştu. Ama şimdi iki lider uzlaşacak ve uzlaştıktan sonra yeni bir metin ortaya çıkacak" diyen Başbakan Soyer, oluşacak yeni metnin Kıbrıs Türk halkının çıkarlarına uygun olacağını söyledi.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti kurulurken ortaya konulan kuruluş bildirgesinde 197779 Doruk Anlaşmaları'na dayalı federal bir Kıbrıs'a eşit taraf olması koşulunun yer aldığını ifade eden Başbakan Soyer, buna karşı olunsa bile bunun unutularak siyaset yapılamayacağına dikkati çekti.
Devlet olma olgusunun ortadan kalktığı yönündeki bir yaklaşımı kabul etmediklerini belirten Başbakan Soyer, "Kuruluş bildirgesinde, iki bölgeli iki toplumlu federasyonun eşit tarafı adına devlet ilan edildi. Bunu ilan eden irade devletin kalktığını mı deklere etti. Hayır devlet devam edecek" dedi.
Kıbrıs'ın eşit halkından bir tanesinin Kıbrıs Türkü olduğunu ve Kıbrıs Türk halkının Kıbrıs'ın kaderini belirlemede eşit söz hakkına sahip olduğunu referandum gibi bir halkoylamasıyla ortaya koyduğunu dile getiren Başbakan Soyer, bu referandumu BM'nin ve dünyanın veri kabul ettiğine dikkati çekti.
Başbakan Soyer, Kıbrıs Türk tarafının bir çözümün eşit tarafı olarak AB'de yer alması için bu konjonktürün kaybedilmesi gerektiğini söyledi.
Oluşacak bir anlaşmadan sonra ortaya çıkacak yeni devletin temsilinde Kıbrıs Türkü'nün eşit halk olarak AB'de temsil edilmesinin önemini anlatan Başbakan Soyer, Kıbrıs'ın bütününde bu politikanın yürütülmesini istedi.
KKTC üzerindeki izolasyonların kaldırılmasına yönelik olarak İngiltere Başbakanı Gordon Brown'un TC Başbakanı Recep Tayip Erdoğan ile stratejik işbirliği anlaşması yaptığına işaret eden Başbakan Soyer, bunun KKTC'nin tanınması anlamına mı geldiğini sordu.
Başbakan Ferdi Sabit Soyer, bu konuda şöyle konuştu:
"Burada önemli olan, bizim dışımızdaki bu güçlerin tavşana kaç tazıya tut bir pozisyon içerisinde olduğudur.
O yüzden bir an önce bu görüşme sürecinin istekli tarafı olarak, eşitliğimizi alarak bu masadan kalkmak ve büyük devletlerin ona bal, buna bal verme politikalarını ortaya çıkarmaktır.
Soyer, Kıbrıs Türk tarafının haklı olduğunun altını çizerek, "Biz haklıyız. Kıbrıs Türk halkının şu anda sahip olduğu temel, evrensel kabul gören ve bütün dünyanın desteklediği bir temeldir. Bu temelde bizim ısrarla bu işe girmemiz lazım" dedi.
Başbakanlık Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü'nden yapılan açıklamaya göre Başbakan Ferdi Sabit Soyer, dün Kıbrıs TV'de bir programa katılarak Kıbrıs konusunda yaşanan gelişmeleri değerlendirdi.
Başbakan Soyer, Kıbrıs sorununun çözümünde umutsuz olmadığını dile getirerek, "Kıbrıs sorununda zorluk ne olursa olsun umutla ve istekle görüşme sürecine başlamamız gerekir. Biz haklıyız çünkü. Kıbrıs Türk halkının şu anda sahip olduğu temel, evrensel kabul gören ve bütün dünyanın desteklediği bir temeldir. Bu temelde bizim ısrarla bu işe girmemiz lazım. Umudu hiçbir zaman tüketmememiz gerekir" dedi.
Kıbrıs konusunda başlayan yeni süreçte Kıbrıs Türk tarafının istekli ve girişimci olması gerektiğini dile getiren Başbakan Soyer, Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ile Rum Yönetimi Başkanı Dimitris Hristofyas'ın görev başında olması ile farklı bir konjonktüre girildiğini söyledi.
Kıbrıs sorununda kazanılan veya kaybedilen zeminlerin doğru değerlendirilmesini isteyen Başbakan Soyer, geçmiş dönemde özellikle Kıbrıs sorununda uluslararası tepki alan ve Kıbrıs Rum tarafını hak etmediği bir konuma getiren politikalar olduğunu dile getirdi.
Başbakan Soyer, "Federal temelde bir çözüm uluslararası tezlerde ve Türk tarafının resmi tezi iken, bizim iki ayrı devlet vurgusunu yapmamız; Rum tarafının da BM parametrelerine ve uluslararası kabul gören zemine saygılı istekli görünmesi, Türk tarafını, çözüme isteksiz göstermesi, bize ve çözümsüzlüğe dönük bir kayıp oldu" diye konuştu.
Tarihsel momentlerin doğru yakalanmaması halinde o momentlerden dolayı daha sonra sıkıntı yaşandığını dile getiren Başbakan Soyer, Güney Kıbrıs'ın AB'ye üyelik için başvuru yapması gibi yanlışlıkların bu sıkıntılar arasında yer aldığını anlattı.
Bu süreçlerin Kıbrıs Türk halkı için önemli bir kayıp olduğunu, ancak 2004 Nisan Referandumu'nda "Evet" diyen Kıbrıs Türkü'ne bunun önemli bir açılım getirdiğini ifade eden Başbakan Soyer, şu anda ise Kıbrıs konusunda yeni bir sürece başlandığını ve bu sürecin iyi değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Kıbrıs Türk halkının uluslararası kabul gören noktaya dört elle sarılması gerektiğini ifade eden Başbakan Soyer, Ada'nın toprak bütünlüğünü eşitlik temelinde koruyan 23 Mayıs ilke anlaşması ile yeni bir sürece götürmeye çalışan tarafın, Türk tarafı olduğunu vurguladı.
Başbakan Soyer, "Eşitlik temelinde Kıbrıs Türkü'nün kendi kendini yöneteceği, kendi devletinin, Güney Kıbrıs ile eşit statüde, siyasal eşitlikte olacağı bir ortaklık yönetiminde yer alması. Dünyanın kabul gördüğü nokta budur. Bunun sağlanması için çaba harcamalıyız" dedi.
Her bir referandum ve her bir dönemin, kendi koşulu ile değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizen Başbakan Soyer, şu anda yeni bir dönemin başladığını söyledi.
Başbakan, iki liderin yapacağı görüşmelerin başarı ile sonuçlanması halinde, iki tarafa da sunulabilecek bir metin ortaya çıkabileceğini ve iki liderin bunu onaylanması halinde referanduma gidileceğini vurguladı.
"Bu kez referandumda çok ciddi bir farklılık var. Daha önceki referandumda iki liderin üzerinde uzlaştığı bir metin referanduma sunulacak diye bir kural yoktu.
Özellikle hakemlik yetkisi olan BM Genel Sekreteri'nin taraflarla konuştuktan ve görüştükten sonra çıkardığı metin referanduma sunulmuştu. Ama şimdi iki lider uzlaşacak ve uzlaştıktan sonra yeni bir metin ortaya çıkacak" diyen Başbakan Soyer, oluşacak yeni metnin Kıbrıs Türk halkının çıkarlarına uygun olacağını söyledi.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti kurulurken ortaya konulan kuruluş bildirgesinde 197779 Doruk Anlaşmaları'na dayalı federal bir Kıbrıs'a eşit taraf olması koşulunun yer aldığını ifade eden Başbakan Soyer, buna karşı olunsa bile bunun unutularak siyaset yapılamayacağına dikkati çekti.
Devlet olma olgusunun ortadan kalktığı yönündeki bir yaklaşımı kabul etmediklerini belirten Başbakan Soyer, "Kuruluş bildirgesinde, iki bölgeli iki toplumlu federasyonun eşit tarafı adına devlet ilan edildi. Bunu ilan eden irade devletin kalktığını mı deklere etti. Hayır devlet devam edecek" dedi.
Kıbrıs'ın eşit halkından bir tanesinin Kıbrıs Türkü olduğunu ve Kıbrıs Türk halkının Kıbrıs'ın kaderini belirlemede eşit söz hakkına sahip olduğunu referandum gibi bir halkoylamasıyla ortaya koyduğunu dile getiren Başbakan Soyer, bu referandumu BM'nin ve dünyanın veri kabul ettiğine dikkati çekti.
Başbakan Soyer, Kıbrıs Türk tarafının bir çözümün eşit tarafı olarak AB'de yer alması için bu konjonktürün kaybedilmesi gerektiğini söyledi.
Oluşacak bir anlaşmadan sonra ortaya çıkacak yeni devletin temsilinde Kıbrıs Türkü'nün eşit halk olarak AB'de temsil edilmesinin önemini anlatan Başbakan Soyer, Kıbrıs'ın bütününde bu politikanın yürütülmesini istedi.
KKTC üzerindeki izolasyonların kaldırılmasına yönelik olarak İngiltere Başbakanı Gordon Brown'un TC Başbakanı Recep Tayip Erdoğan ile stratejik işbirliği anlaşması yaptığına işaret eden Başbakan Soyer, bunun KKTC'nin tanınması anlamına mı geldiğini sordu.
Başbakan Ferdi Sabit Soyer, bu konuda şöyle konuştu:
"Burada önemli olan, bizim dışımızdaki bu güçlerin tavşana kaç tazıya tut bir pozisyon içerisinde olduğudur.
O yüzden bir an önce bu görüşme sürecinin istekli tarafı olarak, eşitliğimizi alarak bu masadan kalkmak ve büyük devletlerin ona bal, buna bal verme politikalarını ortaya çıkarmaktır.
İngiltere Başbakanı, Hristofyas ile bir anlaşma yaparken, TC Başbakanı Recep Tayyip Erdoğanla da KKTC üzerindeki izolasyonların kaldırılmasıyla ilgili anlaşma yaptı. Ama bizim medyamız bunu yazdı mı? Olaylar abartılmadan açıklamalar yapılmalı."
Yorumlar
Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.