İÇ HABERLER
okuma süresi: 16 dak.

Erhan Arıklı: "Türkiye'nin müdahalesi istenmiyorsa, KKTC kendi ayakları üzerinde duracak bir yapıya kavuşturulmalı"

Erhan Arıklı: "Türkiye'nin müdahalesi istenmiyorsa, KKTC kendi ayakları üzerinde duracak bir yapıya kavuşturulmalı"

Kıbrıs Postası'nın düzenlediği panelde konuşan YDP Cumhurbaşkanı Adayı Erhan Arıklı, "Türkiye'nin müdahalesi istenmiyorsa, KKTC kendi ayakları üzerinde duracak bir yapıya kavuşturulmalı, bozuk sistem düzeltilmelidir" dedi.

Yayın Tarihi: 03/10/20 23:50
Güncelleme Tarihi: 04/10/20 00:31
okuma süresi: 16 dak.
Erhan Arıklı: "Türkiye'nin müdahalesi istenmiyorsa, KKTC kendi ayakları üzerinde duracak bir yapıya kavuşturulmalı"
Burcu ECE YILMAZ
A- A A+

Cumhurbaşkanlığı makamına aday olan altı isim, Kıbrıs Postası TV ekranlarında canlı olarak yayınlanan,“Kıbrıs Türkü Adayını Seçiyor - Seçim Özel” programına katıldı.

Kıbrıs Postası TV, moderatörlüğünü İrfan Batu’nun yaptığı Kıbrıs “Türkü Adayını Seçiyor - Seçim Özel” programına CTP Cumhurbaşkanı Adayı Tufan Erhürman, UBP Cumhurbaşkanı Adayı Ersin Tatar, Bağımsız Cumhurbaşkanı Adayı Kudret Özersay, YDP Cumhurbaşkanı Adayı Erhan Arıklı, MDP Cumhurbaşkanı Adayı Dr. Fuat Türköz Çiner ve Bağımsız Cumhurbaşkanı Adayı Serdar Denktaş katılım gösterdi.

Panelde konuşan YDP Cumhurbaşkanı Adayı Erhan Arıklı, YDP’nin kurulmuş bir parti olduğunu anımsatarak, muhtarlıktan cumhurbaşkanlığı adaylığına kadar seçimle gelinen tüm makamlara adaylık koyma kararını aldığını ifade etti.

YDP Parti Meclisi’nin 2 yıl önce yaklaşan cumhurbaşkanlığı seçimlerine katılma kararı aldığını anımsatan Arıklı, partisinin kendisini aday göstermesinden duyduğu onuru dile getirdi.

"FEDERASYONA KARŞI ÇIKAN VE PARTİ MANİFESTOSUNA YAZAN YDP'DİR"

YDP’nin Kıbrıs konusuna yönelik radikal düşünceleri olduğunu vurgulayan Arıklı, federasyona karşı çıkan ve manifestosunda bunu yazan tek partinin YDP olduğunu ifade etti.

Federasyona karşı çıkma nedenlerini aktaran Arıklı, “1990 yılından itibaren dünyada kurulan tek bir federasyon yok. Sovyet Rusya’nın dağılmasına mütaakip tek bir federasyon kurulmamıştır. Sovyetlerin dağılmasından sonra 14, Sırbistan’ın 3’e bölünmesiyle Kosova ve Karadağ’ın ayrılmasıyla 7 cumhuriyet ortaya çıkmıştır. Afrika’nın en geri kalmış üşkeleri bile sırasıyla bağımsızlıklarını ilan etmiştir. Çağımızın en önemli hususu bağımsız devletler kurma görevidir. Dünyanın en geri kalmış ülkelerinde bile halklar bağımsız devletler kurup, self determinasyon haklarını kullanarak özgür yaşamayı tercih ederken, Kıbrıs Türk halkının 1983 yılında ilan ettiği Cumhuriyeti yaşatmayı beceremedik, cumhuriyeti yıkacağız. Rumlarla federasyon çatısı altında birleşeceğiz demek kadar absürt bir durum olamaz” diye konuştu.

 YDP’nin kuruluşunda federasyona karşı cıktığını ve bütün katmanlarda bu tezi savunduğunu anımsatan Arıklı şöyle konuştu:

“En büyük yanlış, 1975 yılında kurucu cumhurbaşkanımızın, Makarios’un adaya dönmesiyle Türkiye’nin o dönemki Cumhurbaşkanı ile görüşmesi, Makarios, Kıbrıs Cumhuriyetine sahip cıkacak ‘biz sahipsiz kalacağız’ demesi. ‘Türkiye devlet kurmanızı kaldıramaz, en iyisi federe devlet kurun ve federasyona açık kapı bırakın’ demesi. 2. büyük yanlış 1983’de cumhuriyeti kurarken, hem cumhuriyet kuracağız hem de bu cumhuriyeti kurduysak da federasyon görüşmeye devam edceğiz anlayışı idi.”

"FEDERASYON GÖRÜŞÜRKEN TANINMA BEKLEYEMEZSİNİZ"

Şu ana kadar federasyon tezinin görüşülmesi nedeniyle hiçbir devletin ciddiye alıp KKTC’yi tanımadığını ifade eden Arıklı, “Zaman zaman bize niçin bizi tanımıyorlar diyolar. Siz bir taraftan federasyon görüşürken öbür taraftan tanınma bekleyemezsiniz” dedi.

2004 yılı Annan Referandumunu anımsatan Arıklı sözlerine şöyle devam etti:

“Annan Planı Referandumu akabinde, derhal tanınma girişimlerinde bulunmamız lazımdı. Dünyaya kendimizi farklı şekilde anlatabilirdik. BM’nin belgesini biz kabul ettik. Reddeden Rum tarafı AB’ye girdi. Biz de mağduriyetin giderilmesi için tanınma talep edebilirdik. O fırsatı da kaçırdık. Talat Annan Planı sonrası kaldığı yerden müzakereleri devam ettirme kararı aldı ve bir fırsat daha kaybettik.”

2017 Crans Montana sonrası Rumlar tarafından müzakere masasının devrildiğini belirten Arıklı, “Masa devrildiğinde Akıncı, ‘bizim neslin son denemesi’ itirafında bulundu. Daha falza federayon peşinde koşmak kadar absürt bir davranış olamaz. Kendi devletimizi sahiplenip, KKTC’yi tanıtmak için düğmeye basmalıyız. Türkiye’nin de B planı budur” dedi.

Arıklı, “YDP tanınma ve ambargoların kaldırılması için gerekli çalışmaları başlatmış durumda. YDP olarak, cumhurbaşkanı seçildiğimizde asla federasyon görüşmeyeceğiz diyoruz. Halka federasyon mu, KKTC devletini mi istiyorsunuz diye soracağız. KKTC’nin tanınması için düğmeye basacağız” diye konuştu.

Kıbrıs Postası TV, moderatörlüğünü İrfan Batu’nun yaptığı Kıbrıs “Türkü Adayını Seçiyor - Seçim Özel” programına CTP Cumhurbaşkanı Adayı Tufan Erhürman, UBP Cumhurbaşkanı Adayı Ersin Tatar, Bağımsız Cumhurbaşkanı Adayı Kudret Özersay, YDP Cumhurbaşkanı Adayı Erhan Arıklı, MDP Cumhurbaşkanı Adayı Dr. Fuat Türköz Çiner ve Bağımsız Cumhurbaşkanı Adayı Serdar Denktaş katılım gösterdi.

Panelde açıklamalarda bulunan YDP Cumhurbaşkanı Adayı Erhan Arıklı, İrfan Batu’nun yönelttiği , “Seçim stratejinizi 'federasyon öldü, görüşmeyeceğim' söylemi üzerine kurdunuz. Eğer seçilirseniz, masada federasyon olduğu için yeni süreç de oradan başlayacak. Bu durumda, sizlerin görüşmeyeceğim deyip müzakereye katılmaması, bunun yerine kendi temsilcinizi göndereceğinizi söylemeniz Kıbrıs Türk halkının temsiliyetini nasıl etkiler?” sorusunu yanıtladı.

TARİH GEÇMİŞTEN DERS ALMA SANATIDIR”

Arıklı, panelin birinci bölümde kendisine yönelik sataşma olduğunu belirterek, “Adaylar bugünden itibaren geçmişin yorumlanamanın doğru olmadığını söylediler. Ben tarih profösörüyüm. Tarih, geçmişten ders alma sanatıdır. Tarih özellikle, devleti yönetenlere ders verme ve aynı hatayı yapmamayı anlatır. Mehmet Akif Ersoy’un ünlü bir sözü vardır: Hiç ibret alınsaydı tarih tekrarür eder miydi?. 1974’den bu yana yapılan hataları sıralarken o dönemin şartlarını tabii ki biliyorum. Yine de o dönemde yapılması gerekenler yapılmadığı için söylüyorum. Fırsatlar kaçırıldı” diye konuştu.

Seçimlerden sonra yapılması beklenen gayri resmi 5’li konferans ile ilgili olarak Arıklı, “5’li zirve yapılacaksa, Crans Montana’da kalınan noktanın devamını konuşmak doğru değil. Federasyon dışındaki seçenekler konuşulmadı. Rum lider Anastadiasis, iki devletli çözümü barındıran, dezantralize federasyondan bahsemişti. Türkiye’den ‘federasyon kapsı kapanmıştır’ açıklamaları geldi. Buna rağmen federasyon demek abes olur” dedi.

Tufan Erhürman’ın 2010 yılında kaleme aldığı yazıya atıfta bulunan Arıklı şöyle konuştu:

“ANAYASAYA GÖRE CUMHURBAŞKANININ MÜZAKERE ETME YETKİSİ YOK”

 “Erhürman’ın makalesinde, Cumhurbaşkanı’nın görevleri arasında müzakere etme yetkisinin olmadığı yazıyor. Müzakere etme yetkisi, Dışişleri Dairesi Yasası’nın altında sıralanmış ve bu daieye verilmiş görevdir. Cumhurbaşkanı müzakere yapacaksa meclis tarafından yetki verilmelidir. Biz hukuk devletiysek, hukuk devletinde Cumhurbaşkanı anayasada kendine verilmeyen yetkiyi kullanmamalıdır. Anayasanın 3. Maddesi hiçbir makam ve mevki anayasadan kaynaklanmayan bir yetkiyi kullanamaz diyor. Hangi maddede Cumhurbaşkanı müzaker yapar yazıyor? Ben anayasada yer almayan yetkiyi  kullanmayacağım. İlla kullanmam gerekirse meclisten bu yetkiyi istemek zorundayım.”

Akıncı’nın Crans Montana’da müzakerelere katılmasını ‘hukuksuzluk’ olarak değerlendirek Arıklı, “Akıncı, anayasaya aykırı bir şekilde harita verdi. Toprak bütünlüğünü korumakla görevli olan Akıncı, topraklarımızın yüzde 20’sini verecek olan bir harita sundu. Hangi yetkiye dayanarak bu haritayı veriyorsun? Ne hükümete, ne meclise, ne dışişlerine ne de Tükiye’ye sordu. En önemli konu toprak bütünlüğünü korumaktadır” dedi.

Cumhurbaşkanı seçilirse federasyon temelli müzakerelere katılmayacağını vurgulayan Arıklı, “Sayın Eroğlu’nun yaptığı gibi yapmayacağım. 2010 yılında Eroğlu ‘müzakere yapmam’ diye seçimi kazandı. Ama kazandıktan 10 gün sonra gelen baskılar üzerine Genel Sekretere mektup yazdı, ‘Talat’ın kaldığı yerden müzakere edeceğim’ dedi” ifadelerini kullandı.

“ASLA FEDERASYON GÖRÜŞMEYECEĞİM”

“Kıbrıs Türk halkının temsiliyetini illa Cumhurbaşkanı yapacak değil” diyen Arıklı, “Cumhuriyet Meclisi, herhangi, bir kişiyi bana göre en uygun olan Dışişleri Bakanını, müzakerecilikle görevlendirebilir. Yasa bunu emrediyor zaten. 2003-2004 yıllarında Rauf Denktaş gitmedi. Talat ve Serdar Bey müzakere etti” dedi.

Asla federasyon görüşmeyeceğinin altını çizen Arıklı, sözüne sadık kalacağını dile getirdi.

Halkın egemenliğini tartışmaya açmayacağını dile getiren Arıklı, KKTC’yi ortadan kaldıracak bir anlaşmayı asla konuşmayacağını kaydetti.

YDP Cumhurbaşkanı Adayı Erhan Arıklı, Türkiye’nin seçimlere müdahale ettiğine yönelik eleştirileri değerlendirerek, “Türkiye’nin müdahalesini istemiyorsanız, bozuk sistemi düzelteceksiniz. Kendi ayakları üzerinde duran bir yapıya kavuşturacaksınız” dedi.

Kosova’nın tanınmasının ABAD kararıyla ilgili olmadığını söyleyen Arıklı, “1244 sayılı BM’nin Sırbistan’ın toprak bütünlüğüyle ilgili aldığı karar var. Buna rağmen Kosova Arnavutlarının, ısrarla ‘Sırplarla yaşamayız, tekrar savaşarız’ demesi üzerine bugün ABD dahil 104 ülke Kosova’yı tanıyor. Biz de self determinasyon hakkımızı kullanarak Rumlarla iki komşu ilişkisinde, iş birliği yaparak KKTC’ti y yaşatma suretiyle, bundan sonrak hayatımızı kurgulamak istiyoruz” dedi.

"TÜRKİYE'NİN ZAMAN ZAMAN MÜDAHALELERİ OLDU"

“Türkiye’nin müdahalesi olabilir” ve “Türkiye’nin müdahalesi yanlıştır” şeklinde yaptığı iki açıklamayı değerlendiren Arıklı, Türkiye’nin 1974 öncesinden beri zaman zaman KKTC’ye müdahalelerde bulunduğunu dile getirerek, sözlerini şöyle sürdürdü:

 “Bu gerçeği kabul edelim. Annan Planı döneminde Türkiye buraya var gücüyle girdi. Şuan da müdaheleye karşı çıktığını söyleyen sol kesim o zaman akışlıyordu. Şimdi ne olduğuysa TC Lefkoşa Büyükelçisi Ali Murat Başçeri’nin yemek yemesi seçime müdahele olarak algılanıyor. Ben de bu çifte stantardı durdurun diyorum. Türkiye zaman zaman buraya müdahele etmiştir. Bir kesim alkışlamış öbür kesim protesto etmiştir.

‘Türkiye buraya müdahele etmesin, karışmasın, para versin ama işimize karışmasın’ demek yanlıştır. Türkiye buraya okul, yol, hastane yapıyor, paramız yetmediği zaman bütçeyi tamalıyor. Bunları yaparken iyi güzel. Ama Türkiye işimize karışmasın. 2001 yılından beri Türkiye ile protokol imzalayalım. Türkiye’ye reformlar yapalım diye sözler verelim.  Ancak Türkiye ‘neden reform yapılıyor’ demesin isteylim. Böyle saçma şey olmaz. Bu sistemi nasıl bu hale getirdik. Zengin kaynakları nasıl hoyratça kullandık. Nasıl Türkiye’ye bağlı bir durum yarattık.

Rahmetli Süleyman Demirel’in bir sözü var: ‘Para aldığın yerden emir alırsın’. Ülke ekonomisini bozduysanız, yardım için gidiyorsanız, Türkiye de bir takım konulara müdahale eder.”

Türkiye’nin müdahalesi istenmiyorsa, kendi ayakları üzerinde duracak bir yapıya kavuşulması gerektiğini dile getiren Arıklı, “Bozuk sistem düzeltilmelidir. Türkiye reform diye bastırmadan ihtiyaç olan reformları yapmanız lazım. 19 yıldır Belediyeler Reformu yapmadıysanız, dönüp Türkiye’ye şikayet etmeyeceksiniz. Türkiye ile seviyeli bir ilişki için önce ayaklarınızın üstünde duracak yapı oluşturmanız gerekiyor” ifadelerini kullandı.

Arıklı son olarak şunları söyledi:

“Azerbaycan’da ciddi bir savaş yaşanıyor. Azerbaycan topraklarının yüzde 20’si işgal altında. Ermenistan’ın oradan çekilmesi için BM tarafından alınan 4 karar var. Azerbaycan’a topraklarını geri almak için BM ve AB müzakere edin diyor. Benim aklıma Kıbrıs geliyor. Mağdur olan taraf Türk bir unsursa hemen müzakere edin. Orada bir işgal var. Bize ısrarla müzakere edin deniyor. Güçlü devletlerin kullandığı bir argümandır. Bizi müzakereye zorluyorlar. Bu müzakereler kimin lehine işliyor. Müzakere masasına yeni ne koyacaksınız? Uluslararası hukuk denen şey, güçlü devletlerin zayıf toplumları yönetmek için kullandığı argümandır. Bu müzakere fastlını bitirelim. KKTC’ye uygulanan ambargoları kaldıralım.”

En güncel gelişmelerden hemen haberdar olmak için

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Haberi Facebook'ta gör