Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Levent KUTAY | 26 Kasım 2018, Pazartesi

Çıkmaz neden aşılamıyor?

Paylaş  
16
13
15

Gerçek bir statükoya dönen Kıbrıs sorununda aşılması zor bir kısır döngü yaşıyoruz...

Toprak verip, karşısında siyasi eşitlik alacaktık...

Yıllarca bunu konuştuk...

Sonra Rum Tarafı garantileri de pakete ekledi...

Çözüme ulaşacağımızı, Rum tarafıni ikna edeceğimizi sanıp Crans Montana'da açılım  yaptık ama yine olmadığını hep birlikte gördük...

Geldiğimiz noktada durumu ana hatlarıyla, en düz cümlelerle özetlemek mümkün...

“Kıbrıs Türk Tarafı devleti yürütmede etkin katılım ve ortaklık  isterim” diyor, bunların uygulamasında kaygı yaşadığını söylüyor ve uygulama aşamasında Türkiye'nin garantörlüğünü talep ediyor...

Rum Tarafı da “ kardeşim, senin nüfüs oranın  4/1... Nasıl etkin katılım istersin? Ben kendimi sana rehin bırakamam” diyor...

Gelinen noktada Kıbrıs Türk Tarafı “Tamam ben garantörlük istemiyorum” diyebilir...

Peki, bu anlaşma Türk Tarafında onay alır mı?

Almaz

Madalyonun diğer yüzüne bakalım...

Kıbrıs Türk Tarafı, tüm diplomatik gücünü kullanarak, Türkiye'yi ikna etti ve uluslararası gücü Rum Tarafı üzerine salarak baskı kurdu ve Rum Tarafı da “ Siyasi eşitliği ve etkin katılımı Kıbrıs Türk Tarafına” vermeyi kabul etti...

Sizce Rum Halkı referandumda bunu kabul eder mi?

Anastasiadis'in bir kaç anlatmaya çalıştığı ama bizim de anlayıp da işimize gelmeyen kısmı bu aslında...

Şunu ortaya koyalım...

İki toplumun tarihten gelen korkuları, güvensizlikleri, düşmanlıkları duruyor...

İstediğiniz kadar hamaset deyin...

İşimize gelmedi; pek gündemde olmadı ama...

 

Derinya Kapısı açıldıktan bir kaç gün sonra, bayrak direğinde vurulan Solomos'un annesi oraya gidip hüngür hüngür ağladı...

“Oğlumun bir daha öldüğünü gördüm” dedi... (Kaynak Simerini Gazetesi)

Özetle sol kesimin ısrarla üzerinde durduğu, Kıbrıslılığa dayalı, merkezi güçlü federasyon artık son demlerinde...

Tabi şunu duyar gidibiyim?

Güvenlik/Garantileri konusunda Türkiye yeni adım atacak...

Sayın Cumhurbaşkanı gidip Türkiye'den garanti konusunda yeni açılım isteyecek...

Hangi Türkiye'den?

Kıbrıs'ta yeni modeller üzerinde ciddi ciddi kafa yormaya başlayan Türkiye'den...

Garantiler konusunda, laf kalabalıklarıyla, diplomatik manevralar ve açıklamalarla konuyu bir yere kadar örtebilirsiniz...

Günün sonunda, etkin ve fiili katılım olacak mı olmayacak mı?

“Bir şey yanlış giderse Türkiye müdahale edecek mi?

Evet ise bu metin kuzeyde onay alır güneyde almaz...

Bu açık ve sarih bir gerçek...

Artık farklı düşünme zamanı...

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
7
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
19 Haziran 2019, Çarşamba    Nakaratlar bozulurken...
17 Haziran 2019, Pazartesi    Anastasiadis niye Akıncı'yı değil, Özersay'ı tercih etti?
16 Haziran 2019, Pazar    Bir Pazar yazısı ve kısa kısa
14 Haziran 2019, Cuma    AB çatısı altında iki devletin perde arkası 5
12 Haziran 2019, Çarşamba    AB çatısı altında 2 devletin perde arkası 4
11 Haziran 2019, Salı    AB çatısı altında iki devletin perde arkası -3-
10 Haziran 2019, Pazartesi    AB çatısı altında 2 ayrı devletin perde arkası -2-
7 Haziran 2019, Cuma    İki ana görüşe doğru
3 Haziran 2019, Pazartesi    AB çatısı altında iki ayrı devletin perde arkası... (1)
1 Haziran 2019, Cumartesi    "Like" siyaseti ile nereye kadar?

banner
banner
banner
banner
banner
banner

Nakaratlar bozulurken...
Levent KUTAY | 19 Haziran 2019, Çarşamba
Dün gündeme gelen Özersay – Anastasiadis görüşmesine Cumhurbaşkanlığı’ndan veryansın nitelikli açıklama geldi…
Konuyu “bana bilgi vermedi” noktasına çekerek, duygusal bir ortam yaratmak istiyor ve “ bakın görün bana ...
Anastasiadis niye Akıncı'yı değil, Özersay'ı tercih etti?
Levent KUTAY | 17 Haziran 2019, Pazartesi
Çok sevdiğim dostum Ulaş Barış, geçen gün yazmış olduğu “rol çalma” diye bahsettiği yazısında pek de haksız sayılmazdı…
2008’den, yani Talat-Hristofyas döneminden beri yerleşmiş bir mekanizma var…
Hatırlayacaksınız ...
Bir Pazar yazısı ve kısa kısa
Levent KUTAY | 16 Haziran 2019, Pazar
Babamın oğluydum önce…
"Bab - ba" diye heceledim adını ilkin... Ona doğru yürüdüm ürkek, cılız adımlarla... Kocaman avucuna verip avucumu, cesaretle karşıdan karşıya geçtim.
*********
Zaman denilen devridaim makine...