Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Cenk UZUNOĞLU | 31 Mart 2019, Pazar

Bir gün hepimiz CTP'li olur muyuz?

Paylaş  
26
17
26

Rum liderin son 5 ay içindeki demeçlerine bakıp Rum toplumunun çözüm ile ilgili nasıl bir yönlendirmeye muhatap olduğuna baksak hangi sonuçlara varırdık diye düşünmekte fayda vardır.

Belki de farkında değiliz ama pek dile getirmediğimiz doğuracağı sonuçtan dolayı ucu bize dokunuyor.

Sıralayalım.

Bir gün bile olsa bir Kıbrıs Türkünü Kıbrıs devletinin Başkanı görmeyeceklerini...

Günlük hayatlarının devleti Kıbrıs Türkü ile paylaşmayacakları için etkilenmeyeceğini...

Bir şekilde günün birinde bir çözüm olacaksa da toprak alıp Kıbrıs Türküne kendi günlük hayatlarını etkilememesi adına tanınmış ayrı bir yapı olması için evet demek durumunda kalabileceğini...

Bunu da eğer olursa müzakere sürecinin sonunda toprak, garantiler, Türk askeri ve gaz konusu büyük ölçüde Rumların istediği şekilde çözülürse olabileceğini...

Kısacası Kıbrıs Türkünün bir ihtimal tanınmış ‘’ayrı yapı’’ olma hakkını bu filmin en sonunda malum istekleri yerine getirilirse evet diyebileceklerinin düşünülmesi istendiği sonucuna varırsınız.

Tüm bunları söylerken Anastasiades başka bir şeyi daha kendi toplumunun idrak etmesini istemektedir.

Sürecin sonunda ‘’Kıbrıslı Türkler ne halleri varsa görsünler’’ denilerek verilecek yegâne tavizin, Kıbrıs Türkünün ‘’ayrı bir yapı’’ olmasına izin vermek olacağı ima edilmek istenmektedir.

Bunu da kaybettiklerimizin tümünü geri alamayacağız ama siyasi ve ekonomik kazanımlarımızı da ortak bir devlet kurup kaybetmemek adına yapmak zorundayız argümanının yolunu açmaya çalışmaktadırlar.

Durun hemen ‘’saçmalık’’ diye reaksiyon vermeyin. Bu sonucu hedefliyorlarsa bunu yapmanın yolu Anastasiades’in yaptığı gibi iki devletli çözümü öylesine de olsa telafuz etmesi ile mümkün olabileceğini düşünün.

Anastasiades yürüttüğü siyaset ile toplumunu geçmişin hesaplaşmasından uzaklaştırıp, esas olarak refahlarının üstüne koyma yollarının önündeki engelleri kaldırmaya yönlendirmek istemektedir.

Ortak devletin kendi toplumunun geçmişle hesaplaşmasını canlı tutacağını ve faydadan fazla zarar getireceğini düşünmektedir.

Bir ay önce ‘’Girne’den kaçan göçmenleri daha ne kadar kandıracağız’’ cümlesinin temelinde de bu mesaj yatıyor.

Kendi toplumunda hâlihazırda olan ortak devlet kurup siyasi eşitlik prensibi altında ‘’fasarya’’ konuları günlük hayatımıza taşımayalım görüşü en son tahlilde baskın olan bakiye ruh hali olmasını hedeflemektedir.

Rumcasını bilmem ama Anastasiades’in satır aralarında kendi toplumuna üç aşağı beş yukarı söylediklerinin Türkçesi bunlar değil mi?

***

Biz nedense onu küçümsüyoruz ama Anastasiades siyasetçi olmasının ötesinde kendi toplumu için refah pastasını büyütme hedefi olan iş adamı gibi konuya yaklaşıyor.

İş hayatında yöneticilere telkin edildiği üzere, iyi algılanacağını hesapladığı, toplumunun duymak istediği mesajların içine olumsuz algılanacak mesajı da doğru dozajda enjekte ederek veriyor.

Anastasiades, kazanımlarımızı kaybetmemek ve hatta katlamak için kaybettiklerimizi geri almak konusunda inat edip takılı kalırsak önümüze çıkan fırsatları kaçırmanın doğru olmadığı iddiasında hareket ediyor.

İş adamlığı içgüdüsü tam da burada devreye giriyor.

Toplumunu opsiyonlarının sayısını artırarak yavaş yavaş olası sonuçlara gerekçeleri ile hazırlıyor.

O kadar ki bu sonu gelmeyecek gibi duran çözüm sürecinin günün birinde sonu gelirse elde etmek istediği somut her şeyi elde etmek için Kıbrıs Türküne yalnızca ayrı devlet olduğunu kabul edeceğini önermesi bile yeterli olabilir.

Diyebilir ki, ‘’tanınmış devlet mi olmak istiyorsun?’’

‘’O zaman ayrı devlet olarak gel AB’nin çatısı altına ama Türk askerini ve garantörlüğünü de bırak. ‘’

‘’Gazı da sen bulursan senin, ben bulursam benim’’ dese biz ne deriz diye bir düşünün. ‘’

İki seçenek olur.

Ya AB altında ayrı devlet olmayı kabul ederiz ya da ‘’yapma etme biz Kıbrıs Cumhuriyetine yama olalım’’ durumuna düşeriz.

Bu kafayla kendimizi kandırmayalım, ikisi arası bir şey o noktadan sonra olmaz.

Ha üçüncü bir yol daha var o da Türkiye’nin ili olmamız.

Birinci ve ikinci seçenek olmazsa, kendiliğinden olacak olan da budur. Bu da karşımıza seçenek olarak değil sonuç olarak kendiliğinden çıkıyor zaten.

Bu olasılığın olup olamayacağını Türkiye’nin güneydoğu bölgesi ve sınırının hemen ötesinde nasıl bir yapılanmanın olabileceğini görerek ve düşünerek değerlendirmek gerekecek.

***

Kıbrıs Türkü’nün büyük bir bölümü giderek yabancılık hissedeceği seçenekler, ikilemler ve emrivakiler ile karşı karşıya kalacağı bir girdaba sürükleniyor.

UBP ile HP hala daha koalisyonu nasıl kurar ve Özersay’ı da sağın ortak adayı yapar diye düşüne dursun.

Yakındır iç siyasette YDP ile CTP arasında, siyasetin yapılacağı devletin çatısı olarak da Kıbrıs Cumhuriyetine yama olmak ile Türkiye’nin ili olmak arasında kalacağız.

Rum liderin yürüttüğü siyasetin sonucunda tüm bunları alt alta toplayınca Kıbrıs Türkleri arasından biri çıkıp da ‘’bir gün hepiniz CTP’li olacaksınız’’ dese tam da bu günlerde kaçımız hiç düşünmeden ‘’hadi canım sen de’’ deriz?

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
1
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
21 Temmuz 2019, Pazar    İki farklı anlayış ve CB adayı tercihi
14 Temmuz 2019, Pazar    "Sineye çekme", seçimi erkene çek
10 Temmuz 2019, Çarşamba    Akıncı'nın "değerli yalnızlığının" düşündürdükleri
7 Temmuz 2019, Pazar    Seçenekler ihtiyacın ne olduğuna işaret ediyor
30 Haziran 2019, Pazar    Federasyona hayal diyenlere düşündürtülmemesi gereken
23 Haziran 2019, Pazar    "Kayserilinin bilet hayaline" benzemesin
16 Haziran 2019, Pazar    Biri tescillenmiş "hayal ürünü" diğeri beklemede
10 Haziran 2019, Pazartesi    Kolayı varken...
2 Haziran 2019, Pazar    Hayal ettim...
27 Mayıs 2019, Pazartesi    Zor olan denenmezse işleri zor

banner
banner
banner
banner
banner

İki farklı anlayış ve CB adayı tercihi
Cenk UZUNOĞLU | 21 Temmuz 2019, Pazar
Durgunluğa girmiş olan Kıbrıs sorununa çözüm arayışında son bir ay içerisinde bizim taraftan kaynaklı iki gelişme oldu.
Biri Özersay’ın Maraş’ın açılmasına kadar gidebilecek açılımdı. Diğeri de Akıncı’nın gaz paylaşı...
"Sineye çekme", seçimi erkene çek
Cenk UZUNOĞLU | 14 Temmuz 2019, Pazar
Teamüllere uygun olmayan davranışlarla hem T.C. hem de buna ayak uydurmayı marifet sayan kraldan kralcı yerli işbirlikçileri tarafından Akıncı’yı yalnızlaştırma ve yıldırma amacı güdülüyor.

Halbuki hiç bu yola başvu...
Akıncı'nın "değerli yalnızlığının" düşündürdükleri
Cenk UZUNOĞLU | 10 Temmuz 2019, Çarşamba
2015’te halktan alınan yetki belli ki Crans Montana’dan sonra pratikteki işlevselliğini her geçen gün kaybetmiştir.
2015 seçimlerinde BM parametreleri içinde federasyona dayalı çözüm için müzakere etme yetkisi almışt...