Rum Ulusal Konseyi'nde konuşulanlar...

loading
9 Ağustos, Pazar
£

9.51

8.60

$

7.29

Rum Ulusal Konseyi'nde konuşulanlar...

Rum Ulusal Konseyi'nde konuşulanlar...

Rum Yönetimi Başkanı Dimitris Hristofyas, dün, bir önceki toplantısında Cenevre üçlü görüşmesi hakkında bilgilendirdiği Rum Ulusal Konsey üyelerinin görüşlerini dinledi.

Rum Ulusal Konseyi'nde konuşulanlar...
A- A A+

Fileleftheros dünkü toplantıdaki ortamın, önceki toplantıya nazaran iyi olduğunu, yalnızca Hristofyas ile DİSİ Başkanı Anastasiadis arasında kısa süreli bir gerginlik yaşandığını yazdı, Hristofyas'ın "En azından Erdoğan bizi birleştirsin" dediğine dikkat çekti.

Habere göre dünkü Konsey toplantısında TC Başbakanı Erdoğan'ın şikâyet edilmesi konusunda yapılacak çeşitli uygulamalar ele alındı, Erdoğan'ın sarf ettiği gibi sözlerin, çözüm perspektiflerini etkisiz hale getirdiği iddiası ortaya konuldu.

Rum Yönetimi Başkanı Dimitris Hristofyas, Cenevre'de konuşulanlara işaret ederek, yapılan çoğu öngörünün gerçek çıkmadığını söyledi. Konsey toplantısında Genel Sekreter'in Kıbrıs Özel Danışmanı Aleksander Downer'le ilgili yapılan yorumlar hakkında konuşurken; Downer'ı 'cebe koymak' (korumak) istemediğini söyleyen Hristofyas, Cenevre'de Cumhurbaşkanı Eroğlu'na müzakerelerin zeminine saygı göstermesi çağrısında bulunduğunu söyledi. Hristofyas "Aynı şeyi Genel Sekreter de söyledi" dedi. Hristofyas, Cenevre'de konuşulanlar faslında ise, Konsey üyelerine, strateji konularını da görüşmeye hazır olduğunu söyledi.

DİSİ Başkanı Nikos Anastasiadis Downer'ın Cenevre'de elde ettiği yükseltilmiş rolüne işaret ettiği konuşmasında, bunun köprü kurucu önerilere göndermede bulunduğunu savundu. Cenevre'de takvim de konulduğuna işaret eden Anastasiadis, Downer'in çağrılarak, Başbakan Erdoğan'ın sözleriyle ilgili girişimde bulunulması gerektiği görüşünü ortaya koydu.

AKEL Genel Sekreteri Andros Kiprianu, "prosedürü terk edemeyiz, önerilerimizi de geri çekemeyiz çünkü bizim taraf suçlanır" dedi. Sorumluluğun Rum Yönetimi Başkanı Dimitris Hristofyas'a yüklenmemesi gerektiğini de söyleyen Kiprianu "böyle bir şey Türk tarafını sorumluluklarından kurtarır" iddiasında bulundu.

DİKO Başkanı Marios Karoyan, Konsey'in Kıbrıs sorununu Güney Kıbrıs'ın AB dönem başkanlığı konusundan ayırması gerektiğini söyledi. "Türk tarafının tavrı değişmezse Ekim (Ban Ki Moon-Eroğlu ve Hristofyas) görüşmesinin hiçbir manası yoktur" görüşünü öne süren Karoyan, B planından da söz etti.

EDEK ve Rum Meclisi Başkanı Yannakis Omiru, BM'nin, prosedürün bir sonu olmasına ilişin maharetleri konusundaki endişelerinin doğrulandığını savundu ve "Cenevrede baskıcı takvimler konuldu ve hakemliğe göndermede bulunan, BM'nin yükseltilmiş müdahiliyetini de kabul ettik" dedi.

EURO.KO Başkanı Dimitris Şilluris, Erdoğan'ın sözlerine atıfta bulunurken "Bunlar, Kıbrıs sorununun Ankara'nın sıfır yükümlülük alarak kapatılmasını hedefleyen taktiksel yaklaşımlardır" dedi.

Ekologlar ve Çevreciler Hareketi Genel Sekreteri Yoanna Panayotu da Rum Yönetimi Başkanı Dimitris Hristofyas'ın masada verdiği tavizlerin geri çekilmesi gerektiğini belirterek Erdoğan-Hristofyas görüşmesi yapılması tezini yineledi.

Politis dünkü Konsey toplantısında AKEL dışındaki bütün siyasi partilerin Rum stratejisinin değiştirilmesi tezinde birleştiğini yazdı.

Habere göre, Hristofyas da bir uzlaşı hareketinde bulunarak strateji konusunun daha sonra Konsey'de görüşülmesi olasılığını açık bıraktı ancak toplantı zamanını tayin etmedi. Siyasi partiler ayrıca, Cenevre'de Aleksander Downer'ın Kıbrıs sorunundaki rolünün yükseltilmesinden dolayı Rum hükümetinin icraatlarını eleştirdiler. DİKO Başkanı Marios Karoyan "Cenevre öncesinde başka kararlaştırılmıştı, Cenevre'de başka oldu" dedi.

TAK

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer GÜNEY KIBRIS Haberleri