İÇ HABERLER
okuma süresi: 6 dak.

Yrd. Doç. Dr. Ümmü Altan Bayraktar: "Koronavirüs, kadının insan hakları bağlamında yıkıcı etkiler yarattı"

Yrd. Doç. Dr. Ümmü Altan Bayraktar: "Koronavirüs, kadının insan hakları bağlamında yıkıcı etkiler yarattı"

GAÜ İletişim Fakültesü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Ümmü Altan Bayraktar, koronavirüs salgınının toplumsal cinsiyet eşitliği ve kadının insan hakları bağlamında yıkıcı etkiler yarattığını ifade etti.

Yayın Tarihi: 05/12/20 15:36
okuma süresi: 6 dak.
Yrd. Doç. Dr. Ümmü Altan Bayraktar: "Koronavirüs, kadının insan hakları bağlamında yıkıcı etkiler yarattı"
A- A A+

Girne Amerikan Üniversitesi (GAÜ) İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Ümmü Altan Bayraktar, Türkiye Cumhuriyeti’nin 5 Aralık 1934’te Mustafa Kemal Atatürk öncülüğünde kadınlara tanıdığı seçme ve seçilme hakkını veren yasanın kabulü ile her yıl ‘Kadın Hakları Günü’ olarak kutlanan günün önemi çerçevesinde, toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması ve toplumun çeşitli katmanlarında yaygınlaşması sürecinde geniş kitlelere ulaşma gücünü elinde bulunduran medyanın konumu ve sorumlulukları konularının önemine değindi. 

Kadınların sorunlarının gündeme getirilmesi, bu konularda farkındalık yaratılması ve çözümler bulunması yolunda adımların atılmasına vesile olacak önemli bir gün olan ‘Dünya Kadın Hakları Günü’nde; dünyayı etkisi altına alan Koronavirüs salgınının halihazırdaki toplumsal sorunları ve eşitsizlikleri derinleştirdiği, yapılan araştırmaların özellikle toplumsal cinsiyet eşitliği ve kadının insan hakları bağlamında yıkıcı etkiler yarattığını gözler önüne serdiği bu süreçle mücadelede kadınlara yönelik bu endişelerin paylaşılması, dayanışmanın sağlanabilmesinde medyanın tartışmasız çok önemli bir role sahip olduğunu ifade eden Bayraktar, bu çerçevede ‘medya ne yapmalı?’ sorusuna cevap aramak ve bu yönde strateji ve hedefler belirlenmesinin, özellikle sosyal medyada yeni düzenlemelerin gerekliliğinin önemine vurgu yaptı. 

 Dünya Kadın Hakları konusu ile ilgili yapılan tartışmalarda ön plana çıkan konular arasında yer alan ‘kadın ve medya’ ilişkisinin toplumsal cinsiyet eşitliği açısından ele alınmasının; çağdaş, demokratik, ileri bir toplum için kadınların güçlendirilmesi, etkinlik alanlarının genişletilmesi ve her alanda eşit fırsat olanaklarından faydalanmaları açısından farkındalık yaratılması açısından çok büyük önem taşıdığının önemine vurgu yapan Bayraktar, “Toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması ve bu yönde toplumsal algının yeniden inşası için medya hem iç işleyişinde, hem de haber anlayışında kadın ve erkeğe yönelik eşitlikçi bir yaklaşımdan hareket etmeli ve bu yönde hedef ve stratejiler belirleyerek bu ilkeler çerçevesinde hareket etmelidir. Böylelikle küresel bir sorun olarak varlığını sürdüren eşitsizliklere, toplumsal cinsiyet eşitliğine duyarlılığın geliştirilmesine öncülük edecektir” ifadelerini kullandı. 

Bugün bütün dünyanın mücadele ettiği salgın krizinde en hassas konumdaki gruplar arasında yer alan kadınlar üzerinde ciddi ekonomik ve sosyal etkileri bulunan sürecin, halihazırda kadınların birçok alanda var olan dezavantajlı konumunu daha da kötüleştirdiği ve özellikle toplumsal cinsiyete dayalı çeşitli şiddet türlerinin de sosyal medyada daha yaygın hale geldiğine vurgu yapan Bayraktar: “Günümüzde tartışmalı bir konu olmakla birlikte, egemen medyanın cinsiyet temelli kadın temsil ve söylem biçimlerine karşı alternatif medya olarak kullanılabilen, demokratik bir iletişim kanalı olarak sunulan ve toplumsal cinsiyet eşitliği bakış açısının yaygınlaştırılmasında katkı sağlayacak bir umut ışığı olarak sosyal medyada da toplumsal cinsiyet eşitliği gündemde tutulmalı, konuya ilişkin söylemler hususunda hassas davranılmalı ve gerekli düzenlemelerin hayata geçirilmesi büyük önem taşımaktadır” dedi.
 
Kadın haklarının, insan hakları bütününden ayrı tutulmaması gerektiğinden hareketle, kadınların talep ettiği birçok hakkın aslında kadınlara özgü ayrıcalıklı haklar olmadığına işaret eden Bayraktar, salgın sürecinde daha da görünür hale gelen eşitsizliklerin gündeme getirilmesinde başta medya olmak üzere toplumsal algının yeniden inşası için resmi kurum ve kuruluşlar, siyasi çevreler, akademisyenler ve sivil toplum kuruluşlarına önemli görevler düştüğünün altını çizdi.

En güncel gelişmelerden hemen haberdar olmak için

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.