Devletin "Yakışıklı" utancı!

loading
7 Temmuz, Salı
£

8.56

7.73

$

6.87

Devletin "Yakışıklı" utancı!

Devletin "Yakışıklı" utancı!

Başkent Lefkoşa'da insani koşullardan uzak bir şekilde verdiği yaşam mücadelesini kaybeden 67 yaşındaki Muhsin Yakışıklı'nın ölümüyle ortaya çıkan insanlık ayıbı, gözlerin sosyal devlet olgusuna çevrilmesine yol açtı.

Devletin "Yakışıklı" utancı!
A- A A+

Kıbrıs Postası – Meryem Ekinci

Anayasa'nın birinci maddesiyle garanti altına alınan sosyal adalet ilkesi, 67 yaşındaki Muhsin Yakışıklı için çalıştırılamadı.

Lefkoşa Yusuf Kaptan Sahası'nın karşısında yer alan harabeye dönmüş eski Taksim Sineması'nda barınan 67 yaşındaki Muhsin Yakışıklı'nın cesedi 2 Ağustos Cumartesi günü bulundu.

Alkol bağımlısı olduğu belirtilen Yakışıklı'nın ölümü, ülkedeki sosyal hizmetlerin yetersizliğini bir kez daha gündeme getirdi.

Kıbrıs Postası'na açıklama yapan Sosyal Hizmetler Dairesi Müdürü Aydan Başkurt, Yakışıklı'nın daire tarafından uzun yıllardır takip edildiğini, ailesiyle görüşüldüğünü, ailevi sorunların aşılması için çalışıldığını, bağımlılık tedavisi konusunda girişim yapıldığını ancak sonuç alınamadığını söyledi.

Sosyal Hizmetler Dairesi'nin sokakta kalan kişilerin tedavisini sağlamak ve uygun bir kuruma yerleştirmekle görevli olduğunu anımsatan Başkurt, Yakışıklı'nın alkol bağımlılığı nedeniyle psikolojik destek, tedavi ve barınma unsurlarını redddettiğini ifade etti.

YAKIŞIKLI'YA NAKDİ YARDIM

Sosyal Hizmetler Dairesi'nin sosyal hizmete ihtiyaç duyan bireyleri Lapta'daki huzurevine veya tedaviye ihtiyaç duyuyorsa Bülent Ecevit Rehabilitasyon Merkezi'ne yerleştirdiğinin altını çizen Başkurt, Yakışıklı'nın Çalışma Dairesi'nden düzenli olarak nakdi yardım aldığını da sözlerine ekledi.

BAŞEL: "BAĞI KOPARMAMALI"

Sosyal Hizmet Uzmanı Barış Başel ise sosyal hizmetin koruyucu ve önleyici, destekleyici ve geliştirici, bir de tedavi ve rehabilite edici olmak üzere 3 nokta üzerinden hizmet verdiğinin altını çizerek, "Bir insana maaş bağlasanız ya da tedavi verip geri evine gönderdeseniz bile, sürekli bir bağ halinde olunmalı, bağı koparmamalı" dedi.

Başel, bu bağlamda sosyal hizmet görevlilerinin sık sık ev ziyaretleri yapmasının, kişinin işinde yaşadığı koşulların olumlu ve olumsuz taraflarını saptamasının ve bunların giderilmesi için müdahalede bulunmasının gereğine işaret etti.

Rutin görüşmelerin yanısıra sosyal destek sistemlerinin harekete geçirilmesinin önemi üzerinde duran Başel, önceleri tedaviyi reddeden bir danışanla sürekli kurulan bağ sonucunda tedavi seçeneğini değerlendirmesinin de sağlanabileceğini vurguladı.

Sosyal hizmet alan kişilerin yerel organlar tarafından düzenlenen sosyal aktivitelere kanalize edilmesinin gereği üzerinde de duran Başel, sosyal hizmetlerin sosyal devlet sistemlerini harekete geçirmek zorunda olduğunu çünkü nihai hedefin tam iyilik hali olduğunu kaydetti.

"DEVLET ÖLSÜN DİYE MAAŞ VERDİ"

Başel, önemli bir unsurun daha altını çizerek, Yakışıklı'nın devletten maaş almasına değindi.

Devletten maaş alan, asgari yaşam standardını koruyamayan kişilerin, aldıkları maaşı yaşamsal ihtiyaçları için kullanıp kullanmadıklarının takip edilmesi gerektiğini, dünyadaki uygulamalarda, alınan her türlü mal ve hizmet için makbuz beyan edildiğini kaydeden Başel, "Mesela Yakışıklı'nın bir maaşı varsaydı bu şu demektir: Devlet yıllardır bu adama gidip alkolik olsun da ölsün diye maaş verdi ve hiçbir denetimini de yapmadı. Aldığı maaşı yaşamsal ihtiyaçları için mi kullanmaktadır yoksa madde satın almak için mi kullanmıştır?" dedi.

"DEVLET HER VATANDAŞIN KONUT İHTİYACINI KARŞILAMAKLA YÜKÜMLÜDÜR"

Başel, her bir yurttaşın konut ihtiyacının karşılanmasının devletin sorumluluğunda olduğunu anımsatarak, "Bu ülkede 30 yıldır devlet eliyle sosyal konut yapılmamıştır. Özellikle asgari yaşam standardını koruyamayan vatandaşlara, dul ve çocuklu kadınlara, barınma ihtiyaçlarını karşılayacakları bir evin tahsis edilmesi ve yaşam koşullarının düzeltilmesi, devletin, dolayısıyla da sosyal politikanın uygulayıcı anahtarı sosyal hizmetlerin yetkisi ve sorumluluğundadır" şeklinde konuştu.

SURLARİÇİ'NE İLK ADIM İSTASYONU

Başel, Vakıflar İdaresi'ne ait birçok ev bulunduğunu ve bunların asgari yaşam standardını koruyamayan kişilere verilebileceğinin altını çizerek, Surlariçi'nde bir ilk adım istasyonunun yaşama geçirilmesinin de yaşamsal bir ihtiyaç olduğunu kaydetti.

Asgari yaşam standardını koruyamayan kişilerin, bir işe yerleştirene ve yeniden sosyal dengesini sağlayana kadar kurulacak bir ilk adım istasyonunda yaşamasının, kişinin yalnızlık duymasını engelleyeceğini, yeniden bir sosyal denge kurmak için çaba sarfetmesini sağlayacağını sağlayacağını belirtti.

Böyle bir ilk adımın devletin düzenli bilgi alması açısından da önemli olduğunu vurgulayan Başel, sadece devletin sosyal hizmet kruumunun değil, belediyelerin de sosyal belediyecilik anlayışı içerisinde belirli hizmetleri sağlaması gerektiğini kaydetti.

SOSYAL HİZMETLERDE İŞ YÜKÜ

"Sosyal hizmet mesleği zaten ailesinde problem vardı deyip işin içinden çıkmaz. Bunlar bizim yaklaşımlarımız içerisinde yer almaz" diyen Başel, Sosyal Hizmetler Dairesi'nin mevcut sistem nedeniyle iş yükü altında ezildiğine de dikkati çekti.

Başel, "Bir sosyal hizmet memuru hem burs tahkikatlarını yapar, hem T izni işlemlerini yapar, hem evlat edindirme veya koruyucu aile bulma hizmeti yapar, sosyal yardım maaşı bağlar veya keser, bir genç suça itildiğinde onunla ilgili çalışmayı yürütür. Ama burada branşlaşma, ayrı birimlere ayrılma yoktur. Sağlıklı işleyecek bir teşkilat yapıısı olmadığı için, böyle bir görev dağılımı ve görev tanımı yapılmamıştır. Bir memurun bu kadar görev yüklenirken bu gibi durumların ortya açıkması da şaşırtıcı değildir" dedi.

KONUT, SAĞLIK VE AÇLIKTAN KORUNMA HAKKI

KKTC'de yaşayanların insanca yaşama koşullarına uygun konut hakkı, sağlık hakkı, açlıktan korunma hakkı Anayasal güvence altında.

İşte Anayasa'nın ilgili maddeleri:

KONUT HAKKI MADDE 44

Devlet, konut sahibi olmayan veya sağlık ve insanca yaşama koşullarına uygun konutu bulunmayan ailelerin konut gereksinimlerini karşılayacak önlemleri yasa ile düzenler.

SAĞLIK HAKKI MADDE 45

Devlet, herkesin beden ve ruh sağlığı içinda yaşayabilmesini ve tıbbi bakım görmesini sağlamakla ödevlidir.

AÇLIKTAN KORUNMA HAKKI MADDE 56

Devlet, herkesi açlığa karşı korur ve bu amaçla uluslararası işbirliğinden de yararlanarak besin maddelerinin üretimini artırmak, israfını önlemek, dengeli biçimde dağılımını sağlamak ve etkin beslenme olanaklarını yaratmak amacıyla gerekli önlemleri alır. Bu yönde bilimsel gelişmeleri izler, yayar ve uygular. Devletin bu görevleri yasa ile düzenlenir.

GÜÇSÜZLERİN ESENLENDİRİLMESİ MADDE 58

Devlet, sosyal ve ekonomik bakımdan güçsüz olanların esenlendirilmesi, kendilerine, ailelerine ve topluma yararlı duruma getirilmeleri için gerekli sosyal, ekonomik, mali ve diğer önlemleri alır.

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer TOPLUM Haberleri