Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Levent KUTAY | 16 Nisan 2018, Pazartesi

Diplomasi mi siyaset mi?

Paylaş  
10
4
10

Her Pazar kızımın verdiği emri bir kez daha yerine getirmek için kendimi simitçinin önünde buluverdim...

Simitçiden çıkarken, önüne Rum Plakalı bir arabanın park ettiğini gördüm...

Arabadan genç bir anne baba ve 2 çocuğu indi...

Simitçiye doğru aralarında mırıldandılar...

Belki yardım istiyorlardır düşüncesiyle çat pat Rumcamla soruverdim...

Çok teşekkür ederek, sıklıkla Girne'ye, simitçiye kahvaltıya geldiklerini söylemezler mi?

Hoppalaaa...

Hadi buyurun... Açıklayın...

Her sabahın erken saatlerinde Limana doğru yürüyüş yaparken, boydan boya Rum Plakalı araçlar dizili...

İstisnasız her sabah bu böyle...

İlk önceleri kumarhane için geldiklerini düşünüyordum ama zamanla yanıldığımı anladım...

Gencinden yaşlısına, yaklaşık 50 kişi, Güney'den, Kordonboyuna geliyor, denize kamış sallıyor ve dönüyorlar...

Her sabah...

Türkçe ve Rumca karışık balık avlamaca...

Birbirlerine eksildikleri malzemeyi tedarik de ediyorlar ara sıra...

Yarım yamalak iletişimle, sabahtan öğlene kadar bu diyalog sürüp gidiyor...

Bizim, Güney'de geçirdiklerimizi durup saymıyorum bile...

Yüzlerce örnek sayabilirim...

Beğensek de beğenmesek de, istesek de istemesek de, işi biten, sonuçta evine dönüyor...

BM Parametresi mi bu?

Kendiliğinden oluşan, doğal birkaç iletişim...

50 Yılda yerleşmiş bir kurallar manzumesi... 

Ne demiş Rum komşularımız...?

Εμείς από εδώ και εκεί από εκεί... 

Onlar orada biz burda...

Peki neden bunun üzerinden gitmiyoruz?

Neden illa, iki halkın yerleştirdiği doğal parametreleri, sırf siyasi görüşümüz onu gerektiriyor diye alt üst edeceğiz?

Hangi yazılı BM Parametresi hayata geçebilmiş?

Tek yaşayan, yıllar içinde oluşan realite...

Onlar orda biz burada...

Siyasi inançlarımızın, realite ile örtüşmesi gerekmez mi?

Crans Montana hakikaten bir diplomasi ürünüydü...

Eşiğe kadar gelindi...

Olmadı...

Şimdi yemek...

Elbette, diyalog kaçınılmaz...

Hele “çözüm vaadi varsa”...

Peki... 

Konjonktür uygun mu?

Türkiye'si, Rusya'sı bu işin neresinde? 

Ben bundan sonrasını, diplomasiden çok, siyasi manevra olarak algılıyorum...

Umarım yanılırım...

İki taraf federasyondan farklı anlam çıkarıyor...

Rum Tarafı, 1963'te silahla gasp ettikleri Kıbrıslı Türkleri dışlayarak, tek başına üzerine oturdukları Kıbrıs Cumhuriyeti'ne Kıbrıslı Türkleri ortak etmek istiyor mu? İstemiyor mu?

Rum Tarafı, 1974'te kaptırdıklarının bir kısmını geri alabilmek için, 1963'te kaptıklarını vermek zorunda kalacağını çok iyi biliyor.

Federasyon tezinden korkan Limasol ve Baflılar ile özellikle son 30-40 yılda Türk nefreti ile büyümüş sağcı gençlik söz konusu...

Daha önce de yazmıştım...

Federasyon tezi, nezakahet döneminin sağlıklı geçmesi için görevini tam anlamıyla yaptı...

Anastezi ve bandaj görevini başarı ile yürüttü... 

Nekahat dönemi bitiyor, daha gerçeki formüller tartışılmaya başlanıyor...

Bu formülün, iki liderin kendi kafasındaki federasyon olmadığını zaman içinde göreceğiz...

 

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
2
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
18 Temmuz 2018, Çarşamba    Siyaset... Gelecek... Üretmek...
15 Temmuz 2018, Pazar    Bu bir işaret...
12 Temmuz 2018, Perşembe    Ne dedi? Ne demedi?
1 Temmuz 2018, Pazar    Protein...
28 Haziran 2018, Perşembe    Seçim bitti... Kurultay başladı...
3 Haziran 2018, Pazar    Kısa tatilde yeşile dair...
30 Mayıs 2018, Çarşamba    Şu "kadın eli" meselesi...
28 Mayıs 2018, Pazartesi    Proje çok... Ya para?
13 Mayıs 2018, Pazar    “ AKEL ve dostlara mesaj”
29 Nisan 2018, Pazar    Toscana değil... Ilgaz...

banner
banner
banner
banner
banner
banner

Siyaset... Gelecek... Üretmek...
Levent KUTAY | 18 Temmuz 2018, Çarşamba
Karpaz /Yeni Erenköy'de 1 günlük molanın etkisini üzerimden henüz atabilmiş değilim sanırım...
Kristal deniz hala gözümün önünde...
Güneşin ufukta birkaç saatliğine veda edişi...
Ve o veda ediş sırasında doğanın mu...
Bu bir işaret...
Levent KUTAY | 15 Temmuz 2018, Pazar


Bu satırları yukarıda çektiğim fotoğraf eşliğinde yazıya döktüm...
Güneşin en güzel doğup battığı ülkemin cennetindeyim 24 saatliğine de olsa...
Alabildiğine mavi sulara bırakmak içim kendimi ve çocuklarımı...
Bu...
Ne dedi? Ne demedi?
Levent KUTAY | 12 Temmuz 2018, Perşembe
Kelimelerden, açıklamalardan fal tutma geleneğimiz, özellikle Annan Planı Dönemi ve sonrasında hayli gelişti...
Özellikle Türkiye'den hele hele de Erdoğan'dan gelen açıklamalar oldu mu hem sağ hem de sol kesim, “ yok...