İÇ HABERLER
okuma süresi: 7 dak.

Tatar - Borrell görüşmesi tamamlandı... "Çetin ve kritik tartışmalar gerçekleştirdik"

Tatar - Borrell görüşmesi tamamlandı... "Çetin ve kritik tartışmalar gerçekleştirdik"

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell ile gerçekleştirdiği görüşme sonrası yaptığı açıklamada, çetin ve kritik konuşmalar yapıldığını belirtti, “Artık egemen eşitlik temelinde, yan yana yaşayan iki devletin iş birliğine dayalı bir anlaşmanın olabileceğini, alternatifsiz olmadığımızı aktardık" dedi.

Yayın Tarihi: 05/03/21 17:25
Güncelleme Tarihi: 05/03/21 23:05
okuma süresi: 7 dak.
Tatar - Borrell görüşmesi tamamlandı... "Çetin ve kritik tartışmalar gerçekleştirdik"
Burcu ECE YILMAZ
A- A A+

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell ile gerçekleştirdiği görüşmenin ardından basın açıklamasında bulundu.

"SAMİMİ BİR GÖRÜŞME GERÇEKLEŞTİ"

Josep Borrell ile samimi bir görüşme gerçekleştirdiklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Tatar, Kıbrıs sorunu, hellim, patates, finansal destekler, hidrokarbon ve aşı konusunda uzun uzun tartıştıklarını aktardı.

Çetin ve kritik konuşmaların yapıldığını dile getiren Tatar, Kıbrıs Türk halkının hak ve çıkarlarının müdafa edilmesi için beklentilerini aktardıklarını söyledi.

"AB'NİN TARAFSIZ OLAMAYACAĞINI SÖYLEDİK"

Tatar, Yunanistan ve Güney Kıbrıs’ın AB üyesi olması nedeniyle, Cenevre’de gerçekleşecek 5+1 toplantısında AB’nin gözlemci statüsüyle toplantıya katılmasının doğru olmayacağını, AB’nin tarafsız olmasının beklenemeyeceğini belirtti. Bunu Borell’e de aktardıklarını söyleyen Tatar, Kıbrıs sorununun egemenlik meselesi olduğunu, AB’nin çok da tarafsız olamayacağını ilettiklerini, Cenevre’ye iyi niyetle, yeni fikirlerle gidileceğini aktardıklarını söyledi.

Tatar açıklamarına şöyle devam etti:

“Kıbrıslı Rumların yönetim ve zenginliği adil bir şekilde paylaşmak istemediklerini, bunu en iyi bilenler arasında AB üyeleri olduğunu, tek çıkış yolunun iki devletlilik olduğunu samimiyetle paylaştık. Onlar da bir takım yeni şeyler öğrendiğini, amaçlarının Kıbrıs’ta istikrar sağlanması olduğunu, Kıbrıs’ın çözülmüş bir mesele olarak kabul edilmesini, nihai çözümü önemsediklerini dile getirdi. Kıbrıs’ta bir anlaşma olacaksa, iki tarafın da onayının gerektiği düşünülürse Kıbrıslı Türklere hak ettiği itibar ve öneminin verilmesi gerektiğini ifade ettik.”

"ALTERNATİFSİZ OLMADIĞIMIZI AKTARDIK"

“Alternatifsiz değiliz. Kıbrıs’ta bir anlaşma için ciddi uğraş veriyoruz. Ama gelinen aşamada KKTC devletiyle yolumuza devam edebileceğimizi söyledik” diyen Tatar, “AB nimetlerinden faydalanbilrsiniz şeklinde bir takım ifadeler kullanıldı ama biz ulusal çıkarlarımızı, ulusal onurumuzu feda etmeyeceğimizi söyledik” dedi.

Tatar, Kıbrıslı Türklerin de AB’nin bir parçası olarak, AB’de geleceğini gören halk olarak daha fazla ilgi ve alaka beklediğini aktardıklarını söyledi.

HELLİM KONUSU...

Hellim konusunu görüştüklerini söyleyen Tatar, “Her ne kadar coğrafik tescille hellimin AB’ye pazarlanması ve birtakım avantajlar elde edilmesi için uğraş verilse de politik ve siyasi duruşun Kıbrıslı Türkler için önemli olduğunu söyledik. Yeşil Hat Tüzüğü bağlamında bal ve balıkçılık için de aynı şekilde uygulamanın devam etmesi gerektiğini savunduk” dedi ve şöyle ekledi:

"Son zamanlarda AB ile en fazla mesai yaptığımız konu Hellim konusudur. Hellimin Coğrafi Tescili ve Yeşil Hat üzerinden ticaretiyle ilgili son detaylar kalmıştır. Rum tarafı süreci geciktiren bazı konularda sorun çıkartmaktadır. Bizim bugün de vurguladığımız şekliyle, Yeşil Hat kapsamında diğer ürünlere uygulanan metodun Hellim için de geçerli olması gerektiğidir. Özellikle Yeşil Hat ticaretinde gerekli olan denetimi yapacak olan denetçilerin ya Komisyon tarafından ya da iki Lider tarafından atanması gerekmektedir. Beklentimiz bu konunun gayri resmi toplantı öncesi çözülmesidir. "

Tatar, AB yetkililerine “Hellim gibi küçük bir sorununu çözemezsek Kıbrıs sorununu nasıl çözeceğiz”  telkinini yaptığını söyledi.

"İKİ DEVLETİN İŞ BİRLİĞİNE DAYALI BİR ANLAŞMANIN OLABİLECEĞİNİ SÖYLEDİK"

Kıbrıs meselesiyle ilgili yapılan konuşmalara değinen Tatar, “Artık egemen eşitlik temelinde, yan yana yaşayan iki devletin iş birliğine dayalı bir anlaşmanın olabileceğini söyledik. Annan Planına Rumların ‘hayır’ demesine rağmen AB’ye alınmasıyla Kıbrıs meselesinin daha karışık hale geldiğini ilettik” dedi.

Aşı konusunda Kıbrıslı Türklerin haksızlığa uğradığını söyleyen Tatar, “Rum tarafının gereksiz engellemesi dolayısıyla istenilen şekilde tarafımıza iletilememektedir. AB’nin tüm ada için gönderdiği aşılardan Halkımıza ayrılanın çok altında bir rakam şu anda kadar iletilmiştir. Bugün gelen aşılarla birlikte bu rakam 10 bin 570 dozdur. Yani AB kaynaklarından takip ettiğimiz üzere Rum tarafının elde ettiğinin ancak 10’da biridir. Bu yanlışlığın bir an önce düzeltilmesi için Borrell’den girişim yapmasını istedik. Aynı durum hızlı test kitleri için de geçerlidir. Tarafımıza iletileceği duyurulan 75 bin test kiti hala iletilmemiştir" dedi.

Tatar, Rum tarafının tahakkümcü ve paylaşmayı reddeden tavrından dolayı Doğu Akdeniz Bölgesinde bir gerginliğin hakim olduğunu belirterek, "Türkiye Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan bu konuların halli için bölgesel bir hidrokarbon önerisi yapmıştır. Sayın Borrell de bu fikrin yaşama geçmesi için uğraşanlardan biridir. Biz kendisine Rum tarafıyla eşit seviyede ve statüde bölgemizin barış ve istikrarına katkı sağlayacak bu toplantıya katılmaya hazır olduğumuzu bir kez daha ifade ettik" ifadelerini kullandı.

"KIBRISLI TÜRKLERE YARDIM VE KATKILARIN ARTTIRILMASI GEREKTİĞİNİ BİLDİRDİK"

Finansal destek konusunu da konuştuklarını bildiren Tatar şunları söyledi:

“Güney Kıbrıs AB’ye alındığında, Kıbrıslı Türklere yapılanın telafisi için Yeşil Hat Tüzüğü ve bir takım tüzükler geçirildi. Kıbrıslı Rumlara niyet edilen katkıların arttırıldığı ama bizlere vaad edilen rakamın altında olduğunu ifade ettik. AB Koronavirüs etkileriyle ekonomik olarak mücadele kapsamında bir kurtarma paketi hazırlamıştır. Bu paket kapsamına, çok yıllı kaynak paketiyle birlikte, Güney Kıbrıs’a 2.7 milyar Euroluk bir pay ayrılmıştır. Kendilerinin aldıkları kararla hayata geçirdikleri mali yardım tüzüğü kapsamında KKTC’ye çok yıllı program çerçevesinde 7 yıl için ayrılan miktar 240 milyon Euro’dur, bu miktar aynı kalmıştır. Kendilerinden talebim, aynı Güney Kıbrıs’a yaptıkları gibi tarafımıza da kurtarma paketinden pay ayrılmasıdır. Böylesine bir durum iki taraf arasındaki ekonomik farklılıkların giderilmesine de yardımcı olacaktır."

Patateslerin güney üzerinden AB’ye satılması noktasında denetim gerektiğini dile getiren Tatar, “AB’den denetçi pandemi nedeniyle gelemiyor. 2 bin ton patatesin üreticinin elinde kaldığını ifade ettik. Gereğini yapacaklarını söyledi” diye konuştu.

En güncel gelişmelerden hemen haberdar olmak için

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Haberi Facebook'ta gör