TURİZM
okuma süresi: 18 dak.

Savaşan: "Biz, Turizm Bakanlığı kadrolarının maskarası değiliz"

Savaşan: "Biz, Turizm Bakanlığı kadrolarının maskarası değiliz"

Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Yönetim Kurulu Üyesi Ahmet Savaşan, Posta FM'de Tahsin Mertekci'nin konuğu oldu. Savaşan, YDÜ'nü gelişim sürecini ve projeleri anlattı.

Yayın Tarihi: 17/02/12 15:39
okuma süresi: 18 dak.
Savaşan: "Biz, Turizm Bakanlığı kadrolarının maskarası değiliz"
A- A A+

YDÜ Kurucu Rektör Dr. Suat Günsel'in ana misyonunun ülkeyi eğitim ve sağlıkla birleştirerek dünyayla buluşturmak olduğuna dikkat çeken Savaşan, KKTC'ye bakışların üniversiteyle bağdaşmasının yoğunluk kazandığını ifade etti.

YDÜ'nün başarısının Kıbrıs Türk halkının neleri başardığını bir göstergesi olduğunu vurgulayan Savaşan, "Başarı ödülleri, onur madalyaları KKTC insanın neleri başardığını göstermesi ve ülkemizi daha tanınır hale getirmesi açısından önemlidir" dedi.

YDÜ'nün ne için mücadele verdiğini ve nereye ulaşmak istediğin bilen bir kurum olduğunun altını çizen Savaşan, Suat Günsel'in mücadeleci kişiliği ve ondan başlayarak tüm kademelere yayılan bu felsefenin, YDÜ'nün şimdiki noktaya nasıl geldiğinin en büyük sırrı olduğunu söyledi.

Savaşan 55 civarındaki ülkeden 20 bine yakın öğrencileri bulunduğunu belirterek, "Üniversiteler, bilim ve irfan yaratan yerler. Hem güvenilirlik hem de yaptıkları etkinlikler açısından daha fazla takip edilen, daha çok izlenen kurumlardır. Bilimin olduğu yerde yalan olmaz. Üniversitenin hedefi eğitim ve sağlık yoluyla ülkeyi tanıtmaktır. 20 bin nüfuslu büyük bir aileyiz biz... Dünyanın pek çok ülkesinden gelen gençleri eğitim elçileri olarak yetiştirip ülkelerine geri gönderiyoruz. Bu, ülkenin geleceği açısından en önemli misyonlarından bir tanesidir" ifadelerini kullandı.

TURİZMİ TANITMA VE PAZARLAMADA KKTC SINIFTA KALDI

Kıbrıs Postası'nın gündeme getirdiği EMITT Fuarı'nda Turizm Bakanlığı'nın ilgisizliğiyle ilgili soruyu da yanıtlayan Savaşan, olayda büyük bir ciddiyetsizlik olduğuna vurgu yaptı. Fuarların ülkeler için ne anlama geldiğine bakmak gerektiğine işaret eden Savaşan, bugünün dünyasında kitle iletişim araçlarının yaygınlaşmış olduğunu ancak halen dünyadaki sayılı turizm fuarlarında yapılan görüşmelerin çok etkili ve önemli bir yer tuttuğunu belirtti.

Turizmi tanıtma ve pazarlama açısından KKTC'nin sınıfta kaldığı eleştirisini yapan Savaşan, "Eğer siz hastaysanız ve hasta olduğunuzu kabul edersiniz, tahlil yaptırırsınız ve reçetenizi de alırsınız, bu yöntemi izlerseniz tedavi olma şansınız doğar. Tedavi olmak için hasta olmayı kabul etmek zorundayız. Hastalığımızı kabul etmiyorsanız dolayısı ile hastalığınızı reddediyoruz demektir. Turizmde hastalığı kabul etmemek ne demek? EMITT, dünyanın beşinci büyük turizm fuarıdır. 60'ın üzerinde ülke ve çok sayıda ziyaretçi katılmıştır. Türkiye, her yıl emin adımlarla kısa, orta, uzun vadeli planlarla destinasyonlara böldüğü ülkesini çok iyi pazarlayarak turizmde en önemli ülkelerden biri haline gelmiştir" diye konuştu.

EMITT'e katılım'ın geçmiş yıllara göre ciddi bir gelişim gösterdiğini de sözlerine ekleyen Savaşan, EMİTT'e katılan ülkelerin bu başarıyı selamladığını ifade etti. Savaşan, EMITT Fuarı'nın Türkiye turizmi için 'fevkalade' geçtiğini söyleyerek, Kuzey Kıbrıs için bunu söylemenin yanıltıcı olacağını kaydetti. Turizm Bakanlığı'nın, EMITT Fuarı'nın çok iyi geçtiği yönünde açıklamalar yaptığına dikkat çeken Savaşan, bunun yanıltıcı olduğunu söyledi.

"NASIL HAREKET ETMEMİZ VE NE GİYİNMEMİZ GEREKTİĞİ KONUSUNDA HADDİNİ AŞAN BİR YAZI GÖNDERİLDİ"

Savaşan sözlerini şöyle sürdürdü:

"Standımıza çok ziyaret oldu. Ancak fuardaki en önemli sıkıntı, fuara gayrıciddi bir zihniyetin hakim olmasıydı. Bakanlık tanıtma ve pazarlama müdürü bir yazı yazacak ve bize, seyahat acentelerine, otelciler birliğine nasıl hareket etmemiz ve ne giymemiz gerektiği hakkında haddini aşan bir üslup kullanacak, akıl tarif edecek, ' fuarda fular takın, kravat takın' tarzında uyarılaryapacak ve sözde fuarı ne kadar ciddiye aldığını göstermiş olacak. Ve ayrıca ciddiyeti ne kadar önemsediğini göstermek için, memur koyup bu yazıyı alıp almadığımızı da kontrol ettirecek. Fuarın ilk günü Turizm Bakanı'ndan sonra gelen müsteşar arkadaşımız, kravatsız standın etrafında dolaşıp stanttan ayrılacak. Adama sorarlar bu ne perhiz bu ne lahana turşusu diye... sen bize akıl tarif edeceksin, ama ona uymayacak hareketler içinde olacaksın. bu aslında fevkalade yanlış ve Turizm Bakanlığı'nda üst düzey çalışanların, turizme ne kadar önem verdiği gösteren bir harekettir".

Tanıtım yapılabilmesi için 5-6 adet LCD ekran televizyon konulduğunu ancak gösterilecek ülke görüntüsünü çalıştıramadıklarını da sözlerine ekleyen Savaşan, ısrarla müdür ve müsteşarı konuyla ilgili uyardıklarını belirtti. Havayolu şirketlerine de fuarda yerler ayrıldığını belirten Savaşan, "Tahmin ediyorum ki stand verildiği bilgisi havayollarına iletilmemiştir ki pek çoğunun masası boştu. Öyle bir konseptle karşılaştık ki, basın odası yok ve basın da mecburen görüşme yapılacak odayı kullanmak zorunda kaldı, dolayısıyla tur operatörleri için görüşme yapacağımız yerler bulunamadı. Görüşmeye gelen turizm profesyonellerini Çalışanlarımızın oturduğu sandalyelerde oturup görüşme yaptık. Birkaç tur operatörü bunun ciddiyetsiz olarak niteledi" dedi.

AŞIKOĞLU'NA ELEŞTİRİ... "BAKANLIK KİMSENİN MALI DEĞİL

Turizm Bakanlığı Müsteşarı Şahap Aşıkoğlu'na da sert eleştiriler yönelten Savaşan, "bakanlık kimsenin malı değil, o bakanlığın kendi malları olduğunu düşünmesinler" diye konuştu.

İstanbul'a YDÜ Mütevelli Heyeti Başkanı Dr. İrfan Suat Günsel başkanlığında sekiz kişilik bir heyet ile katıldıklarını ve fuarda uluslararası tur operatörleri yanında 10'un üzerinde prestijli kanal ile görüştüklerini söyleyen Savaşan; Kuzey Kıbrıs'ın kültürel, tarihi, turistik ve insani değerleri yanında Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi'nde sunulan sağlık hizmetleri sayesinde sağlıklı bir turizm destinasyonu olma fırsatını yakaladıklarını ve bu sayede de tercih edilen bir ülke konumuna gelindiğini anlattıklarını belirtti. Savaşan, fuarda Kuzey Kıbrıs'ı tercih edin çağrısını da yaptıklarını söyleyerek, tur operatörlerini Kuzey Kıbrıs'a turist göndermeleri için cesaretlendirdiklerini belirtti. Savaşan ülke turizminin sektör ile birlikte en iyi şekilde uluslararası alanda tanıtılması için ellerinden geleni büyük bir özveriyle yapmaya gayret ettiklerini söyledi.

Savaşan, artık bazı şeyleri konuşmanın vaktinin geldiğini de ifade ederek, 2011 yılının önceki yıllara göre daha iyi geçtiğini ve bunun nedenlerini de irdelemek gerektiğini söyledi. Acenteciler ile otelcilerin, tur operatörlerinin yıllarca yapılan yanlış uygulamalar ve ambargolardan dolayı çok ciddi sıkıntılar yaşayarak büyük bedeller ödediğini bu sayede de turizmin nasıl yapılması gerektiğini acı tecrübelerle öğrendiklerini belirten Savaşan, "Bu insanlar yıllar içerisinde önemli tecrübeler edindiler. Kişi başı 130 euroya varan teşviklerin de verilmesi turizmin gelişmesine olumlu katkıda bulundu, ayrıca yerli tur operatörü arkadaşlarımız büyük riskler alarak çeşitli ülkelerden turist getirmek için önemli çalışmalar yaptılar, YDÜ Hastanesi'nin açılması ve ülkenin sağlıklı bir turizm destinasyonuna dönüşmesinin de verdiği ivmeyle Kuzey Kıbrıs'ta turizm eskiye göre daha iyiye gitti" dedi.

"TURİZM BAKANLIĞI'NIN YÖNETİCİ KADROLARI HASTA... BİZ ONLARIN MASKARASI DEĞİLİZ"

Savaşan, sözlerine şöyle devam etti:

"Bugün yaşanan bir iyiye gidiş vardır ama esas olması gereken, sürdürülebilir politikalar üretmektir. Ben bu günkü politikaları sürdürülemez olarak görenlerden birisiyim. Bakanlık müsteşarının kendini savunmak için açıklama yapması doğaldır, kim olsa heralde siyasi atama olarak bunu yapacaktı. Ama bu maalesef yaşanan sıkıntılarıı örtebilecek bir açıklama değildir. Turizm Bakanlığı'nın bu kadroları "hasta"dır. Hastalığın ne olduğunu bulmak gerekir. Bunu ya yapacağız ya da ertelenecek ve ileride yapılacak. KKTC turizminin ilerlemesini sekteye uğratacak bir şımarıklık içerisine girilmesine müsaademiz yoktur. İcraat yapan arkadaşların en büyük destekçisi olduğumuzu ama yanlış yaptıklarında da en büyük eleştiriyi yönelteceğimizi bilmelidirler. Biz onların maskarası değiliz".

TURİZM BAKANLIĞI'NIN BORCUNDAN DOLAYI KAPATILAN WEB SİTESİ

Kitle iletişim çağında en önemli tanıtma ve pazarlama yöntemlerinin web sayfaları olduğuna dikkat çeken Savaşan, Turizm Bakanlığı'nın web sayfasının borcu nedeniyle kapatıldığını, bu olayın ise ITB Berlin'e gidileceği zaman gerçekleştiğini hatırlattı. Web sayfasında "borcu ödenmediğinden dolayı kapatıldı" yazısının yazdığına işaret eden Savaşan, böylesi sorunlara rağmen yetkililerin şov yapmaya devam ettiğini ve olmayan şeyleri varmış gibi gösterdiklerini belirtti. Eleştirlerin dozunu artıran bu tepkiselliğin sadece kendisinde değil, turizm sektörünün tamamında artık var olduğu uyarısında da bulunan Savaşan, "Görüyorum ki bu yapı sürdürülemez ve ülke imajına ciddi zararlar verecek" diye konuştu.

Savaşan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"bilmeliyiz ki hangi iktidar olursa olsun turizm ve sağlık konusunda devlet politikası olmazsa bu ülke sürdürülebilirliği yakalayamaz ve her yıl daha da karanlığa gider. 1983'te kurulan cumhuriyetin artık deneme yanılma yapacak gücü de enerjisi de yoktur. Bizden büyüklerin çok önemli bedeller ödemesiyle bu noktaya geldik. 10'uncu adımda olmamız gerekirken 5'inci adımdayız. Ama bu 5'inci adımda yaşadığımız tecrübe bizi daha iyi şekilde geliştirme konusunda yol göstermelidir. Üniversite olarak bizler, kurum ve kuruluşlarımızla birlikte yanlış olan şeyleri eleştirecektir ki bugün içinde bulunduğumuz sıkıntılar bir daha yaşanmasın".

EMITT FUARI'NDA GÖRÜLMEMİŞ OTORİTE BOŞLUĞU VE CİDDİYETSİZLİK

EMITT Fuarı'nda bugüne kadar görülmemiş bir otorite boşluğu ve ciddiyetsizlik yaşandığı eleştirisinde bulunan Savaşan tüm olumsuzluklara rağmen ülkenin en iyi şekilde temsil edildiğini ve konuklara misafirperverlik gösterildiğini belirtti.

Standda bakanlık eliyle organize edilen ikramların ilk günden son güne kadar iyi gittiğini ve Kıbrıs Türk kültürünü gösteren yemeklerin sunulduğunu da sözlerine ekleyen Savaşan, EMITT Fuarı'nın KKTC açısından önemli bir fuar olduğunu ancak devlet otoritesinin boşluğunun yüreklerini burkup moralleri kırdığını söyledi.

"YETKİLİ BİRİ VAR MI DİYE SORAN ADAMA 'YOKTUR' DEMEK SIKINTI YAŞATIR"

"Eleştirilerimizden alınan bu arkadaşların düşünmediği birşey var. acenteci otelci yalnız kalıyorsa, üniversite yalnız kalıyorsa bu, insanların moralinde bir sıkıntı yaşatır. Bakanı soran, müsteşarı, müdürü soran adama ben 'yoktur' dersem bu bize sıkıntı yaşatır" diyen Savaşan, KKTC'yi ve bakanlığı da ellerinden geldiğince iyi temsil etmeye çalıştıklarını belirterek bakanlık hepimizindir dedi.

Görevlerinin bu tür yanlışların altını çizerek bir kez daha olmamasını sağlamak olduğunun altını çizen Savaşan, idari kadroların gözden geçirilmesi gerektiğini ve 'böyle geldi böyle gider' zihniyeti hakim olursa kesinlikle bulunulan noktadan ileri gidilemeyeceğini vurguladı.

"TURİZMDE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK BU KADROLARLA OLMAZ"

EMITT Fuarı'nda yaşanan olumsuzlukları Başbakanın ciddi anlamda ele alması gerektiği tavsiyesinde de bulunan Savaşan, "Eğer turizmde sürdürülebilirliği yakalmak istersek, bunu şimdiki kadrolarla yapamayacağımızı bilmemiz gerekir" diye konuştu.

Turizm ürününün topluma mal olmadığını ve gelen iktidarların bazen küçük ve orta ölçekli turizm modelleri bazen kitle turizmi bazen ise alternatif turizm çeşitlerini benimsediğini ifade eden Savaşan, turizm ürününün sektör üniversiteler ve sivil toplum örgütleriyle birlikte belirlenmesinin hayati önemi olduğunu belirterek, bu yöntemle belirlenecek olan turizm modellerine geniş kitlelerin sahipçıkacağını vurguladı.

"HATALARI YAPMAYA DEVAM EDENLER O KOLTUKLARDAN KALKACAK, KALKMAZLARSA KALDIRILACAK"

"Herkes iyi niyetle birşeyler yapıyor ama bu iş böyle gitmez" diyen Savaşan, bilimsel temellerle projeler üretilmelidir dedi. Savaşan, bilimsel veriler ışığında tanıtma ve pazarlama faaliyetleri yapılması gerektiğini de sözlerine ekleyerek, şöyle konuştu:

"Halen herkesin kabul ettiği bir sloganımız bile yok. Ülkeler artık süreçlerini sloganlar ile güçlendiriyor. Dünyanın en iyi tarihine, kültürüne sahip olsak da eğer marazi bir toplumsak, bu toplumlarda turizm gelişmez. Turizm mutluluk temellidir. Siz mutluysanız o ülkeye gelenler de mutlu olurlar. Turizm sadece otel veya çevre değildir. Turizm karmaşık bir olgudur. Sosyal bir olgudur. Turizm fuarlarına gidiyoruz, oradaki faaliyetlerimizin büyük bölümü kendimizi eleştirmekle geçiyoruz. Mevcut turizm politikalarını benimsemedik. Halk da bunu benimsemedi. Bu yüzden iyi bir turizm yapamıyoruz. Turizmciler turizm konusunda konsensus sağlamalı, ürünleri ve pazarları belirlemeli, ne yapacağımızı net olarak bilmeli ki eleştirileri minimuma çekelim. Ben herşeye rağmen karamsar olan bir insan değilim. Bu ülkede YDÜ başta olmak üzere diğer üniversiteler oteller çok önemli yatırımlar yaptı. Otellerimiz, tur operatörlerimiz bilinçlenmiştir. Bu bilinçlenme devam edecektir. Turizmin sürükleyicisi sektördür. Bu sektör hataya izin verme kat sayısını doldurdu. Bu bir kırılma noktasıdır. Artık bundan sonra bir kere daha hata yapma lüksü kimsenin yoktur. Artık riskler büyümüştür ve artık buna göre hareket edeceğiz. Hataları yapmaya devam eden insanlar o koltuklardan kalkacak, eğer kalkmazlarsa kaldırılacaklar!"

"GÖREVİMİZ BAKANIN KİM OLDUĞUNA BAKMAKSIZIN SÜRDÜRÜLEBİLİR POLİTİKALARIN GELİŞTİRİLMESİ İÇİN ÇALIŞMAKTIR"

Ülkenin tanıtılması için önemli projeler yapmaya devam edeceklerini belirten Savaşan, görevlerinin, ülkede bakan kim olursa olsun sürdürülebilir politikaların gelişmesi için çalışmak olduğunu kaydetti.

Savaşan, "Kıbrıs Postası yakaladığı çizgi ile teknoloji çağındaki dinamik gazete kimliği ve 90 binleri aşan ziyaretçi sayısı ile bu alandaki lider olma konusunda emin adımlarla ilerliyor. Biz de bu olumlu gidişi takdir ediyor ve izliyoruz. Gençlerin geleceğe dair ne kadar iyi bir potansiyel olduğunu gördüğümde, geriye gitmeyeceğimizi, her zaman ileriye adım atacağımızın rahatlığı içerisindeyim" şeklinde konuştu.

"HASTALARIMIZIN %20'Sİ YURTDIŞINDAN GELİYOR"

Savaşan, "Bizim ana hedefimiz KKTC'de yaşayan insanların yurtdışına olan bağımlığını ortadan kaldırmaktı, ki bunu da başardık. İnsanlarımız başta Güney Kıbrıs olmak üzere, hiçbir yere gitmek zorunda değildir. Sağlık turizmi gibi, ülkede katma değer yaratan, yeni turizm çeşidinin ülkede olması için hastaneyi projelendirdik. YDÜ Hastanesi ülkeye en iyi hocaları, en iyi mimariyi ve teknolojiyi kazandırmakla, bir yandan da Kuzey Kıbrıs'a sağlık turizmini de kazandırmıştır. Artık yurt dışından sağlık hizmeti almak için turistler ülkemize geliyor " diye konuştu.

Hastaların %20'sinin yurtdışından geldiğini, bunun yanı sıra Güney Kıbrıs'tan da hasta aldıklarını sözlerine ekleyen Savaşan, Diş Hekimliği Hastanesi'nin Güney'den büyük oranda hasta aldığını belirtti.

Geçen günlere kadar Kıbrıslı Türklerin Rum tarafına muhtaç olduğunu ifade eden Savaşan, bugün ise İngiltere, Almanya, İtalya, Azerbaycan ve Rusya'dan KKTC'ye gelen insanların varlığına dikkat çekti.

"İtalya'dan, Almanya'dan gelen insanlar var. Bizden sağlık hizmeti alıyor, otellerimzide kalıyor. 15 ile 30 gün arası burada kalıyor ve ülke içinde ciddi bir para harcıyorlar. Pek çok ülke insanının sigortalarıyla KKTC'ye geldiklerini düşündüğümüzde, yepyeni bir turizm sektörü yarattığımızı söyleyebilirim" diyen Savaşan, sözlerini şöyle tamamladı:

"Ülkeye gelen insanların sağlık çekincesi olmamaması üçüncü yaş grubu turistlerin artık ülkemize daha rahat gelmelerini sağlamıştır. Biz bakanlığın yaptığı yanlışları ülkenin turizm markasına zarar vermek için değil aslında buna koşut yapılanlarla turizmin yara almasını engellemek için söylüyoruz dedi. Farkındalık en hayati olaydır. YDÜ'de yaptığımız bilimsel çalışmalarda turizm bilincinin oluşturulması ve gelişmesinin turiz açısından hayati olduğunu saptamıştık. Biz bu konuda sorumluluk almaya hazırız. Yeni doğan insandan milletvekillerine, cumhurbaşkanına kadar bu bilincin oluşturulması kaçınılmazdır. Turistin ne anlama geldiğini, ülkede katma değer yarattığının bilinmesi gerekir ki turizmde gelişimimiz devam etsin. Bize 1 milyon turist hedefi gibi sayısal hedefler değil, çok insanla değil az insanla ne kadar çok gelir getirilebileceği hedefini önümüze koymalıyız!"

#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Gözden Kaçmadı
#gozdenkacmadi

En güncel gelişmelerden hemen haberdar olmak için

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.