EĞİTİM
okuma süresi: 3 dak.

“Mimaride Dile Getirilmeyen Gerçekler” UKÜ’de tartışıldı

“Mimaride Dile Getirilmeyen Gerçekler” UKÜ’de tartışıldı

UKÜ – GSTMF, 4 Ekim Dünya Mimarlık günü çerçevesinde “Mimaride Dile Getirilmeyen Gerçekler” başlıklı seminer düzenledi.

Yayın Tarihi: 12/10/21 10:16
okuma süresi: 3 dak.
“Mimaride Dile Getirilmeyen Gerçekler” UKÜ’de tartışıldı
A- A A+

Uluslararası Kıbrıs Üniversitesi (UKÜ) Güzel Sanatlar Tasarım ve Mimarlık Fakültesi (GSTMF) 4 Ekim Dünya Mimarlık günü çerçevesinde “Mimaride Dile Getirilmeyen Gerçekler” başlıklı seminer düzenledi. 

UKÜ Mimarlık Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Fatih A. Rıfkı tarafından verilen seminerde mimarlık bağlamında, herkesin aynı fikirde olamayacağı gerçeğini kabul etmek gerektiğini, bunların kendi anlayışına göre “dile getirilmeyen gerçekler” olarak nitelendirilebileceğini belirtti.

Konuşmasında Uluslararası Mimarlar Birliği tarafından kararlaştırıldığı üzere 1985 yılından bu yana Ekim ayının ilk Pazartesi gününün Dünya Mimarlık Günü olarak kutlandığını anımsatan Rıfkı, bu günün BM Dünya Habitat Gününe de rastladığına işaret etti.

Prof. Dr. Rıfkı, Mimar ve Mimarlık sözcüklerinin antik Yunan dönemine dayanan etimolojik (kökenbilim) anlamları hakkında da bilgi vererek, Mimarlığın fiziksel ortamlarda binaları ve diğer fiziksel yapıları tasarlamanın ya da inşa etmenin hem süreci hem de ürünü olduğundan bahsetti.

Mimarlığın uygulamanın ötesinde bir alan olduğunu da belirten Rıfkı, “MÖ 10.000 yılına dayanan Göbeklitepe, MÖ 2500 de yapılan Mısır piramitleri, MÖ 400 yılından Parthenon, MÖ 126 yılından Pantheon ve pek çok diğer yapılarıyla mimarlık çok eski zamanlara dayanmaktadır. Ancak evrim geçiren bir disiplin ve uygulama alanıdır. Antik Yunan mimarisi ile günümüz mimarisi farklıdır. Romanesk Gotik, Rönesans, Barok, Neoklasik biçemlere evirilmiştir” ifadesini kullandı.  

Prof. Dr. Rıfkı, Mimarlığın düzenlenmiş bir uygulama alanı olduğunu ve günümüzde sağlık, güvenlik ve esenlik üçlemesinin mimarlık pratiğinde önemli olduğuna da dikkat çekerek, pek çok ülkede lisanslı bir mimar olmak için eğitim ve mesleki stajın ardından mesleki sınavın yapıldığını dile getirdi.

Etkinlikte Mimarlığın tüm sanat ve bilimlerin anası olduğu söylemini de tartışan Rıfkı, sorumluluklarını iç mekân tasarımı, kent tasarımı, tarihi koruma gibi alanlar ile paylaşmasını eleştirip, tıp alanı gibi tüm uzmanlıkları bir tasarım alanı olarak kendi çatısı altında bir arada tutması gerektiğini söyledi.

Prof. Dr. Rıfkı, tasarımın bir fiziki çevreyi daha iyi bir fiziki çevreye dönüştürmek için yapıldığını, “daha iyi” tanımının ise görecelilik kavramı çerçevesinde tasarımcıdan tasarımcıya değişiklik gösterebileceğini belirterek, bunun da mimarlık için önemli olduğunu kaydetti.

En güncel gelişmelerden hemen haberdar olmak için

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.