Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Polat ALPER | 24 Temmuz 2019, Çarşamba

Hakkıdır Hakk'a Tapan Milletimin 'Kazanılmış Hak'

Paylaş  
28
16
27

Yıllardır 'kazanılmış hak' söylemini hep duyarız.

Ne manaya geldiğine baktığımızda yıllardır gelişigüzel uygun olan olmayan her yerde çok kullanıldığına şahit oluruz.

Peki yasal olarak tam manasına baktığımızda nedir bu 'kazanılmış hak'?

“Kazanılmış hak, yürürlükteki yasaya uygun olarak elde edilmiş haktır. Kazanılmış bir haktan söz edebilmek için, bu hakkın, yeni yasadan önce yürürlükte olan kurallara göre bütün sonuçlarıyla fiilen elde edilmiş olması gerekir. Kişinin, bulunduğu statüden doğan, kendisi yönünden kesinleşmiş ve kişisel niteliğe dönüşmüş olan 'Kazanılmış Hak İlkesi'ne denir.”

TC ve KKTC arasında imzalanması uzun bir süredir beklenen Ekonomik İşbirliği Anlaşması, 20 Temmuz Pazar günü, TC Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay ve KKTC Başbakanı Ersin Tatar tarafından imzalandı.

Dün Başbakan Ersin Tatar'ın basın toplantısında duyurduğu 2019 Reform Eylem Planı ile Pazar günü imzalanan TC-KKTC Ekonomik İşbirliği Antlaşması'nın örtüştüğünü kabul ederek ve tümünün 5 ayda tamamlanması planlandığını dikkate alarak ‘iki ayağımız bir pabuca girecek’ diyenlere sormak lazım 45 yıldır aklınız neredeydi?

Kıbrıs Türk halkının bir bedel ödediği ve ödemeye devam edeceği aşikâr.

Fakat, bu bedeli bize ödeten Türkiye mi yoksa 45 yıldır har vurup harman savuran, hiç bitmeyecekmiş gibi davranan Kıbrıs Türk halkının kendi iradesi ile seçtiği siyasetçiler mi olduğu görüşlerini iyi sorgulamak lazım.

Bugün oldu halen ‘kazanılmış haklar’ konuşuluyor, ‘kazanılmış haklardan vazgeçmeyiz’ deniliyor. Kazanılmış haklar tabuymuş algısı yaratmak suretiyle halk galyana getiriliyor.

Peki söz konusu haklar kazanıldığında gerçekten hak mıydı?

Bu soruyu kimse aklına bile getirmiyor.

Esas tartışmamız gereken soru şu; 45 yıldır siyasi rantlar havada uçuşurken 'benim' olunca hakmış gibi, birilerinin hakkını yiyerek kazanılan ve vazgeçmek istenilmeyen 'kazanılmış hakları' gerçekten hak ediyor muyuz?

Toplumsal menfaatlerin arkasına saklanarak bireysel menfaatler edinen ve sonra da bunu 'kazanılmış hak' diye hem bizlere hem de dünyaya yutturmak isteyen kitlelerden bahsediyorum.

Sanıyorum buraya kadar...

2012 yılında hayatını kaybeden Macar asıllı Amerikan akademisyen, psikiyatr ve psikanalist Thomas Stephen Szasz “İki yanlış bir doğru etmez; ama iyi bir mazeret eder.” demişti.

Bu bağlamda Kıbrıs Türk halkı olarak iyi mazeretlerimiz var fakat yanlışta ısrar etmemizin faydası yerine, gelecek nesillere, varoluşumuz ve refahımız adına büyük zararının olduğu aşikâr.

Kıbrıs Türk halkı olarak, varoluşumuz adına verdiğimiz mücadelede, 45 yıldır tek stratejik ortağımız olan Türkiye Cumhuriyeti'ne demokratik hak adı altında, yasaları da alet ederek her fırsatta düşmanca harcanan nefret söylemlerini ve eylemlerini, desteklemese de sineye çeken kitleler, makamlar gelinen noktadan en az bu söylem ve eylemleri yapanlar kadar sorumludurlar.

Tüm bunlar stratejik ortaklığın her iki tarafı için de geçerli olmalıdır. Bunun gerekliliği her iki tarafın da karşılıklı samimiyeti ile mümkün olabilir.

Her iki ülkede de 45 yıldır nerede hatalar yapıldığı tespit edilmeli ve bu hatalardan önemli dersler çıkarılmalıdır. Tüm bu çıkarılan derslerle geleceği planlayabilecek donanımlı, eğitimli kadrolar mevcuttur.

Birkaç cümle ile özetleyecek olursam, gerek ekonomide gerekse sosyal hayatta ortak doğrular konusunda samimiyet öncelikli olmalıdır. Tutulamayacak sözler asla verilmemelidir.

Bu nedenledir ki dün Başbakan Ersin Tatar'ın basın toplantısında duyurduğu 2019 Reform Eylem Planı ile Pazar günü imzalanan TC-KKTC Ekonomik İşbirliği Antlaşması'nın örtüştüğünü kabul ederek ve tümünün 5 ayda tamamlanması planlandığını dikkate alarak BÜYÜK ENDİŞE İÇERİSİNDEYİM.

Ne de olsa geçmişle ilgili referanslarımız iyi değil.

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
18
 
0
 
1
 
0
 
0
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
1
ONAY BEKLEYENLER
0
24 Temmuz 2019, Çarşamba
Gıbrız Türkü         - Şeherin Kuzeyi
Dört dörtlük bir yazı Sn Alper. Ayrıca endişeleriniz de çok haklısınız...👏

YAZARIN SON 10 YAZISI
10 Eylül 2019, Salı    Kıbrıs Türk Halkının onurlu duruşu ve vefası bunu emrediyor...
19 Ağustos 2019, Pazartesi    UBP tabanında homurdanmalar var...
14 Ağustos 2019, Çarşamba    Fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller...
13 Ağustos 2019, Salı    Bakan yasal zorunluluğu görmezden gelirse!
11 Ağustos 2019, Pazar    Bencil bir hayat hikayesi!
29 Temmuz 2019, Pazartesi    Popüler felsefemiz 'yaşadıktan sonra el yordamıyla tedbir'
22 Temmuz 2019, Pazartesi    Asya, Afrika, Avrupa üçgenine dikkat!
21 Haziran 2019, Cuma    'Toplum Lideri' statüsü ve tükenen seçim sistemi
4 Haziran 2019, Salı    Trafik, izolasyon ve Bayram dileklerim...
6 Mayıs 2019, Pazartesi    Endüstri 4.0 ile yeni bir dünya kuruluyor!

banner
banner
banner
banner
banner

Kıbrıs Türk Halkının onurlu duruşu ve vefası bunu emrediyor...
Polat ALPER | 10 Eylül 2019, Salı
Takribi 45 yıldır Türkiye ile aramızda rahmetli Rauf Raif Denktaş’la başlayan, güvene dayalı, ihtiyaca müteakip maddi ve manevi destek, ardından Sayın Derviş Eroğlu ile sembolik protokollerle devam eden ve Derviş Bey’...
UBP tabanında homurdanmalar var...
Polat ALPER | 19 Ağustos 2019, Pazartesi
UBP tabanına kulak verin, tabanda homurdanmalar var.
UBP Genel Başkanı Ersin Tatar’ın önümüzdeki yıl yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aday olmayacağını sıklıkla dile getiriyor. UBP adayı kim olacak sorusu günd...
Fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller...
Polat ALPER | 14 Ağustos 2019, Çarşamba
Laiklik ve din düşmanlığının farkını ayırt etmeli. Topluma, din korkusu aşılamak eğreti öğreti olmaktan öteye gitmez. Tabi ki tersi için de ayni eğretilik geçerlidir.
Kıbrıslı Türkün mayası sağlamdır. Bizler, samimi ...