Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Cenk UZUNOĞLU | 12 Ağustos 2018, Pazar

(Kumsal) Meriç Sokağı çocukları  

Paylaş  
8
5
9

150 metre uzunluğundaki Meriç sokak Kumsal’ın merkeziydi.

Eti sokak ile Meriç sokağın birleştiği noktada Şehit Ertuğrul ilkokulu da taşınmadan önce o mahallede şimdiki açık öğretim binasının olduğu yerdeydi.

1974’te hemen karşısındaki şu an ismini hatırlamadığım apartman ile birlikte mücahitlerin toplanma noktası ve mevzisiydi.

Meriç sokağını Kumsal’ın çekim merkezi haline getiren iki unsur vardı.

Birincisi, mahallede Efruz evlerinin hemen önündeki arazideki orta ölçek futbol sahasıydı.

Şimdi Merit otelin olduğu yer birçoğumuzun futbol oynamayı hatta ilk otomobil sürüş denemelerini öğrendiğimiz araziydi.

Orta ölçekli bir futbol sahasına dönüştürdüğümüz o arazide yaz ve kış aylarında dersler ve sıcaklar izin verdiği sürece yaptığımız mahalle maçları bu mahalleden nasibini alanların ortak noktasıydı.

Kendi çabalarımızla ayaklarına beton dökerek ahşaptan iki kale de yapılmıştı bu orta ölçek futbol sahamıza. Zaman zaman kireç ile saha çizgilerini de belirlediğimiz de olurdu.

Bir dönem üşenmeden ipleri birbirine bağlayarak bu kalelere ağ yapmıştık. Ağları havalandırma arzumuzdan pek de uzun ömürlü olmamıştı ağlar. Hevesimizi almıştık yine de. Çaba göstermeyi gerektiren küçük hedeflerimiz vardı o günlerde.

Bu futbol sahasının bir köşesine uzun ve üç adım atlama ile yüksek atlama için kum havuzu bile yapmıştık.

İnanmayacaksınız ama Kumsal’daki diğer mahallelerin de katılımıyle iki üç atletizm müsabakası da yapılmıştı bu sahada ve hemen yanındaki asfalt yolda.

Yaz aylarında güneşin etkisini kaybetmesi ile öğleden sonra ne maçlar yapılırdı o sahada. Meriç sokağının ağzı olsa da o günü yaşayanlara da yaşamayanlara da bir kez daha anlatsa.

***

Bu mahalleyi Kumsal’ın merkezi haline getiren diğer unsur da Kıbrıs Türkünün en zor ve karanlık günlerini bilirkte yaşamış olan İngiliz bir anne (Maureen teyze) ve Kıbrıslı Türk Mimar babanın (Ezel amca) 5 çocuğundan oluşan aileydi.

O beş çocuk içinde de özellikle İzzet bütün bu spor organizasyonlarının çimentosuydu. Futbol tutkunu olan İzzet lise son sınıfta Günay Caymaz hocanın fırsat vermesi ile Gençilk Gücünün Özer ve Ozan’dan oluşan efsanevi kadrosunda sol bek oynama şansı buldu. Kim bilir şimdi ne işle meşguldür İzzet.

Mahallenin bütün spor ve diğer aktivitelerini organize eden bu 5 çocuklu aile üniversite yaşına gelen son iki üç çocuklarını da alıp İngiltere’ye 1970’li yılların sonunda göç etmelerine kadar sürdü bu mahallenin çekim gücü.

6 numaralı ‘’Efruz’’ evlerinde oturan bu beş çocuklu ailenin evi yaz aylarında neredeyse bir lokal havasındaydı. Eve girip çıkanın hesabı yoktu. O evin önü de buluşma noktasıydı.

Kimler gelip geçti bu mahalleden sayalım.

Faiz Sucuoğlu ve kardeşi Erhan.

Savaş Atakan ve kardeşi Buran.

Hüseyin Özgürgün ve kardeşi Mehmet Ali

Hasan Taçoy.

Kendine münhasır kabına sığmayan tavırları ile ta o günlerden ben farklıyım diye sinyal veren Mahmut Anayasa.

Benim de ortaokul ve liseden sınıf arkadaşım Erhan Başay.

Arka mahalle diye tabir ettiğimiz daha sonra yapılan ‘’Efruz’’ evlerinde oturan bizim bahçe komşumuz olan evden Ahmet Çelik.

Yine Meriç sokağa göre arka mahalleden genç yaşta ömür bırakmış olan Rüya’nın küçük kardeşi Giray.

Bengü Bayar ve çok genç yaşta kaybettiğimiz kardeşi diş doktoru İzgü.

Havadis’ın yazarlarından Mete Hatay ve kardeşi Mehmet Hatay.

Küçük Kaymaklı’nın uzun yıllar kaleciliğini yapmış Hakan ve Çetinkaya’da oynamış abisi Bülent.

Biri Matematik diğeri de İngilizce olmak üzere her ikisi de üniversite öğretim görevlisi olan Ali Denker ve benim de liseden sınıf arkadaşım kardeşi Hulusi.

Ve daha niceleri hepsi bu mahalleden nasibini aldı.

Uzun süre kiraya vermiş olsalar da rahmetli Nejat Konuk ve ablasının evi de Meriç sokaktadır. Ayla Gürel ve kardeşleri Oya, Yonca ve Metin uzun yıllar bu evde oturdular. Gençlik yıllarında Meriç sokağın önemli bir parçası oldular.

Sayamadıklarım kusuruma bakmasın.

Sporun çeşitli branşlarında da son derece başarılı olmuş bu mahallenin çocuklarının birçoğunun ortak noktası da Güner Burgul’un öğrencileri olmalarıydı.

Hepsi de ayni mahallenin çocukları olarak büyüdü.

Devamlı şakalaşmanın, takılmaların, kendine özgü bir hicvin olduğu her yönüyle iddialı ve rekabetçi bir mahalleydi Meriç sokağı.

Saydıklarımın bir kısmını bile tanıyor olsanız bunu tahmin etmeniz zor olmaz.

Futbol dışında, yaz aylarının sıcağında gece yarısına kadar süren sokak muhabbetleri, tavla turnuvaları hepsi o mahallede oldu.

Meriç sokak bir merkezdi. Hala daha önemli ve bilinen bir mahalle. Üzerinden artık yalnızca durmayan bir traifk geçiyor.

Nefes almak, bize özgü o mahalle kültürünü yaşayacağınız bir liman ve durak yeri değil artık.

Tamamen bir geçiş noktası bir nevi köprü görevi gören bir mahalle oldu Meriç sokak. Malum köprüler önemli ve stratejik yapılardır ama üzerlerinde yaşam olmaz.

Üzerinde durup ağız tadıyla sohbet edilecek şakalaşılacak, küçük kale bile olsa futbol oynanacak zaman geçirilecek bir yer değil artık Meriç sokak.

Şimdi bu mahalleden geçen arkadaşların bir kısmı siyasette ve ayni partide buluşsa da karşı karşıya gelmeye ve birbirlerini itham etmeye başladılar.

İster istemez bununla ilgili haberleri okumak 40 sene geriye götürdü beni.

Nereden nereye deyip Meriç sokağının o günlerine tanıklık edenler için yazma ihityacı hissettim.

Ortaya bu yazı çıktı.

Yazınca da ne mahalleymiş ve ne kadar güzel bir çocukluk yaşamışız dedim kendi kendime.

Şimdi bu yaşanmışlıkları ve anıları siyaset için yok saymaya, ya da yok etmeye değer mi?

Meriç Sokağı yok oldu. Hele bari ona o ruhu verenler siyaset uğruna birbirine düşmesinler.

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
13 Ocak 2019, Pazar    Tanınmış "yapı" olmak için nelerden feragat ederiz?
6 Ocak 2019, Pazar    İkilem ve tercihlerle yüzleşmeye doğru
30 Aralık 2018, Pazar    Rum'un ikilemi ve çıkmazı bu mu?
23 Aralık 2018, Pazar    Olgular, algılar ve Akıncı'nın köprü görevi
16 Aralık 2018, Pazar    Zor egzersiz: Ezber bozma
9 Aralık 2018, Pazar    Olana kadar imkânsız gibi gözükür
2 Aralık 2018, Pazar    "Gevşek federasyon" yalnız bizim için mi?
25 Kasım 2018, Pazar    40 yıldır gittiğimiz yolun çıktığı sokak
18 Kasım 2018, Pazar    UBP-DİSİ buluşması üzerine
11 Kasım 2018, Pazar    Exxon'nun telkin ve bulguları belirleyici olacak  

banner
banner
banner
banner
banner
banner

Tanınmış "yapı" olmak için nelerden feragat ederiz?
Cenk UZUNOĞLU | 13 Ocak 2019, Pazar
AB çatısı altında ‘’gevşek federasyon’’ kapsamında iç işlerinde özerk, ticarette, spor ve kültürel aktivitelerde ambargolardan arınmış ayrı bir ‘’yapı’’ olma karşılığında Türkiye’nin adanın tümü üzerindeki garantörlüğ...
İkilem ve tercihlerle yüzleşmeye doğru
Cenk UZUNOĞLU | 6 Ocak 2019, Pazar
40 yıl bir yandan iyi niyet bir yandan da yalan rüzgârının etkisiyle yol aldıktan sonra farklı şeylerin konuşulacağı ve/veya yaşanacağı bir noktaya gelindiği ile ilgili tüm ipuçları ortadadır. 
Çözüm arayışında devam...
Rum'un ikilemi ve çıkmazı bu mu?
Cenk UZUNOĞLU | 30 Aralık 2018, Pazar
Parasal olarak adı koyulan gazın gölgesinde çözüm arayışı gazı paraya çeviremeyeceğini gördükçe Rum’u da ikilemleri ile yüzleşmeye itecektir.

Bu yüzleşme derinleştikçe de kaybettiklerinin büyük bölümünü geri kazanam...