Doç. Dr. Hasan Ulaş Altıok: "Hedef, ekonomiyi büyütme değil; halkı işsiz ve aç bırakmamak olmalıdır

loading
24 Ekim, Cumartesi
£

10.39

9.45

$

7.96

Doç. Dr. Hasan Ulaş Altıok: "Hedef, ekonomiyi büyütme değil; halkı işsiz ve aç bırakmamak olmalıdır"

Doç. Dr. Hasan Ulaş Altıok: "Hedef, ekonomiyi büyütme değil; halkı işsiz ve aç bırakmamak olmalıdır"

DAÜ İşletme ve Ekonomi Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hasan Ulaş Altıok, pandemi sürecinin ülke ekonomisini nasıl etkilediğini ve ekonomi adına izlenen siyaseti Kıbrıs Postası’na değerlendirdi. Altıok süreç içerisinde hükümetin krizi iyi analiz edemediğini belirterek, önerilerde bulundu.

Doç. Dr. Hasan Ulaş Altıok: "Hedef, ekonomiyi büyütme değil; halkı işsiz ve aç bırakmamak olmalıdır"
A- A A+

Kıbrıs Postası - NADIRE BAHADI

Koronavirüs pandemisi ülke sağlığının yanında ülke ekonomisini de olumsuz yönde etkiledi. Özellikle orta ve küçük ölçekli esnafın zor bir dönemden geçtiği ülkemizde birçok kişi işsiz kalırken, işletmelerin birçoğu teker teker kepenk indirdi.

Ülke turizmi çöktü, eğitimden sağlanan ekonomik katkı geriledi. Tüm bunların yaşanması doğal olarak ekonomik zincirin bütününü oluşturan sektörlere de olumsuz olarak yansıdı.

Doğu Akdeniz Üniversitesi İşletme ve Ekonomi Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hasan Ulaş Altıok pandemi sürecinin ülke ekonomisini nasıl etkilediğini ve ekonomi adına izlenen siyaseti Kıbrıs Postası’na değerlendirdi.

Ülkede salgınla ilgili sağlık sorununun ortadan kaldırılmasının ardından  sıranın ekonomiyi diriltmeye ve yaraları sarmaya geldiğinde büyük hataların yapıldığını söyleyen Altıok, hükümetin krizi iyi analiz edemediğini kaydetti.

Bundan sonraki süreç için önerilerde bulunan Altıok, ilk iş olarak yeniden virüsten arınmış bir ortam yaratma yönünde adımlar atılması gerektiğini belirterek, bu aşamada belirsizliği, yani riski ortadan kaldırmanın esas olması gerektiğini kaydetti.

“Önümüzdeki sürecin ekonomiyi büyütme hedefi koyma süreci olamayacaktır” diyen Altıok, “bize ayakları yere basan politikalar gerekmektedir. Hedef halkımızı işsiz, aç bırakmamak, sosyal, ekonomik ve toplumsal çöküşün önüne geçmek olmalıdır. Bu aşamada ihtiyaç duyulan kaynak kalem kalem belirlenmelidir. Özellikle kısa ve orta vadeli planlar yapılmalıdır. Eldeki finansman imkanları da masaya yatırılmalıdır. Kim ne derse desin, kaynak vardır. Önemli olan kaynağın nereye ve nasıl kullanıldığıdır. Adil, halkçı ve rasyonel kararların alınmasını gerektirecek bir süreç bizleri beklemektedir” yorumlarında bulundu.

ALTIOK: "ŞU AN NE YAPILABİLİR?"

Doç. Dr. Hasan Ulaş Altıok, ekonominin geldiği bugünkü noktada yapılması gerekenlerle ilgili önerilerini açıkladı. İlk iş olarak yeniden virüsten arınmış bir ortam yaratma yönünde adımlar atılması gerektiğini belirten Altıok, buna gerekirse belli bir süre için yeniden kapanmanın da dahil olması gerektiğini vurguladı.

Bu aşamada belirsizliği yani riski ortadan kaldırmanın esas olması gerektiğini ifade eden Altıok, “esnafın ayakta kalabilmesi için başta hibe olmak üzere finansman sağlanmalıdır. Gelir kayıpları bilimsel olarak belirlenmelidir. Teşvik alanlarla, kendi ayakları üzerinde durma mücadelesi verenler ayrıştırılmalıdır” dedi.

“Düşük faizli, uzun vadeli ve belirli bir süre geri ödemesiz krediler bazı işletmeler için uygun olabilecektir belki, ancak birçoğu için ilk tercih hibe olmalıdır” diyen Altıok, devletin, esnafın omuzlarındaki yükü daha da artırarak kendi sorumluluklarından kaçma yoluna gitmemesi gerektiğini vurguladı.

“Unutulmamalıdır ki bir işyeri battığında onu yeniden diriltmek çok zordur, hatta imkansızdır” diyen Altıok, onu böylesi kriz dönemlerinde destekleyerek ayakta tutmanın çok daha kolay olduğunu ve normal şartlarda sağladığı ve sağlayacağı ekonomik faydaları kaybetmenin maliyetinin ise bugün onları kurtarmak adına kullanılacak finansmandan çok daha yüksek olduğunu kaydetti.  

“HEMEN HEMEN HER SEKTÖR KÜÇÜLDÜ”

Pandeminin tüm ülkeleri sağlığın yanında ekonomik anlamda da olumsuz yönde etkilediğini belirten Doç. Dr. Hasan Ulaş Altıok, “belirsiz bir süre daha etkilemeye de devam edecektir. Hemen hemen her sektör küçülmüştür” dedi. Gelirlerinin çok büyük bir bölümü turizm, yüksek öğretim ve Güney kaynaklı olan ülkemizin de kaçınılmaz olarak covid döneminin yıkıcı etkilerinden nasibini aldığını ifade eden Altıok, turizmin neredeyse sıfırlandığını, yabancı öğrencilerin çok büyük bir bölümünün ülkelerine geri döndüğünü belirtti. “Ülke ekonomisini özellikle son krizlerde ayakta tutmakta çok büyük rol oynayan Kıbrıslı Rumlar’ın ülkemizde harcadıkları paranın da kapıların kapatılması ile kesilmesi ekonomimizi çökme noktasına getirmiştir” diyen Altıok, “sürecin başında herkes şok içerisindeydi. Özellikle de küçük ve orta ölçekli işletmelerin böylesi bir krizle tek başlarına başa çıkmaları mümkün değildi. Devlet politikası şarttı” şeklinde konuştu.

“Ekonomik çarkların yeniden dönmesini sağlamanın yolunun küçük bir coğrafya olmanın avantajlarını da kullanarak virüsü bir an önce temizleyip doğru ve kontrollü adımlarla hayatı yavaş yavaş “normale” döndürmekten geçmekteydi” diyen Altıok, önceleri tam da bunun yapıldığını ve hepimizin bildiği doğru ve yerinde kararlarla virüs tamamen yok edildiğini belirtti.

Zor dönemde bir çok kesimin elini taşın altına koyduğunu söyleyen Altıok, “sağlık sorununu ortadan kaldırılmıştı ve sıra ekonomiyi diriltmeye ve yaraları sarmaya gelmişti. Tam da bu noktada büyük hatalar yapıldı” dedi.

“KISA VADEDE BAZI AYRICALIKLI KESİMLERE FAYDA SAĞLAYABİLMEK ADINA, UZUN VADELİ TOPLUMSAL FAYDALAR HEBA EDİLDİ”

Alınacak kararların fayda-maliyet analizleri yapılmadığını söyleyen Altıok, uygulamaların kimleri nasıl etkileyeceği ve toplumsal faydalara ulaşılıp ulaşılamayacağı incelenmediğini, hesaplanmadığını ve aslında dikkate bile alınmadığını kaydetti.

“Hükümet krizi iyi analiz etmedi, edemedi” diyen Altıok, özellikle küçük ve orta ölçekli işletmeleri ayakta tutacak adımların atılmadığına dikkat çekti. Altıok “aksine, hükümet aldığı yanlış kararlarla virüsten arınmış bir ülkeye karantinalı, planlı ve kontrollü bir şekilde 100,000 civarında yabancı öğrenci getirme ve böylelikle de toplumun genelinin ekonomik anlamda fayda sağlama fırsatını yok etti. Kısa vadede bazı ayrıcalıklı kesimlere fayda sağlayabilmek adına, uzun vadeli toplumsal faydalar heba edildi” şeklinde konuştu. Esnafın iş yapamaz hale geldiğini ve borç batağına sürüklendiğini söyleyen Altıok, binlerce kişinin işini kaybettiğini, daha da kötüsü alınan kararlarla virüsü yeniden ithal ederek, kontrol dışına çıkmasını sağlayıp böylelikle de geleceğe dönük belirsizliği artırarak sadece dış talebin değil iç talebin de tüketildiğini söyledi. “Elinde parası olan da harcamama, bekleme noktasına geldi”  diyen Doç. Dr. Altıok, “sözde turizm sektörünü canlandırma ve ekonomiyi büyütme adına alınan karantinasız giriş kararı beklenen sonuçları vermemenin yanında diğer sektörlerin de hükümet kararı olmadan virus eliyle doğal olarak kapanmasını sağladı” şeklinde konuştu. “Oysa güvenli ülke yaratılmışken ekonomiyi canlandıracak dış talebi ülkemizde yaratmak çok kolay olacaktı” diyen Altıok, zor olanın ülkeyi yeniden kapanma noktasına getirmek ve ekonomiyi çökertmek olduğunu ve atılan adımlarla zor olanın başarıldığını ifade etti. Krizin dorukta olduğu dönemlerde devlet desteğinin yetersiz ve gecikmiş olmasının durumu daha da çok vahim hale getirdiğini söyleyen Altıok, “karantinasız açılma kararının kime ne yararı olmuştur? Bunu açıklayabilecek birisi var mı? Olamaz, olmayacak da çünkü öyle bir fayda yok” yorumunda bulundu.

“Açılım sonrasında yaşanan ekonomik canlanma ve bundan sonrası için virüssüz veya kontrollü bir ortamda elde edilmesi muhtemel ekonomik faydaların karantinasız açılma ile ilgisi yoktu” diyen Altıok,” iç dinamiklerden kaynaklanan kısa vadeli faydalardı bunlar. Şimdi ise potansiyel ekonomik faydalar da riske atılmış durumdadır” dedi.

Bu noktada, özellikle de bazı “büyük” ölçekli ekonomik örgütlerin çok ciddi bir özeleştiri yapmalarının tarihe not düşme amacıyla değil ama bundan sonra aynı hatayı tekrarlamamak için gerekli olduğunu belirten Altıok,  “çünkü hükümetin yanlış kararlar almasında önemli rol oynamışlardır. Bugün ekonomi çökme noktasına gelmişse, bu bizzat bu örgütlerin de öngörüsüzlüğüdür” şeklinde konuştu.         

En güncel gelişmelerden hemen haberdar olmak için Telegram kanalımıza katılın!

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer EKONOMİ & FİNANS Haberleri