Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Polat ALPER | 10 Eylül 2019, Salı

Kıbrıs Türk Halkının onurlu duruşu ve vefası bunu emrediyor...

Paylaş  
33
2
32

Takribi 45 yıldır Türkiye ile aramızda rahmetli Rauf Raif Denktaş’la başlayan, güvene dayalı, ihtiyaca müteakip maddi ve manevi destek, ardından Sayın Derviş Eroğlu ile sembolik protokollerle devam eden ve Derviş Bey’in ardından resmiyet kazanan, hesap sorulan, denetlenen, son yıllarda ise denetlenmekle de kalmayıp, gereği yapılmadığında yaptırım uygulanan protokoller oldu.

Ülkemizde, yollarımızdan, suyumuza, tarihi binalarımızın restorasyonundan, eğitime, sağlığa, belediye hizmetlerine ve daha onlarca güncel hayatımızın sürekliliği için olmazsa olmazımız olan birçok konuda Türkiye’den maddi destek alıyoruz. Bununla kalmıyoruz, yeri geliyor kamu çalışanlarının maaşları hatta 13. maaşları için destek alıyoruz.

Kimine göre Türkiye bunu vermek zorunda, bir ajandası var, hatta bir sürü de sebep belirtiliyor, kimine göre ise Türkiye bunu sadece ve sadece Kıbrıs Türk halkına tarihi ve kültürel bağlarından dolayı karşılıksız destek olmak için yapıyor.

Kıbrıslı-Türkiyeli kutuplaşması, Türkiye’nin askeri çıkarları ve son zamanlarda ise doğal gaz meseleleri sürekli bu tartışmalara meze yapılıyor.

Bu kısır tartışmalar dur durak bilmiyor lakin hayat devam ediyor. Gündeminiz bu kısır tartışmalar ile meşgul edilirken, gerek dünyada gerekse içinde bulunduğumuz coğrafyada gelecekle ilgili radikal gelişmeler yaşanıyor ve Türkiye tüm bu gelişmelerde rolünü alıyor.

Türkiye birçok cephede savaşıyor, terörizmle ilgili iç ve dış mücadele veriyor, sınırlarının korunmasıyla ilgili mücadele veriyor, NATO’ya olan sorumluluklarını yerine getiriyor. Tüm bunlarla bağlantılı olarak da ekonomik, politik ve sosyal mücadele vermek zorunda.

Bizler şapkamızı önümüz koyup, tüm bu gerçeklerden yola çıkarak olasılıkları gerçekçi yaklaşımlarla değerlendirmek zorundayız.

Tüm bunları aynı anda yaşayan Türkiye belki de ekonomik sıkıntılar yaşıyordur. Bunu bilemeyiz fakat bu olasılık da varmış gibi tedbirli olmalıyız ve gereğini yerine getirmeliyiz.

Her ne kadar protokol imzalandıysa da bu noktada bizler her gün para istemek yerine, daha haysiyetli bir duruş sergilememiz gerekliliğini düşünmeliyiz.

Bu noktada hükümet, alamayacağı maddi yardım karşısında hem halka hem Türkiye’ye ’mağduruz’ duruşu sergilemek yerine, Türkiye’ye yazacağı bir mektupla, KKTC’nin, Türkiye için her türlü fedakarlığı yapmaya hazır olduğunu, ihtiyaç vukuunda 2 yıl süreyle protokol imzalanmış olsa da alacağı maddi destekten vazgeçtiğini bildirmeli. Böylesi bir öneri, 45 yıl boyunca kesintisiz yardım eden Türkiye'ye bu kadar dahi bekletilmemeliydi.

KKTC iki ülke arasındaki ilişkilerde samimi ise bunu göstermenin tam zamanıdır.

Unutulmamalıdır ki 4 Nisan 1953’te Türkiye'de Dumlupınar denizaltısı battığında, Kıbrıs'ta sinemalardan elde edilen tüm gelir, Türkiye'ye gönderilmek üzere yeni denizaltı alımına katkı için toplandı.

Kıbrıs Türk halkı tarihsel varoluş mücadelesinde her zaman dayanışma örnekleri yaratmıştır. 1958 yılında kadınlar altınlarını satarak milli mücadeleye destek verdiler.

Kıbrıs Türkü her ne kadar o dönemde bu yardımları toplayan, Türkiye'den gelen Celal Hordan isimli sahtekarın suistimali ile karşı karşıya kalsa da Türkiye'ye karşı hisleri değişmemiş ve 1969’larda görevi ne olursa olsun herkes 30 Lira maaş almayı kabul etmiş ve bunun bir lirası savunmaya ayrılmıştır.

Sayın Başbakan Ersin Tatar gerekli prosedürü yerine getirip, 50'lerde ve 60'larda fakir Kıbrıs Türkü'nün vefalı duruşunun devam ettiğini, ihtiyaç durumunda Kıbrıs Türkü'nün Türkiye için fedakarlığa hazır olduğunu, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'a resmi bir mektupla bildirmeli.

Başbakan Ersin Tatar bunu Kıbrıs Türk Halkının onurlu ve vefalı bir duruşu olarak hayata geçirmeli.

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
14
 
0
 
2
 
0
 
1
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
2
ONAY BEKLEYENLER
0
10 Eylül 2019, Salı
Gıbrız Türkü         - Şeherin Kuzeyi
Sağduyulu ve realist bir yazı paylaştığınız için teşekkürler Sn Alper... Bu önerinize kimler tepki verip çeşitli bahaneler ile karşı duruş ve direnç sergiler acaba? Ben söyleyim ISTATÜKOCULAR. Bu ıstatükocuların sağcısı solcusu olmaz. Hepsi birdir. İbadetleri hiç bir şey üretmemek ve ham hum şerolopdur. Istatukocu ıstatukocudur.

10 Eylül 2019, Salı
UV         - Girne
Çok güzel bir yazı oldu. Tebrikler

YAZARIN SON 10 YAZISI
19 Ağustos 2019, Pazartesi    UBP tabanında homurdanmalar var...
14 Ağustos 2019, Çarşamba    Fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller...
13 Ağustos 2019, Salı    Bakan yasal zorunluluğu görmezden gelirse!
11 Ağustos 2019, Pazar    Bencil bir hayat hikayesi!
29 Temmuz 2019, Pazartesi    Popüler felsefemiz 'yaşadıktan sonra el yordamıyla tedbir'
24 Temmuz 2019, Çarşamba    Hakkıdır Hakk'a Tapan Milletimin 'Kazanılmış Hak'
22 Temmuz 2019, Pazartesi    Asya, Afrika, Avrupa üçgenine dikkat!
21 Haziran 2019, Cuma    'Toplum Lideri' statüsü ve tükenen seçim sistemi
4 Haziran 2019, Salı    Trafik, izolasyon ve Bayram dileklerim...
6 Mayıs 2019, Pazartesi    Endüstri 4.0 ile yeni bir dünya kuruluyor!

banner
banner
banner
banner
banner

UBP tabanında homurdanmalar var...
Polat ALPER | 19 Ağustos 2019, Pazartesi
UBP tabanına kulak verin, tabanda homurdanmalar var.
UBP Genel Başkanı Ersin Tatar’ın önümüzdeki yıl yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aday olmayacağını sıklıkla dile getiriyor. UBP adayı kim olacak sorusu günd...
Fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller...
Polat ALPER | 14 Ağustos 2019, Çarşamba
Laiklik ve din düşmanlığının farkını ayırt etmeli. Topluma, din korkusu aşılamak eğreti öğreti olmaktan öteye gitmez. Tabi ki tersi için de ayni eğretilik geçerlidir.
Kıbrıslı Türkün mayası sağlamdır. Bizler, samimi ...
Bakan yasal zorunluluğu görmezden gelirse!
Polat ALPER | 13 Ağustos 2019, Salı
Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Dursun Oğuz, bayram boyunca kesilecek kurbanlıklar konusunda bayram öncesi uyarıda bulunmuştu.

Bakan Oğuz “Toplum sağlığını etkileyen bulaşıcı hastalıklara yol açmamak için atıkların g...