GÜNEY KIBRIS
okuma süresi: 5 dak.

BM’den mülteci akının önlenmesi için “iki toplumlu formül” iddiası

BM’den mülteci akının önlenmesi için “iki toplumlu formül” iddiası

Birleşmiş Milletlerin (BM), Kıbrıs’taki kaçak mülteci sorunuyla mücadele amacıyla Kıbrıs Türk ve Kıbrıs Rum tarafları arasında iki toplumlu ortak bir mekanizma kurulmasını arzuladığı iddia edildi.

Yayın Tarihi: 26/06/22 11:30
okuma süresi: 5 dak.
BM’den mülteci akının önlenmesi için “iki toplumlu formül” iddiası
A- A A+

Kathimerini gazetesi: “BM’den Mülteci Formülü – Mülteci Akınlarında da Türkiye Suçsuz” başlıkları altında manşet ve iç sayfalarından yer verdiği haberinde, BM’nin, Kıbrıs’taki kaçak mülteci akınları sorununun çözülmesi için Kıbrıs Türk ve Kıbrıs Rum tarafları arasında iki toplumlu bir mekanizma kurulmasını arzuladığını iddia etti.

Gazete, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in UNFICYP’in görev süresinin yenilenmesine ilişkin hazırlamış olduğu bir önceki raporunda, “kaçak mülteci akınlarının önlenebilmesi için uygun bir mekanizma hazırlanmasının beklemede olduğu” ifadesine yer verdiğini belirterek, benzer bir ifadenin Haziran sonu-Temmuz başında yayınlanması beklenen yeni raporda da yer alma ihtimalinden söz etti.

Kıbrıs’taki BM yetkililerinin, mültecilerle mücadele için iki toplumlu bir mekanizma kurulması yönünde çaba sarf ettiklerini öne süren gazete, bu tür bir ifadenin yeni raporda da yer almasının, Türkiye’den gelen kaçak mülteci sorununun iki toplumlu düzeye indirilmesi, Türkiye’nin bunun sorumluluğundan kurtulması ve KKTC’nin güçlendirilmesi anlamına geleceğini yazdı.

Türkiye’den Kıbrıs’a yönelik kaçak göç akımının, iki toplum arasında kurulacak ortak bir bilgi alış verişi mekanizmasıyla çözülemeyeceğini de iddia eden gazete, BM’nin yanı sıra AB Komisyonu’ndan da benzer görüşlerin dile getirildiğini belirtti.

Gazete, Avrupa Komisyonu başkan yardımcısı Margaritis Schinas’ın DİSİ’nin ideolojik kurultay toplanışında yaptığı konuşmada “Kıbrıs Türk liderliğinin, adadaki mülteci krizinden sorumlu olduğunu ve kendisine düşen sorumluluğu üstlenmesi gerekeceğini” söylediğini belirterek Schinas’ın bu sözleriyle Türkiye’nin sorumluluğunu es geçtiğini öne sürdü.

GUTERRES’İN RAPORU “SORUNLU”

Gazete haberinin devamında, bir diğer başlık altında verdiği haberde ise, Guterres’in UNFICYP raporunun ilk taslağında, Türkiye ve KKTC tarafından kapalı bölge Maraş’ta gerçekleştirilen faaliyetlere ciddi bir değinmede bulunmadığını, buna paralel olarak ise, Kıbrıslı Türklerin ekonomik durumunun kötüleşmesi konusuna değindiğini iddia etti.

Kapalı bölge Maraş’taki sahil şeridinin genişletilmesi konusunun rapor taslağında sadece “betimleme” olarak yer aldığını ve konu hakkında özlü bir tavır kanmaktan kaçınıldığını savunan gazete, raporda verilmeye çalışılan mesajın, “adadaki iki toplumun işbirliği yapabilecekleri, yapmaları gerektiği” şeklide olduğu iddiasına da yer verdi.

Fileleftheros gazetesi ise konuya ilişkin haberini: “BM Türkiye’yi Kuş Tüylerine Atıyor – BM Temsilcisi Colin Stewart ve takımı Ankara’nın Faydalı Olduğu Fikrine Uyum Sağladılar” başlıkları altında verirken Ukrayna savaşı sebebiyle Türkiye’nin faydalı olacağı şeklinde var olan yaygın kanıya BM’nin de katıldığını öne sürdü.

Gazete özetle, BM Genel Sekreterinin Kıbrıs Özel Temsilcisi Colin Stewart ve takımının, Türkiye’nin Kıbrıs konusunda “rahatsız edilmemesi ve ödüllendirilmesi gerektiği” görüşünü benimsediği ve UNFICYP rapor taslağına da bunun yansıdığını iddia etti.

Stewart’ın adadaki temaslarında “Kıbrıs Cumhuriyeti ile sahte devleti eşitleyen bir şekilde davranmaya çalıştığını” öne süren gazete, rapor taslağında, kapalı bölge Maraş’ta yaşananlara basitçe değinilmekte yetinildiğini, BM Güvenlik Konseyi kararların ihlal edildiğine değinilmediğini, eleştirilerde bulunulmadığını iddia etti.

Gazete haberinde, BM’nin Kıbrıs ekibiyle İngiltere Büyükelçiliğinin “çok yakın çalıştıkları” iddiasında da bulunurken, UNFICYP raporunun hazırlanmasından sorumlu olan İngiltere’nin, Ukrayna konusunda faydalı olduğunu düşündüğü Türkiye’nin rahatsız olmaması adına Maraş konusuna raporda ayrıntılı şekilde değinmeme konusunu Rum yetkililerin gündemine getirdiğini yazdı.

Raporda, Kıbrıslı Türklerin izolasyonu konusuna da değinildiği ve 2004 yılından beridir izolasyon altında bulunan Kıbrıslı Türklerin zor ekonomik şartlar altında olduklarının ifade edildiğini belirten gazete, raporda ayrıca “iki toplum arasında doğrudan temasların tanınma anlamına gelmediği” ifadesine yer verilerek, “bu çerçevede günlük sorunların çözümü için bir çözüm mekanizmasının oluşturulması” fikrine de değinildiğini yazdı.

#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Levent Kutay
Levent KUTAY'dan
#gozdenkacmadi

En güncel gelişmelerden hemen haberdar olmak için

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.