Gürcafer: "Çarpık yapıya ayak uydurmaktan başka çaremiz kalmadı"

loading
9 Ağustos, Pazar
£

9.52

8.60

$

7.29

Gürcafer: "Çarpık yapıya ayak uydurmaktan başka çaremiz kalmadı"

Gürcafer: "Çarpık yapıya ayak uydurmaktan başka çaremiz kalmadı"

İçişleri ve Yerel Yönetimler Bakanlığı'na bağlı Şehir Planlama Dairesi'nde yaşanan rüşvet skandalı sonrası, kamu düzeni ve yapısının tıkanma noktasına geldiğine vurgu yapan Müteahhitler Birliği Başkanı Cafer Gürcafer, iş yapmak isteyen insanların vakit kaybı yaşamamak için "Verelim çözülsün" politikasını izlediklerini belirtti.

Gürcafer: "Çarpık yapıya ayak uydurmaktan başka çaremiz kalmadı"
A- A A+

Müteahhitlerin işlerinin en çok Tapu ve Şehir Planlama Dairelerinde işlerinin olduğunu, bu dairelerde yaşanan tıkanmalarda müteahhitlerin zarar gördüğünü dile getiren Cafer Gürcafer sistemle ilgili tepkilerini anlattı.

VERELİM ÇÖZÜLSÜN

"Ülkemizde uzun yıllardır süren sıkıntılar yaşanmaktadır" diye söze başlayan Gürcafer, şunları kaydetti; "Toplum bunları benimsemiş ve artık bu konuda yapılacak bir şey olmadığı kanaatine varmış. Siyasiler ise bu düzeni olduğu gibi kabullenmiş. Anlaşılan o ki, bizim de bu çarpık yapıya ayak uydurmaktan başka yapacak bir şeyimiz kalmamış. Ülkemizde buna bağlı olarak kronikleşmiş bir kamu düzeni ve yapısı mevcut. Dolayısıyla bürokraside işin dönmesi gereken yerlerde meydana gelen tıkanıklıklar, iş adamlarını ciddi mağduriyetlere düşürmektedir. Zaman kaybı yaşamamak ve mağduriyete düşmek istemeyen iş insanları işin kolayını seçtiler ve 'verelim çözülsün' dediler."

BU SİSTEM SÜRDÜRÜLEMEZ

"Yıllardır mevcut yapının artık sürdürülemez olduğunu vurgulayan, sivil toplum örgütleri, siyasiler ve halka rağmen kimse bu konuda önderlik yapmıyor. Bu hantal yapının değişmesine ilk önce mevcut sistemi tartışmakla başlayabiliriz. Mevcut sistem bu şekilde devam ettikçe daha çok kayırma ve rüşvet olayları yaşanabilir. Şehir Planlama Dairesi'nde yaşanan bu olay ileri medeniyetlerde yaşansa, bırakın daire müdürü, bakanı açıkça söylüyorum hükümet düşer. Çünkü gelişmiş ülkelerde toplum tarafından hazmedilemeyen bu tip olaylar, ne yazık ki bizim ülkemizde sistem halkın ve toplumun lehine düzeltilmediği için bu olaylar devam edip gidiyor. Özellikle resmi dairelerin görev tanımlamalarında, halka hizmet vermek için yapılan işlerde kamu çalışanlarının veya daire müdürlerinin insiyatifinde olmayacak kadar net tanımlanması gerekir ki, bu kurallar çerçevesinde orada çalışan kamu görevlileri belirli kıstaslar dışına çıkamaz ve görevlerini yaparlar. Bu memurlara insiyatif kullanacak fırsatı vermezler."

ÜLKESEL FİZİKİ PLANLAR

"Bu ülkede 1985 yılından beri çıkarılmaya çalışılan, ancak bir türlü hayata geçirilemeyen 'Ülkesel fiziki planlar' imar yasanın amir maddesine göre yasa yürürlüğe girdikten itibaren iki yıl içinde yapılmasını emreder. Eğer bunlar zamanında yapılmış olsaydı, bu çarpıklıklar yaşanmaz, kanunlar uygulanırdı. Eğer bu ülkede ülkesel fiziki planlar zamanında yapılmış olsaydı, bugün ne Girne'deki gökdelenleri, ne de İskele'de Anayasa'nın 38. Maddesine rağmen 100 metre içine yapılmak istenen konutları tartışıyor olurduk."

İskele konusu

İskele Kalecik kumsalında yapılmak istenen çok katlı yap-sat konutlarıyla ilgili önemli bir detayı açıklayan Gürcafer şu açıklamaları yaptı; "İskele Kalecik kumsalının eski sahipleri kandırıldı. Bahse konu olan sahil daha önce Kalecik köyünde oturan bazı vatandaşlara verilmişti. Ancak Anayasa'nın 38. Maddesinin yürürlüğe girmesiyle, sahiller 100 metre içeriye doğru koruma altına alınarak, inşaat izni verilemez dendi. Bunun üzerine hak sahibi bu kişilerin ellerinden buralar alındı. Daha sonra pakete konulan bu kıymetli yerler bazı kişilere dağıtıldı. Ve imara açılması için de yasada esneklikler yapıldı. Şimdi arazinin yeni sahipleri buralara çok katlı binaları yapmak suretiyle para kazanacaklar. Mademki, bu sahile onay verme niyetiniz vardı, o zaman niye önceki sahiplerinin ellerinden aldınız? Nerede eski sahipleri?"

Haluk Doğandor - Star Kıbrıs

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer İÇ HABERLER