İÇ HABERLER
okuma süresi: 6 dak.

Mecliste dövizdeki yükselme, sağlık çalışanları ve koronavirüs aşıları konuşuldu

Mecliste dövizdeki yükselme, sağlık çalışanları ve koronavirüs aşıları konuşuldu

Meclis Genel Kurul’da dövizdeki yükselme, sağlık çalışanları ve koronavirüs aşıları konuşuldu.

Yayın Tarihi: 23/03/21 15:00
okuma süresi: 6 dak.
Mecliste dövizdeki yükselme, sağlık çalışanları ve koronavirüs aşıları konuşuldu
A- A A+

Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda daha sonra 62’nci madde tahtında konuşmalara yer verildi.

Bu bölümde ilk olarak TDP Genel Başkanı Cemal Özyiğit söz aldı.  Meclis’in dün nisap sorunu nedeniyle toplanamamasına işaret eden Özyiğit, önce bağımsız vekillerin temaslı olduğu o nedenle Genel Kurul’a gelemediği dile getirilse de bugün durumun farklı olduğunun anlaşıldığını söyledi.

Türkiye’nin kendi içindeki gelişmeler nedeniyle dövizin yükseldiğini söyleyen Özyiğit ilgili bakanın bu konuda ne yapacağını sordu.

Kıbrıs müzakerelerine de değinen Özyiğit, Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın bir yandan 5’li müzakerelere hazırlanırken diğer yandan fetih hakkında konuştuğunu söyledi.

Özyiğit yine de toplantıya gidip federal çözüm konusundaki tavırlarını ortaya koyacaklarını anlattı.

Vatandaşın dijital aşı başvurularıyla ilgili sıkıntı yaşadığını belirten Özyiğit,  özel eğitim öğretmenleri için aşı bulunamadığını savundu, “12’nci sınıflara ders verecek öğretmenler için aşı bulundu mu?” diye sordu.

Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme kararını da ele alan Özyiğit, Ev İçi Şiddet Yasası’ının ivedilikle hayata geçmesi gerektiğini söyledi.

ARIKLI

Başbakan Yardımcısı Ekonomi ve Enerji Bakanı Erhan Arıklı da yanıt vermek üzere kürsüye çıktı.

Günümüzde ülkelerin hakimiyet savaşlarını ekonomi müdahalelerle de yaptığını söyleyen Arıklı, Türkiye Cumhuriyeti’nin İstanbul Sözleşmesinden geri çekilmesine bazı ülkelerden gelen yanıtlara işaret etti.

Bu şartlar altında Türkiye’nin yanında olmak gerektiğini söyleyen Arıklı, TL’deki değer kaybının Türkiye’ye yapılan operasyon yüzünden olduğunu kaydetti.

ÖZERSAY

HP Genel Başkanı Kudret Özersay da sağlık alanında, 6 aylık mevsimlik işçi olarak işe alınan 200 kişinin yüzde 30 kadarının işe gitmediği iddialarının doğru olup olmadığını sordu.

Bu kişilerin evlerine yakın olan ancak personel ihtiyacı olmayan sağlık ocaklarına gittiği iddialarını da soran Özersay, bu kişiler eğer işe gitmiyorlarsa bir an önce görevlerine son verilmesi, eğer işe gidiyorlarsa da ne işe alanın ne de çalışanların zan altında bırakılmaması için bu tartışmaya son verilmesi gerektiğini kaydetti.  

TL’deki değer kaybına da işaret eden Özersay, alınabilecek önlemler olduğunu kaydetti, kendi dönemlerinde alınan kararlara işaret etti, bu bağlamda fiyat istikrar fonunun da kullanılabileceğini anlattı.

Özersay aşılar konusunda Türkiye ile düzenli bir istişare olup olmadığını da sordu.

PİLLİ

UBP Milletvekili Ali Pilli de yeniden söz alarak, önceki hükümette covid-19 mücadelesinde çalışmak üzere alınan geçici mevsimlik işçilere işaret etti, bu kişilerin çeşitli görevler yerine getirdiğini belirtti.

260 kişinin o dönem aktif olarak çalıştığını, zamanla 8 kişinin ayrıldığını, 21 kişinin sınav kazanarak kadrolandığını dile getiren Pilli, geriye kalan herkesin çalışmaya devam ettiğini söyledi.

Covid’in ne olduğunun bilinmediği, büyük korku yaşanan dönemde bu kişilerin özveriyle çalıştığını söyleyen Pilli, “Bugün konuşanlar o gün yatakların yorganların altında saklanıyordu...Günahtıe” dedi.

Pilli, Özersay’ın da söylediği gibi, eğer çalışmayan biri varsa işten çıkarılması gerektiği, bu kişiler özveriyle çalışırken bu şekilde konuşulmasına izin verilmemesi gerektiğini belirtti, Sağlık Bakanı’nı çıkıp bu konuda açıklama yapmaya çağırdı.

ERHÜRMAN

Ardından CTP Genel Başkanı Tufan Erhürman söz aldı. İlk olarak döviz krizi konusuna değinen Erhürman kendi hükümetleri döneminde yaşanan benzeri bir döviz krizinde kendilerine karşı büyük bir kampanya başlatıldığını söyledi.

O dönemde Güney Kıbrıs’tan geçişlerin olmasının ve turizm faaliyetlerinin sürmesinin bir avantaj yarattığını anımsatan Erhürman, öte yandan TL’nin değer kaybetmesinin Türkiye’de rüzgarlar estirdiğinde KKTC’deki fırtınalar yarattığını çünkü KKTC ekonomisinin ithalat üzerine kurulduğunu anlattı.

Türkiye ile imzalanan protokollerin önemli bir unsurunun öngörülebilirlik olduğunu ifade eden Erhürman, bu bağlamda protokole gerekli maddelerin, tüm uyarılarına rağmen konulmadığını savundu.

Bakanlar Kurulu’nun hiç vakit kaybetmeden bu konuda ne yapılabileceğine dair çalışmalara başlaması gerektiğini dile getiren Erhürman, kendi hükümet dönemlerinde alınan önlemlere de bakılabileceğini ifade etti.

Dün Yüksek Mahkeme Başkanı’nın Nisan ayında erken seçim tarihi ya da ara seçimle ilgili karar alınması gerektiği yönündeki açıklamalarına değinen Erhürman, bunu kendilerinin de aylardır söylediğini belirtti.

Erhürman bu konudaki belirsizliğe son verilmesi gerektiğini kaydetti.

En güncel gelişmelerden hemen haberdar olmak için

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.