Tuğsel Akyol yazdı: "Motivasyon düğümü"

loading
1 Haziran, Pazartesi
£

8.45

7.58

$

6.82

Tuğsel Akyol yazdı: "Motivasyon düğümü"

Tuğsel Akyol yazdı: "Motivasyon düğümü"

Eğitim ve gelişim konularında uzman Tuğsel Akyol çalışan kişilerin motivasyonu ve gelişimi konulu bir makale yazdı. Akyol'un makalesi şöyle:

Tuğsel Akyol yazdı: "Motivasyon düğümü"
banner
A- A A+

Herkese merhaba,

Yaklaşık 4 yıldır kişisel blogumda Liderlik ve İnsan Kaynakları konularıyla ilgili görüşlerimi yansıttığım yazılar yazıyorum. En fazla dikkat çeken ve üzerine en fazla yorumun yapıldığı yazılar genelde motivasyon konusu ile ilgili olan yazılar oluyor. Şaşırmamak lazım, konu motivasyon olunca ilgi çekici olması ve bu durumun da tartışmaları beraberinde getirmesi kaçınılmaz. Herkesin bir fikri, görüşü var bu konuda.

Geçen ayın son hafta sonu, söz verdiğim gibi, oğlumu hamburger yemeye götürdüm. İyi bir anne-baba olmaya çalışarak, pekçok kişinin yaptığı gibi, biz de fast-food tüketiminde sınırlama getiriyoruz. Tabi bu durum da oğlum için hafta sonlarını daha bir heyecanla beklenir, iple çekilir hale getiriyor.

Sıraya girdik. Beklerken servis alanındaki duvarda birşey dikkatimi çekti: Ayın personeli panosu. O sırada Aralık ayında olduğumuz için 11 ayda çeşitli çalışanların renkli resimleri vardı. Dikkat ettim, bize servis yapacak genç adamın fotoğrafı da vardı panoda, Eylül ayında ayın personeli seçilmişti. Bize sıra geldi; siparişimizi verdikten sonra tebrik ettim kendisini, panoyu işaret ettim. Önce şaşırdı, daha sonra da umursamaz ve alaycı bir ifadeyle: "Tebrik etmenize gerek yok, bizde herkes sırayla ayın personeli seçiliyor, zaten sayımız da 12 kişi kadar…"

Oğlumla birlikte karşılıklı oturup hamburgerlerimizi yemeye başladık. O kadar istekle yiyordu ki, ağzındaki lokma bitmeden bir sonrakini ısırıyordu. Bunu fırsat bilip, oğlumun bu sessiz halini değerlendirerek, düşünmeye başladım: "Burada yanlış birşeyler var…"

Ayın personeli uygulaması çok eski bir uygulama olmasına rağmen hala modası geçmemiş bir yüksek performans ödüllendirme aracı. Amaç, beklenenin üstünde sonuçlar alan veya örnek davranışlar gösteren çalışanların farkedilip ödüllendirilmesi yoluyla tüm çalışanları bir rekabet ortamına sokarak şirket performansını artırmak. Şüphesiz doğru uygulandığında hedefine ulaşabilecek bir araç. Ancak gözlemlediğim kadarıyla yanlış uygulamalar doğru uygulamalardan çok daha fazla. Yukarıdaki örnekteki gibi, kişilerin sıra ile yılın personeli seçilip ödüllendirilmesi tam aksi bir sonuç doğuruyor: Alaycı bir gülümseme. Yöneticinin göremediğini çalışanlar çoktan farketmiş. Ne yazık…

Burada altını çizmek istediğim bir önemli konu daha var…


Lütfen aşağıdaki ifadelere bir bakın ve yöneticinin bu ifadelerle motivasyon sağlayıp sağlamadığını değerlendirin:

  • Eğer bu raporu zamanında tamamlarsan sana bir sinema bileti vereceğim!

  • Arkadaşlar, satış hedeflerine ulaşırsak hafta sonu sizi yemeğe götüreceğim!

  • İkramiyeleriniz bu sunumun iyi geçmesine bağlı, haydi göreyim sizi!

  • Çok çalıştınız, çok yoruldunuz, eğer böyle giderseniz hepinize yıl sonunda %5 daha fazla maaş zammı yapacağım!

  • Kim daha hızlı çalışırsa ayın personeli o seçilir!

Cevaplarınızı duyamıyorum ancak tahmin edebiliyorum. Doğru cevap: Yukarıdaki ifadelerden hiçbiri motivasyon sağlamaz.

Bu iddayı şu şekilde savunabilirim:

Öncelikle motivasyon nedir sorusuna doğru cevap vermemiz gerekiyor:

"Motivasyon -en basit tanımıyla- bir işi yapma, gerçekleştirme isteğidir."

Soru: Yukarıdaki yöneticilerin söyledikleri istenen işi yapma isteği sağlıyor mu? Hayır sağlamıyor. Motivasyon demek, bir işi gerçekten yapmak istemek demek. Yönetici yukarıdaki ifadeleri kullanarak insanlarda işi yapma isteği yaratmıyor. Sadece insanlar daha fazla maaş zammı, daha fazla bonus, piknik, ücretsiz sinema bileti gibi sebeplerle kendilerinden işi yapıyorlar. İşi yapmaya motive değiller, işi yapıyorlar ancak istedikleri için değil, sadece yöneticinin onlara vaat ettiği "havuç" için…

Havuç motivasyon sağlamaz !

Peki ne sağlar?... Haydi şu çok tartışılan motivasyon düğümünü birlikte çözmeye çalışalım.

İkili Etmen Teorisi'ni öne süren, psikolog, F.Herzberg (1923-2000), bu konuda benim en takdir ettiğim ve düşüncelerine değer verdiğim bilim adamı. Çok basit anlatımı ile, Herzberg iş tatminini ve iş motivasyonunu sağlayan faktörleri birbirinden ayırıyor.

  • İş tatmini sağlayan faktörler (hijyen faktörleri): Maaş, yan haklar, iş ortamı, iş güvenliği, vs.

  • Motivasyon sağlayan faktörler (motivatörler): Kişinin varlığının ve yaptığı işin farkedilmesi, zorlu görev almak, sorumluluk verilmesi, gösterilen çaba için teşekkür edilmesi, başarı hissi duymak, kişisel gelişim fırsatlarının var olması, vs.

Bir yönetici olarak, eğer maaş ve iş ortamı gibi hijyen faktörleri üzerinde iyileştirme yaparsanız, çalışanlarınızın iş tatmini'ni artırabilirsiniz. İş tatmini önemlidir, temeldir. Ancak bu tür iyileştirmeler çalışanların motivasyonu üzerinde olumlu bir etki yapmaz.

Bir yönetici olarak, ancak motivatörler üzerinde bir iyileştirme sağlarsanız, çalışanlarınızın motivasyonunu artırabilirsiniz.

Çalışanlar maaş ile motive edilemezler ancak hakettiklerinden daha azını aldıklarını düşünüyorlarsa, bu onlarda iş tatmininin düşmesine sebep olur. Yapılması gereken, uygun ücretler verilerek, bu tür kaygıların çalışanın odağından çıkmasını sağlamaktır. "Bak bu işi yaparsan sana maaş artışı vereceğim" demek çalışanı motive etmez; çünkü motivasyon daha fazla para için iş yapmak demek değildir. İşi gerçekten yapmak istemektir. Bu da ancak iş çalışan için anlamlandırılırsa gerçekleşir.

Yakın zamanda yapılan araştırmalar önümüze ilginç sonuçlar ortaya koyuyor…

Klasik bir kural vardır, değil mi: "Eğer bir davranışı ödüllendirirseniz, bu davranışın devamını sağlarsınız; eğer bir davranışı cezalandırırsanız, o davranışı sonlandırabilirsiniz." MIT'de yapılan bir çalışma var: Bir grup öğrenciye çeşitli zorluklar/problemler verilmiş: Bulmaca çözmek, matematiksel hesaplamalar yapmak gibi, hatta bunların içine basket atmak gibi bazı fiziksel aktiviteler de eklenmiş. Öğrencilere performanslarını ödüllendirmek için 3 farklı kategoride ödül verileceği söylenmiş: Düşük performansa düşük para ödülü, orta performansa orta büyüklükte bir para ödülü ve yüksek performansa yüksek bir para ödülü…

Baktığımız zaman bu ödüllendirme sisteminin günümüzde şirketlerimizde de yoğun olarak kullanıldığını görüyoruz, değil mi?

Sizce sonuç ne olmuştur?

Görev mekanik bir beceri gerektiriyorsa (fotokopi çekmek, montaj hattında çalışmak gibi), para ödülü hedeflendiği gibi işe yarıyor ve performansı artırıyor. Bu durumda ödül miktarı ne kadar yüksek oluyorsa, performans da o kadar artıyor. Ancak, görev zihinsel ve düşünsel bir işse, yüksek para ödülleri, daha düşük performansa yol açıyor.

Bu deney bir defa yapılmamış, farklı kültür ve ülkelerde defalarca tekrarlanmış ve hep aynı sonuç:

Görev zihinsel ve düşünsel bir işse; yüksek para ödülleri, daha düşük performansa yol açıyor.

Sonuç olarak, bence bu düğümü şu şekilde çözebiliriz:

  • Eğer çalışanlara yeterince maaş vermezsek iş tatminleri düşer. İşe odaklanma ve motivasyon da kaybolur.

  • Çalışanlara yeterince maaş verip bu konuyu tartışma ortamından çıkarmak gerekiyor.

  • Mekanik işlerde performansı artırmak için para ödülü kullanabiliriz, bu şekilde hedeflere ulaşmak mümkündür ancak bu durum çalışanlarda işi yapma isteği uyandırmadığı için bunun adına motivasyon diyemeyiz.



  • Düşünsel ve yaratıcılık gerektiren işlerde para ödülü kullanmak performansı düşürür; bunun yerine çalışan için bir anlam yaratmak gerekir.

  • Daniel Pink'in ifade ettiği gibi, çalışanlarda motivasyon 3 şekilde arttırılabilir:

    1. Amaç Oluşturmak: Şirketin anlamlı ve faydalı işler yapması, çalışanın vizyonu kendi işinde de görebilmesi

    2. Serbestiyet Sağlamak: Çalışanın kendi işine yön verebilmesi, işyerindeki özgürlük

    3. Kişisel Gelişim İmkanı Vermek: Çalışanın bilgi-beceri geliştirme fırsatlarının olması

Başta da söylediğim gibi, konu ilginç ve tartışmaya açık. Ancak bir konu benim kafamda çok net: "Para motivasyon sağlamaz, sadece iş tatmini sağlar." Yöneticilerin bu konuda fark yaratmak için, 1960'ların yönetim bakış açısı ile değil, günümüz şartlarını gözeterek, çok daha yenilikçi bir şekilde bakması gerekiyor. Bu konu önemli; çünkü çalışanların yüksek motivasyonu, daha başarılı şirketler ve daha yüksek karlar anlamına geliyor.

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer TOPLUM Haberleri