Uyuşturucu suçlarında Devlet'in de sanık kürsüsünde durması gerekir!

loading
5 Haziran, Cuma
£

8.50

7.66

$

6.75

Uyuşturucu suçlarında Devlet'in de sanık kürsüsünde durması gerekir!

Uyuşturucu suçlarında Devlet'in de sanık kürsüsünde durması gerekir!

Hukukun Üstünlüğü Hareketi Başkanı ve Bağımsız Milletvekili Adayı Avukat Barış Mamalı, ülkede baş edilmez bir hal alan uyuşturucu sorunun çözümlerine yönelik çarpıcı açıklamalarda bulundu.

Uyuşturucu suçlarında Devlet'in de sanık kürsüsünde durması gerekir!
banner
A- A A+

Abbas ELMAS

Barış Mamalı, uyuşturucuyla mücadele konusunda yıllardır adım atmayan devletin de uyuşturucu suçluları gibi sanık kürsüsüne çıkarak yargılanması gerektiğini ifade ederek, sorunun bu boyutlara ulaşmasındaki tek nedenin devlet politikasının mafya düzenini desteklemesinden kaynaklandığını kaydetti.

Dünyada artık madde kullanıcılarına yönelik polis tespitlerinin olmadığını ve içicilerin tedavi edilmeleri gerektiğine de değinen Mamalı, dünyada uyuşturucu suçundan dolayı cezaevinde bulunan suçluların yüzde 95'i satıcı veya imalatçılar oluştururken, ülkemizde ise cezaevinde bulunan uyuşturucu suçlularının yüzde 95'inin içiler olduğunu söyledi.

Dünyada artık madde kullanımının tedavi edilmesi gereken bir sorun olduğu ortaya çıkarken, KKTC'de içicilere yönelik polis tespitleri hız kesmeden devam ediyor. Her yıl uyuşturucu kullandıkları gerekçesiyle cezaevine gönderilen kişiler topluma kazandırılmamaları nedeniyle sorunun daha da büyümesine ve uyuşturucu ağının daha da büyümesine neden olurken, uzmanlar mafya düzenini destekleyen KKTC yasalarının bir an önce değişmesi gerektiği yönünde açıklamalarda bulunuyor.

Konuyla ilgili görüşlerine başvurduğumuz Hukukun Üstünlüğü Hareketi Başkanı ve Bağımsız Milletvekili Adayı Barış Mamalı, son dönemde uyuşturucu kullanıcılarına yönelik gerçekleşen polis tespitlerinin ülkede yaşanan uyuşturucu sorununun her geçen gün büyümesine neden olduğunu açıkça görülmekte olduğunu söyledi.

UYUŞTURUCU KONUSUNDA DEVLET DE YARGILANMALIDIR

Mamalı, hem uzmanlar tarafından yapılan araştırmalarda, hem de şu anda geçmişteki istatistiklere bakıldığında uyuşturucu suçlarından cezaevine gönderilen kişilerin içici sınıfında bulunan madde kullanıcılarının olduğunu ifade ederek, "Çok açık ve net olarak söylenmesi gereken, Devletin uyuşturucu ile mücadelede sınıfta kaldığı ve artık uyuşturucu suçlarında Devletin de sanık kürsüsünde duracak kadar ihmalkar olduğunu açıkça görmekteyiz" şeklinde konuştu.

DEVLET OLMA OLGUSU ARTIK TARTIŞILIR

"Eğer bir ada ülkesiyseniz ve sınırlarını uyuşturucu maddelerin ülkeye girişini engelleyemeyecek kadar aciz durumdaysanız zaten artık Devlet olma olgunuz da tartışılır noktadadır" ibarelerini kullanan Barış Mamalı, uyuşturucu maddelerin KKTC'ye ithal yollarla girmekte olduğunu belirterek, uyuşturucu maddesinin ülkeye girememesi noktasında da zaten bu suçun işlenemeyeceğini kaydetti.

DENETİMLERİ KÖPEKLER YAPIYOR

"Peki bu maddeler KKTC'de mi üretiliyor? Laboratuarlar mı vardır? Hayır, bu maddeler bize tamamen güneyden veya daha önce kapılar açılmadan Türkiye'den gelmekteydi." ibarelerini de kullanan Mamalı, Devletin bu konuyu engellemesi konusunda limanlara birer köpek yerleştirerek gelen insanları 3 gram, 5 gram veya cebinde kalan kırıntılarla yakaladığını ve cezaevine gönderildiğini kaydetti.

TİCARET LİMANLARDAN DEĞİL YASA DIŞI YOLLARDAN YAPILIYOR

Uyuşturucu maddelerin KKTC'ye ticareti yapılması için geliyorsa yasal limanlardan veya sınır kapılarından ülkeye girmeyeceği açık ve aşikar olduğunu ifade eden Hukukun Üstünlüğü Hareketi Başkanı Barış Mamalı, uyuşturucu ticaretinde yasal limanların çok az kullanıldığını, en büyük riskin yasal olmayan limanlardan yani bir kıyıya getirilip bırakılan uyuşturucuların olduğuna dikkat çekerek, KKTC'de uyuşturucu maddelerin ülkeye girmesinin çok kolay olduğunu söyledi.

DEVLETİN DUYARSIZLIĞI SORUİŞARETLERİ YARATIYOR

"Bir bu ülkede uyuşturucu kullanma yaşı 11 yaşına düşmüşse, her ailede mutlaka bir uyuşturucu kullanıcısı var ise, uyuşturucu maddeler sarmaşık gibi her yanımızı sarmışsa, sormak gerekmez mi? böyle büyük bir sorun var iken neden bugüne kadar hiç bir hükümet uyuşturucuyla mücadele programları geliştirmemiştir" şeklinde konuşan Barış Mamalı, Devletin neden bu kadar konuya duyarsız kaldığını sorulması gereken bir unsur olduğunu ve bu durumun bu şekilde olmasının insanların aklına soru işaretleri getirmekte olduğuna dikkat çekti ve "Gerçekten akıl ve zekaları yetmiyor mu veya bilmediğimiz büyük bir çıkar bağı mı vardır?" sorusunu sordu.

BUGÜNE KADAR KAÇ ŞEBEKE ÇÖKERTİLDİ?

Uyuşturucu ticaretinin basit yapılan bir iş olmadığını, organize suçlar içinde olan bir şebeke işi olduğuna da değinen Mamalı, bunun bir iş birliği çerçevesinde yapıldığını dile getirerek, "Peki biz bu güne kadar bir baronu şebekesiyle elemanlarıyla ve işbirlikçileriyle beraber bir şebekeyi çökerte bildik mi? Peki biz bu ülkede hiç 50 kilo, 100 kilo eroin veya diğer maddeleri şebekesiyle birlikte yakaladık mı? peki nedir bizim yakaladığımız? Allahtan bir kaç tane köpek aldı Narkotik de köpekler koklayarak dünyada artık kimsenin suç gözü ile bakmadığı içicileri ve bağımlıları yakalayarak dostlar bizi iş başında görsün diye insanların cebindeki 0.5 gram veya kırıntılarla yakalayarak kamuoyuna çok büyük bir iş başarmış gibi insanları mahkemeye çıkarabiliyorlar" şeklinde konuştu.

YARGI SİSTEMİ SINIFTA KALDI

KKTC'deki yargı sisteminin de bu konuda sınıfta kaldığına dikkat çeken Barış Mamalı, gençlerin mahkemeye çıkarılıp hem teşhir edilmesi hem de yargılanması konusunda, poliste avukatsız sorgulanması konusunda, hatta bu sürecin hangi noktasına değinilirse insanların insanlık dışı ve çağ dışı muamelelere maruz bırakıldığının görüldüğünü kaydetti.

DEVLET VE NARKOTİK CİDDİYETSİZ

Hem narkotiğin hem de Devletin kesinlikle uyuşturucuya karşı mücadelede ciddi olmadığını ve maalesef bu noktada da ciddi bir ihmal içinde olduğunu görmekte olduklarını ifade eden Avukat Barış Mamalı, gençleri bu maddelerden koruyacak hiç bir önlemin alınmadığının da açıkça ortada olduğunu ve polis tespitlerinde hep içicilerin ve tasarruf eden kişilerin yakalanmakta olduğunu söyledi.

İÇİCİ SATICI AYRIMI YAPILMIYOR

İnsan haklarının gelişim gösterdiği ülkelerde suçlu ile mağdur arasında bir fark yaratıldığına, bir defa çok kesin çizgilerle bağılı olan kişilerle hapse atılması gereken suçlu kalıbından çıkartılarak, hasta ve mağdur gözüyle bakmakta olduğuna dikkat çeken Mamalı, bu ülkede uyuşturucu tasarrufu etmek suç olduğunu ancak, bağımlıların Devlet gözetiminde tedaviye yönlendirilmediklerini ifade etti.

İÇİCİLERE HAPİSLİK VERİLMEMELİ

Avrupa ülkelerinde mahkemelerin, uyuşturucu bağımlısı olan kişilere haftada 3 gün, x bir hastanede tedavi görmesine ve her ay mahkemeye rapor sunmasını zorunlu bırakıldığını ancak, bizim ülkemizde kanunların köhnemiş bir şekilde kalması ve kendini geliştirmemesi nedeniyle halen en küçük miktarda madde taşıyan insanları bile çok ciddi cezalar verilmekte ve hatta hapisten önce gazetelerde teşhir edilerek toplumdan dışlanmasına neden olunduğunu kaydetti.

"Dünyadaki uygulamalarla ne kadar zıt kutuplarda olduğumuz bundan da anlaşılmaktadır" şeklinde konuşan Mamalı, bu yüzden KKTC'nin de bir an önce dünyaya ayak uydurması gerektiğini ve bir uyuşturucu bağımlısını cezaevine göndermenin akıl ve mantık açısından da kabul edilir hiç bir açıklaması olamayacağını dile getirdi.

HİNTKENEVİRİ TOPLUM AÇISINDAN EN ZARARSIZ MADDE

2010 yılında bilim adamlarının Avrupa ve İngiltere'de gerçekleştirdikleri çok büyük bir araştırmada dünyada ekonomik, sağlık, sosyal ve toplum açısında zarar veren maddeler arasında ilk sırada Akol çıktığını ve dünyada her yıl 2.5 milyon insan bu nedenle ölmekte olduğuna dikkat çeken Avukat Barış Mamalı, ülkede de topluma verilen zarar ve uyuşturucu kullanıcılarına yönelik bulunan ön yargılardan toplumun temizlenmesi gerektiğini söyledi.

Alkolün topluma verdiği zarar nedeniyle araştırmalarda ilk sırada çıktığına da dikkat çeken Mamalı, sıralamaya göre alkolün hemen ardından Eroin, crak, metodolin, tütün, LST, Kokain vs gelirken en az zarar veren madde de Hintkeneviri olduğu ortaya çıktığına değinerek, bizim ülkemizde en çok tüketilen hintkenevirinin alkol ve tütünden daha az zararlı olduğu ortaya çıktığını dile getirdi.

CEZALARIN ARTIRILMASI ALTERNATİFLERİ ORTAYA ÇIKARDI

Tabi Hintkenevirine uygulanan cezalar nedeniyle son yıllarda ulaşımı rahat ve polis tespiti daha zor olan Bonzai olarak bilinen sentetik cannabinoidler ortaya çıkmaya başladığına da dikkat çeken Mamalı, dünyada hintkeneviri kullanıcılarına nerdeyse bağımlı iseniz tedavi, ceza verilecekse bile trafik cezaları gibi küçük cezalar verilmekte veya göz yumulma olduğuna değindi ve KKTC'de de sentetik uyuşturucuların önüne geçebilmek için bu uygulamaların hayata geçirilmesi gerektiğini belirtti.

CEZAEVİNDE BULUNAN MAHUMLARIN YÜZDE 95'İ İÇİCİ

Türkiye'ye bakıldığı zaman ise 2008'de bir araştırma kurulunun gerçekleştirdiği araştırma raporuna göre ülkede kaç uyuşturucu bağımlısı ve suçlusu olduğu yönünde gerçekleştirilen aramada 13 bin 200 uyuşturucu suçlusu tespit edildiğini ve bunun 12 bin 648'i yani yüzde 95'i uyuşturucu madde ithal veya imalat suçundan mahkum edildiğine dikkat çeken Avukat Barış Mamalı, geriye kalan yüzde 5'lik bir kısım da mahkeme emirlerine uymadığı için mahkum edildiğini ancak, bizim ülkemizle kıyaslandığında, ülkemizde cezaevinde bu suçlardan hükümlü olanların yüzde 95'i içicilerden oluşmakta olduğuna dikkat çekti. Mamalı, dünyanın artık suçlu gözüyle bakmadığı insanların KKTC'de yargılanarak cezalandırılmakta olduğunu kaydetti.

TOPLUM VİCDANI RAHAT MI?

"Peki içicileri cezaevine göndererek toplumsal vicdan açısından nasıl bir yarar elde ediyoruz? Islah mı oluyorlar? Bir bağımlıyı cezaevine gönderip tedavi olmasını sağlamıyorsak, içerde uyuşturucu madde bulamıyorsa bir süre sonra krize girmesi gerekirken, bizim ülkemizde hiç cezaevinde krize giren bağımlı yoksa, içerde uyuşturucu madde mi buluyorlar da krize girmiyorlar?" konularına da değinen Mamalı, "Biz bu insanları tedavi etmiyoruz, topluma kazandırıcı hiç bir programa dahil etmiyoruz, e ne bekleriz bu insan çıktığında yine içmeye devam edecektir tabi ki, bu bir bilimsel gerçektir" ibarelerini kullanarak, "Bağımlıların cezaevinde yaşadıkları psikolojik bunalımdan sonra, içerde tanıştığı diğer suçlularla başka şekilde suç işlemeyi de öğrenmesi durumunda cezaevi ıslah edicimidir yoksa kişileri eğiterek daha fazla suçlu mu yaratmaktadır bunu sormak isterim" ibarelerini kullandı.

KKTC'DE TEDAVİ ŞANSI YOK, CEZAEVİ ŞANSI VAR

Ülke ne kadar anormal ve utanılacak bir durumda olduğunu ve savunulacak hiç bir tarafı olmadığına değinen Mamalı, Avrupa'da uyuşturucu tedavisi görmek isteyen bir kişinin gönüllü olarak tedavi olmak istemesi durumunda hastaneye veya polise başvurur ve o kişi elinizden tutularak hiç bir yasal işlem yapılmadan ilgili sağlık merkezine teslim dilip tedavi olmanız sağlandığını ifade ederek, Bu durumun KKTC'de tedavisi olmak için bir tıp kurumuna başvurması durumunda tedavi olmadan önce bir süreçten geçtiğini anlattı ve şöyle sıraladı: "Önce oraya polisi çağırırlar, sizi polise teslim ederler, Narkotik sisi alır merkeze götürür, orada sizi çok güzel bir şekilde karşılarlar, güzel bir soruşturmadan geçersiniz, Avukat tutma şansı verilmediği için de her türlü kötü muameleye açıksınız, ardından sizi mahkemeye çıkarırlar ve bütün basın önünde teşhir edilirsiniz, bütün topluma rezil olursunuz, ve yargı süreciniz başlar, yüksek teminat şartlarıyla serbest bırakılırsınız ve tedavi olmanızın önü açılır."

REHABİLTASYON YERİNE, DELİ HASTANESİNE

Barış Mamalı, KKTC'de kişi bağımlılıklar için ciddi bir tedavi sürecine girmek istiyorsa, uyuşturucu bağımlılığı noktasında tam teşekkürlü bağımlılıktan kurtaracak donanımlı bir hastanede tedavi olmanız gerekirken, sizi akıl hastalarının Barış ve Ruh Sinir Hastalıkları Merkezi'nde hap tedavisine maruz bırakıldığını anlattı ve "O zaman sorarım size bir insanın bu cendereden geçerek tedavi olması için deli olması gerekmez mi? dedi.

AİLELER BAĞILILIKLARI GİZLEME NOKTASINDA

Ülkede tedavi edilmemiş bir sürü bağımlı yaratıldığını ve bu bağımlıların gün geçtikçe dağ gibi büyüyen bir kesim yaratıldığına dikkat çeken Barış Mamalı, ailelerin de artık çocuklarının polis ve mahkeme cenderesinden geçmemesi için bağımlılıkları gizlemekte ve sorunun her geçen gün daha da büyümesine neden olduğunu kaydetti.

BÖYLE BİR ANOMALİ KABUL EDİLEMEZ

"Tamam bu ülke uyuşturucu maddeleri yasaklamıştır, peki hem gençleri tehdit eden ve her yıl ülkemizde yüzlerce insanın ölümüne neden olan alkol için ne yapılıyor. Sigara noktasında ne yapılıyor. Bugün hintkeneviri içti diye içeri gönderilen insanlar varken, topluma daha ciddi zararlar veren alkol ve sigara konusunda ne gibi icraatlar yapılıyor?" sorularını da soran Mamalı, uyuşturucu sorununun önüne geçilebilmesi için gençlerin denetim altına alınması gerektiğini ancak, böyle bir anomaliyi içimize sindirmemiz de mümkün olmayacağını ifade etti.

İŞTE UYUŞTURUCU SORUUNA ÇÖZÜM YOLLARI

Uyuşturucu sorununun çözümleriyle ilgili de açıklamalarda bulunan Avukat Barış Mamalı, "Hintkeneviri noktasında bu kadar kullanıcısı ve bağımlısı varken, uyuşturucu baronları bu yolla ciddi boyutlarda gelir elde ederken, neden bu insanları başka ülkelerde olduğu gibi devlet eliyle ihtiyaçları karşılanmasın. Yani devlet bir reçete ile kişilerin ihtiyaçları kadar hintkenevirini Devlet kontrolünde temin edilebilir. Böylece hem mafya düzeni bozulur, hem de Devlet olarak ülkede kaç tane uyuşturucu bağımlısı olduğunu bilincinde olarak bu yönde politikalar geliştirirsiniz." dedi.

ŞEBEKELER CİDDİ GELİRE SAHİP

Uyuşturucu şebekelerinin o kadar yüksek gelirlere sahip olduğunu ve bu insanların kendi ordularını kurabilecek kapasitelere sahip olduklarını ifade eden Barış Mamalı, bugün dünyanın uyuşturucu ticaretinde önde gelen ülkelerde bakıldığında Amerika'daki polislerle iş birliği yaptı ve nerdeyse bütün Amerika'yı ele geçirildiği bir dönemde, olay patlak verdiği zaman Narkotik biriminin iş birliği yaptıkları gerekçesiyle 3 de 2'sini cezaevine gönderildiğini anlatarak, bu da uyuşturucu şebekelerinin ne denli ciddi bağlantıları olduğunu gözler önüne sermekte olduğunu kaydetti.

HER YIL TRİLYONLARCA LİRA HAVAYA UÇUYOR

Son dönemde ülkede kullanımı ciddi şekilde artan Bonzai maddesinin devlet olarak yasaklandığını, tabi bu yasaklanırken neleri de beraberine değinen Mamalı, Devlet olarak mafya düzeninin ekmeğine yağ sürüldüğünü ve 3 kuruş olan maddenin fiyatının şu anda 250 TL'ye yükseldiğini kaydederek, şebekenin daha ciddi gelir elde etmesi sağlandığını ifade etti.

"Ama ülke olarak uyuşturucu maddenin ülkeye girme konusunda ne yapıyorsunuz?, Sahil Güvenlik bu konu hakkında ne yapıyor? Gümrüklerde giriş yapan kişilerin sicilleri ne kadar inceleniyor ve ülkeye neden geldiği araştırılıyor mu?" sorularını yönelten avukat Barış Mamalı, bu kadar açık nota varken, içicileri cezalandırmanın doğru bir yaklaşım olmadığını savundu.

İÇİCİLİK OLGUSU KABULLENİLMELİ

Biz insanları o maddeyi bu maddeyi kullansın deme noktasında olmadıklarını ancak, ne kadar yasaklanırsa yasaklansın ülkede alkol, sigara ve hintkenevirinin de kullanılacağına değinen Mamalı, "Madem ki bu içicilik KKTC'nin bir gerçeğidir, peki siz Devlet olarak bu insanları neden mafyanın eline teslim ediyorsunuz? Mafyanın bu yolla daha fazla gelir elde etsin, daha fazla güçlensin istemiyorsanız, siz devlet olarak bunu kontrol altına alarak, içicilerin ihtiyaçlarını karşılayın ve her yıl mafya düzenine giden trilyonlarca lirayı ülke ekonomisini kalkındırmak için kullanın" dedi.

UYUŞTURUCU DEVLET KONTROLÜNE ALINMALI

Önemli olanın ülkede bu maddelerin kullanımının önüne geçmek olduğuna dikkat çeken Avukat Barış Mamalı, işte uyuşturucu olayının devlet kontrolü altına alınması ve içicilerin ihtiyaçlarının devlet tarafından karşılanması durumunda, ülkede kaç bağımlı olduğunu bilme noktasına gelineceğini ve bağımlılıkları önleyici daha sağlıklı politikalar üretme şansın ortaya çıkacağını belirtti ve insanlara satarken de bu kişileri tedavi olma imkanı da sunulması durumunda, tabi insanlar bu devlet sıcaklığını gördüğü zaman tedaviye daha fazla yönlenecek ve sorun git gide küçülme noktasına gideceğini söyledi.

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer TOPLUM Haberleri