Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Cenk UZUNOĞLU | 17 Mart 2019, Pazar

Naif bir çağrı için şartlar oluşmadı mı?

Paylaş  
25
17
25

Rum lider siyasi eşitlikten ne anladığını 40 yılı aşkındır sanki de hiç konuşulmamış ve mutabık kalınmamış gibi her fırsatta aksini açık açık saydırdıkça saydırıyor.

Mecbur muyuz buna yalnızca karşı demeç vermekle yetinmeye?

Anladık havadaki tüy misaliyiz.

Ağırlığımız yok ama varlığımız ve kim ne derse desin çalışan bir demokrasimiz var.

Hangi açıdan bakılırsa bakılsın rölantide geçecek olan bir dönem bizi bekliyor.

Bu süreyi Cumhurbaşkanlığı seçimini erkene çekerek geçirmek oluşan şartlar altında tüm dünyaya referandum niteliğinde bir cevap olamaz mı?

Bir an önce seçime gitmek hem Rum lideri frenlemek hem de Akıncı’nın yaklaşımının siyasi bir bedeli olduğunu batıya hissettirmek adına önemli bir adım olmaz mı?

Rum tarafının Crans Montana ve sonrasında da artarak devam eden tavır ve söylemlerine rağmen hala daha ‘’ille de federasyon mu’’ yoksa Türkiye’nin de desteği ile başka alternatifleri deneme cesaret ve isteğinde olan yeni bir liderin yetkilendirilmesi mi sorusuna cevap arasak çok daha yerinde olmaz mı?

Rum liderin federasyonu imkânsız kılacak çok net açıklamaları ile birlikte başka alternatifleri de telaffuz etmesi, işin içine artık tek taraflı alınan kararlar sonucunda ‘’$’’ olarak adı konulan gazın girmesi halktan farklı bir çerçevede çözüm arayışına girip girmemek için tekrar yetki talep etmek için yeterli sebepler değil mi?

Akıncı’nın Rum liderin son söylemleri karşısındaki görüşlerine karşı mecliste oluşan blok Cumhurbaşkanlığı seçimini erkene almak için şartların oluştuğunun göstergesi değil mi?

Benim bu görüşümün siyasetin güncel pratiğine göre naif bir yaklaşım olduğunun farkındayım.

Akıncı’dan erken seçime gitme önerisini beklemek bir yana dursun Akıncı’nın son gelişmelerden sonraki duruşuna karşı görüş beyan eden partiler de erken Cumhurbaşkanlığı seçimi konusunu hiç gündeme getirmemeleri düşündürücüdür.

Akıncı’nın yaklaşım ve düşüncelerine karşı duranlar da içinde ‘’iki ayrı devlet’’ çözümünü içeren diğer alternatifleri gündeme getirmekte slogan ötesine gidemedikleri için seçime giden süreçte müptelası oldukları aday belirleme ile ilgili siyasi mastürbasyonu yeğlemektedirler.

Belirgin bir şekilde tekrar ortaya çıkan her iki görüşün savunucuları da, Anastasiades’in arkasına Çavuşoğlu’nu da takarak yaptığı açılımın sonucuna hazırlıksız ve sonrasında da ne yapacağını bilmez durumda yakalandı.

Kabul edelim toplum olarak ortaya somut bir şey koyamamanın ve hazırlıksız yakalanmış olmanın sonucunu yaşamaktayız.

Bir kesim olmayacağını bile bile inkâr sürecinden çıkamayıp federasyonda ısrar ederken, diğer kesim de Rum liderin yarım ağız da olsa mırıldanmasına istinaden ortaya attıkları sloganın altını dolduramamanın tükenmişliğini sergilemektedirler.

Tüm bu gelişmeler ışığında üzüntü veren de toplamda oluşan bu görüntüdür.

Ne kadar naif bir çağrı olursa olsun bu tükenmişlik olarak tabir ettiğim tembellik kokan ruh halinden geciktirmeden yapılacak olan erken Cumhurbaşkanlığı seçimi ile çıkılabilir.

Hazır Kıbrıs gazetesinde geçen hafta yayınlanan anket ile başlama vuruşu da yapıldı madem, hodri meydan deyip halktan yetki alma zamanı değil mi?

Sloganın ötesine geçip eylem planı ortaya koymaya kafa yormadan her kafadan ‘’ben de varım’’ ya da ‘’teamüllere göre aday olması lazım’’ diye ses veren ‘’milliyetçilerin’’ ne kadar ‘’milliyetçi’’ olduklarını da görmüş oluruz. Ayni görüşte olanlar fedakârlık yapıp makul olanda birlik olamazsa gerisi teferruat.

Önümüzdeki bir yıllık süreci Anastasiades’in gönlünden kopacak olan züğürt tesellilerinin dilencisi olmayı beklemek ve aday belirleme ile ilgili siyasi mastürbasyon eksersizi yapmak yerine bir an önce konunun özüne gelelim diyorum.

Herhangi bir bağlantı, beklenti ve çıkar söz konusu olmadan ‘’gör denilen’’ iddiası ile yazdığım için bu naif çağrıyı gündeme taşıma niyetimi normal karşılayın.

Diğer taraftan da ama bir toplum için bu kadar hayati önemi olan bir sorunun çözüm arayışında muhatabınızda bu derece değişim ve kendi meclisinizde karşılığı olan fikri farklılaşmadan dolayı başka bir ülkede erken seçime gidilse biz dahil hiç kimse şaşırmazdı diye de kendinizi sorgulayın.

Ben sorguladım.

Sonuç bu yazı çıktı.

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
17 Kasım 2019, Pazar    Birden fazla mesaj verilmek istenirse...
10 Kasım 2019, Pazar    'Cambridge'linin' ikilemi ve hayal kırıklığım
3 Kasım 2019, Pazar    Özersay, sorular ve değerlendirme ihtiyacı
31 Ekim 2019, Perşembe    Bulduk da bunadık demeyiz inşallah
27 Ekim 2019, Pazar    "Devleti" siyasetin üstüne koyabilmek (mi?)
20 Ekim 2019, Pazar    Merkezin "çatı aday" algoritması
13 Ekim 2019, Pazar    Memleketimin farklı "yol" dertleri
6 Ekim 2019, Pazar    Marifet "ümmetin" bölünme arzusunda
29 Eylül 2019, Pazar    Demokrasinin maliyeti
22 Eylül 2019, Pazar    Oldu olacak "UBP’li Özersay'ı" aday yapın

banner
banner
banner
banner

Birden fazla mesaj verilmek istenirse...
Cenk UZUNOĞLU | 17 Kasım 2019, Pazar
Görünen köy kılavuz istemez içgüdüsü galip geldiği için bu yazıyı şimdi yayınlamak ağır bastı.

Önümüzdeki seçimler hangi adayın ya da fikrin tercih edilmesi gerektiği üzerinden değil de hangi adayın niye tercih edilm...
'Cambridge'linin' ikilemi ve hayal kırıklığım
Cenk UZUNOĞLU | 10 Kasım 2019, Pazar
Kimi kastettiğimi anladınız.

KKTC’de yaşayan bildiğim bir tane Cambridge mezunu var.

O da çiçeği burnunda 5 aylık Başbakanımız Ersin Tatar.

Bir yıl önce yapılan UBP kongresindeki konuşmasında ‘’sorunlarımızın çö...
Özersay, sorular ve değerlendirme ihtiyacı
Cenk UZUNOĞLU | 3 Kasım 2019, Pazar
Özersay toplumun yaşanmış ortak acı ve tecrübelerini temsil eden bir geçmişe sahiptir.

Zor şartlar altında olunsa da iyi eğitim ve azimle birçok şeyin başarılabileceğinin genç nesil için canlı örneğidir.

Topluma ya...