Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Levent KUTAY | 23 Mayıs 2019, Perşembe

Adı üstünde... Sanal dünya...

Paylaş  
17
14
16

Neoliberal bir taarruz altındayız...

Tuttuğumuz akıllı telefonlar...

O akıllı telefon içinde yaşadığımız sanal alem...

Ödediğimiz okul taksitleri...

Her ay ödemek için sıraya girdiğimiz kredi kartları...

Lüks ev taksitleri...

Isıtmalı koltuklu lüks araçlarımızın taksiti...

Bizim gibi, okuryazarlığı yüksek görünüp, entelektüel insan sayısının çok da fazla olmadığı toplumlarda akıllı telefon ve sosyal medyanın, insanı, pek çok Avrupa ülkesine oranla daha çok etki altına alabildiğini görüyoruz...

Ama nitelikte sorunumuz var.

Bu uğraşın altını doldurmamız gerekir.

Tüm dünyayı, akıllı telefondan ve sosyal medyadan mütevellit farz edip yaşıyor birçoğumuz...

Sosyal medyadaki eleştiri neyse, onu tek gerçek olarak kabul ediyoruz...

Akıllı telefon, sosyal medya bizim ülkede bir çoğu için, beyine monte edilmiş usb niteliğinde neredeyse...

Tek merkezden eleştiri, tek merkezden mutluluk, tek merkezden siyaset gibi...

Her şey burada sanki...

Başka bir dünya yokmuşcasına...

Toplum böyle olduğundan siyasetimizi de bu belirliyor.

Siyasetimiz sosyal medyadan yapiliyor.

Siyasetçimiz sosyal medyadan konumunu belirliyor.

Ne yazık ki, çağımızın her geçen gün nükseden bu hasatlığına populizm de zerk edilmiş olacak ki, siyasetin, ülkeye, insana hizmet noktasında çok, taraftar edasıyla, holiganizm söylemlerle bir nevi tribün şovuna dönmüş durumda...

Siyaset yapıyorsanız, en basit anlatımla, katılmış olduğunuz siyasi oluşumu eğrisi ve doğrusuyla savunmakla yükümlü değil misiniz?

Dingin bir denizde, herkes gemide olmayı sever...

Marifet dalgalı denize, can yelekleriyle, filikalara sarılmaktan çok, "kol kırılır yen içinde kalır" diyerek oluşuma sahip çıkmaktır...

Bu ülkeye hizmet etmek istiyorsanız, kaldırın kafanızı o telefonlardan...

Çıkın o sanal dünyadan...

Etrafınıza bakın...

Topluma karışın.

Minik Ayşe’nin elinden tutun, gözüne bakın.

Hasan Amcanın elinden öpün, dinleyin bakalım ne diyecek.

Sadece Facebook'tan ibaret değil bu güzelim memleket...

Gemiyi terk etmeye dünden hazır, kafası karışık miçolardan usandı bu ülke...

Kendinden emin tayfalar lazım...

Eğrisiyle doğrusuyla...

Sahip çıkın...

Kendinizi, her platformda doğru ifade edin...

İletişim çağındayız...

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
2
 
0
 
0
 
0
 
1
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
2 Ağustos 2019, Cuma    UBP'nin Cumhurbaşkanlığı tavrı... Özgürgün motivasyonu...
29 Temmuz 2019, Pazartesi    "Kapalı Maraş'ta Mida'yı tutanlar..."
26 Temmuz 2019, Cuma    Cumhurbaşkanlığı seçimini erkene mi alsak?
24 Temmuz 2019, Çarşamba    Toplum mühendisliği...
18 Temmuz 2019, Perşembe    Gerilim bahane; beraber foto şahane...
17 Temmuz 2019, Çarşamba    Hayal peşinde kim koşuyor?
8 Temmuz 2019, Pazartesi    "İmkansızdan çok zora"
1 Temmuz 2019, Pazartesi    Maraş'la ilgili algı sorunları...
19 Haziran 2019, Çarşamba    Nakaratlar bozulurken...
17 Haziran 2019, Pazartesi    Anastasiadis niye Akıncı'yı değil, Özersay'ı tercih etti?

banner
banner
banner
banner
banner
banner

UBP'nin Cumhurbaşkanlığı tavrı... Özgürgün motivasyonu...
Levent KUTAY | 2 Ağustos 2019, Cuma
Cumhurbaşkanlığı Seçimleri'ndeki tavrı için en çok merak edilen siyasi parti kuşkusuz Ulusal Birlik Partisi...
Ülkenin en köklü siyasi geleneği, halihazırda hükümetin büyük ortağı "Turuncu Güneş" için kolay bir süreç...
"Kapalı Maraş'ta Mida'yı tutanlar..."
Levent KUTAY | 29 Temmuz 2019, Pazartesi
Önce Kıbrıs'ın meşhur deyimi “Mida'yı tutmak” ne demektir onu kısaca hatırlatalım...
1940'lı yıllarda çok sevilen Baflı Çoban Cemal Mida, ağır tahrik üzerine sevilmeyen bir adamı öldürüp Baf Ormanları'nda saklanmıştı...
Cumhurbaşkanlığı seçimini erkene mi alsak?
Levent KUTAY | 26 Temmuz 2019, Cuma
Seçimlerimizin, hele de Cumhurbaşkanlığı seçimlerimizin değişmez mottosudur...
“Dere geçilerken at değişilmez...”
Denktaş'ın başarı ile uyguladığı,  2. Cumhurbaşkanı Talat'ın 2010'da deneyip de başaramadığı “seçim s...