DAÜ Dr. Fazıl Küçük Tıp Fakültesi'nden 'Dünya Beyin Günü' açıklaması

loading
7 Ağustos, Cuma
£

9.51

8.60

$

7.24

DAÜ Dr. Fazıl Küçük Tıp Fakültesi’nden 'Dünya Beyin Günü' açıklaması

DAÜ Dr. Fazıl Küçük Tıp Fakültesi’nden 'Dünya Beyin Günü' açıklaması

DAÜ Öğretim Üyesi Doç. Dr. Eker, Dünya Beyin Günü dolayısıyla açıklama yaptı.

DAÜ Dr. Fazıl Küçük Tıp Fakültesi’nden 'Dünya Beyin Günü' açıklaması
A- A A+

Doğu Akdeniz Üniversitesi (DAÜ) Dr. Fazıl Küçük Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Amber Eker, Dünya Beyin Günü ile ilgili bir yazı yayımladı.

“Parkinson hastalığına son vermek için birlikte hareket edelim” başlığı ile yayımlanan yazıda şu ifadelere yer verildi:

“Nörolojik hastalıklar dünya genelinde ölümlerin ikinci sıklıktaki ve sakatlıkların da en önde gelen nedenidir. Yaşla birlikte sıklığı artan Parkinson hastalığı da yaşlanan toplumlar ile birlikte dünyayı etkileyen en önemli beyin hastalıklarından biridir. Şu anda dünya genelinde 7 milyona yakın Parkinson hastası vardır. Dünya genelinde Parkinson hastalığına sahip birey sayısının son 20 yılda iki katına çıkmış olduğu bilinmektedir. Dünya Nöroloji Federasyonu’nun her yıl düzenlediği Dünya Beyin Günü aktivitesi de bu yıl ‘Parkinson hastalığına son vermek için birlikte hareket edelim’ sloganı ile Parkinson hastalığına odaklanmıştır. 22 Temmuz 2020 Dünya Beyin Günü dolayısı ile Parkinson hastalığı ile ilgili bilinçliliği arttırmak en önemli hedeflerdendir.

PARKİNSON HASTALIĞINDA BULGULAR VE ÖNCÜ BELİRTİLER

Hastalık temel olarak hareketlerde yavaşlama, ellerde titreme ve gövde katılığı ile seyretmektedir. Bu ana belirtiler yanında yürürken donmalar, el yazısında küçülme, konuşmada değişme gibi belirtiler de gözlenebilmektedir. Bu belirtilerin hepsi tüm hastalarda aynı ağırlıkta olmamaktadır. Hastalığın belirtilerinin nedeni ise beyinde hareketlerin düzenlenmesinden sorumlu dopamin hormonunun azalmasıdır. Hastalığın bu hareketleri etkileyen motor belirtileri dediğimiz belirtilerinin ortaya çıkmasından yıllar önce kabızlık, huzursuz bacaklar veya REM uykusu davranış bozukluğu denilen, uyku sırasında rüyaları yaşar gibi hareketler yapma sorunlarının, Parkinson hastalarında daha sık gözlenebilmektedir. Bu belirtileri yaşayan kişilerin belli aralıklarla Nöroloji hekimi tarafından muayene edilmesi hastalığın erken safhalarda teşhis edilip tedaviye başlanması için önemlidir.

Ülkemizde yaptığımız bir çalışmamız bizlere gösterdi ki, ülkemizde hastalar hastalıklarının başlamasından uzun süre sonra tedavi altına alınmışlardır. Muhtemelen bu gecikme hastalığın belirtilerinin tanınmaması nedeniyledir. Bugün biliyoruz ki, tedaviye ne kadar erken başlanırsa hastalığın seyri o kadar iyi olmaktadır.

PARKİNSON HASTALIĞINDA TEDAVİ

Günümüzde hastalığın tedavisinde ağızdan alınan ilaçların yanısıra, cihaz desteği ile kullanılan deri altı ilaçlar ve cerrahi tedaviler mevcuttur. Bu tedavilerin amacı hastalıktan sorumlu dopamin hormonu eksikliğini yerine koymaktır. Kişilerin günlük hayatını etkileyen bu hastalık için daha etkin tedaviler geliştirilmesi yönündeki birçok çalışma da devam etmektedir. Parkinson hastalığında tedavi hastanın yaşı, hastalığın özellikleri ve diğer birçok faktör dikkate alınarak hasta bazlı ve titizlikle, uzman ellerde düzenlenmesi gerekmektedir. Bu hassas ilaçların uzman doktor tarafından düzenlenmesi hastalarda oluşabilecek ve bazen geri dönüşü olmayan ilaçların yan etkilerini önlemek açısından oldukça önemlidir. Hastalarımızın sıklıkla sorduğu cerrahi tedaviler maalesef maddi nedenler ile bazı kesimlerce kötüye kullanılmaktadır. Hastalarımız şunu bilmelidirler ki öncelikle ilaç tedavileri ile başlanan Parkinson hastalığı tedavisinde cerrahi tedavi konusunda uzman bir ekip tarafından seçilmiş hastalara önerilmektedir. Bu hastalar genellikle ilaç tedavisine cevap vermeyen, ciddi ilaç yan etkileri nedeni ile istemsiz hareketler yaşayan ya da ağır titremeleri olan hastalardır.

COVID-19 VE PARKİNSON HASTALIĞI

Son olarak COVID-19 Pandemisi tüm dünyayı olduğu gibi Parkinson hastalarını da etkilemiştir. Pandemi sürecindeki ev izolasyonları ile hareketliliğin kısıtlanması, hastanelere başvurularda önceliklerin değişmesi, ilaçlara ulaşmaktaki zorluklar hem Parkinson hastaları hem de bakım verenler için yaşamı güçleştirmiştir. İlaçların hiç atlanmadan devam edilmesi, doktorları ile iletişim halinde olmaları, çok gereklilik durumunda da takiplerinin uygun önlemler alınarak devamı ve evde de yapılabilecek egzersizler bu süreçte Parkinson hastalarımızın hayatlarını kolaylaştıracaktır.

Ayrıca akılda bulundurulmalıdır ki Parkinson hastalarının COVID-19’a yakalanma riski genel toplumdan farklı değildir. Ancak yaşlı ve kronik hastalığı olanlarda enfeksiyon daha şiddetli seyrettiğinden Parkinson hastaları yüksek risk grubundadır. Hiçbir ek hastalığı olmayan Parkinson hastalarının COVID-19’dan benzer yaştakilere göre daha şiddetli etkileneceğine dair bir bilgi bulunmamaktadır. Ancak ileri evrelerdeki hastalar bu evrede hastalığa eşlik edebilecek yutma ve solunum sorunları nedeni daha şiddetli etkilenebilirler. Parkinson hastalığında kullanılan ilaçlar bağışıklık sistemini zayıflatmaz ve enfeksiyonlara yatkınlığa neden olmaz. Parkinson hastalarımızın da tüm toplum için önerilen korunma yöntemlerine titizlikle uyması önemlidir.”

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer SAĞLIK Haberleri