EĞİTİM
okuma süresi: 8 dak.

GAÜ akademisyeni Yrd. Doç. Dr. Soyer: Çocuklar toplumların yapıtaşlarıdır

GAÜ akademisyeni Yrd. Doç. Dr. Soyer: Çocuklar toplumların yapıtaşlarıdır

GAÜ Eğitim Fakültesi Özel Eğitim Öğretmenliği Bölüm Başkanı Yrd. Doç. Dr. Cansu Soyer, 20 Kasım Dünya Çocuk Hakları Günü dolayısıyla bir mesaj yayımladı.

Yayın Tarihi: 23/11/21 15:22
okuma süresi: 8 dak.
GAÜ akademisyeni Yrd. Doç. Dr. Soyer: Çocuklar toplumların yapıtaşlarıdır
A- A A+

Girne Amerikan Üniversitesi (GAÜ) Eğitim Fakültesi Özel Eğitim Öğretmenliği Bölüm Başkanı Yrd. Doç. Dr. Cansu Soyer mesajında, “Çocuk hakları hem yasal olarak hem ahlak ve hem de değerler açısından dünya üzerindeki tüm çocukların sahip olduğu eğitim, sağlık, yaşama, barınma, fiziksel, psikolojik, ekonomik veya cinsel sömürüye karşı korunma gibi haklarının hepsini birlikte tanımlamakta kullanılan evrensel bir kavramdır. Bu nedenle çocuk hakları, insan hakları kapsamın ele alınması gereken son derece önemli bir konudur” dedi.

Soyer mesajının devamında şu ifadelere yer verdi:

“Toplumların geleceklerini sağlayacak sağlam ve sürdürülebilir temellerini oluşturabilmeleri, bulundukları toplumun sosyal yapısını oluşturacak olan çocukların hem fiziksel hem de psikolojik sağlıklarının korunması, iyi bir eğitim almalarının gerekliliğiyle tartışılmaz bir gerçektir. Çocuklar toplumların yapı taşlarıdır. Her nesil geçmişinden aldığı  sosyal, kültürel ve değer mirasını  geliştirir ve kendinden sonra gelenlere aktarır.  Bu nedenle, çocuk mensubu olduğu topluma gelecek için ayna tutacak olan bir birey ve iyi bir vatandaş olarak toplum içerisinde yerini bulmaktadır. Toplum içerisinde hangi ülke, hangi coğrafya, hangi din, dil, ırk ve hangi düşünce yapısı olursa olsun, tek bir ortak nokta olan ‘ÇOCUK’ tüm bu farklılıkları ortadan kaldırır. Mustafa Kemal Atatürk’ün “Bugünün küçükleri, yarının büyüklerdir’ sözüyle ifade etmek istediği gibi;  geleceğin sağlam, iyi ve güzel olarak nitelendirilebilmesindeki tek çözümünün iyi çocuklardan ve iyi çocuk yetiştirmekten geçtiğini bizlere anlatma gayesinden doğar. Çocukların yetiştirilmesinde,  bedensel, zihinsel, duygusal, sosyal ve ahlaki yönden alınabilecek bir takım önlemler ve çocukların sahip olduğu hakları onlara sunmaktan geçmektedir.

“DÜNYA ÜZERİNDEKİ HİÇ BİR ÇOCUK FİZİKSEL ŞİDDETE, CİNSEL VEYA EKONOMİK SÖMÜRÜYE ZORLANMAMALI”

Günümüz dünyasında birçok yerde var olan insan haklarına bağlı ihlallerin çocuklar dahilinde daha kapsamlı ve giderek artan olaylara neden olduğu ve müdahalenin ise giderek daha zorlaşan bir dönüşüme girdiği görülmektedir. Dünyada her gün gözlemlediğimiz veya gözlemlemek zorunda kaldığımız, ekonomik ve sosyal açıdan yoksunluk içerisinde bulunan sayısız insan vardır. Özellikle çocukların savaş ateşlerinin ortasında kalarak büyük yaralar aldığı, bununla birlikte açlıkla da savaşarak her iki şekilde hayatlarını kaybettiği bir çağda yaşıyoruz. Yine çocukların ekonomik bir unsur olarak, özellikle de ‘tehlikeli ve çok tehlikeli işyerlerinde çalıştırılamaz’, ‘okul çağındaki çocuklar çalıştırılamaz’ gibi yasal ifadelerin aksine fabrika veya tarlalarda çalıştığına tanık olur, hatta iş kazalarında çocuk ölümlerinin acı yankısı ile sarsılırız. Oysa, dünya üzerindeki hiç bir çocuk fiziksel şiddete, cinsel veya ekonomik sömürüye zorlanmamalı, aile veya çevresi tarafından ihmal edilerek sokaklarında kaderine bırakılmamalı, hatta sağlık ihmalleriyle ya da salgınlarla hayatını kaybetmemeli, gün geldiğinde de kaçak bir göçmen olarak yurdundan koparken boyundan büyük dalgalara altında hayattan koparılmamalıdır.

“SAĞLIKLI VE MUTLU BİR TOPLUMUN VAR OLABİLMESİ İÇİN YİNE SAĞLIKLI VE MUTLU KOŞULLARDA YETİŞEN ÇOCUKLARLA OLANAKLIDIR”

Bu nedenle, çocuk hakları günü kapsamında düzenlenen etkinlikleri sadece bir güne sığdıracak şekilde değil devletin sunacağı sosyal güvence ile birlikte aile, sosyal çevre ve en önemlisi öğretmenler olarak daha fazla sorumluluk almalı ve her fırsatta çocuklarımıza haklarını öğretmeli ve tekrarlamalıyız. Gelecekte mutlu, refah bir toplum ve insan yapısının var olması için, çocuklara ve çocukların haklarına daha fazla sahip çıkmalı ve bu hakları onlara öğreterek sunmalıyız. Çünkü biliyoruz ki:

- Her çocuk; doğma, büyüme ve yaşama hakkına sahiptir.

- Her çocuk; bir aile ile yaşama, korunma ve bakılma hakkına sahiptir.

- Her çocuk; diğer bireyler tarafından saygı görme hakkına sahiptir.

- Her çocuk; iyi bir öz bakım ve beslenme hakkına sahiptir.

- Her çocuk; iyi bir eğitim alma hakkına sahiptir.

- Her çocuk; oyun, eğlence ve dinlenme hakkına sahiptir.

- Her çocuk; kendinden büyük bireyler tarafından gelebilecek kötü muamele veya istismara karşı korunma hakkına sahiptir.

- Her çocuk; kötü koşul veya durumlar karşısında korunma hakkına sahiptir.

- Her çocuk; devlet tarafından en iyi vatandaş olma koşulları ile büyütülme hakkına sahiptir.

- Her çocuk; hem kendi hem de toplumsal refaha katkı için iyi bir mesleğe sahip olma hakkına sahiptir.

- Her çocuk, aileden yoksun olması durumunda devlet tarafından eksiksiz bir şekilde bakım ve ihtiyaçlarının karşılanması hakkına sahiptir.

 Ve tıpkı Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin 29. Maddesinde yer aldığı gibi;

Çocuğun kişiliğinin, yeteneklerinin, zihinsel ve bedensel yeteneklerinin mümkün olduğunca geliştirilmesi;

İnsan haklarına ve temel özgürlüklere, Birleşmiş Milletler Antlaşmasında benimsenen ilkelere saygısının geliştirilmesi;

Çocuğun ana–babasına, kültürel kimliğine, dil ve değerlerine, çocuğun yaşadığı veya geldiği menşe ülkenin ulusal değerlerine ve kendisininkinden farklı uygarlıklara saygısının geliştirilmesi;

Çocuğun, anlayışı, barış, hoşgörü, cinsler arası eşitlik ve ister etnik, ister ulusal, ister dini gruplardan, isterse yerli halktan olsun, tüm insanlar arasında dostluk ruhuyla, özgür bir toplumda, yaşantıyı, sorumlulukla üstlenecek şekilde hazırlanması ve doğal çevreye saygısının geliştirilmesi, çocuk eğitimi açısından son derece önemli hedefler olarak sıralanmaktadır.

Sağlıklı ve mutlu bir toplumun var olabilmesi için yine sağlıklı ve mutlu koşullarda yetişen çocuklarla olanaklıdır. Eşitlikle olanaklıdır. Fark gözetmemekle olanaklıdır. Her çocuk sadece gelişim açısından değil, varlığı açısından ÖZEL’dir. Ve aslında, bir çocuk ne kadar çok insandır. Çocuk; toplumu için hizmetler sunacak bir hizmetkâr, bir zanaatkar, belki de geleceğe damga vuracak bir bilim insanı, sanatçı olacak, devleti ve insanını koruyan bir polis, ve belki de nice canları hayata bağlayan doktor, ve belki gelecek nesillere  bilgi aşılayan öğretmen olacaktır. Dolayısı ile çocukların soyut olarak ele alınan haklarının daha somut etkinliklere ve uygulamalara taşınması, insanlığın geleceğinde önem taşıyan tüm çocukların yetenek ve zekaları doğrultusunda imkanlarının arttırılması hem temel hem de genel haklarının tam gerçeği ile uygulanması ile gerçekleşebilmektedir.

Barış içinde, insancıl, özgür, paylaşımcı ve sevgi bir dünya temennisi ile tüm çocuklarımızın 20 Kasım Dünya Çocuk Hakları Günü kutlu kutlu olsun.”

En güncel gelişmelerden hemen haberdar olmak için

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.