Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Levent KUTAY | 12 Haziran 2019, Çarşamba

AB çatısı altında 2 devletin perde arkası 4

Paylaş  
48
29
44

Güney Kıbrıs’ta Rum Başkan Anastasiadis’e en yakın isimlerden birisi olarak kabul edilen Politis Gazetesi Editörlerinden Dionisos Dionisiou’nun “AB Çatısı Altında 2 Devlet” önerisi hakkındaki yazısına devam ediyoruz…

Öncelikler

Anastasiadis’in düşüncelerini bilen güvenilir kaynaklara göre, Anastasiadis iki öncelik ortaya koydu: Limasol’un kalkındırılması ve doğalgazın değerlendirilmesi.  Bakanı ile yaptığı veda görüşmesinde vatandaşlık satışı programına dayanan kalkınma dinamiğinin bozulmasının akıllıca olmayacağını vurgulamak için “Kıbrıs sorununu bırakın, Limasol uçsun” demişti. Çözüm durumunda vatandaşlıkların verilmesinin federal bir yetki olacağını açığa kavuşturmuştu.

Anastasiadis doğalgazı Türkler ayağımızın içinde olmadan yönetmek istiyor ve hidrokarbon yataklarının değerlendirilmesi adına serbest kalmak için MEB’i paylaşma niyetindedir. Şu anda önceliği Mısır’dır ancak gerek ENI gerekse de ExxonMobil şirketlerinin Türkiye piyasasını göz önünde bulundurarak Kıbrıs MEB’ine ilgi duyduklarını bilmektedir. Exxonmobil doğalgaz bulunması durumunda hedefinin Vasiliko’da bir termal santral kurulması ve Türkiye’ye boru hattı inşa edilmesi olduğunu kamuoyu önünde de dile getirmiştir.

Sayın Anastasiadis bölünmüş ülkesini büyük çok uluslu devletlerin trilyonlar harcayıp yatırım yapacağı dünya merkezi olarak gördüğünden, bu yaklaşımı saflık unsurları da içermektedir.

Kıbrıslı Başkan, Amerikalılar ile Kıbrıs’ta ve Davos’ta Amerikan Başkan Yardımcısı Biden huzurunda yaptığı görüşmelerde, büyük resmin bir bölümünü Türkiye’nin Rus doğalgazından bağımsızlaşmasının oluşturduğuna dair yapılan tartışmaları safça bilmezden geliyor. Bu çerçevede doğalgaz Kıbrıs’ın ilk kez jeopolitik bir rol elde etmesiyle de Kıbrıs sorununun çözümü için yeni bir katalizör olarak değerlendirildi. Eğer son yıllarda Türkler Kıbrıs sorununa ilgi duyuyorsa bu enerji rezervlerinden kaynaklanmaktadır. Anastasiadis-Çavuşoğlu görüşmesinde Türkiye’nin ihtiyaçlarını karşılayacak çözümler arasında enerji konusunun bulunmaması söz konusu olamaz. Kıbrıslı Türk bir kaynağa göre New York’ta yapılan son görüşmenin önemli bir bölümünün konusunu da bu oluşturuyordu. Crans Montana’da olduğu gibi, mevcut miktarlar saptanana dek Türkiye’nin Kıbrıs MEB’inde sorun yaratmaması için ikna edilmesine yönelik bir görüşme gerçekleştirildi.

Türkiye ne istiyor

Aslında Türkiye, hidrokarbon yataklarında ne olduğunu bilmek için sondaj programının tamamlanmasını istiyor. Ancak aynı zamanda Kıbrıslı Türklerle kendisinin hidrokarbonlar üzerindeki haklarını talep etmek için de kararlılık gösteriyor. ENI şirketinin sondaj çalışmasının engellemesi ve ExxonMobil şirketi tarafından yapılacak çalışmaya göstereceği tolerans da bu çerçevededir.

Geçtiğimiz Aralık ayı sonlarında ENI şirketi Kıbrıs MEB’inde sondaj çalışması planladığında, “KKTC Dışişleri Bakanlığı” 28 Aralık 2017 tarihinde doğal kaynakların ortak yönetimiyle alakalı bilindik tezlerle, Kıbrıs Rum kesimini tek yanlı faaliyetlerde bulunmakla suçladığı bir duyuru yayımladı. Bu duyuru “iki devletli bir çözüm müzakeresinin bir tercih olarak gündeme gelebileceği vurgusu” ile son buluyordu. Yani eğer doğalgazı tek başınıza yönetmek istiyorsanız, Güney’i alın ve Kuzey’i bize bırakın.

Sayın Anastasiadis birkaç gün sonra tahriklere yanıt verdi. Türkiye’nin ENI şirketi tarafından yapılacak sondaj çalışmalarına gösterdiği tepkiyi yorumlayarak:

“Eğer Kıbrıslı Türklerin haklarını bağımsız bir varlıkta korumak istiyorlarsa, o zaman söz konusu yasa dışı varlığın MEB’inde sınırlı kalmaları gerekecektir. Sonuç olarak Kıbrıs Cumhuriyeti’nin egemenlik haklarından kuşku duymaları için sebep yoktur” ifadelerini kullanmıştı. Kısa bir deyişle, Başkan Anastasiadis’e göre Kıbrıs Cumhuriyeti Güney Kıbrıs ve MEB’iydi ve Kıbrıslı Türklerin de kuzeyde ne isterlerse yapma hakları vardı. Devamında gelen tepkiler yüzünden yanlış anlaşıldığını söyleyerek açıklamasını değiştirmeye çalıştı. Tüm bunlara karşın yapmış olduğu açıklama iki devlet ve iki MEB için yaptığı görüşmelere tamamen uymaktadır.

“KKTC Dışişleri Bakanlığı” tarafından yapılan açıklama vesilesiyle, Fileleftheros gazetesi 7 Ocak 2018 tarihinde Anastasiadis-Çavuşoğlu görüşmesinde iki devlet çözümüne dair yapılan tartışmalara dolaylı bir şekilde değindi: “Böylesi bir fikri ortaya atmak için öncülüğü kimin üstlendiği, bunun ne zaman ve kimler arasında gerçekleştiği büyük bir konudur. Neler olduğuna dair bilgiler mevcuttur ancak konunun ciddiyetinden ötürü, bilgiler tamamen kanıtlanıncaya dek yayımlanmayacaktır.

YAZININ DEVAMINDA YARIN… “İKİ BÖLGELİ FEDERASYON ÖLDÜ MÜ?”

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
1
 

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
19 Haziran 2019, Çarşamba    Nakaratlar bozulurken...
17 Haziran 2019, Pazartesi    Anastasiadis niye Akıncı'yı değil, Özersay'ı tercih etti?
16 Haziran 2019, Pazar    Bir Pazar yazısı ve kısa kısa
14 Haziran 2019, Cuma    AB çatısı altında iki devletin perde arkası 5
11 Haziran 2019, Salı    AB çatısı altında iki devletin perde arkası -3-
10 Haziran 2019, Pazartesi    AB çatısı altında 2 ayrı devletin perde arkası -2-
7 Haziran 2019, Cuma    İki ana görüşe doğru
3 Haziran 2019, Pazartesi    AB çatısı altında iki ayrı devletin perde arkası... (1)
1 Haziran 2019, Cumartesi    "Like" siyaseti ile nereye kadar?
28 Mayıs 2019, Salı    Bir seçimin AB dilinde analizi...

banner
banner
banner
banner
banner
banner

Nakaratlar bozulurken...
Levent KUTAY | 19 Haziran 2019, Çarşamba
Dün gündeme gelen Özersay – Anastasiadis görüşmesine Cumhurbaşkanlığı’ndan veryansın nitelikli açıklama geldi…
Konuyu “bana bilgi vermedi” noktasına çekerek, duygusal bir ortam yaratmak istiyor ve “ bakın görün bana ...
Anastasiadis niye Akıncı'yı değil, Özersay'ı tercih etti?
Levent KUTAY | 17 Haziran 2019, Pazartesi
Çok sevdiğim dostum Ulaş Barış, geçen gün yazmış olduğu “rol çalma” diye bahsettiği yazısında pek de haksız sayılmazdı…
2008’den, yani Talat-Hristofyas döneminden beri yerleşmiş bir mekanizma var…
Hatırlayacaksınız ...
Bir Pazar yazısı ve kısa kısa
Levent KUTAY | 16 Haziran 2019, Pazar
Babamın oğluydum önce…
"Bab - ba" diye heceledim adını ilkin... Ona doğru yürüdüm ürkek, cılız adımlarla... Kocaman avucuna verip avucumu, cesaretle karşıdan karşıya geçtim.
*********
Zaman denilen devridaim makine...