'Kişisel çıkar' tartışması

loading
8 Temmuz, Çarşamba
£

8.60

7.73

$

6.86

'Kişisel çıkar' tartışması

'Kişisel çıkar' tartışması

Ülkemizin en ciddi ekolojik sorunlarından biri olarak gündemden düşmeyen taş ocakları ile ilgili tartışmalar bitmiyor…

'Kişisel çıkar' tartışması
A- A A+

Katıldığı bir televizyon programında konuşan Çevre ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hakan Dinçyürek, birkaç taş ocağı şirketine 'birleşin sayıyı azaltalım, rehabilite edelim' diye öneride bulunduğunu ama kişisel çıkarların bunu önlediğini söyledi. Ancak Taş Ocakları Birliği ile Maden Metalurji ve Jeoloji Mühendisleri Odası bakana katılmıyor…

Bakan Dinçyürek'in sözleri ardından konuyla ilgili Kıbrıs Postası'nın ulaştığı Taşocakları Birliği Başkanı Metin Uluğ, "Kişisel çıkarla alakası yok. Biz yıllardır daha rantabl koşullar yaratmak hem de çevre açısından daha sağlıklı bir sistem oluşturmak amacıyla taş ocağı şirketleri olarak kendi aramızda görüşüyoruz" derken Maden Meteoroloji ve Jeoloji Mühendisleri Odası Başkanı Birol Karaman ise "Bir yandan taşocağı izni verirken, öte yandan bu işletmeleri yönetecek mühendislerin planlaması da yapılmalıydı, bu yapılmadı" diye konuştu.

Kıbrıs Postası - Firuzan NALBANTOĞLU

Ülkemizin en ciddi ekolojik sorunlarından biri olarak gündemden düşmeyen taş ocakları ile ilgili tartışmalar bitmiyor. Katıldığı bir televizyon programında konuşan Çevre ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hakan Dinçyürek, birkaç taş ocağı şirketine 'birleşin sayıyı azaltalım, rehabilite edelim' diye öneride bulunduğunu ama kişisel çıkarların bunu önlediğini söyledi. Konuyla ilgili Kıbrıs Postası'na konuşan Taşocakları Birliği Başkanı Metin Uluğ ve Maden Metalurji ve Jeoloji Mühendisleri Odası Başkanı Birol Karaman, konun çok daha derin olduğunu belirtiyor.

"Kişisel çıkarlar önledi"

Çevre ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hakan Dinçyürek, birkaç taş ocağı şirketine 'birleşin sayıyı azaltalım, rehabilite edelim' diye öneride bulunduğunu ama kişisel çıkarların bunu önlediğini söyledi. Dinçyürek, "Taş ocağı işletme ruhsatının yenilenmesi için 12 kriter var biri bile eksik olursa bunlar yenilenmeyecek. İlk kez Erenköy'deki bir taş ocağı rehabilite edilecek" dedi. Taş ocakları içinde ciddi rakamlarda teminat mektubu isteyeceklerini açıklayan Dinçyürek, "İhtiyacımızdan çok fazla taş ocağı olduğunu her fırsatta söylüyorum" dedi.

Uluğ: "Şirket evliliği çok kolay bir şey değil"

Taşocakları Birliği Başkanı Metin Uluğ Çevre ve Doğal Kaynaklar Bakanı Dinçyürek'in "taş ocağı şirketlerine 'birleşin sayıyı azaltalım, rehabilite edelim' diye öneride bulundum ama kişisel çıkarlar bunu önledi" sözleriyle ilgili "Kişisel çıkarla alakası yok. Biz yıllardır daha rantabl koşullar yaratmak hem de çevre açısından daha sağlıklı bir sistem oluşturmak amacıyla taş ocağı şirketleri olarak kendi aramızda görüşüyoruz" dedi. Kendi aralarında çalışmalar yapmalarına rağmen şirket evliliğinin çok kolay bir şey olmadığını söyleyen Uluğ, Bir türlü anlaşama sağlayamadıklarını söyleyerek "Bunun nedeni, hem beton firması hem de taşocağı olan arkadaşlar var bunlarla aramızda haksız rekabet oluşur" diyerek açıkladı. Var olan ve işlenmek için hazır olan rezervler olduğunu belirten Uluğ, "Bir müddet bir kısmını işlersiniz, bunları çevreye zarar vermeden de işleyebilirsiniz. Bizim kendi aramızda böyle çalışmalarımız vardı ancak şirket evliliği de çok kolay bir şey değil" dedi. Herkesin kendi kurulmuş olduğunu söyleyen Uluğ, hem beton firması hem de taş ocağı olan şirketlerin olduğunu ve bunlarla haksız rekabet oluşabileceğini söyledi.

"KKTC'de taş ocağı sayısı fazla"

KKTC'deki taş ocaklarının dünyanın çalıştığı standartlarda çalıştığını söyleyen Uluğ, "Ancak KKTC'deki taş ocağı şirketi sayısı evet fazla. Biz de mustaribiz" dedi. "Zamanında izin verilmiş" diyen Uluğ, 2004 döneminde aktif bazı şirketlerin de talepte bulunduğunu ve onların da aktif hale geldiğini hatırlattı. "Bu insanlara bu yerler verildi milyonlarca sterlin yatırım yapıldı" diyen Uluğ, 'Sayıyı azaltacağım' diyerek batan batsın kalan kalsın demek yaklaşımının yanlış olduğunu vurguladı. Çevre bakanına bakana yazılı öneri sunduğunu söyleyen Uluğ, "el ele verelim ocakları gezelim, yapılan faaliyetlerde beğenilmeyen bir şey varsa düzeltelim dedim. Ama bakanımız ben daha çok şartları zorlaştırırım batan batsın akalan kalsın anlayışındadır" dedi. Tek geçim kaynağı taş ocakları olan insanları böyle bir yakılışımın mağdur edeceğini ve bu tarz bir girişimin büyük firmaların tekelini yaratacağını söyleyen Uluğ, devletin bir takım taş ocaklarını kapatma kararı alması durumunca insanları tazmin etmesi gerektiğini vurguladı.

Karaman: "Köklü yasal değişiklik gerekiyor, suiistimal edilmesin"

Konuyla ilgili Kıbrıs Postası'na konuşan Maden Metalurji ve Jeoloji Mühendisleri Odası Başkanı Birol Karaman ise, taşocakları konusunun toplumun geniş kesimlerince takip edilen ve ağırlıkla da olumsuz tepkiler verilen bir konu olduğunu hatırlattı. "Konu ile ilgili gelen giden her bakanın, her hükümetin son derece iddialı açıklamalarını bizler de takip ediyoruz ancak çok iyi biliyoruz ki bu problem; ne bakanların açıklamaları ne de hükümetlerin hükümet programına "biz bu sorunu çözeceğiz" diye yazması ile çözülemez" diyen Karaman, hiçbir bakanın taşocakları sorununu tek başına veya bakanlığının kurumsal yapısı içerisinde çözemeyeceğini, bunun mümkün olmadığını ifade etti. Karaman şöyle devam etti; "Çünkü bugün bakanlıklarda ve konu ile ilgili dairelerde sorunu doğru temelden tespit edip, buna yönelik çözüm önerilerini geliştirecek kadrolar yoktur. Konunun esas muhatabı olan Jeoloji ve Maden Dairesi'nde sadece 2 tane maden mühendisi vardır. Bunlardan biri müdür pozisyonunda olan meslektaşımızdır ki kendisi 2 ay sonra yaş haddinden emekliye ayrılacaktır. Dolayısı ile bir tane meslektaşımızın iyi niyetli çabaları ile bakanlığın bu konuya çözüm getirmesi mümkün değildir."

"Planlama yapılmadı"

Geriden gelen maden mühendisi olmadığını vurgulayan Karaman, hükümetlerin bu konuya önem vermediğini ve nüfus planlaması ile öğrencilerin ihtiyaç duyulan alanlara yönlendirilmesini başaramadıklarını söyledi. Tüm hükümetlerin bu konuda sorumlu olduğunu söyleyen Karaman, "Bir yandan taşocağı izni verirken, öte yandan bu işletmeleri yönetecek mühendislerin planlaması da yapılmalıydı, bu yapılmadı" dedi.

"Taşocakları çalışma grubu oluşturulmalı"

Oda olarak sorunun çözümüne yönelik önerileri olduğunu söyleyen Karaman, "Önerimiz kar amacı gütmeyen bir kamu kuruluşu olan Kıbrıs Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği çatısı altında, odamızın öncülük yapacağı, bakanlığın da katkı sağlayacağı bir ortamda taşocakları çalışma grubu oluşturulmasıdır" dedi. Karaman bu yolla sivil toplum örgütlerinin ve vatandaşların da taşocakları eylem planının hazırlanması ve bunun Bakanlar Kurulu tarafından yayınlanarak toplumun bilgisine getirilmesi için çalışma grubuna katılabileceğini söyledi.

"Başta odamız olmak üzere birçok sivil toplum örgütü konu ile ilgili son derece önemli raporlar hazırlamıştır" diyen Karaman, artık laf değil, icraat üretme noktasına gelinmesi gerektiğini vurguladı.

"Anlamlı bir sonuç elde edemedik"

Geçtiğimiz yıl, Cumhuriyet Meclisi Çevre Komitesi tarafından odaya bir yazı ile başvurularak taşocakları ile ilgili görüşler istendiğini söyleyen Karaman, "Biz de oda bünyesinde oluşturduğumuz bir çalışma grubu ile ayrıntılı bir rapor hazırlayıp bunu sunduk" dedi. hiçbir Önerilerine hiçbir siyasi partiden eleştiri gelmediğini ve önerilerin destek bulduğunu söyleyen Karaman, "Bizim, raporu hazırlarken dikkat ettiğimiz ana husus çevrenin korunmasına ve ekonominin gelişimine eşit derecede önem atfetmekti ki bunu başardığımızı düşünüyorum" dedi. Karaman, raporu başbakanla ve ilgili bakanlarla da paylaştıklarını, "Raporun rehber olarak alınabileceği" hususunda karşılık aldıklarını buna rağmen anlamlı bir sonuç elde edemediklerini belirtti. Karaman sözlerine şöyle devam etti; "Kaldı ki bu rapor, kısa vadeli, orta vadeli ve uzun vadeli öneriler getiren de bir rapordu. Niyet olması durumunda sorunun büyük bölümünün çözülebileceğine de inancımız halen tamdır"

"Bir garip sistem…"

En fazla eleştirdikleri konunun sektörün günü birlik kararlarla ve afakî bazı tespitlerle yönetilmeye çalışılması olduğunu söyleyen Karaman, "Bugün baktığımızda taşocaklarının ruhsat uzatımları halen "kriterler" denilen bir garip sistemle yapılmaktadır. Halbuki bu sistem, ruhsat uzatımlarının şeffaflaştırılmasına yönelik olarak ortaya konan geçici bir önlemdi ve yasal alt yapı tamamlanana kadar yürürlükte kalacaktı. 2008 yılından 2015 yılına geçen 7 senede yasal hiçbir düzenleme yapılamadığı için kriterler de yürürlükte kalmaya devam etti" dedi. Karaman şöyle devam etti; "Çevre ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı, 7 sene sonra bu kriterleri güncelleme yönünde bir niyet beyan edebildi sadece. Biz de bu noktada elimizden gelen her türlü katkıyı sağladık. Ancak orada da ifade edip tutanak altına aldırdığımız gibi bu katkıyı sağlamış olmamız, kriterlerin kaldırılması gerektiğine olan inancımızı değiştirmiş değil. Sadece, baklanlık iyi niyetli bir çalışma ortaya koymaya çalıştığı için biz de buna elimizden gelen katkıyı sunduk. Bu yine suistimal edilerek köklü yasal değişikliklerden kaçılması noktasına gelecekse bu noktada biz de farklı bir yol izleyeceğiz, bunu ifade etmek isterim"

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer İÇ HABERLER