Özdil Nami'den beyaz kimlik çıkışı: "Biz sizin maskaranız mıyız?"

loading
5 Ağustos, Çarşamba
£

9.25

8.36

$

7.04

Özdil Nami'den beyaz kimlik çıkışı: "Biz sizin maskaranız mıyız?"

Özdil Nami'den beyaz kimlik çıkışı: "Biz sizin maskaranız mıyız?"

CTP Milletvekili Özdil Nami, Levent Özadam'ın AS TV'de hazırlayıp sunduğu 'Günaydın Dünya' programına katılarak, dün Bakanlar Kurulu'ndan geçen beyaz kimlik uygulamasıyla ilgili sert açıklamalarda bulundu.

Özdil Nami'den beyaz kimlik çıkışı: "Biz sizin maskaranız mıyız?"
A- A A+

Kıbrıs Postası

Geçmiş dönemde UBP'li bakanlarla ve bürokratlarla birlikte TDP ve DP temsilcilerinin de olduğu toplantıya katıldıklarını ve beyaz kimlik ile vatandaşlık konularında önerilerini yaptıklarını kaydeden Nami, söz konusu uygulamanın hayat bulmaması gerektiğini ilettiklerini belirtti.

KİMLİKLE İLGİLİ SERT ÇIKIŞ: "BİZ SİZİN MASKARANIZ MIYIZ?"

Kimlik meselesiyle ilgili UBP cephesinden baskı ve telkin yapıldığı yönünde açıklamaların geleceği öngörüsünde bulunan Nami, "Bilmediğimiz odaklara fatura kesliyor" dedi. Baskı olduğu kabul edilse dahi, kendilerinin kimlik meselesiyle ilgili görüşmeye çağrılmaları gerektiğinin altını çizen durumun kendileriyle paylaşılması gerektiğini belirtti. Nami, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Biz elimizi taşın altına koymaya çalışırken böyle emrivakilerle önümüze çıkılıp saygısızlık yapılmaması lazımdı. Partilerle diyalog ve verilmiş sözleri olduğu hatırlatılan Çavuşoğlu, bizimle ilgili olarak o toplantıdaki bazı konuları kamuoyu ile paylaştığımız iddiasında bulunuyor. Hangi gizli bilgi kamuoyuna açıklandı söylesin. Öyle bir durum olmadı. Oradaki bilgiler çarpıtıldı. Son toplantıdan sonra mecliste kimlik meselesiyle ilgili ne zaman toplanacağımızı sordum. Bize dendi ki, 'sizin krultayınız var, zor bir dönemden geçiyorsunuz, kurultaydan sonra toplanacağız merak etmeyin'... Bugün aniden bir de suçlamayla karşılaşıyoruz. Biz sizin maskaranız mıyız? Çağırdınız, hazırlanıp geldik, partimizde organlar oluşturduk, bu kadar insan enayi mi? Sonra da 'Birlik beraberliğin sağlanması lazım, bu olgunluktayım' diyeceksiniz. Değilsiniz. En şiddetli tepkimizi buna koyacağız. Biz memleketin gerilmemesini istiyoruz. 'Türkiye baskı yaptı' meselesini kendi ağızlarıyla da söylemeyecekler, dedikodu mekanizamalarıyla bunu yayacaklar. Bize rağmen iş yapmaya çalışıyorlar, gereken cevabı alacaklar".

Kendilerinin de Türkiye ile görüşmeler yaptıklarını ve hiçbir hükümetin böyle formül üretmediğinin söylendiğini kaydeden Nami, ekonomik reform sürecinden geçmeye çalışıldığı ve işsizlik sorununun önemli boyut kazandığı bugünlerde işsiz kitleyi belirli bir program çerçevesinde özel sektöre kazandırmak ve somut hedefler koymak gerektiğini ifade etti.

"SENDİKAL PLATFORM'UN DA, PARTİLERİN DE ÖTESİNDE BİR DALGA BÜYÜYOR"

Özdil Nami, CTP'nin toplumsal muhalefetin en önemli unsurlarından olduğuna dikkat çekerek, Sendikal Platform'la CTP arasındaki ilişkilerle ilgili olarak şu yanıtı verdi:

"Sendikal Platform, şu anda eylemlerine devam ediyor. Bazılarına partiler katkı koyuyor, bazılarında ise partiler kendi eylemlerini yapıyor. Her eylemde tam anlamıyla bir arada olmamıza gerek yok. Zaten durum, Sendikal Platform artı partilerdir. Partiler, uygun gördükleri eylemlere bilfiil katılırlar. Bu birlik beraberlik ileriye daha da sağlıklı şekilde taşınacak. Sendikal Platform'un da partilerin de ötesinde bir dalga büyüyor. Siyasi kimlikleri de bir yana iten, çok farklı bir durum. Annan Planı dönemindeki olayları hatırlatıyor. Her kesimden insanın miting meydanlarına toplandığı günler yaşadık. Benzer bir durum oluşmaya başladı. Bu zihniyeti bu dalga süpürüp götürecek. UBP bunun farkında değil ya da farkında ve bundan kurtulmak için başka çevrelerin desteğini istedi. Ama hata yaptılar. İlişkiler vs. İle iktidarını ilelebet sürdüreceğini sananlar vardı, sandıkta sonuçları gördüler".

"VATANDAŞLIK İÇİN 25 BİN, BEYAZ KİMLİK İÇİN 100 BİN BAŞVURU"

Beyaz kimlikle ilgili UBP tasarılarında çok önemli hatalar olduğunu ileri süren Nami, durumun daha da kötüleşeceği uyarısında bulundu. Nami, kaçak yaşama af getirilmesi uygulamasını da değerlendirerek, bazı işverenlerin "Bugüne kadar yatırımlarını yapanlar 'biz artık hiçbir şey yapmayız diyorlar. Biz enayiydik, hep ödedik, artık hiç ödemedik" dediğini aktardı.

Yeni vatandaşlıklar için başvuruların 25 bin kişi civarında olduğunun söylendiğini hatırlatan Nami, beyaz kimliğe müracaat edeceklerin sayısının ise 100 bin civarında olacağının tahmin edildiğini aktardı. "Belli bir süre sonra onlar da vatandaş olacak" diye konuşan Nami, bu konuda bir irade konması gerektiğini ve bunun muhalefetle neden bunu paylaşılmadığının açıklanması zorunluluğunu kaydetti? Nami, şöyle devam etti:

"Muhalefetle kimlik ve vatandaşlık konularının paylaşılmaması, toplantıda konuştuğunuz bir cümle basında çıktı diye değildir. Muhalefetin bunu asla kabul etmeyeceğini biliyorsunuz, o yüzden bu şekilde emrivaki yaptılar. 'Sizinle diyalog halinde yapacağız' dediler. Kendi davetleri üzerine gidildi, görüşüldü. Şimdi bu durumun hiçbir izahı yok. Yaptıkları mükemmel birşey bile olsa bu tavır affedilir değil. İçerikle ilgili de büyük hatalar var. Toplumun kabul etmeyeceği şeyleri oldubittiyle hayata geçirme durumu var. Bir-iki gün içinde ak koyun kara koyun ortaya çıkacaktır".

ERDOĞAN ZİYARETİNDE ÇIKAN OLAYLAR: "BİZİM KÜLTÜRÜMÜZDE BÖYLE BİR DURUM YOK"

Erdoğan'ın KKTC ziyareti sırasında yaşanan olaylar ve polis şiddetine de değinen Nami, pasif bir şekilde kaldırımda duran insanların darp edildiğini belirtti. Pankartların içeriğinin tartışılmasını yanlış bulduğunu belirterek, "İfade özgürlüğü olmalı" diyen Nami, Erdoğan'ın beğenmediği ve kendisinin de paylaşmadığım ifadelerin kullanılabileceğini, ancak şiddet içermiyor ve kamu düzenini bozan bir şey yoksa bunun sorun olmaması gerektiğini kaydetti. Yurtdışında insanların devlet adamlarının kuklalarını yaptıklarını ve kendilerini ifade ettiklerini hatırlatan Nami, "Bu ifadeleri benimsemiyor olabilirim, ama bu, bir binaya pankart asıldı diye polisin dayak atmasını gerektirmez. O artık bir anlayıştır. Birbirimize bazen söver sayarız, kültürümüz başkadır. 'Arkadaki pankartı indirmezsen seni döverim' diye bir zihniyet yok, böyle bir zihniyetin kök salmasına da izin veremeyiz" dedi.

"ERDOĞAN, BURANIN BAŞBAKANI EDASIYLA HERŞEYİ İZAH ETTİ"

Beşir Atalay'ın KKTC'yle ilgili 'B planımız var' açıklamasını değerlendirerek, bu açıklamayı 'ayaküstü' ve 'durumu kurtarmak için' yapılmış bir açıklama olarak değerlendiren Nami, kastedilenin yıl sonuna karşı kapsamlı çözüm olduğunu, ikinci noktanın ise Rum'a karşı B planının olduğunun hatırlatıldığını belirtti. Nami, "Erdoğan buraya geldiğinde sanki Başbakan kendisiymiş gibi bir tavır sergiliyor. Çünkü sizin Başbakanınız cılız bir tavır içinde. Erdoğan, 'buraya elektrik de, su da getireceğiz' diyor, tarım ve nüfusla ilgili konuşuyor" dedi. Nami, Erdoğan'ın KKTC'nin Başbakanı edasıyla herşeyi izah ettiğini ve Rum'a gönderilen senaryo B tarifinin de 'Çok oyalanırsanız; nüfusu, altyapısı çok daha ileri, ekonomisi çok daha gelişmiş yeni parametrelerle bir müzakere olacaktır' şeklinde göründüğünü kaydetti.

"HRİSTOFYAS'IN SEÇİLME ŞANSI ARTIK YOK"

Güney'de yaşanan siyasal krizle ilgili olarak da açıklamalarda bulunan Nami, sözlerini şöyle tamamladı:

"Hristofyas'ın seçilme şansı artık yok. Ömrünü siyasete adadı ve herşeyini kaybedecek. Tek bir şansı var. O da, Anastasiadis'e 'Biz Türk tarafını zorlayan bir duruma geçelim. Sürekli hakeme vs.'ye hayır diyen değil, geçmişteki gibi bunları talep eden hale gelelim' demesi ve Anastasiadis'i ikna etmesi... Belki o zaman bir şansı olur. Top artık Rum tarafındandır. Türkiye üzerine düşeni dört dörtlük şekilde yapıyor".

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer İÇ HABERLER