Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Prof. Dr. Hatice JENKINS | 15 Kasım 2016, Salı

Ödeme Kapasitesi mi Ödeme İsteği mi Eksik ?

Paylaş  
55
122
58

Hiç bir banka verdiği kredilerin tamamını, yani yüzde yüzünü geri alamaz, biraz da fire verir. Biz bunlara geri dönmeyen veya batık krediler deriz.

Batık krediler kabul edilebilir bir oranda tutulamaz ve gittikçe artarsa, önce bankaların karları erir daha sonra da sermayeleri. Bu arzu edilmeyen durum devam ederse bankalar batabilir.

Peki krediler niye bankaya geri ödenmez? Bunun genel olarak iki nedeni vardır. Ya borçlunun borcunu geri ödeme kapasitesi yoktur, ya da parası olduğu halde ödeme isteği bulunmamaktadır.

Borcunu geri ödemeyen hiç bir borçlu “ borcumu ödemek istemem” demez. Tabi ki hepsi de “ödeyemem, param yok”, hatta “mağdurum” der.

Borcuna sadık ve etik değerleri yüksek olan insanlar işleri kötü gitse de borcunu son kuruşuna kadar ödemek için uğraşır. Gerekirse yakınlarından borç alır, arabasını satar ama borcunu muhakkak öder.

Borcunu ödemeye niyeti olmayanlar ise tam tersine maddi imkanları olduğu halde taksitlerini aksatır, ve borcunu ödememek için binbir tane bahane bulur.

Önemli olan bankaların doğru işletmelere ve şahıslara kredi vermesidir. Yani, krediyi hem gününde faizi ile birlikte ödeyebilme kapasitesine sahip hem de ödeme isteğine sahip dürüst ve güvenilir kişilere kredi vermeleri gerekir.

Bu nedenle bankalar kredi başvurularında sadece krediyi geri ödeme kapasitesine değil karaktere de bakmak zorundadırlar.

Bankaların en büyük sorunu ödeme niyet olmayan borçlular ile uğraşmaktır. Bu gibi durumlarda bankalar sadece kaynaklarını ve değerli vakitlerini tüketmezler. Bunun yanında piyasa imajlarını da zedelerler. Verilen kredilerin geri ödenmediği ve bankaların haklarını mahkemede aradığı zamanlar borçlular her zaman “mağdur”, bankalar ise her zaman “vijdansiz capitalist” olarak algılanır. 

Borcunu ödeme kapasitesi olduğu halde borcunu ödemek istemeyen borçlular sadece bankaların değil, devletin ve tüm vatandaşların sorunudur. Çünkü ödenmeyen borç, yani batık krediler bankalara bir maliyet olarak yansır. Bankalar da bu maliyeti kredi faiz oranlarına yansıtır

Yani bankalar batık kredilerden dolayı geçmişte yaşadıkları kayıpları gelecekteki borçlularının kredi faizlerine bir risk marjı olarak katarlar. Bu da kredi faiz oranlarının genel olarak yükselmesine neden olur.

Son yıllarda yapılan akademik araştırmalar yolsuzluğun yüksek olduğu ülkelerde bankaların yüksek seviyelerde batık kredilere sahip olduğunu göstermiştir.

Bir ülkedeki batık kredilerin o ülkedeki yolsuzluk seviyesi ile orantılı bir şekilde arttığını gösteren bu çalışmalar aslında bildiğimiz fakat hiç konuşmadığımız bir gerçeği yüzümüze vurmaktadır.

Eğer bir ülkede usülsüzlük yaygınlaşır ve hayatın bir parçası haline gelirse o ülkede borçluların borcunu ödeme isteği de azalır, insanlar borçlarını ödememek için bahane bulmaya başlar.

Dünya Bankası gibi uluslararası kurumların yaptığı araştırmalar özellikle devlet bankalarının yüksek seviyelerde batık kredilerilere sahip olduğunu, ve batık kredilerin de daha çok hükümete yakın çevrelere ait olduğu göstermiştir.

Bunlar tabii ki bir tesadüf veya rastlantı değildir. Bu bulgular bize geri dönmeyen kredilerin her zaman maddi zorluklardan kaynaklanmadığını, ahlaki zaafiyetten ve usülsüzlüklerden de kaynaklandığını göstermektedir.

Ne yazık ki ülkemizdeki durum pek farklı değildir. Usulsüzlüklerin günden güne artması ahlaki zaafiyeti körüklemekte ve borçluların borcuna olan sadakatini yok etmektedir.

Evet, borçluların geliri yoksa borcunu ödeyemez, ama ödeme niyeti yoksa zaten geliri olsa da ödemeyeceğine göre biz herşeyden önce toplumda yaratılan ahlaki zaafiyeti hükümetten, bakanlardan ve milletvekillerinden başlıyarak düzeltmek zorundayız.

Unutmayalım, “üzüm üzüme baka baka kararır”.

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
19 Mart 2017, Pazar    Yönetim kurulları ve artan suistimaller ...
11 Şubat 2017, Cumartesi    Merkez Bankası, ticari bir banka değildir
17 Ocak 2017, Salı    KOBİ'lerin Finansmana Erişimi
20 Aralık 2016, Salı    Dünya yolsuzluk sıralamasında nerdeyiz?
29 Kasım 2016, Salı    İnternet Bankacılığı ve İç Usulsüzlük

banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner

Yönetim kurulları ve artan suistimaller ...
Prof. Dr. Hatice JENKINS | 19 Mart 2017, Pazar
Yönetim kurulları şirketlerin ve kurumların en üst yönetim organıdır. Hayati önem taşıyan stratejileri belirler ve kararlar alır.
Yani dümen genel müdürün elinde olsa da rotayı belirleyen ve gemiyi gitmesi gereken ye...
Merkez Bankası, ticari bir banka değildir
Prof. Dr. Hatice JENKINS | 11 Şubat 2017, Cumartesi
Merkez bankaları ne yapar?
Para politikalarını yönetir ve bankaları denetler.
Dünyanın her yerinde bu böyledir.  Ülkemizde kendi para birimimiz olmadığı için Merkez Banka’mızın para politikalarını idare etme görevi ...
KOBİ'lerin Finansmana Erişimi
Prof. Dr. Hatice JENKINS | 17 Ocak 2017, Salı
Tüm ülkelerde ve özellikle de gelişmekte olan ülkelerde küçük ve orta ölçekli işletmelerin (KOBİ'lerin) finansmana erişimi zordur. 
KOBİ’ler her ülkede toplam işletmelerin en az 98%’ini oluşturur. Fakat  bu işletmele...