Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Gökhan GÜLER | 20 Nisan 2018, Cuma

Kıbrıs'ta çözüm (federasyon) neden olmuyor!

Paylaş  
37
15
26

İkiden fazla devletin ortak bir anayasa çerçevesinde birleşerek oluşturdukları üst yapıya federasyon denmektedir. Zürih ve Londra Antlaşmaları çerçevesinde Kıbrıs Türkleri ile Kıbrıs Rumları tarafından 1960’da kurulan Ortak Kıbrıs Cumhuriyeti de fonksiyonları bakımından ‘federal’ bir devlet değil miydi? Ancak 3 yıl yaşayabildi!

Rumlar, federal bir yapıya sahip Ortak Kıbrıs Cumhuriyeti kurulur kurulmaz ilk olarak ‘Kıbrıs Hükümeti’ ünvanına tek başına sahip çıkmaya çalışmadı mı? Sonrasında Anayasayı keyfi bir şekilde uygulamaya çalışıp, ardından da silah zoru ile Ortak Kıbrıs Cumhuriyeti’ni gasp ederek Enosis’i gerçekleştirmeye kalkışmadı mı? Rumlar, Enosis’i başaramasalar da gasp ettikleri federal Ortak Kıbrıs Cumhuriyeti’ni üniter Rum devletine dönüştürmediler mi?  

‘Kıbrıs Sorunu’ herkesinde bildiği gibi Rumların federal Ortak Kıbrıs Cumhuriyeti’ni 1963’de silah zoru ile gasp ederek Kıbrıs Türklerinden arındırdıktan sonra üniter Rum devletine dönüştürmesi sonucunda ortaya çıkmış bir konudur. Uluslararası camia Kıbrıs Rum tarafını meşru, Kıbrıs Türk tarafını da yasa dışı olarak görmeye devam ederek ambargolar altında tutmaya devam ettiği sürece Rum tarafının samimi ve ciddi bir şekilde Kıbrıs konusunu çözmeye niyeti olabilir mi? 

Kıbrıs konusunun bugüne kadar çözülememesinin esas nedeni tarafların birbirlerini doğru şekilde anlamak istememesinden kaynaklanmaktadır. Çünkü Kıbrıs Türk tarafının federal çözümden anladığı ile Kıbrıs Rum tarafının federal çözümden ne anladığı arasında çok ciddi farklar söz konusudur!

Kıbrıs Müzakere Tarihine bakacak olursak en başından buyana  ‘iki bölgeli, iki toplumlu, siyasi eşitliğe dayalı federasyon’ modelinden söz edilmektedir. Ancak, her iki tarafın da federal çözümden farklı içerik ve kapsamları kast ettikleri ve buna bağlı olarak da ortak bir hedef ve parametrenin bulunmadığı açıkça görülmektedir. Meselenin özü budur! Kıbrıs Türk ve Kıbrıs Rum tarafı arasında ortak anlayış ve hedef birliği yoktur!     

Rum tarafının federasyondan anladığı, ‘söz konusu olan, üniter Rum devletinin (anayasal değişiklik ile) federasyona dönüşmesidir’ ve ‘üniter devlet sadece yönetsel amaçlarla ilçelere ayrılan, basit, egemen bir devlettir.’ Rum tarafı federasyon derken eyaleti, Kıbrıs Türk tarafı ise iki devletin oluşturacağı yeni devleti kastetmektedir.  Sadece bu yaklaşım ve görüş açısı bile Kıbrıs Türklerinin yıllardır kabul ettiği ‘iki kesimli, iki toplumlu federasyon’ modeline ters ve var olan gerçekleri ret eden bir yaklaşımdır. 

Yıllardır Birleşmiş Milletler iyi niyet misyonu çerçevesinde federasyon zemininde bir çözüme ulaşılabilmesi için müzakereler yapıldı. Son olarak Crans Montana’da gerçekleştirilen Kıbrıs Konferansı da yine Rum tarafının katı ve uzlaşmaz tavırlarını ısrarla sürdürmesi nedeniyle geçtiğimiz Temmuz ayı başında çökerek ortadan kalkmıştı.

Crans Montana’da gerçekleşen Kıbrıs Konferansı’nda tarafların federasyon konusundaki farklı yaklaşımları su üzerine çıkmış. Rum lideri Anastasiadis bu nedenle iki kez masadan kaçmaya teşebbüs etmiştir. 

KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, müzakere sürecinin çökerek ortadan kalkmasının ardından birçok kez Rum tarafında ciddi zihniyet değişiklikleri olması bunun yanında yeni anlayış ve yeni yöntemler gündeme gelmesi halinde son bir deneme daha yapılabileceğini ifade etmiştir!

Cumhurbaşkanı Akıncı, 16 Nisan günü gerçekleşen liderler yemeğinin ardından Rum tarafının duruşunda herhangi bir değişiklik olmadığını, bu anlamda bir zihniyet değişikliği de göremediğini açık açık dile getirmiştir. 

Federasyon zemininde bir çözüme varılamayacağını artık her iki tarafta anlamıştır. Belli kesimler bunu kabullenmeyi ret etseler de mevcut durum budur! Rum Yönetimi bu anlamda kendi halkını iki devletli çözüme diğer bir ifade ile kadife ayrılık fikrine alıştırmaya başlamıştır.    

Sonuç itibarıyla Kıbrıs Türk tarafı olarak ciddi bir anlayış değişikliğine ihtiyacımız vardır. Federasyon zemininde anlamsız bir şekilde ısrar etmemiz halinde en az 50 yıl daha Kıbrıs konusunun sürüncemede kalacağı ortadadır. Gün Kıbrıs Türkleri olarak devletimize sımsıkı sarılma günüdür. Gün bundan sonraki süreçte Kıbrıs Türk tarafının yeni yol haritasını biran evvel belirleyerek bu doğrultuda birlik halinde hareket etme günüdür. Federasyon modeli geride kalmıştır. Artık gerçekçi alternatifleri bir an evvel masaya koyarak gereğini yapma zamanı gelmiştir. Allah önümüzdeki süreçte Kıbrıs Türk Dış Politikasına yön verenlerin yardımcısı olsun…

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
19
 
0
 
3
 
0
 
0
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
13 Ocak 2019, Pazar    Türk Dünyası Lideri; Rauf R. Denktaş
10 Ocak 2019, Perşembe    Kıbrıs’ta neden iki devletli çözüm?
31 Aralık 2018, Pazartesi    Türk Dünyasının Ortak Değeri; Cengiz Aytmatov
26 Aralık 2018, Çarşamba    Teşekkürler Akıncı, Teşekkürler Algan, Teşekkürler Erciyas…
20 Aralık 2018, Perşembe    Lute, Barış Güvercini mi? Şahin mi?
10 Aralık 2018, Pazartesi    Yunanistan’ın Eastmed blöfü(!) ve Türk Akımı
10 Aralık 2018, Pazartesi    KKTC’de internet medyası 17 yaşında…
5 Aralık 2018, Çarşamba    Kıbrıs’ta ortak "federasyon" vizyonu var mı?
26 Kasım 2018, Pazartesi    Teşekkürler TÜRKPA
15 Kasım 2018, Perşembe    Varoluş ve özgürlük mücadelemiz devam ediyor…

banner
banner
banner
banner
banner
banner

Türk Dünyası Lideri; Rauf R. Denktaş
Gökhan GÜLER | 13 Ocak 2019, Pazar
Kıbrıs Türklerinin varoluş ve özgürlük mücadelesi liderlerinden, ‘’Kıbrıs Türk Kurumlar Federasyonu Başkanı’’, ‘’Türk Mukavemet Teşkilatı kurucularından’’, “Kıbrıs Türk Cemaat Meclisi Başkanı”, “Kıbrıs Cumhuriyeti Cum...
Kıbrıs’ta neden iki devletli çözüm?
Gökhan GÜLER | 10 Ocak 2019, Perşembe
Kıbrıs’ta neden iki devletli çözüm?
Kıbrıs konusunun çözülebilmesi için 50 yılı aşkın bir süre zarfında yapılan müzakerelerde bir türlü istenilen sonuç elde edilemedi. Kıbrıs müzakere tarihinin neredeyse son 40 yılı ...
Türk Dünyasının Ortak Değeri; Cengiz Aytmatov
Gökhan GÜLER | 31 Aralık 2018, Pazartesi
Türk Dünyasının ortak değerleri denildiği zaman ilk olarak aklımıza dilimiz, dinimiz, tarihimiz, kültürümüz, örf, adet, gelenek, görenek, eğitimimiz ve folklorumuz gelmektedir. Türk Dünyasının ortak değerlerinin oluşm...