Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Serhat İNCİRLİ | 21 Nisan 2019, Pazar

Hal Yasası neden çıkarılacak?

Paylaş  
21
22
19

Üretici ve tüketici kazansın diye değil mi?

Ve “aracılar” aradan çıkarılsın diye!

Yıllardır bu yasa çıksın diye uğraşılıyor ama bir türlü çıkarılamıyor...

 

-*-*-

 

Dünkü yazımda şu ifadeleri de kullanmıştım:

“... Efendim, eskiden ve hala büyük olasılıkla Türkiye’nin IMF’si var ya!!!

Eveeeet vaaaar! Aha onun gibi bir şey!”

“KKTC, Türkiye’ye bazı vaatlerde bulunacak, bazı sözler verecek ve o vaatler – o sözler yerine getirildiğinde; Türkiye KKTC’ye bunun karşılığında para verecek!”

“Nasıl annedir yahu bu anne? Pardon yani sormak lazım!”

 

-*-*-

 

Yazının başında “sakın bu söyleyeceklerimi Türkiye düşmanlığına çekmeyin” de demiştim.

“Çekmezse olmaz”lar çıktı tabii ki!

 

-*-*-

 

Bir arkadaş, Kıbrıs Postası’nda yazımın altına şu yorumu yazdı:

“...2013 te Güney Kıbrıs krize girdi mi girdi. AB önlerine krizden kurtulmak için reçete koydu mu koydu. Reçete uygulandı mı uygulandı. Sene 2019 Güney Kıbrıs düzeldi mi, düzeldi. İYİ GÜNLER.”

 

-*-*-

 

Haaa bu arada, “Türkiye para gönderiyorsa, sadece buradaki kendi vatandaşları için gönderiyor, diyenler de oldu!”...

 

-*-*-

 

“Türkiye bize asla reçete koymasın” demedim ki!

Kesinlikle ve de kesinlikle öyle bir maksadım da yok, öyle bir tavrım da yok!

 

-*-*-

 

Benim birinci tercihim, “federal Kıbrıs’ın çözümle oluşması”dır.

Hayalim ise “üniter Kıbrıs Cumhuriyeti”dir...

1960’a dönüş yani...

Ama hayal ile mantıklı olan tercihi karıştırmıyorum...

 

-*-*-

 

Nefret ettiğim durum ise ortada aracıların olmasıdır...

Tıpkı “Hal Yasası” meselesindeki gibi...

Arada aracı istemiyorum kardeşim!

Hiç gereği yok!

Üretici üretecek, tüketici doğrudan satın alacak!

 

-*-*-

 

Türkiye reçeteler koyuyorsa, bu reçetelerin uygulanması “mevcut koşullarda” kaçınılmazdır.

Ya, toplanıp, toparlanıp, federal çözüm için sokağa döküleceğiz; ya da “Rumlar bizi istemez, eşit görmez, haydi masadan kaçalım” diyorsanız, o reçeteleri uygulayacaksınız!

Hiç itirazım yok!

 

-*-*-

 

Ama mesele reçeteler meselesi ise bu noktada en doğru olan, “aracıyı” aradan çekmek değil mi?

Madem ki kimin hükümette olacağına, kimle uyumlu olacağına, cumhurbaşkanının dahi kim olması gerektiğine, nüfusuna, camisine, okuluna, doğal gazına hep Türkiye karar verecek; bizdeki hükümete ne gerek var ki?

Bence hiç gerek yok...

 

-*-*-

 

Mevcut nüfus yapısında “vali” uygundur.

“Kuzey Kıbrıs Özel Valisi” sıfatıyla biri atanır, mevcut yapıda, bir iki öğretmen sendikamız ve bir de Afrika gazetesi ile son bir yıl içinde yayınlanan Radikal adlı gazete karşı çıkar, o kadar... Gül gibi idare ederiz yani...

 

-*-*-

 

Ama bunun olmayacağı, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin, AB’nin, BM’nin, hukukun, uluslararası hukukun buna müsaade etmeyeceğini hepiniz iyi biliyorsunuz...

Ve ne yapıyorsunuz?

Ganimet düzenini sürdürüyorsunuz!

İşte tahammül edemediğim budur!

 

-*-*-

 

Bu satırların yazarı, daha önce de defalarca yazdığı halde; defalarca dile getirdiği halde; “çözümün önündeki en önemli engel Türkiye’dir” dediği için, “Rumcu, Türkiye düşmanı” ilan edilmektedir.

Asla kabul etmiyorum!

Ne Rumcuyum, ne Türkçüyüm ne de birilerinin dostu ya da düşmanıyım; çözüm istiyorum...

 

-*-*-

 

Benim istediğim çözüm, uluslararası alanda da kabul görmüş, üzerinde yıllardır müzakere edilen çözüm şeklidir.

Federal Kıbrıs’ın kurulmasıdır.

Ama siz bunun lastiklerini o yana bu yana çekerek, “iki ayrı devlet” dediğiniz modele yaklaştırma şansına sahipken; “Türkiye doğal gaz veya stratejik anlamda hak elde etmeden asla çözüm olmasın” da diyemediğiniz için, bence sadece oyalama taktiğiyle idare ediyorsunuz ve statükonun devamından yanasınız.

 

-*-*-

 

Türkiye’nin gücü varsa, sorun çıkmayacaksa, Türkiye’nin dertleri daha da büyümeyecekse, Kuzey Kıbrıs’a Süper Vali atanması ve bana da TC Vatandaşlığı hakkı verilmesinden asla gocunmam.

TC Vatandaşlığını gururla taşırım ve gururla her alanda, (savaş dahil) savaşırım...

Belim ağrırdı, kıçımda kıl döndüydü diye de kimseye mazeret götürüp, askerlik görevinden de kaçmam...

 

-*-*-

 

Efendim bir protokol varmış ve bu protokoldeki şartlar yerine gelmeliymiş.

Gelmezse, Türkiye bize para vermeyecekmiş!

Ben bu durumdan huy kapıyorum.

Olay bu kadar nettir!

 

-*-*-

 

Ya, Kıbrıs sorununu çözümü için ayak diremeyelim; hepimizin çıkarına olduğuna yürekten inanıp, çözmek için asılalım; ya da aracıyı aradan çekin, protokolllere motokollere ihtiyaç olmasın... Gönderin bir Süper Vali, mesele kapansın...

 

-*-*-

 

Geçen her dakika, sadece Kıbrıs Türk toplumu için “kayıp zaman”dır.

Geçen her dakika için üzülen, kaybeden, azalan, tükenen, Kıbrıs Türk toplumudur.

 

 

-*-*-

 

Efendim, Türk çıkarları birdir, tektir!

Tam doğru değil bu saptama...

Hatta hiç doğru değil...

Ama çözüm, en çok Kıbrıs Türk toplumunun çıkarına olmakla birlikte, kesinlikle Türkiye’nin zararına olmayacaktır.

Ama çözümsüzlük, Türkiye’nin vücudundan tek bir kılı sökmeyecekken, Kıbrıs Türk toplumunun vücudunu yok edecektir.

Bilmem anlatabildim mi?

 

-*-*-

 

Meseleye, Türkiye düşmanlığı, Rum dostluğu pencerelerinden bakmak, sadece aptallıktır.

Meseleye, dostluk, uzlaşı kültürü, win win pençelerinden bakmalıyız.

 

-*-*-

 

Anastasiadis ve Rum tutuculuğu mu?

Çözümsüzlük ve statüko, Güney Kıbrıs’ın da vücudundan ya da her hangi bir başka organından tek bir kıl sökmez.

Çözümsüzlük, Kıbrıs Rum toplumunun yok olması sürecini başlatmaz.

Rum toplumu, “tek büyük Kıbrıslı toplum” olmayı sürdürür...

Ama Kuzey’i unutur.

Ebediyen çözümsüzlük, ebediyen huzursuzluk!

Bu yüzden, “uyan Anastasiades, sen de uyan!”...

                                                       

Josephine Skriver

Josephine Skriver... Marie Claire dergisinin İtalyan baskısında, Mayıs sayısı kapağı oldu... Victoria's Secret melekleri arasında yer alan 26 yaşındaki Danimarkalı model, her zamanki gibi çok güzeldi.

           

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
4
 
0
 
13
 
0
 
0
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
1
ONAY BEKLEYENLER
0
21 Nisan 2019, Pazar
Gökhan MAĞUSALI         - MAĞUSALI
Abi ne oldu o toprağa gömülen fidanlara?..Bu işi yapanlarda mı sır oldu? Oda mı kar kaldı yapanlara. Her gün bir yaşımıza daha giriyoruz.Bize reçeteyi kim nasıl yazsın?..
Saygılar..

YAZARIN SON 10 YAZISI
29 Nisan 2019, Pazartesi    Bu bir veda yazısı değil teşekkür yazısıdır
28 Nisan 2019, Pazar    Üretmeliyiz
27 Nisan 2019, Cumartesi    Türkiye bunu başarır mı?
26 Nisan 2019, Cuma    Her işin başı sağlık
25 Nisan 2019, Perşembe    Albayrak'ın Tatar ile görüşmesi meselesi!
24 Nisan 2019, Çarşamba    Yüzümüze gözümüze bulaşan bir mesele!
23 Nisan 2019, Salı    Afrikalı öğrenci ve göçmen sorunu!
22 Nisan 2019, Pazartesi    Siyaset ve Notre Dame Katedrali'nin kızı!
20 Nisan 2019, Cumartesi    "Tükenişimiz" ne yazık ki kimsenin umurunda değil!
19 Nisan 2019, Cuma    En güzel hareket!

banner
banner
banner
banner
banner

Bu bir veda yazısı değil teşekkür yazısıdır
Serhat İNCİRLİ | 29 Nisan 2019, Pazartesi
Başlamadan belirteyim; ekmeğimi sadece gazetecilik denen meslekten kazanıyorum...
-*-*-
1989 yılında üniversitenin son sınıfıydım ve mezun olmam gereken yaz aylarında Girne’de garsonluk yapıyordum...
Voleybolcuydum...
Üretmeliyiz
Serhat İNCİRLİ | 28 Nisan 2019, Pazar
Karl Marx, 1846'da "Alman İdeolojisi" adlı eserini yazdı...
Marx'a göre, "çalışma hayatı yaratıcılıktan uzak olmamalı"...
Nasıl mı?
Yine Marx'a göre, "... Sabahları avlanırız, öğlen balık tutarız ve akşam opera ele...
Türkiye bunu başarır mı?
Serhat İNCİRLİ | 27 Nisan 2019, Cumartesi
Dünya’da petrol fiyatları artıyor...
Türkiye’nin genelde Amerika ve Avrupa Birliği ile özelde ise Doğu Akdeniz’deki enerji kaynakları nedeniyle bir çok ülkeyle ve ayrıca “İslam” içindeki “liderlik” kavgası nedeniyle ...