Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Cenk UZUNOĞLU | 16 Haziran 2019, Pazar

Biri tescillenmiş "hayal ürünü" diğeri beklemede

Paylaş  
28
22
26

"Kıbrıslılık’’ temelinde federasyon birçoğumuza göre hayaldi ama günü geldiğinde tereddütler olsa da bu toplum Kıbrıs Türkü adına Annan planına ‘’evet" dedi.

Liderlerimizin masa başında kabul ettikleri sayısız çözüm planlarına da evet demeye hazır oldu.

Denktaş’tan sonra siyasi tercih yaparak mesaj vermesi gerektiğinde federasyonun Kıbrıs Türkü içindeki en büyük iki savunucusu olan Talat ve Akıncı’nın seçilmesine de destek verdi.

Siyasi eşitlik temelinde federasyona destek olunmasına rağmen bu çözüm modelinin hayal olduğu, siyasette böyle bir mekanizma olsa, 50 yıllık çözüm sürecinden sonra tescillenmiş olurdu iddiasında bulunmak abartılı olmaz diye düşünüyorum.

Hala daha Rum’un arkasından ‘’ille de siyasi eşitliğe dayalı ortak federal devlet’’ diye ısrar edip inkâr sürecinde olanlara bundan dolayı en hafif dille kırgınız.

Bunun ötesinde hala daha federasyonu savunanların günlük hayatlarında bu kadar naif ve saf olmadıklarını görüyoruz. Kendi gururları söz konusu olduğunda ne kadar şahinleştiklerini bildiğimiz için de daha ağır bir ifade ile de demokrasi sınırları içerisinde onlara kızgınız.

Kırgınlığımız ve kızgınlığımızın toplamında da hayal kırıklığımız var, çünkü Rum’a ve AB başta olmak üzere dışa doğru çok daha net bir duruş sergilenmesine gölge düşürüyorlar.

AB çatısı altında iki ayrı devlet ulaşılması zor bir hedeftir ama federasyon çözüm modeli gibi tescilli bir hayal değildir.

Federasyon, ‘’hayal olduğu artık gerçek’’ olan bir çözüm modeli ürünüdür.

Bunun için AB çatısı altında iki ayrı devlet hedefini ortaya koymak artık hem haktır hem de en doğru siyasettir.

Belki de bu yönde atılacak somut adımlar ve bunların Kıbrıs Türkü’nün geniş bir kesiminde karşılık bulması Rum’u bugüne kadar hiç olmadığı kadar siyasi eşitliğe dayalı federasyonu kabul etme noktasına getirebilecek yegâne çıkış yoludur.

Akıncı’nın ‘’son şans’’ söyleminden sonra bu yönde söylem geliştirmesi ve adım atması bu olasılığı çok daha ciddi bir şekilde artırırdı. Çark etti yapmadı.

***

AB çatısı altında iki ayrı devletin olabileceğine inanmak zorumuza gidebilir. Şu an imkânsız olduğunu da düşünebiliriz.

40’lı, 50’li yıllarda bu adada doğanlara gençlik yıllarında bir gün adanın bir bölümünde, dünya tarafından tanınmasa da hepimizin toplu olarak yaşadığı ayrı bir devletimiz olacağı söylense kaçı buna içten inanırdı diye sormamız lazım.

O gün bunu hedef olarak koymak mı yoksa bugün gelinen noktada AB çatısı altında iki ayrı devlet hedefine ulaşmak mı daha büyük bir hayaldir?

Yaşları da tuttuğu için bunu AB çatısı altında iki ayrı devlet fikrine ‘’hayal ürünü’’ diyen Akıncı ve Özyiğit’e soruyorum.

Ada üzerinde neyin olabileceğini düşünmek için neyin başarılabildiğini irdelemek adına bu soruyu kendinize sorun.

Bir yol ayırımındayız ve bundan sonraki siyaset ve tercihlerimiz bu fay hattı üzerinden yürüyecek.

Yakındır Nisan ayında vereceğimiz oylarla, ya bu yeni hedefe ulaşılması için çaba harcayın diyeceğiz ya da bugüne kadar olmadı ama zorla Rum’u ikna etmeye çalışıp federasyon kuralım diyeceğiz.

Biri için kan dökülmesi kaçınılmazdı ve bunu da başarmamız apayrı bir hayal dünyasına girmeyi gerektirirdi.

Öyle de oldu. Olana kadar imkânsız gibi gözüktü.

AB çatısı altında ayrı devlet olma hedefi için silahlı bir çatışmaya gerek yok.

Ortak akla ve ikilemelerle yoğrulmuş yapmamız gereken tercihlerimizle yüzleşmeye ihtiyaç var. Tartışılanlara ve içerikteki kaliteye bakarsak şu an bu ruh halinden uzağız.

Rum liderin kendi halkının menfaati için konuya bugüne kadar elde ettiği kazanımlarını kaybetmemek adına gösterdiği ‘’iş adamı’’ yaklaşımı AB çatısı altında iki ayrı devlet hedefine yönelik çalışmayı müsait kılan en önemli unsurdur.

İşin çıkış noktasının Rum liderin bu açılımı olduğunu unutmamak lazım. Yoksa ‘’AB çatısı’’ altında olması dışında Denktaş Türkiye’ye rağmen bunu yıllarca dile getirdi.

Bu fırsat kapısının da geçici bir süre için açık olacağını düşünerek zamanı kullanmamız gerektiğinin bilincinde olalım.

Anastasiades’ten sonra onun bu açılımını telafi etmek için gerekli siyasi hamlelerin yapılacağını tahmin etmek kehanet olmayacağını da not edelim.

Bunun için vakit kaybetmeden bu fırsat penceresini nasıl kullanabiliriz diye hedefe tam ulaşamasak da çalışmak ve yol almak gerektiğini bilelim.

Zor mu?

Elbette çok zor.

Rum tarafında buna geniş bir kesimin karşı çıkmasının ötesinde, AB’nin de kendi içinde ayrılıkçı hareketlere emsal teşkil etmesi konusu ile de mücadele edilmesi lazım.

Rum kamuoyu böyle bir yönelimi 74’ün sonucu olarak Kıbrıs Türklerinin taçlandırılması olarak görecektir. Dünyaya da böyle lanse edecektir.

AB çatısı altında iki ayrı devlet hayal mi?

Şu anda ele alınış şekliyle elbette hayal. Ama ne zamandan beri hayal etmek ve hedef koymak kötü bir şey oldu?

Gerçekleşebilir mi?

Bugüne kadar göze alamadığımız bedelleri ödemeyi göze alırsak gerçekleşebilir.

Unutmamak lazım başlangıçta imkânsız gibi gözüken birçok hayal gerçekleşene kadar imkânsız gibi gözükür.

Burada üzerinde durulması gereken konu birinci hedefimizin gerçekten AB’de iki ayrı devlet olarak yer almak olup olmadığı ve bu hedefe ulaşmak için ne kadar ‘’risk’’ almak istediğimiz?

Bu hayalin gerçeğe dönmesinin olasılığını artıracak ve bu hedefe ulaşma süresini kısaltacak olan cevaplanması gereken soru budur.

Bu sorunun cevabı üzerinde de tartışma yapmadan, AB çatısı altında iki devletli çözüm, hayal ürünü olduğu tescillenmiş olan siyasi eşitliğe dayalı federasyonun yanında tescillenmeyi bekleyen hayal ürünüdür.

Sorduğumuz sorunun cevabını vererek devam edeceğiz.

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
3
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
10 Kasım 2019, Pazar    'Cambridge'linin' ikilemi ve hayal kırıklığım
3 Kasım 2019, Pazar    Özersay, sorular ve değerlendirme ihtiyacı
31 Ekim 2019, Perşembe    Bulduk da bunadık demeyiz inşallah
27 Ekim 2019, Pazar    "Devleti" siyasetin üstüne koyabilmek (mi?)
20 Ekim 2019, Pazar    Merkezin "çatı aday" algoritması
13 Ekim 2019, Pazar    Memleketimin farklı "yol" dertleri
6 Ekim 2019, Pazar    Marifet "ümmetin" bölünme arzusunda
29 Eylül 2019, Pazar    Demokrasinin maliyeti
22 Eylül 2019, Pazar    Oldu olacak "UBP’li Özersay'ı" aday yapın
15 Eylül 2019, Pazar    Musevi-Rum lobilerinin koalisyon lideri Biden'a dikkat

banner
banner
banner
banner

'Cambridge'linin' ikilemi ve hayal kırıklığım
Cenk UZUNOĞLU | 10 Kasım 2019, Pazar
Kimi kastettiğimi anladınız.

KKTC’de yaşayan bildiğim bir tane Cambridge mezunu var.

O da çiçeği burnunda 5 aylık Başbakanımız Ersin Tatar.

Bir yıl önce yapılan UBP kongresindeki konuşmasında ‘’sorunlarımızın çö...
Özersay, sorular ve değerlendirme ihtiyacı
Cenk UZUNOĞLU | 3 Kasım 2019, Pazar
Özersay toplumun yaşanmış ortak acı ve tecrübelerini temsil eden bir geçmişe sahiptir.

Zor şartlar altında olunsa da iyi eğitim ve azimle birçok şeyin başarılabileceğinin genç nesil için canlı örneğidir.

Topluma ya...
Bulduk da bunadık demeyiz inşallah
Cenk UZUNOĞLU | 31 Ekim 2019, Perşembe
UBP ve HP arasında aday belirleme sürecinde yaşananlar neredeyse medyanın magazin sayfalarına düştü.
Diğer tarafta da benzeri bir tartışma Talat’ın son bir iki haftadır yaptığı çıkışlarıyla Akıncı ve CTP arasında yaş...