2018'de Türkiye'nin, 2019'da İngiltere'nin en iyisi

loading
14 Temmuz, Salı
£

8.61

7.78

$

6.86

2018’de Türkiye’nin, 2019’da İngiltere’nin en iyisi

2018’de Türkiye’nin, 2019’da İngiltere’nin en iyisi

2018 Yılında Türkiye Altın Kalem Edebiyat Ödülünü alan yazar Ferhat Atik’in kitabı, şimdi de, İngiltere’de 2019’un en iyi kitabı seçildi.

2018’de Türkiye’nin, 2019’da İngiltere’nin en iyisi
A- A A+

Kıbrıs Postası

2018 Yılında Türkiye Altın Kalem Edebiyat Ödülünü alan yazar Ferhat Atik’in kitabı, şimdi de, İngiltere’de 2019’un en iyi kitabı seçildi.

Gazetemizin köşe yazarlarından Ferhat Atik’le, sizler için 2019’u ve gelecekteki projelerini konuştuk.

Kıbrıs Postası: 2019’un sizin için nasıl geçtiğini sormakla başlayalım. Çünkü bu yıl öncekilerden de fazla bir üretimle geçtiğini gördük. Neler oldu? Neler ürettiniz? Sırayla bunları dinlemek isteriz. Türkiye dışında, İngiltere, Paris hatta Bengladeş dahi var bu yıl listenizde. Bunun motivasyonundan da bahsedelim.

Ferhat Atik: Aslında kendimle yarışmaktan her şey. Uzun bir zamandır hedefleri önce Türkiye ve sonra dünyanın her yerine çevirdim. Bu üretim haritası diyebilirim. Profesyonel yazım hayatım 25 yılı geride bıraktı. Sadece KKTC’yi hedef almanın kendi yarışımda pek de motive edici olmadığını anladığımdan bu yana bu yarışı dünyaya yönelik yapmaya başladım. Bu yıl önce Paris’te uzun metraj film senaryosu çalışmalarım oldu. Ardında. Bengladeş - Türkiye ortak yapımı bir Mevlana Belgeseli çektim. Dünyaca ünlü bir yönetmen olan Shahriar Kabir ile ortak bir çalışmaydı ve ana aktörümüz Girne Amerikan Üniversitesi Sufi Akademi Başkanı Neyzen Hakan Mengüç’tü. Harika bir çalışmaydı ve 2020 yılının ilkbaharında izleyici ile buluşacak. Yine bu yıl Yahudi Soykırımı olan Holokost’u anlatan Kristal Gece Romanı kapsamında Türkiye ve Bengladeş’te soykırımlarla ilgil bir çok uluslararası konferans verdim. Özel toplanımlarla birçok merkezde “Sosyal Medya ve Terör Ajansları” başlıklı konferanslar verdim.

KP: Terör Ajansları sizin literatüre kattığınız bir kavram. Bundan da bahsetelim mi?

FA: Yeni çağın adı ne yazık ki “Aktif Terör Çağı”. Tıpkı bir deprem gibi bireylerin buna karşı hazırlıklı olamları gerekiyor. Özellikle gençleri ve çocukları itina ile korumalıyız. Çünkü terör örgütleri ne yazık ki gelişiyor. Oyuncu seçer gibi sosyal medya üzerinden sempatizan yaratıp onları militana çeviriyorlar. Bizene diyemeyiz çünkü KKTC’de de yaşanmaya başlandı. Beni tetikleyen de bu oldu ve bu konuda çok fazla sayıda konferans verdim. 2020’de de terör konusunda bir literatür kitabım çıkacak. 

KP: Siz pek ortalarda görünmeyi sevmeyen birisiniz. Bunu artık öğrendik. Ancak bu konuda eleştiriler de var hakkınızda. Yani sanki biraz ülke dışına verdiğiniz ağırlık buna engel oluyor gibi. Bu konuda siz ne dersiniz?

FA: Ülkemi severim elbette. Ancak dünyaya Sarayönü’nden bakamayacak kadar kendime yatırım yaptım. Ülke sınırlarını aşmak buralı olmamı ortadan kaldırmaz. Ortalarda olmama nedenim aslında zamansızlık. Hayat kısa. Ben hiç bir anımı boşa geçirmek istemem. Üretmek için ortalarda boy göstermemem gerekiyor. Kimilerinin boş gövdelerini salon salon gezdirmeleri beni hiç ilgilendirmez. Ben boşa zaman olarak görüyorum tüm bunları özellikle entelektüel sermayesi olanlar için. Zaten onları ortalarda görmezsiniz.

KP: Sizinle anılan bir de Geleceğe Mektuplar filminiz var. Bunun her defasında sormaktan keyif alıyoruz. Bunu yeniden dinleyebilir miyiz?

FA: Dünyaca ünlü ve alanında önemli 25 Kıbrıslı Türkle birlikte kendi alanlarının 25 yıl sonrasını konuştuğumuz bir belgesel Geleceğe Mektuplar. 25 tarihi mekan önünde çekildi. Ayrıca KKTC’nin tüm yollar kameralarla çekilerek filmleştirildi. 250 çocuk 25 yıl sonrayı hayal edip resimler çizdi. Tüm bunları GAÜ Kurucu Rektörü değerli dostum Serhat Akpına ile birlikte yaptık. Projenin önemi, tüm bu hazırlanan içeriğin ilk kez 25 yıl sonra gösterileceğidir. Kimse izlemedi. 2038 yılında inşallah ilk kez izleyecek herkes. Bu kapsamda bir eşi yok projemizin.

KP: Ödüllerden de bahsedelim. Önce 2018’in sonuna önemli bir edebiyat ödülü almıştınız. Sanırım Türkiye Altın Kalem ödülü. Bu yılın sonunda da İngiltere’den bir ödül geldi.  

FA: Türkiye’nin önemli bir edebiyat ödülü olan Altın Kalem Ödülün’e sağolsunlar 2018 yılı için beni layık görmüşlerdi. Bu yıl yine Türkiye’de sendikal mücadele platformu, 500 yıllık Eğitim Belgeseli belgeselime ödül layık gördü. Bengladeş’i zaten söylemiştim. Yılın son haftaların da ise İngiltere’den güzel bir haber geldi. “Kendi Divanında bir Psikanalist” kitabımın İngilizce versiyonu, kategorisinde “2019’un En İyi Kitabı" seçilmiş.

KP: Bu çok büyük bir ödül. Duygularınızı da dinleyebilir miyiz?

FA: Bu ödül beni korkuttu. Çünkü benim yarışım kendimle. Bu nedenle şimdi bunu da geçmem gerekecek. Bana bir yandan motivasyon diğer yandan korku veriyor.

KP: Peki kendinizle yarışınızda sırada neler var? Sizi taklip eden okurlarınıza ve izleyenlerinize ne tür yeni haberler verebiliriz?

FA: Mevlana Belgeseli’nden bahsetmiştim. Onun son aşamalarındayız. Ancak bu yıl içerisinde projesine başladığım bir de müze projesi var. KKTC’de benzeri görülmemiz bir müze çalışması var. Ancak bu konunun derinliğini yetkili ağızlardan yapılması gerekir bu nedenle ben detay vermek istemem. Buna rağmen harika bir proje olduğunu söylemem mümkün. Ben genel olarak senaryosu, tasarımı ve kültürel yanı ile küratörlük kısmını uygulamaya çalışıyorum. Bunlar dışında yine bahsettiği terör ile ilgili kitabımın bu yıl çıkmasını planlıyorum. Diğer yandan da ülkemizin önemli ailelerinden birisi olan Çerkez Ailesi’nin biyografisi yazılıyor. Bunun yanında SOS Çocuk Köyü’nün ise belgesel çekimleri tamamlandı onun da 2020’te gösterilmesi planım var. Önemli gördüğüm bir diğer çalışmam ise “Göçmen Psikolojisi Belgeseli”. Biyografisini yazmak da bana kısmet olan, ülkemizin gurur kaynağı, politik psikoloji dehası Profesör Dr. Vamık Volkan’la çalıştığımız belgesel izleyici ile buluşmak üzere son çalışmalarında. KKTC - Hindistan - İngiltere çalışması olan bir proje oldu. Dünya gösterimi yapılacak. Aklımda ve hayalimde daha çok üretim var. Örneğin 2020’de Hakan Mengüç ile ortak bir çalışma planımız var. Okurlara aktaracak çok şey var.

KP: Daha da başarılar dileriz. Ve son olarak 2020. Neler diyeceksiniz?

FA: Aslında söylenecek çok şey var. Ancak ben özetle dileklerimi ileteyim. Herkese güzel bir yıl dilerim. Her uyanabildiğimiz güne şükretmeyi unutmadan. İyiliğin içimizden gelmesi gerektiğini vurgulayarak. İyilik ve hoşgörü önce bizi mutlu edecek formüllerdir. Dünyanın bu kadar kötüye bulandığı bir çağda, içimizdeki gerçek iyiliğe ihtiyacımız var. O yaşamalı. Çok teşekkürler. Mutlu yıllar.

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer KÜLTÜR-SANAT Haberleri