Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Gönül TOKER | 22 Ocak 2017, Pazar

Kimsin sen?

Paylaş  
38
115
41

Bu hafta sana Osho'nun Bilgelik Kitabı'ndan bir bölümü yazmak istiyorum Lanner. Çünkü bu konuyu ben de bilmiyorum ve araştırıp, soruyorum. Kimim ben? Kimliğimin ötesindeki ben kim? 

"Niye başkalarının ilgisinin özlemini çekiyoruz? Çünkü olduğumuz şeklimizle içimiz boş. Olduğumuz şeklimizle, biz YOKUZ. Olduğumuz şeklimizle, bir varoluş merkezimiz yok. Sadece gürültüyüz, kalabalığız, efendileri evde olmadığı veya uykuda olduğu için birbiriyle kavga eden bir ev dolusu uşağız. Başkalarının ilgisini arzuluyoruz çünkü böylece en azından bir sahte-merkez yaratabiliriz. Eğer gerçeği ortada değilse, en azından bir sahte-merkeze güvenebiliriz. Bu, sana bir birliktelik görüntüsü verecek, seni bir kişi yapacaktır. Sen bir birey değilsindir -bireysellik, gerçekten merkezli bir varlık olmanın kokusudur, insan kim olduğunu bilir. Ama bir birey değilsen, bir kişi olabilirsin, bir kişiliğe ulaşabilirsin. Ve kişilik için dilencilik yapılması gerekir. Bireysellik, senin en özdeki gelişmendir. O bir büyümedir; onu kimseden dilenmen gerekmez ve onu kimse sana veremez. Bireysellik, senin açılmandır. Ama kişilik için dilenilebilir, onu sana insanlar verebilir -aslında, onu sana sadece başkaları verebilir.

Eğer bir ormanda yalnızsan, unutma ki bir kişiliğin olmayacaktır. Bireyselliğin olacaktır ama kişiliğin olmayacaktır. Eğer Himalayalar'da yalnızsan, kimsindir -bir aziz mi, yoksa bir günahkar mı?- Seni taklit edecek veya küçümseyecek kimse yoktur, seni iyi ve kötü şekilde ünlü yapacak kimse yoktur. Bütün bu yalnızlığın içinde kimsindir? Bir aziz mi yoksa bir günahkar mı? Çok ünlü bir kişi, bir VIP mi, yoksa bir "hiç kimse" mi? Hiçbiri değilsindir. Ne çok çok önemli bir kişi ne de bir "hiç kimse"sindir çünkü ikisi olmak için de diğerlerine ihtiyaç vardır. Senin kişiliğini yansıtabilmek için diğerlerinin gözleri gereklidir. Sen ne şusundur ne de bu. Olduğun gibisindir, bütün çıplaklığın ve gerçekliğinle. 

Bu ilk tür tanıklıktır. Kendini tanımak için başkalarının gözlerine ihtiyaç duyarsın" diyor Osho...

 

İşte bu çılgınlık Lanner! Hepimizin içinde didinip durduğu çılgınlık bu! Sahte kimlik çılgınlığı... Beğenilmek için, onaylanmak için ve bir kişilik giysisi giyinip toplumda var olduğumuzu ispatlamak için... Bir statü edinip "Ben buradayım!" demek için... Meslekler ve yetenekler geliştirip neler yapabileceğimizi BAŞKALARINA göstermek için... Bu tam bir delilik gibi görünmüyor mu? 

İkinci tür tanıklığı anlatıyor devamında;

 

"İkinci tür tanıklık tamamen farklıdır, bunun tam zıddıdır. Başkalarının ilgisine özlem duymazsın; aksine, sen kendine ilgi göstermeye başlarsın. Kendi varlığına tanık haline gelirsin. Düşüncelerini, arzularını, güdülerini, açgözlülüklerini ve kıskançlıklarını seyretmeye başlarsın. İçinde yeni bir tür farkındalık yaratırsın. Bir merkez haline gelirsin, tüm olan biteni seyreden bir merkez olursun. Sinirlendiğinde, bunu seyredersin. Sadece sinirli değilsindir, araya yeni bir element girmiştir: Onu seyretmektesindir. Ve mucize şudur ki, eğer öfkeyi seyredersen, öfke bastırılmadan geçer. 

İkinci tür tanıklık, tamamen farklı bir çeşit insan yaratır. Bilge bir insan yaratır. Bilge insan, kim olduğunu bilen kişidir ama başkalarına göre değil. Başkalarının değerlerine göre değil, kendi doğasına uygun bir yaşam sürdüren kişidir. Kendi görüşü ve bunu yaşamak için cesareti de vardır."

 

Yazının devamında meditasyondaki tanıklıktan bahsediyor. ‘Yoga’nın ve ‘zen’in meditasyona götüren yolculuğundan. Hiçbir şeye karşıt veya yandaş olmadan sadece görüp, fark edip, geçip gitmesine izin vermekten bahsediyor.

Dürüst olmak gerekiyor Lanner...

Fark ettiğimiz şeyleri görmezden gelmeden, yerine hoşumuza gidecek sahte kimlikler oluşturmadan yüzleşmek için ÇIPLAK olmamız gerek... ŞEFFAF olmalıyız... GERÇEK olmak için...

"Ben kimim?" sorusunun bir CEVABI YOK!

Soruların cevaplayabildiği şeyler, gerçek seni örtbas eden sahte kimliklerinle ilgili... 

 

Zaten kendi gerçeğini biliyor olsaydın, hiç soru sormana lüzum da olmazdı...

Dürüstçe yüzleşebiliyor ve cesaretle tanık olabiliyor olsaydın, hala kimliklerle 'bir şey olmak' için hırsların olmazdı. 

Öylece 'ol'urdun sadece...

Olduğun gibi...

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
2 Nisan 2017, Pazar    Beklenti
26 Mart 2017, Pazar    Hey! Dedikodu komitesi
19 Mart 2017, Pazar    Masalların masalı
12 Mart 2017, Pazar    Çok sevdiğin için
5 Mart 2017, Pazar    Kendini bil
26 Şubat 2017, Pazar    İste, bırak, izle, al
19 Şubat 2017, Pazar    Sorumluluk
12 Şubat 2017, Pazar    Bir varmış, bir yokmuş
5 Şubat 2017, Pazar    Cennet tasviri
29 Ocak 2017, Pazar    Beyaz kuğu/ Siyah kuğu

banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner

Beklenti
Gönül TOKER | 2 Nisan 2017, Pazar
İnsanlar birbirlerine karşı beklentilerle dolular. Herkesin diğer kişiden muhakkak ki bir beklentisi var. 
Bunu kim çıkardı Allah aşkına?
Özellikle de ilişkilerde... Kadının erkekten beklediği şeyler var, erkeğin de...
Hey! Dedikodu komitesi
Gönül TOKER | 26 Mart 2017, Pazar
Zamanı boşa akıtma. Zaten çok hızlı geçiyor. Değerlendir. Değerli işlere ada zamanını. Neye ve kime göre değerli işler? Sana göre! Sen neyi değer görüyorsan, o...
Zaten her insanın değer verdiği şeyler var, ömürlerin...
Masalların masalı
Gönül TOKER | 19 Mart 2017, Pazar
Su başında durmuşuz, 
çınarla ben. 
Suda suretimiz çıkıyor, 
çınarla benim. 
Suyun şavkı vuruyor bize, 
çınarla bana. 
Su başında durmuşuz, 
çınarla ben, bir de kedi. 
Suda suretimiz çıkıyor, 
çınarla benim, bir de ke...