Her gün 2 yeni kanser vakası

loading
27 Mayıs, Çarşamba
£

8.25

7.40

$

6.78

Her gün 2 yeni kanser vakası

Her gün 2 yeni kanser vakası

2010 yılında yapılan bir araştırma sonucunda kanser hastalıklarında dünya beşincisi olan KKTC'de her gün en az 2 kişi daha kanser hastalıklarına yakalanıyor. Bu sayının, kanser konusunda aktif çalışmalar yürüten Kanser Hastalarına Yardım Derneği'ne (KHYD) başvuran kişi sayısı olduğu düşünüldüğünde, ülkedeki kanser hastası sayısı kat kat fazla.

Her gün 2 yeni kanser vakası
banner
A- A A+

Kıbrıs Postası – Meryem Ekinci

Çağın illeti olarak tasvir edilen ancak erken tanı ve tedaviyle birçok türü aşılabilen kanser hastalıklarına yakalanan hastaların yaşı da giderek düşüyor. Son dönemlerde 20'li yaşlardaki kanser hastalarının sayısındaki artış dikkat çekiyor. Kanser hastaları ise istedikleri hastanede tedavi görebilmeyi umut ediyor.

Kanser hastalıkları, KKTC'de en çok görülen hastalıklar arasında yer alıyor. Sağlık Bakanlığı'nın, KADEM Araştırma şirketinin işbirliği ile Ekim-Aralık 2010 döneminde gerçekleştirdiği sağlık araştırmasının sonuçlarına göre, KKTC kanser hastalıklarında dünya beşincisi.

Ocak 2011'de yayınlanan raporun üzerinden 3.5 yıl geçmesine rağmen tablo pek değişmedi.

Kıbrıs Postası'na konuşan KHYD Başkanı Raziye Kocaismail, her gün en az 2 kanser hastasının derneğe başvurduğunu söyledi.

Bu rakamlarla KHYD'ye başvuran kanser hastalarının sayısı yılda 730. Ancak bu rakamların sadece derneğe başvuran hastalar olduğu göz önünde bulundurulduğunda, yıllık kanser vakalarının 730 kişiyi kat kat aştığı düşünülüyor.

KANSER KORKUSU ERKEN TANIDAN UZAKLAŞTIRIYOR

Özellikle 20'li ve 30'lu yaşlardaki kanser hastalarının sayısında ciddi bir artış olduğu gözlemini aktaran Raziye Kocaismail, çocukluk çağı kanserlerinin sayısında artış olmamasının ise sevindirici olduğunu ifade etti.

Kocaismail yapılan tüm çalışmalara, erken tanı seferberliklerine, uyarıcı ve bilgilendirici nitelikteki yayınlara rağmen, insanların erken tanı sistemi içerisinde yer almaya pek de gönüllü olmamasından şikayetçi.

İnsanların "ya kansersem" korkusuyla erken tanı için sağlık taramasından geçirilmekten kaçındıklarını vurgulayan Kocaismail, insanların bu korku nedeniyle tedavi bile olmadan atlatabileceği kanser hastalıklarının erken tanısını geciktirmesi sonucunda, hastalığın ilerlemesine yol açabildiklerinin altını çizdi.

ERKEN TANI İÇİN YILDA 5 KAMPANYA

Erken tanının kanser hatsalıklarının önlenmesi ve tedavisinde önemi üzerinde duran Kocaismail, bu anlamda yılda 5 erken tanı kampanyası düzenlendiğine işaret etti.

Erken tanı kampanyalarıyla yılda bin kişinin devlet hastanesi, 2 bin kişinin ise ülkedeki mevcut 9 özel hastanede erken tanıdan geçirildiğini vurgulayan Kocaismail, geçen yıl düzenlenen erken tanı kampanyaları sonucunda 130 kişide erken teşhis yapılabildiğini, bu kişilerden 2'sinde ileri kanser vakasına rastlandığını, ileri vakalardan birinin de hayatını kaybettiğini söyledi.

Kocaismail, özellikle meme kanseri konusundaki eğitimlerin artırılması gereğine işaret ederek, KHYD tarafından Almanya'dan getirilen bir model üzerinde, meme muayenelerinin kişisel olarak nasıl yapılabileceğini dileyen herkese uygulamalı olarak göstermeye çalıştıklarını, bu uygulamanın devlet tarafından da yaygınlaştırılmasıyla meme kanserinin erken teşhisine önemli katkılar yapılacağını belirtti.

YEME ALIŞKANLIKLARININ KURBANI OLUYORUZ

Kocaismail, kanser hastalıkları konusunda bilgi vererek, kanser vakalarından 3'te 1'ini meme kanserinin oluşturduğunu vurguladı.

İlk sırada gelen meme kanserini ise prostat kanseri izliyor.

Meme ve prostat kanserini ise bağırsak ve mide kanserleri ile diğer kanser türleri takip ediyor.

Özellikle bağırsak ve mide kanserlerindeki artış üzerinde duran ve Kıbrıs'ta uzun yıllar görülmeyen bu tür kanserlerdeki ani sıçramayı, öncelikle yeme alışkanlıklarındaki değişime bağlayan Kocaismail, "Kıbrıslılarda yıllarca bağırsak ve mide kanserleri çok gerilerdeydi ama son 1-2 yılda atağa kalktı. Neredeyse prostat kanserine yaklaştı. Bunun nedeni doğru beslenme alışkanlıklarının kaybedilmesidir" diye konuştu.

TEDAVİ İLE MORAL BAŞA BAŞ

Geçmişte yapılan kanser tedavileriyle kıyaslandığında, KKTC'de devlet hastanesi kanalıyla sürdürülen kanser tedavilerinde ciddi bir iyileşme olduğunun altını çizen Kocaismail, buna rağmen, KKTC dışında tedavi gören kanser hastalarının buradaki ciddi eksikliklerin farkında olduğunu da belirtti.

Hastaların beklentisinin aynı merkezden tek tedavi şeklinde olduğunu bu nedenle de taleplerinin, kemoterapi ile radyoterapinin, onkoloğu olan tüm sağlık merkezlerinden alınabilmesinin sağlanması olduğunu kaydeden Kocaismail, KKTC'deki uygulamada kemoterapinin sadece Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi Onkoloji Servisi'nde alınabildiğine işaret etti.

Hastaların tedavinin yanı sıra moral olarak da iyileşmesinin önemi üzerinde duran Kocaismail, birçok kanser hastasının "görünür" olmak ya da sadece devlet hastanesinden kemoterapi tedavisi almak istemediğini belirterek, "Tüm hastaların kaliteli bir ortamda, istediği yerde tedavi görme hakkı vardır" dedi.

Devletin, onkoloğu bulunan tüm sağlık merkezlerinden ve özel hastanelerden hizmet satın alması gerektiğini ifade eden Kocaismail, kemotaripiyi devlet hastanesinden, radyoterapiyi ise özel bir üniversite hastanesinden alan kanser hastalarının tüm tedaviyi aynı merkezden almaları konusunda Başbakan Sibel Siber ve Sağlık Bakanı Nuri Gökşin'le görüştüklerini ve olumlu geri dönüş aldıklarını söyledi.

Kocaismail, bu konuda bir kanser hastasının imzasını taşıyan bir talep dilekçesini de yetkililere ilettiklerini ifade etti.

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer SAĞLIK Haberleri