"Küçük, koltuğunu koruma adına kendi halkının iradesini hiçe sayıyor"

loading
9 Ağustos, Pazar
£

9.51

8.60

$

7.29

"Küçük, koltuğunu koruma adına kendi halkının iradesini hiçe sayıyor"

"Küçük, koltuğunu koruma adına kendi halkının iradesini hiçe sayıyor"

CTP-BG Genel Başkanı Özkan Yorgancıoğlu, UBP Genel Başkanı İrsen Küçük'ün Kıbrıs Türk halkının iradesini temsil etmediğini, halkın çıkarları değil, bireysel ve partisel çıkarları savunduğunu vurguladı.

"Küçük, koltuğunu koruma adına kendi halkının iradesini hiçe sayıyor"
A- A A+

Cumhuriyetçi Türk Partisi Birleşik Güçler (CTP-BG) Genel Başkanı Özkan Yorgancıoğlu, Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 19-20 Temmuz tarihlerinde Kuzey Kıbrıs'a ziyareti sırasında gelen olaylarla ilgili değerlendirmesinde, Başbakan İrsen Küçük'ün halka karşı şiddet kullanan polisin sorgulanması gerektiğini söylemesi beklenirken onaylamasının Erdoğan'a "biz sözünden çıkamayız iyi çocuğuz" mesajı verdiğini söyledi.

Yorgancıoğlu, ama madalyonun diğer yüzüne bakınca olay, aynı zamanda Küçük'ün Kıbrıs Türk halkının iradesini temsil etmediğini de ortaya koymuştur. Küçük, Kıbrıs Türk halını çıkarları değil, bireysel partisel çıkarlarını savunan bir tutum sergilemiştir ki bu da halkın güvenini yıpratan bir davranıştır" dedi.

CTP-BG Genel başkanı bugün Genç TV'de yayınlanan "Ali Kişmir ile Kıbrıs Dosyası" adlı programa katılarak başta, polisin göstericilere karşı şiddet kullanması olmak üzere çeşitli konularla ilgili görüşlerini izleyicilerle paylaştı ve bugün CTP'nin bu konuyla ilgili olarak gerçekleştirdiği protesto eylemlerini değerlendirdi.

Kıbrıs'ın kuzeyinde Anayasa'nın vatandaşlarına önceden haber vermeden eylem yapma hakkı tanıdığına işaret eden Yorgancıoğlu, eylemlerin zarar verici bir noktaya ulaşması durumunda ise hukukun gereğini yaptığını kaydetti. Erdoğan'ın ziyareti sırasında yaşananlarda ise polisin, bir arada durarak slogan atan gruba ani saldırıda bulunduğunu kaydeden Yorgancıoğlu, bunun orantısız güç kullanımının da ötesinde kabul edilmesi mümkün olmayan bir davranış olduğunu vurguladı.
CTP'nin bugün gerçekleştirilen protesto eylemi öncesinde olayı her açıdan detaylı olarak incelediğini de aktaran CTP-BG Genel Başkanı, soruşturma başlatması gereken merci olan Başbakanlığın bunu yapmamasının polis örgütüne karşı halkta güvensizlik duygusu oluşmasına yol açacağını söyledi.

Yorgancıoğlu, "Başbakan ve Polis Genel Müdürlüğü'nün kimsenin talep etmesini beklemeden kendilerinin soruşturma başlatması gerekirdi ama üzülerek görüyoruz ki Sayın Başbakan 'polis gereğini yaptı', İçişleri Bakanı ise 'tahrik var diye' konuşuyorlar" dedi. Yorgancıoğlu, böylesi tutumların, halkı kendi adaletini kendi başına aramaya sevk edeceği endişesini de dile getirdi.

"HALKININ İRADESİNİ HİÇE SAYIYOR"

Hükümet başkanı olarak Başbakan İrsen Küçük'ün gerek Türkiye ile ilişkilerde gerekse iç konulardaki icraat ve tutumunu değerlendirmesi istenen Yorgancıoğlu, şunları söyledi:

Sayın Küçük'ün tüm eylem, tavır ve davranışlarının toplamına baktığınızda, koltuğunu koruma adına halkını hiçe saydığını görüyoruz. Hatta sadece halkını da değil. Örneğin, Sayın Erdoğan buraya gelişindeki ilk demecinde, 'Güzelyurt'u, Maraş'ı vermeyiz' diye konuştu. Yani görüşmecimiz Sayın Eroğlu'ndan yetki çaldı. Bu konuda da hükümetten itiraz gelmedi. Sayın Küçük mitinglerde Sayın Erdoğan'ın yanında ev sahibi gibi değil, misafir gibi durdu.

Yorgancıoğlu, bugün gerek Polis Genel Müdürlüğü, gerekse Başbakanlık'ta yaptıkları eylemleri de yapılan adaletsizliklerin yapanın yanına kalmamasına inandıkları için düzenlediklerini sözlerine ekledi. Yorgancıoğlu, bugün Başbakan Küçük'le yaptıkları görüşmede saldırıların sorumlularını ortaya çıkarmaya yönelik soruşturma başlatılmaması durumunda olayın takipçisi olacaklarını; saldırıya uğrayan vatandaşların dava açması durumunda onların yanında olacaklarını ortaya koyduklarını da sözlerine ekledi.

CTP BAŞKALARININ PEŞİNDEN KOŞMAZ

CTP'nin 19 Temmuz tarihinde düzenlenen mitinge kurumsal olarak katılmamasına yönelik eleştirileri de yanıtlayan Yorgancıoğlu, şöyle konuştu:

Biz, 19 Temmuz'da, abu yönde aldığımız kararın arkasındaydık. Gençlik ve Kadın örgütlerimiz bildiri yoluyla, bizler ise Sayın Erdoğan'la görüşerek Kıbrıs Türk toplumunun endişelerini aktarmayı kararlaştırmıştık ve bunu yaptık. Biz ayrıca başka örgütlerin eylemlerine kurumsal olarak katılmayacağımızı bildirmiştik. Dolaysıyla CTP neredeydi sorusunu anlamsız buluyorum çünkü bu eylemlerin hemen ardından CTP hastanede de oldu hapishanede de.

CTP %30 oyu olan kurumsal bir yapı olarak başkalarının peşinden koşamaz. Kimse bunu beklemesin. Eğer kararları birlikte alacak, hangi eylemleri yapacağımıza, hangi sloganların atılacağına, pankartların taşınacağına birlikte karar vereceksek her yerde varız.

Ayrıca olay slogan ve pankartın çok daha ötesinde çünkü biz başkalarının karar aldığı çok eyleme katıldık ve yönetsel zafiyet gördük. Sonunda yılgınlık noktasına gelindi. Dolaysıyla yönetsel sorunları olan etkinliklerin parçası olmak istemiyoruz. Bizim geleneğimizde bir karar alıp uyguladığımızda hepimiz aynı şeyi söyler birlikte hareket ederiz ve başarılı oluruz.

Biz insanlarımızı yılgınlığa götürecek sonuçlar içeren eylemlere taşımak istemiyoruz. Bu nedenle bundan sonra kiminle olursa olsun, birlikte karar verir tartışır örgütlersek ve bir sözcü yönetsel sorumluluğu alacaksa o zaman her yerde varız. Koşulumuz bu. "Benim peşimden gelsinler" beklentimiz de yoktur. Öyle olsa bugünkü eylemi kedimiz yapardık".

Yorgancıoğlu, CTP'nin 40 yılı aşkın bir geçmişi ve buna dayanan deneyimi olduğuna da işaret ederek, "Olayları iyi tahlil edere gereklerini iyi yerine getirir koşulları da göz önüne alırsanız başarılı olabilirsiniz. Ama deneyim çok önemli ve CTP 40 yıldır bu işin içindedir. CTP eylem kararı alırken muhtemel sonuçları göz önüne alır, geçmişi değerlendirir. Bir anlık öfkeyle eylem kararı almadığından başarı şansı daha yüksek olur" diye konuştu.

'MARJİNAL' İFADESİ YANLIŞ

Son zamanlarda bazı eylem gruplarına atfedilen "marjinal' tanımlamasıyla ilgili soruya CTP-BG Genel Başkanı, "Ben marjinal ifadesini doğru bulmuyorum" yanıtını verdi. Her insanın kendine göre düşünceleri olduğuna işaret eden Özkan Yorgancıoğlu, ancak her düşüncenin ortaya konuşmasında iyi hesaplanması ve etik krallara uyulması gerektiğini kaydetti. Yorgancıoğlu, her geçen gün daha fazla sayıda sivil toplum örgütünün partiyi arayarak örgütlenmede CTP öncülüğünü talep ettiğini de sözlerine ekledi.

"KIBRIS DEVLETİ" VE "TRABZON"

Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Kuzey Kıbrıs'ta yaptığı açıklamalardan birinde "Kıbrıs devleti diye bir devlet yoktur" sözlerinin ardından bugün Trabzon'da düzenlenen gençlik olimpiyatında Güney Kıbrıs "Kıbrıs" adı altında yer alırken Kuzey Kıbrıs'ın bulunmamasını yorumlaması istenen CTP-BG Genel Başkanı, Türkiye Başbakanı Erdoğan'ın bir başka demecinde "Güzelyurt'u, Maraş'ı vermem" dedikten sonra bu ifadelerini değiştirmek zorunda kaldığına işaret ederek, "Politikada duygularla değil, mantıklı hareket edip konuşmak gerekir" diye konuştu.

UBP HÜKÜMETİNİN İCRAATLARI YASALARA ÇARPIYOR

Hükümet icraatlarını da programda değerlendiren Yorgancıoğlu, UBP'nin seçim öncesinde ki vaatleriyle seçim sonrasındaki icraatların taban tabana zıt olduğunu söyledi. "Başbakan Küçük mali protokolü konusunda baştan imzalamaması gerekirdi" diyen CTP-BG Genel başkanı, "oysa imzalayıp sonra da Türkiye böyle istedi" demeye başladılar.

"Doğru bir şey yapmak istese önce yasalara danışması gerekirdi" diye konuşan Yorgancıoğlu, emekli maaşlarından vergi kesilmesi, ZEYKO arazisinin kiralanması gibi kararların yargıdan geri döndüğünü hatırlattı.

Yorgancıoğlu, son olarak şu mesajı verdi:

"Toplumsal uzlaşıyı sağlama adına bu hükümetin bir an önce gitmesi gerekir çünkü iktidarda bulunduğu her an toplumsal çıkarlar zarar görüyor.

Kıbrıs Türk halkının geleceğine güvenle bakabilmesi için dün olduğu gibi bugün ve yarın akılcı davranması, birbirine kenetlenmesi ve önümüzdeki günlerde toplumsal kesimlerin yaratacağı ortak paydayla ileriye yönelmesi gerekmektedir".

CTP Basın Bürosu

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer İÇ HABERLER