Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Radar REŞAT | 1 Ekim 2010, Cuma

Kuzey-Güney Kıbrıs Ekonomileri "Yakınlaşma Uzaklaşma" Sonuçları

Paylaş  
5
3
5

Bildiğniz gibi Türkiye Ekonomi Kurumu, Uluslararası Ekonomi Konferansını 1-4 Eylül arası ülkemizde Acapulko Otelinde tertiplemişti.

Uluslararası kişiliğe sahip Amerikan, Japon, Kore, Türkiye, Malezya, İndonezya, Hindistan ve daha birçok ülke iktisatcıları, Merkez Bankası başkan ve uzmanlarının sunum yaptığı

“BUNALIM SONRASINDA KÜRESEL EKONOMİ: ZORLUKLAR VE FIRSATLAR” başlıklı konferansa ben de katılma fırsatını bulmuştum.

Değişik ülkelerde kriz döneminde uygulamaya konulan ekonomik tedbirlerle ilgili yapılan sunumlar şüphesiz hem ilginç hem de göz açıcı. Ancak bunları bilahare ülke bazında   ele alıp değerlendirmeyi daha farklı yazılarımda  konu etmeyi düşünmekteyim. 

Bu konferansta, KKTC Ekonomisi de masaya konmuştu. Bu gün akademisyen ekonomistlerimizin de mesaj verici sunumlardan bir tanesini konu etmek isterim.

Sözünü ettiğim, Kıbrısta Güney - Kuzey ekonomilerinin “convergence” yani zaman içerisinde eşitlenme durumunu ele alan bir model çalışması, ve modelden çıkan sonuçlardır. 

DAÜ akademisyenlerinden Profesör Dr. Özay Mehmet ve  Doçent Dr.Vedat Yorucunun yaptığı müşterek sunumdan çıkan sonuçlar şöyle özetlendi:

a) Kişi başına gelirde yaklaşma var. Modele göre,  iki ekonomide  gelir eşitlenmesi* 18 yılda gerçekleşeceği,

b) İki ülkedeki kurumlarda ise bir birine yaklaşma değil UZAKLAŞMAnın  olduğu.

Bu iki sonuçtların anlamı ne diyeceksiniz elbette.

İlk etapta akla şu sorular gelir tabii ki.

1. Ekonomide yer alan, faaliyet gösteren kurumlar birbirinden uzaklaşırken,
yani Güneydeki kurumlar,gerek istihdam, gerek profesyonel personel sayı ve kıdem, kalite, verimlilik, maddi ve mali güç vs de Kuzey’deki kurumlardan farklı boyutlarda ise ve  bu fark zamanla artıyorsa,

*** iki ülke arasında kişi başına gelir düzeyini yaklaştıran unsurlar ne olabilir?

2. Bu sözü edilen kişi başına geliri yaklaştıran ekonomik dinamikler nelerdir?

Sır burada.

Yüzlerce kurumsallaşmış şirketler, imalattan tutun hizmet sektöründeki profesyonel murakabe ve hukuk şirketleri, ticari kurumlar farklı boyutlarda uluslararası kimlikleriyle aradaki farlılığı artırırken, bizdeki gelir düzeyini Güney’dekine yaklaştıran kurum faaliyetleri ne olabilir diye sorulduğu zaman alınan cevabın ne olduğunu tahmin edersiniz. Özetle,

a) KAYIT DIŞI FAALİYETLER

b) KUMAR ve EĞLENCE ekonomisi.

Bunu empirik olarak kanıtlamış akademisyenlerimiz.

Bu sonuç bu kadarla kalmamış.

Kayıt dışılığın, imalattan tutun Eğitime ve sağlık Hizmetlerine, bütün bunlar yanında legal olmayan hukuk dışı  işlemlere kadar vardığı ve yaygın oluşu telaffuz edilmekte.


YEPYENİ BİR KELİME. GATE KEEPER - GATE KEEPING.

Acı olan husus,  bundan rant sağlayanlara adeta kapıyı  aralı tutan  “GATE KEEPER” lerin  olduğu bir düzenin yaratılmışlığı ve ekonomimizi  Güneyin gelir seviyesine yaklaştıran dinamizmin bu rant sağlayan, kapıyı aralık tutanların oluşturduğu faaliyetlerden oluşması.

POLİTİK YOLSUZLUKLAR KAPISI MI?

Sözü edilen ve sözlüğümüze yeni tanıştırılan  “gate keeper” (kapı bekçisi) sözü, politik yolsuzluğun mevcudiyetinin sadece bir göstergesi değildir. Eğer model çalışması, Güney- Kuzey kurumları uzaklaşırken gelir düzeyinin yaklaşması sonucunun arkasındaki dinamizm bu “gate keeper”lerin oluşturduğu düzen ise,
kapı bekçilerine yaşam kazandıran, onun faaliyetlerini mümkün kılanın, POLİTİK YOLSUZLUKĞUN  olduğu, ve yaygınlığı sonucuna varılmaz mı?

İşte facia evet bana göre facia burda.

NEDEN FACİA?

Böylesine bir düzenin yaşam kazanmışlığı, hatta, seçim kampanyalarını finanse etme yoluyla  politik iradeyi etkileyici duruma gelmişliği belki bizleri daha karanlık günlerin eşiğine iteceği kuşkumu artırıyor doğrusu. Nedeni de şu sorunun cevabında.

BÖYLE BİR DÜZENİN EN BÜYÜK DÜŞMANI NEDİR BİLİR MİSİNİZ?

Sorumluluk taşıyan kişideki

1. DOĞRULUK, DÜRÜSTLÜK ilkelerine taviz kabul etmeyen bağımlılık ve

2. YETENEK.

Bunlarsız  hukuk düzeni ve adalet sağlanabilir mi? Hayır.

Hukuk üstünlüğünün güvenilirliği şüphe ile karşılandığı ortamda adaletin de bozulması beraberinde gelmez mi? Elbette.

Bunlarsız nelerin yaşam kazandığı, nelerin yeşerdiği yanında  nelerin yok olduğunu bilmez veya bilmezlikten gelme lüksümüz var mı zan ediliyor?

Toplum bunu sorgulamak, kendi cevabını bulmakla ve vermekle karşı karşıyadır.

TEKRAR SORUYORUM. KURTULMA YOLU NE? KİM KURTARACAK?

Eğer,

*** Doğruluk ve dürüstlük ilkeleri sahipsiz kılınır yetenek  dışlanır,

*** bir de hukukun üstünlüğü güvenilirliği değil de güvensizliği sorun olur,

***  haksızlık adaletsizlik ortamı yaratılır ve  yaşanıyorsa,
bundan kurtulma yollarını üstlenecek olan kim? Ne zaman?

Manzara ortada. Acı Gerçekler yüzümüze bakar.

Özel veya kamu olsun gerek Sağlık gerekse Eğitim kurumlarımızın Güneydekileri ne kadar geriden takip ettiğimizin farkında mıyız? Bunun rahatsızlığını hissetmemek mümkün mü?

Ayni durum her hangi bir ticari kurumumuz veya bankamız veya sanayi kuruluşumuz için de geçerli değil mi? Bunun cevabı da evet olduğuna göre çare ne?

KAPIYI ARALIK TUTANLAR ve RANT SAĞLAYANLAR  YANİ “GATE KEEPER”LER KAPIYI KAPATIR MI?

Geçen yazımda

KURTARAN DA KURTULACAK DA BİZLERİZ. YANİ BİZ HALKIZ.

BU RADİKAL DEĞİŞİM SORUMLULUĞUNU ÜSTLENME İRADESİNİ GÖSTEREBİLMEMİZE BAĞLI.

Ama durum bu iken iktidarın gündemine bakın. Ne vaad eder diye düşünelim artık.

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
14 Mayıs 2016, Cumartesi    Müşavirlik, popülizm ve kifayet
24 Eylül 2015, Perşembe    Tüm halkımıza mutlu bayramlar dilerim
18 Kasım 2014, Salı    Sorunu çözün, sorumluyu sonra bulursunuz
2 Temmuz 2012, Pazartesi    Olamaz olamaz olamaz olamaaazzz
25 Haziran 2012, Pazartesi    Vatan sevgisi ve vatanseverlik
25 Haziran 2012, Pazartesi    Vatan sevgisi ve vatanseverlik.
4 Ocak 2012, Çarşamba    Yeni sene mesajı
11 Aralık 2011, Pazar    Yönetimlerin görev ihmalkarlıklarının ağır bedellerini hep halk mi ödeyecek?
10 Ekim 2011, Pazartesi    Vijdanımızla sınav vermeye hazır mıyız?
26 Haziran 2011, Pazar    Menfaat çelişkisine bürünmüş icraatlara kim dur diyecek?

banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner

Müşavirlik, popülizm ve kifayet
Radar REŞAT | 14 Mayıs 2016, Cumartesi
Hasbelkader bir partiye yakın olmuş. Üst düzey yönetici görevine getirilmiş. Sonra da partisi hükümetten gidince hiçbir iş yapmadan devletten maaş alanların varlığı beni de rahatsız ediyor.
Hatta sinirlendiriyor dese...
Tüm halkımıza mutlu bayramlar dilerim
Radar REŞAT | 24 Eylül 2015, Perşembe
Bu gün bayram arifesindeyiz. Hepimizin,  sevdiklerimizle paylaşacağı, güzel anılar yadedeceği, büyüğümüzü küçüğümüzü bağrımıza basarak sevindireceği bir gün. Herkesin bayramını şefkat dolu duygularımla kutlarım. Mübar...
Sorunu çözün, sorumluyu sonra bulursunuz
Radar REŞAT | 18 Kasım 2014, Salı
Kıbrıs Türk Havayolları ve CAS Eski çalışanlarının durumu gerçekten sıkıntılı. Açlık grevi noktasına gelip bir mücadele vermek için gerçekten zor durumda ve kararlı olmak gerekir. Talep basit.
Onlar CAS’ta çalışmaya ...