Ertuğruloğlu'ndan Rusya'ya eleştiri
<P>UBP Genel Başkanı Tahsin Ertuğruloğlu, Rum Yönetimi Başkanı Dimitris Hristofias'ın Moskova ziyaretini değerlendiren bir açıklama yaptı. UBP Basın bürosu aracılığıyla yapılan açıklamada Ertuğruloğlu şöyle dedi:</P>
Kıbrıs Rum Yönetimi lideri Hristofyas'ın Moskova ziyareti esnasında Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Medvedev'le imzaladığı bildirilen belge, Kıbrıs Rum tarafının bilinen uzlaşmaz politikasını yansıtmaktadır. Bunu yapmakla BM Güvenlik Konseyi Daimi üyesi olan bir ülke, her türlü gerçekçilik ve denge unsurunu bir kenara bırakarak uzlaşıyı torpilleyici bir tutum sergilemiştir.
Belgede yer alan "Üniter Kıbrıs Cumhuriyeti Devleti'nin.... tek egemenliğe, tek uluslararası temsiliyete ve tek vatandaşlığa sahip, iki bölgeli, iki toplumlu federasyon haline dönüşmesi" ibaresi, bu belgeyi imzalayan tarafların ne kadar yanlış bir tutum içinde olduğunun yeni bir göstergesidir. Bir kere, sözde "Kıbrıs Cumhuriyeti" hiç bir zaman üniter bir devlet olmamıştır. 1960 Ortaklık Cumhuriyeti'nin silah zoruyla yıkılmasını takip eden dönemde iki ayrı, bağımsız ve egemen devlete giden tarihi gelişmeleri ise herkes bilmektedir. Mevcut görüşmeler süreci, bu iki ayrı bağımsız ve egemen devletin egemenliklerinin bir bölümünü ortak bir yapıya devrederek, nasıl yeni bir ortaklık oluşturabilecekleri egzersizidir. Bunu "tek egemenlik, tek uluslararası kimlik ve tek vatandaşlık" gibi kavramlarla kısıtlamaya çalışmak, uzlaşı olasılıklarını baltalamaktan başka bir amaca hizmet etmez.
Rusya Federasyonu aynı zamanda bu bildiride yer alan "suni takvimler olmaması" söylemiyle, Kıbrıs Rum tarafının müzakerelerde ayak sürüme ve uzlaşıyı erteleme politikasına da açıkça arka çıktığını göstermektedir. Kıbrıs Türk Halkı'nın sonu gelmeyen müzakerelerde kaybedecek zamanı yoktur. Bu sürecin artık adının konması ve hedefleriyle süresinin belirlenmesi gerekmektedir. Halkımız sonsuza dek belirsizliğe mahkum edilemez.
Bu konuda başta gelen sorumluluk da Sayın Talat'la, mevcut Hükümet'e düşmektedir. "Tek egemenlik" ve "tek vatandaşlık" gibi kavramları baştan kabul etmekle Sayın Talat geleceğimizi ipotek altına almaya yönelik söylemlere fırsat vermiştir. Bu tür ciddi ve hatta yaşamsal adımlar atılmadan önce, ulusal konsensüs sağlanmalıydı. Bu konudaki uyarımızı zamanında yapmıştık. Uyarımızın kulak ardı edilmesi, bu tür söylemlerin yerleşik prensipler haline dönüşmesi tehlikesini taşımaktadır.
Sayın Talat vakit çok geç olmadan bu politikadan uzaklaşmalıdır. Bir ilk adım olarak, görüşmeler devam ettiği sürece Hristofyas'ın sözde "Kıbrıs Cumhurbaşkanı" olarak dünyayı dolaşıp, bu tür ortak bildiri veya belgelerle görüşmelerin sonucunu etkileyecek girişimlerde bulunmasının engellenmesini talep etmelidir. Aracı konumunda bulunan Birleşmiş Milletler'e yapılacak bu talep, BM Genel Sekreteri'nin iyi niyet misyonunun selameti açısından da elzemdir. Yoksa, masadaki görüşmeler giderek anlamını yitirecek, soyut bir egzersizin ötesine geçemeyecektir. Bu talebimize olumlu yanıt almadığımız takdirde ise, daha kesin kararların gündeme gelmesinin kaçınılmaz olduğu muhataplarımıza anlatılmalıdır.
Yorumlar
Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.