Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Serhat İNCİRLİ | 16 Mayıs 2018, Çarşamba

Bir vergi mükellefinin hükümetten ricasıdır!

Paylaş  
6
3
4

Sayın Başbakan, değerli bakanlar kurulu üyeleri...

Gazeteci, köşeci, şu bu değil; bir vergi mükellefi olarak, sizden bir ricada bulunmak istiyorum...

Ricam, basit sayılan bir restorasyon meselesi ile ilgilidir.

Halkın vergilerinin boşa harcanmaması veya sonuçta tamamen heba edilmemesi düşüncesiyle sizlere yazmaktayım; eğer okur da değerli vakitlerinizi harcamaktan çekinmezseniz, bu konuya ilgi göstereceğinizden eminim.

Değerli bakanlarım arasında ayrımcılık yapmak istemem ama  “Dışişleri, İçişleri, Bayındırlık ve Ulaştırma bakanlarımıza” özellikle çağrıda bulunuyorum, “temiz toplum, şeffaf toplum, hesap verebilirlik, vergi adaleti” falan gibi değerlere çok ilgi gösteriyordunuz; bu yüzden...

-*-*-

Efendim, Güney Kıbrıs’ta Evrichou veya Evrihu köyünde 1930’larda kullanılan eski bir tren istasyonu müzeye çevrildi.

Çok hoş. Gittim gördüm.

Baktım, o günlerde, yani 2017 yılının sonlarına doğru, bizde de bir tren istasyonu, restore edilecek ve kültür mirasımıza kazandırılacak.

Bu konuda ihaleye çıkıldı. 600 bin TL kadar da kaynak ayrıldı. Sonra 700 bin TL gibi bir şey oldu...

Paranın miktarı önemli değil. 1 TL de olabilir, 1 milyon TL de... Sonuçta bu para halkın, yani vergi mükelleflerinin parasıdır. Türkiye Cumhuriyeti vermişse bile, bunun kat be kat üzerinde geri aldığından veya kazanımları olduğundan, ben tüm parayı, vergi mükelleflerimize ait kabul etmekteyim.

-*-*-

İhale, tüm yasalığı ile yapıldı. Sonuçlandı...

Hangi şirketin kazandığı, hangi bakanlığın veya dairenin “işveren” pozisyonunda olduğu hiç önemli değil.

Sonuçta ihaleyi kazanan bir şirket ve karşısında da işin sonuçlanmasını bekleyen devlet var.

-*-*-

Restorasyon işlemleri yaklaşık 4 ay önce başladı. Ve bir kaç günde durdu. Çünkü, ihaleyi kazanan şirket, restorasyon amaçlı sıva kazılarına başladığı anda,  çok ciddi mühendislikle alakalı sıkıntılar belirledi.

Duvarlar, zemin ciddi güçlendirme istemekteydi. Çünkü çatı konduğu anda, güçlendirmesiz bir şekilde bu yapılırsa, çökme riski çok yüksek olacaktı.

-*-*-

Restorasyon 120 gündür devam etmiyor...

Sayın Başbakan, değerli kabine üyeleri...

Bir kez daha tekrar edeyim; amacım, ne ilgili şirketi kayırmak; ne de devleti yermektir.

Sadece vergi mükelleflerinin parasıyla ilgileniyorum.

Özellikle Dışişleri Bakanı’na vurgu yapmamın sebebi de, “artık her şeyin eskisi gibi olmayacağı” iddiasıyla alakalıdır...

-*-*-

İlgili inşaat şirketi, “sorumluluk almayız, çatı çöker, duvarlar kesinlikle güçlendirilmeli” diyor... İlgili daire veya bakanlık ise “ihaleye girmeden önce bunları saptamalıydınız, ya devam edersiniz, ya da sözleşmenizi feshederim” diye yanıtlıyor...

İnşaat durdu. Hatta inşaat hiç başlamadı.

İhaleyi kazanan şirket, hiç üşenmedi, paradan da kaçmadı ve KKTC’de İnşaat Mühendisleri Odası’ndan, Türkiye’nin seçkin uzman profesörlerinden “bilirkişi raporları” aldı.

Bu raporlarda, duvarlarda 5 ile 25 cm arasında değişen boşlukların olduğu, çatıyı kaldırabilmesi için de örneğin hiç anlamadığım, “... tüm yapıda puzolonik hidrolik kireç katkılı enjeksiyon malzemesi ile enjeksiyon yapılması gerekmektedir” gibi ifadeler yer aldı.

-*-*-

İlgili şirket, “... sorumluluk gereği, yanlış yöntemlerle restorasyon yapmayı kabul etmiyoruz” derken, ilgili daire ya da bakanlık, “yapın da korkmayın, çökmez” demeyi sürdürdü.

KKTC İnşaat Mühendisleri Odası, Türkiyeli öğretim üyeleri Prof. Dr. Şevket Özden, Prof. Dr. Mustafa Düzgün, Dr. Özgür Bozdağ, Prof. Dr. F. Duygu Saban; İnşaat Mühendisi Barış Arıkan ve Yüksek Mimar Mehmet Yıldırım’ın farklı raporlarında, “yapının mevcut hali ile hasarlı olduğu, güçlendirilmesi gerektiği, depreme dayanıklı hale getirilmesinin şart olduğu” gibi  çeşitli uyarılar yapıldı.

Kısacası, “bu haliyle restorasyon devam ederse, çöker” dendi...

Bunların tümü bağımsız uzmanların raporlarıydı...

İlgili daire, “güçlendirme gerekmez, sıvayın, kapatın, devam edin” demeyi sürdürdü.

-*-*-

Yedi adet ayrı rapor, İnşaat Mühendisleri Odası’nın raporu diyor ki, “bu bina bu şekilde restore edilemez, edilirse çöker”... İlgili daire ısrarla, “... Yapmazsanız sizi cezalandırırız, mukavelenizi feshederiz, ihaleyi alırken görecektiniz” diyor...

Müteahhit yani ihaleyi alan şirket, “sorumluluk almayız” derken, ilgili daire veya bakanlık sorumluluk alır mı?

Bu bina çökerse ki uzmanlar “kesin çöker” diyor, altında kim kalacak?

Sayın Başbakan ve değerli bakanlar kurulu üyeleri...

Bu ihale çökerse ve 600 bin TL havaya uçarsa, bunun sorumlusundan hesap soracaksınız mutlaka... Ama sorumlu kim olacak?

-*-*-

Mağusa’daki kanalizasyon ihalesini hatırlayalım...

İlgili inşaat şirketi de 3’te bir oranında suçlu bulunmamış mıydı? Yanlışı bilerek inşaat yapmaması gerektiği, mahkeme tarafından karara bağlanmıştı.

Şimdi inşaat şirketi, bilerek yanlış yapmak istemiyor.

Neredeyse ülkedeki ve Türkiye’deki tüm görüş belirten uzmanlar, “bu şekliyle olmaz” diyor...

-*-*-

Mesele para mı?

Para yoksa ya bulunması lazım; ya da bulunması lazım...

-*-*-

Çok özür dileyerek, vaktinizi bir kaç satır daha alacağım ama; bu ülkede artık bazı şeyler düzelecekse ve bu konuda gerçekten ısrarlıysanız; bu işe bir el atın.

Değerli vaktinizi almak istemezdim.

Amacım, kesinlikle her hangi bir devlet memurunu, daire müdürünü, müsteşarı ya da bakanı hedef almak değildir.

Amacım, tek taraflı bir yazı kaleme alıp, her hangi bir şirketin haksızlığa uğradığını iddia etmek de değildir.

Tek amacım, bu inşaatın bir an önce tamamlanması ve ülkemize güzel bir müze kazandırılması için, bir orta yolun bulunması; kimsenin kimseyle boşu boşuna kavga etmemesi, halkın vergilerinin boş yere yıllar sürecek mahkemelerde heba edilmemesidir...

En derin saygılarımla...

Vergi Mükellefiniz Serhat Sıtkı Mehmet Mustafa Hasan Mustafa İncirli...

-*-*-

Uzmanların raporlarını okudum...

Özellikle Prof. Dr. Şevket Özden’in saptamaları çok önemli...

Özetle diyor ki hoca, “... eğer güçlendirme yapılmazsa, her şey boşa gidecek”...

Her şey?

Bizim paramız Sayın Başbakan ve değerli kabine üyeleri...

Lütfen bir şey yapın...

Hükümet iş yapmaya yoğunlaşmalı, intikam hırsı mahkemelere düşürecek!

Bir hukukçu büyüğüm aradı... Dedi ki, “... KKTC’de yasa, 5 yıl kesintisiz bu ülkede kalan bir yabancıya, ilgili bakanın izniyle vatandaşlık verilmesini onaylıyor... Bu yasa da değişmedi... Mahkemelere giderse iptaller, ciddi sorunlar olacak!”...

Uyardı!

Yani öyle 10 yıldı, 12 yıldı falan değil!

5 yıl!

İptal edilen vatandaşlıklar arasında, 4 yaşında bu ülkeye gelen, 20 yıl bu ülkede kalan ve bu 20 yılda köyünden bile dışarı çıkmamış bir kişi var...

Bırakın generallerin, paşaların evlatlarını veya eşlerini!

Çok ciddi “insani” sıkıntılar söz konusu!

Mahkemeye düşersek, yandık!

Yine vergi mükelleflerinin parasını boşa harcayacağız yani!

Merak ediyorum; hangi gerekçelerle, hangi kriterlere bakılarak 175 vatandaşlığı iptal ettiniz?

Yani sorry, bardon, bin bardon ama sırf Facebook paylaşımlarınızla verdiğiniz sözleri tutuyormuş gibi yapıyorsunuz ve “yüzünüze gözünüze bulaştırıyorsunuz!”...

Vekillerden hesap sorma meselesi de aynen böyle olacak inancındayım...

İntikam almak yerine, bence iş yapın.

Daha önce de yazdım...

Döviz belimizi kırdı, zamlar anamızı ağlattı...

Siz, abidikgubidiktwistagain yani!

Yasa diyor ki, “... 5 yıl kesintisiz kalan, bakanın iki dudacığı arasındaki yetkiyle vatandaş olur”...

Kısacası, “KKTC, bir sömürgedir” dersem, siz mesajı alırsınız...

Yine de ne bileyim; kolay gelsin...

Biliyor musunuz; bıraktım mahkemeleri, yasaları... O vatandaşlıktan attıklarınız, şu ya da bu şekilde siz görevden gittiğiniz gün zaten geri alınmayacak mı?

Devletiniz varsa; o devletin, yasal bir çözümün parçası olmasına odaklanın!

Kıbrıs sorununu çözün...

Bella Hadid

71’inci Cannes Film Festival’i kapsamında, yardım amaçlı, Fashion For Relief adıyla defile düzenlendi... Podyuma çıkan süper modeller arasında, Bella Hadid de vardı ve muhteşemdi...

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
4
 
0
 
1
 
0
 
0
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
banner
banner
banner
banner
banner

Çok uluslu barış gücü Kıbrıs’ta da güvenliği sağlayabilir (Filistin'e önerdiğ...
Serhat İNCİRLİ | 20 Mayıs 2018, Pazar
KKTC’de bir yığın milliyetçi ve en başta da sevgili Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Kudret Özersay, Filistin’de yaşananların, BM Güvenlik Konseyi’nin bu tür olaylara göz yumabileceğini ve uluslararası örgütler...
Cehenneme kadar yol; müstahakımızdır!
Serhat İNCİRLİ | 19 Mayıs 2018, Cumartesi
KKTC’nin adı, “İİT” toplantısında, “Turkish Cypriot State” olarak yazılmış!
Daha önce de yazılmıştı!
Bu “mühim” bir şey mi yoksa “hakaret” mi?
Sizin devletin adı yok mu?
“Kuzey Kıbrıs Halk Cumhuriyeti” diye de yaz...
İdare-i Maslahat!
Serhat İNCİRLİ | 18 Mayıs 2018, Cuma
KKTC’deki siyasileri eleştirmekten de sıkıldım... Bu ülkeyi biz yönetiyormuş gibi yapmaktan da, KKTC varmış gibi davranılmasından da!
CTP bildiğimiz gibi...DP aynı... TDP’den medet umardım, belki “gık” diyen olur... ...