TÜRKİYE
okuma süresi: 7 dak.

Akşener'den Erdoğan'a: Bay Kriz'in Türk şirketlerine uyguladığı ambargodur

Akşener'den Erdoğan'a: Bay Kriz'in Türk şirketlerine uyguladığı ambargodur

Meral Akşener, 'BDDK kararı bir sermaye kontrolüdür. Bu karar, Bay Kriz'in Türk şirketlerine uyguladığı bir ambargodur' diye konuştu.

Yayın Tarihi: 29/06/22 18:20
okuma süresi: 7 dak.
Akşener'den Erdoğan'a: Bay Kriz'in Türk şirketlerine uyguladığı ambargodur
A- A A+

İYİP Genel Başkanı Meral Akşener, partisinin Meclis'te düzenlenen grup toplantısında konuştu. BDDK'nın son adımıyla ilgili açıklama yapan Akşener,"15 milyon lira ve üzeri döviz ve altın cinsi bulunduran şirketler kredi kullanamayacak. Yani ya şirketler kredi almaktan vazgeçecekler, ya da enflasyona karşı korunmaktan vazgeçecekler. BDDK kararı bir sermaye kontrolüdür. Bu karar, Bay Kriz'in Türk şirketlerine uyguladığı bir ambargodur" dedi.

Akşener'in konuşmasından öne çıkanlar şöyle:

"Dün gece AK Parti iktidarının İsveç ve Finlandiya'nın NATO üyelik başvurusunda yönelik çekincelerini geri çektiğini ve üyeliklerine destek vereceğini öğrendik. 25 Mayıs'ta yani bundan 1 ay önce ülkemizin bu konuda iki önceliği olduğunu söylemiştik. Bunlardan birincisi Putin'in Rusyası'nın saldırgan dış politikasına karşı NATO ittifakını olabildiğince güçlendirmektir. İkinci önceliğimiz ise PKK'nın Avrupa topraklarından topyekün bütün unsurlarıyla silinip atılmasıydı. Ne var ki dün gece bu çok temel konulardaki beklentilerimizi karşılamaktan oldukça uzak olduğu görülüyor. İktidarın İsveç ve Finlandiya nezdinde herhangi bir somut gelişme olmaksızın attığı bu imza maalesef ülkemizin çıkarları ile bağdaşmıyor. Çünkü mutabakat metnine göre verilen sözlerin tutulması için oluşturulacak üçlü mekanizma İsveç ve Finlandiya NATO üyesi olduktan sonra devreye girecek öncesinde değil yani bu mekanizmanın işlememesi durumunda Türkiye elindeki NATO kaybetmiş bir biçimde itirazlarını sürdürmek ve haklı davasını anlatacak muhatap aramak zorunda kalacak. 

Sayın Erdoğan ve arkadaşları açısından aldanma ve aldatılmak sıradan alışkanlıklar olsa da bu durum Türk milleti için kabul edilebilir değildir. İkinci konu ise ülkemizin PKK ile YPG-PYD arasında kurduğu ilişkinin mutabakat metninde özenle birbirinden ayrılmış olmasıdır. Türkiye'nin devlet politikası YPG-PYD ve PKK'nın bir aynı olduğu, yani aynı zehirli ağacın dalları olduğudur. Ancak mutabakat metninin 5. paragrafı PKK terör örgütü olarak görülürken YPG ve PYD Türkiye'ye yönelik ulusal çıkar tehdidi olarak tanımlanıyor. Üstelik İsveç ve Finlandiya terör örgütlerine yapılan finans ve militan katılımlarını denetleme sözünü verirken yine 5. paragrafa işaret ediliyor. PYD ve YPG'yi bunun dışında tutuluyor yani PYD-YPG yönelik mali yardımlar mutabakat kapsamı dışında bırakılmış oluyor.

Öngörü abidesi, büyük ekonomist Sayın Erdoğan inatla kafasının dikine giderek ülkemizdeki ekonomik krizi daha da derinleştirmeye devam ediyor. Bizzat kendisinin hazırladığı bütçe kanununda enflasyon yüzde 9,8 olarak öngörülüyordu. Ancak TÜİK rakamlarına göre bile yüzde 70'i buldu. Belli ki Bay Kriz, gece yatmadan önce günlüğüne yazması gereken dilekleri bütçe kanununa yazmış...

15 milyon lira ve üzeri döviz ve altın cinsi bulunduran şirketler kredi kullanamayacak. Yani ya şirketler kredi almaktan vazgeçecekler, ya da enflasyona karşı korunmaktan vazgeçecekler. Şirketler, TL'nin daha da eridiği bir ortamda sattığı malı yerine koymak için döviz tutar. İktidarın oluşturduğu güvensizlik iklimi nedeniyle döviz mevduatı kullanılıyor. Sorunun kendisi bizzat kendisi ama kendisi dışında herkesi değiştiriyor. Merkez Bankası'nı değiştirdi olmadı, TÜİK'in müdürlerini değiştirdi, olmadı. Şimdi de serbest piyasanın koşullarını değiştirmeye çalışıyor. Lafı eğip bükmeye gerek yok, BDDK kararı bir sermaye kontrolüdür. Bu karar, Bay Kriz'in Türk şirketlerine uyguladığı bir ambargodur. Bazı dış güçler ülkemizi bir döviz krizine sokmaya çalışsaydı tam olarak böyle bir karar alırdı. Gerçekten ibretlik. Adım adım tam teşekküllü bir sermaye kontrolüne gidiyoruz. Ek bütçenin 710 milyar lirası ÖTV, KDV gibi vergilerle finanse edilecek, fatura enflasyon vergisiyle milletimize kesilecek.

Bir sürü işe yaramaza 5-10 maaş dağıtırken bu millete parmak sallayamazsın. Dövize çok sıkıştıysan önce bindiğin 500 milyar dolarlık uçağı sat. Dövize çok sıkıştıysan yandaşlarına verdiğin ihaleleri Türk Lirası'na çevir. Kime döviz garantili ihale verdiysen hepsini çağır 'her şey artık lirayla olacak' de. Sürekli millete parmak sallayacağına bir kere de beşli çetene parmak salla. Nebati Bakan ile Edi ile Büdü gibi yönettiğiniz ekonomiyi işin ehline bırak. Bir an önce seçim kararı al biz de döviz kurları ve faiz nasıl düşermiş sana öğretelim. Hodri meydan. Seçim kararını al bu ülke nasıl yönetilirmiş biz sana öğretelim. Geçen ay çaya gelen yüzde 47'lik zamdan sonra şekere yüzde 67 zam geldi. Artık şekerli çay içmek bile zengin işi oldu. Türk-Şeker'in açıkladığı zam kararıyla birlikte 50 kiloluk şekerin fabrika satış fiyatı tarım kredi marketlerde 390 liradan 650 liraya çıktı. Şeker fabrikalarını satıp, ihtiyacı ithalatla çözeriz demek olmuyormuş. Devletin fabrikalarını üç kuruşa satınca sofraların tadı da ekonominin istikrarı da kalmıyor. Erdoğan, biz seni bundan 4 yıl önce uyarmış 'şeker vatandır' demiştik. Gözünü kör eden kıskançlığının ve yaptım olducu zihniyetinin bugün memleketini getirdiği durumdan memnun musun?

Bir kere de sen tasarruf etsen ne olur be kardeşim? Bir kalemde memlekete 500 milyon dolar girer fena mı olur? Eğer dövize çok sıkıştıysan Nebati Bakan ile birlikte Edi'yle Büdü gibi yönettiğiniz ekonomiyi işin ehline bırak. Hakikaten öyle ama. Merkez Bankası'nın görevini yapmasına müsaade et. Seçimlere kadar da ekonomiye burnunu sokma. Biliyorum, sen bunların hiçbirini yapamazsın. Bir an önce seçim kararı al. Biz de millete döviz kuru ne zaman düşermiş gösterelim."

#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Levent Kutay
Levent KUTAY'dan
#gozdenkacmadi

En güncel gelişmelerden hemen haberdar olmak için

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.