BMGK'nın kararı İsrail'i orta vadede zora sokabilir

loading
8 Ağustos, Cumartesi
£

9.52

8.60

$

7.29

BMGK'nın kararı İsrail'i orta vadede zora sokabilir

BMGK'nın kararı İsrail'i orta vadede zora sokabilir

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin (BMGK), işgal altındaki Filistin topraklarında yer alan Yahudi yerleşim birimlerine karşı aldığı kararın orta ve uzun vadede İsrail açısından olumsuz sonuçlar doğuracağı belirtiliyor.

BMGK'nın kararı İsrail'i orta vadede zora sokabilir
A- A A+

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin (BMGK), işgal altındaki Filistin topraklarında yer alan Yahudi yerleşim birimlerine karşı aldığı kararın orta ve uzun vadede İsrail açısından olumsuz sonuçlar doğuracağı belirtiliyor.

BMGK'nın İsrail'in işgali altındaki Filistin topraklarında yasa dışı tüm yerleşim faaliyetlerini "derhal ve tamamen" durdurmasını talep eden kararının muhtemel sonuçlarının değerlendirildiği Haaretz gazetesinde yer alan bir haberde, kararın bağlayıcı etkisinin olmaması ve somut bir yaptırım öngörmemesine rağmen orta ve uzun vadede ciddi etkileri olacağı değerlendirmesinde bulunuldu.

Haberde, Filistin topraklarında inşa edilen Yahudi yerleşimlerine karşı Filistin yönetimi tarafından Uluslararası Ceza Mahkemesi'nde (UCM), açılan davalara ve UCM'de görülen davalarda BMGK kararlarının referans alınmasına işaret edilerek, söz konusu davaların, karar nedeniyle İsrail aleyhine sonuçlanabileceği ihtimali üzerinde duruldu.

ÜLKELERİ YAPTIRIM UYGULAMAYA SEVK EDEBİLİR

Haaretz'in haberinde, kararın İsrail'i endişelendiren muhtemel sonuçlarından birinin de, "ülkeler ve uluslararası örgütlerin illegal Yahudi yerleşim birimleri ve İsrail ile olan ilişkilerini birbirinden ayırarak, Filistin topraklarındaki bu yerleşim birimlerine karşı yaptırım uygulama yoluna gitmeleri" olabileceği kaydedildi.

Avrupa Birliği (AB) tarafından, işgal altındaki Filistin topraklarında yer alan Yahudi yerleşim birimlerinde üretilen mallarla İsrail'de üretilen malları birbirinden ayırarak, tüketiciye ürünlerin nerede üretildiğini göstermeye yönelik bir etiketleme çalışması uygulanıyor. AB'nin uygulaması, tüketiciye illegal yerleşim birimlerinde üretilen malları tanıyarak boykot etme imkanı sunuyor.

Uluslararası toplumda karşılığı bulunmamasına rağmen Kudüs kentini başkent olarak kabul eden İsrail yönetimi, Mescid-i Aksa'nın da içinde yer aldığı Doğu Kudüs'teki Yahudi yerleşim birimlerinin uluslararası toplum tarafından tecrit edilmesinden endişe duyuyor.

Beyaz Saray'a çıktıktan sonra İsrail yanlısı politikalar izlemesi öngörülen Donald Trump'ın, karara yönelik eleştirilerine de değinilen haberde, Trump'ın Beyaz Saraya çıkacağı 20 Ocak'tan sonra dahi BMGK'nın mevcut kararın aksine bir karar almasının mümkün görünmediği tespitinde bulunuldu.

BMGK'da yapılan oylamada, daha önce İsrail'e karşı kararları veto eden ABD'nin veto yetkisini kullanmaması sayesinde geçen kararın ardından Trump, kendisinin göreve başlayacağı 20 Ocak'tan sonra "BM'de işlerin farklı olacağını" belirterek, bir kez daha İsrail yanlısı politikalar izleyeceğinin sinyalini vermişti.

KARAR İSRAİL'İN İMAJINI OLUMSUZ ETKİLEYEREK BOYKOTU ARTIRABİLİR

BMGK kararını AA muhabirine değerlendiren Tel Aviv Üniversitesi "Arabuluculuk ve Çatışmaların Çözümlenmesi Programı" Başkanı Ephraim Yaar, İsrail halkı ve hükümetinin karara öfkelendiğini ancak işgal altındaki topraklara yönelik politikalarını değiştirmedikçe uluslararası toplumdan gelecek böyle kararlarla yüzleşmeye devam etmek durumunda kalacaklarını söyledi.

İsrail'in ekonomik olarak olmasa da siyasi olarak ABD ve Batı'nın desteğine bağımlı olduğunu belirten Yaar, Tel Aviv yönetiminin şimdiye kadar Filistinlilere taviz vermeyen bir politika izlediğini ancak Netanyahu'nun "BMGK kararını tanımıyoruz" açıklamasına rağmen bu politikanın uzun vadede geçerli olmayabileceğini vurguladı.

Kararın kısa vadede görünür bir etkisinin olacağını düşünmediğini de belirten Yaar, orta ve uzun vadede İsrail'in dünyadaki imajının çok olumsuz etkileneceğine ve İsrail'e yönelik boykot çabalarının artabileceğine dikkati çekti.

BMGK tarafından alınan kararın sadece "sembolik" olmadığının altını çizen Yaar, şunları söyledi:

"BMGK kararı İsrail hükümetine ve dünyaya işgal karşıtı güçlü bir siyasi mesaj veriyor. Bu karar genelde işgale karşı, özelde de Yahudi yerleşim birimlerine karşı alınmış bir karardır. ABD başkanlığına seçilen Donald Trump'ın izleyeceği politikalar da bu bağlamda önemli ancak bunların ne olacağını tahmin etmek kolay değil. Çünkü Trump öngörülebilir birisi değil."

Yaar, BMGK kararının ardından bazı ülkelerin işgal altındaki Yahudi yerleşim birimlerine karşı boykot uygulamasına gidebileceğini de sözlerine ekledi.

BMGK KARARI DOĞRU AMA İŞGALİ SONLANDIRMAYA YETMEZ

İsrailli insan hakları kuruluşu B'Tselem'in sözcüsü Amit Gilutz ise BMGK'nın aldığı kararın daha çok "sembolik" bir karar olduğunu ancak yaptırımlar da dahil daha ileri adımları tetikleyebilme ihtimalinden dolayı önemli bulunduğunu söyledi.

BMGK kararının İsrail işgaline karşı büyük bir ağırlık oluşturduğunu vurgulayan ve uluslararası topluma benzer kararlar alma çağrısı yapan Gilutz, "Bu karar İsrail işgalini sonlandırmayacak, tek başına bunu yapacak gücü yok ama biz bunun gibi başka kararların da uluslararası toplum tarafından alınmasını ümit ediyoruz" diye konuştu.

BMGK kararının ardından İsrail'in işgal altında tuttuğu Filistin topraklarında uyguladığı politikalarını değiştireğini düşünmediğini belirten Gilutz, "Btselem olarak uluslararası toplumun daha fazla adım atarak İsrail'e politikalarını değiştirme yönünde baskı yapmalarını istiyoruz" ifadesini kullandı.

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer DÜNYA Haberleri