Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Tahsin MERTEKCİ | 19 Mart 2012, Pazartesi

Özelleştirme kimin için yapılıyor?

Paylaş  
12
13
11

Özelleştirmeye Kıbrıstürk halkı hiç düşünmeden karşı çıkmalıdır. Özelleştirme her şeyimizle yok olmaya giden yolumuzdur.

Özelleştirmek halka devlete ait olan her şeyin parası olan ve genellikle yabancı şahısların eline geçmesi demektir.

Özelleştirmeyi savunanlar devletin büyük olmasından rahatsızlık duyarlar. Daha küçük bir devlet, idaresi kolay bütçesinde açık olmamalı mantığını öne çıkarmaktadırlar. Özelleştirmek aslında devleti yönetiyorum diyenlerin kendi başarısızlıklarına yanıtlarıdır. Özelleştirmeyi düşünenler bilirler ki halka hizmetten çok sermayeye fırsat yaratacaklar sermayede onların görevlerinde kalmalarına kaynak aktaracak. Özeleştirmek demek işsizlik demek, özelleştirmek demek sendikal yapının ortadan kaldırılması demek. Özelleştirmek bağımsızlığını bağımlılığa dönüştürmek demektir.

Özelleştirmek, güçlünün güçsüze karşı sorgusuz sualsiz hakimiyeti demek. Özelleştirmek globalleşen dünyada uluslar arası para babalarına hizmet demektir. Sizin yıllarca hayatınız pahasına koruduğunuz sahip çıktığınız değerlerin yabancılara peşkeş çekilmesi demek. Sizin insanınız tembeldir bu işlerde çalışmaz, bu paralara da çalıştırmak bizi kurtarmaz diyerek insanımız yerine yeni insanlara yurdumuzda iş sahaları yaratırken bizlerin göçü demek.

1. Özelleştirmek ekonomik yönden önemli,

2. Özeleştirmek mali yönden önemli,

3. Özelleştirmek siyasi yönden önemli,

4. Özelleştirmek sosyal yönden önemli,

5. Özelleştirme diğer faktörler açısından önemli derler.

Bu maddelere baktığınızda halkın yararına görebileceğiniz bir tek fayda var mı sizce. İnsanın ve halkın hiçbir anlamı olmadığını görürsünüz. İnsanın yerine ticari ilişkiler üzerinden her şeyinize el koymak ve sizi esir etmekten başka bir yol olmadığı, devletimizin geleceği ve sürdürülebilirliği özelleştirmeye bağlı yapmazsak yok oluruz diyerek korku saldıklarını net görürsünüz. Sakladıkları ve görmenizi istemedikleri ise bu özelleşen alanlara talip olanların büyük ve garanti kazançlar olmadan yatırım yapmayı bırakın teklif bile hazırlamayacaklarıdır.

Büyük ülkelerin kendinden küçük ve güçsüzlerin üzerindeki hâkimiyetine özelleştirme yöntemiyle sahip oldukları gerçek olandır. Dünya bankası IMF neden sürekli bağımlı yaptığı ülkelere bu yönde telkinlerde bulunurlar ve yol haritası çizerler. Çok mu severler insanlığı ve sorun çıkararak ele geçirdikleri ülkeleri, yoksa yatırdıkları paralarla her türlü hâkimiyeti kurmaya ve yüksek sürekli gelirlerini garantiye almaya mı bakarlar?

Sömürgecilik anlayışı şekil değiştirmiştir yeni yöntem sömürgecilik, askeri güç ve araçlarla elde edecekleri sonuçların hem pahalı hemde zamanla girdikleri ülkelerde büyük direnişlerle karşılaşıyor olmaları yöntemi değişikliğe zorlamıştır. Sermaye babaları zaten her şeyin arkasında durmaktadır.

Ürettikleri mal ve hizmetleri, rekabetsiz dünya ülkeleri pazarlarına ve tüm kaynaklarını ele geçirmek amaçlı yeni yöntem olarak özelleştirmeyi dayatmaktadırlar ve ortaya atılan neoliberal duruş buna hizmet etmektedir. İnsanların kendi rızalarıyla kabullenmesi dünyada geliştirilmiş en iyi uyumsallaştırma aracıdır.

Üniversiteler, araştırma merkezleri, bilim adamları, sivil toplum örgütleri ve kitleler üzerinde etkili yazarlar, gazeteciler, aydınları kullanarak geleceklerini kendi rızalarıyla güçlü sermayedar ellerine teslim etmeye hizmet eder anlayışa taşımaktadırlar. Türkiye ve diğer yabancı sermayenin adamızda cirit atması her şeyimizle ilgilenmesi ve tüm alanlarda özelleştirilecek kurumlarımıza ve tüm değerlerimize ellerini ovuşturarak koşmaları bir rastlantı mı? Karsız ve değersiz bu alanlara neden taliptirler?

Devletimizin şanlı yöneticileri bu verimsiz hantal yapıları birilerine, faydamıza diye mi verecek? Bütçemizde oluşan açıkların tüm sorumluluğunu bu alanlara ve burada çalışanlara mı yükleyecek? Bu alanları yıllarca yöneten ve buraların iddia edilen duruma gelmesinde payları olanların varlığı aşikar değil mi? Buralarda sıkıntı başarısızlık hantallık ve olumsuzluklar oluşmuş ise hesabını elimizden çıkararak mı kesmeliyiz?

Kabahati olanlar ve buraları çıkmaza taşıyanlar ne olacak? Dağıtacak, peşkeş çekecek ve tüm halkımızın hakları üzerine su mu iç diyeceksiniz? Yeniden yapılanmaya ihtiyaç duyuluyorsa özelleştirmeden ve halkımızın elinden çıkarmadan başka seçenek yok mu? Kıbrıs konusunda bile tüm uluslar arası hukuka rağmen tek seçenek ve Ruma mahkûmiyet olmamalıdır diyen siz değimlisiniz? Ama biliyoruz o sahip çıkışınız bile bizi başka bir ülkeye bağlamaya dayanabiliyor. O zaman ihanet içinde olduğunuzu ve büyük bir planın parçası olduğunuzu söylemek hiç de haksızlık olmaz.

Ekonomik entegrasyondan bahseden siz, özeleştirmeden bahseden siz ve hiç karşı çıkma tenezzülünde bile bulunmadığınız başka bir ülkeye bağlanmak söylemi de ortada durmaktadır. Hükümetin ve hükümete destek veren kişi, örgüt, kurumların amacı ne? Tümden satışta mıyız? Nasıl olsa 1878 yaşandı tekrar yaşansa ne mi olur? Tek kelime ile ihanet içindesiniz hem geçmişinize hemde gelecek nesillerinize. Özelleştirmek adı altında geleceğimizi satmaya hakkınız var mı saygıdeğer yöneticiler?

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
1
ONAY BEKLEYENLER
0
21 Mart 2012, Çarşamba
Emine Soydan         - Mağusa.
Sayın Mertekçi, bu gün çektiklerimiz hep 'hiç düşünmeden' alınan kararlardan dolayıdır.
Başiınızı iki elinizin arasına alarak Özelleştirme konusunu bir güzel düşünürseniz, hem sizin için hem de ülke için daha iyi olur.

YAZARIN SON 10 YAZISI
29 Temmuz 2014, Salı    Katiller
1 Mayıs 2014, Perşembe    Adalet
8 Mart 2014, Cumartesi    Can ve yağ
20 Ocak 2014, Pazartesi    Nasıl bir algı bu?
25 Kasım 2013, Pazartesi    Sorumsuzluk ölüm saçıyor...
22 Kasım 2013, Cuma    Karşı çıkıyor ve reddediyorum
20 Kasım 2013, Çarşamba    Yıkılıyor
2 Ekim 2013, Çarşamba    Kırgınım
28 Ağustos 2013, Çarşamba    Hizmet için HÜKÜMET mi? Partisel hakimiyet kurup HÜKMETMEK mi?
10 Ağustos 2013, Cumartesi    Örgüt

banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner

Katiller
Tahsin MERTEKCİ | 29 Temmuz 2014, Salı
Katliamlara müdahale etmeyi bırakın, bunun bir savunma olduğunu söyleyen şahsiyetler katildirler.Ve katiller tüm dünya insanlığı önünde hesap vermelidirler.FİLİSTİN başta olmak üzere, Mısır, Suriye, Irak ve tüm dünyad...
Adalet
Tahsin MERTEKCİ | 1 Mayıs 2014, Perşembe
İnsanın avazı çıktığı kadar bağırası geliyor.Sesini duyacak, duyunca da anlayabilecek yetkili olduğunu bilse.Bu diyarda ne gezer.Kendinden önce görevde olanları yaptıklarından dolayı eleştirenler öyle iddialıdırlar ki...
Can ve yağ
Tahsin MERTEKCİ | 8 Mart 2014, Cumartesi
Ortaya koyduğun ilke, program ve planlama iddiaların sana bir kimlik oluşturur. Kimliğine saygı oluşur ve halk seçimler aracılığı ile gücünü belirler. Ortaya çıkan güç, sana sorumluluklar yükler. Verilen sorumluluk hü...