Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Gökhan GÜLER | 8 Kasım 2018, Perşembe

Federasyon görünümlü otonomi/üniter devlet!

Paylaş  
20
22
11

Federasyon görünümlü otonomi/üniter devlet!

Federasyon yönetim, yetkiler ve tüm zenginliklerin adil bir şekilde paylaşılarak birlikte yönetme prensibine dayanmaktadır.

Kıbrıs’ta bu güne kadar neden federal bir çözüme varılamadığının nedenlerini Rum lider Nikos Anastasiadis geçen gün düzenlediği basın toplantısında tek tek sıraladı!

Anastasidis, basın toplantısında “gevşek federasyon” ya da diğer bir ifade ile “merkezden uzaklaştırılmış federasyon” görüşünü “Adem-i Merkeziyet“ olarak tanımlamaya çalıştı.

Anastasiadis itiraf niteliğindeki basın toplantısında özetle;”Kıbrıs Türklerinin yönetime etkin katılımını kabul etmiyoruz. Kıbrıs Türklerinin siyasi eşitlikten kaynaklanan tüm kurumlarda karar alma mekanizmalarına etkin katılım hakkına karşıyız. Türkiye’nin garantörlüğü sona ermeli ve Türk askerleri tamamen çekilmeli. Doğal gaz konusunda Kıbrıs Cumhuriyeti haklarından vazgeçmeyecek. Bu konuyu asla müzakere masasına getirmeyeceğiz. Doğal gaz konusunda en iyi model Norveç Modeli’dir. Gazdan elde edilecek olan gelir bir banka hesabına konur ve çözümden sonra değerlendirilir.” dedi!

Anastasiadis’in açıklamalarının Rum Ulusal Konseyi ile Kilisenin bilgisi ve onayı olmadan yapılamayacağını öncelikle bilmemiz gerekir. Açıklama bu anlamda müzakere tarihi açısından da son derece önemli itiraflar içermektedir.

Anastasiadis’in açıklaması ile bir kere daha Rum tarafının Kıbrıs Türklerinin siyasi eşitliği ve kararlara etkin katılımını bir türlü hazmedemediği gerçeği açıkça görülmüş oldu.

Anastasidis, “Adem-i Merkeziyet“ olarak tanımlamaya çalıştığı önerisinde özetle Kıbrıs Türkleri otonom azınlık haklarını kabul ederek bu anlamda bizden ne siyasi eşitlik ne de dönüşümlü başkanlık beklemesinler. Federal merkezi yönetimin kontrol ve idaresi eskiden olduğu gibi Rum tarafının elinde olacak. Kimse bu konuda sakın boşuna hayaller kurmasın demeye getirmiştir!

Rum Yönetimi, Avrupa Birliği’nde bir milyondan az nüfusuna rağmen, 80 milyonluk nüfusa sahip Almanya ile eşit statüde olabiliyor. Ancak buna karşın benzeri siyasal eşitlik ilkesini federal bir çözümde Kıbrıs Türkleri için mümkün olamayacağını söylüyor!

Anastasiadis, ”her kurumda etkin katılım aramak, azınlığın bu hakkını kötüye kullanması, çoğunluğun hakkını engellemesi tehlikesini getirir. Bu gerek bakanlar kurulu gerekse de diğer federal kurumlar için geçerlidir. Kıbrıslı Rumlar, Kıbrıslı Türklere verilecek geniş hakların devletin işlevselliğini bozacağını düşünüyorlar” diyerek, Kıbrıs Türkleri olarak bizleri en başından buyana azınlık olarak gördüklerini böylece bir kere daha açıkça ifade etmiştir.

Federal çözümün yönetim, yetkiler ve tüm zenginliklerin adil bir şekilde paylaşılarak birlikte yönetme prensibine dayanmasına karşın Anastasiadis’in dolayısı ile Rum toplumunun, Kıbrıs Türkleri ile yönetimi, yetkileri ve doğal zenginlikleri paylaşma niyetinde olmadığı açıkça bir kere daha ortaya konmuş oldu.

Anastasiadis, basın toplantısında gündeme getirdiği Adem-i Merkeziyet önerisi ile Crans Montana’da kabul ettiği siyasi eşitlik ilkesinden de geri adım atmış oldu!

Yine en başından buyana karşı olduğu dönüşümlü başkanlık konusuna da değinmeyerek bu konuya da olumsuz baktıkları mesajını verdi.

Kıbrıs Türklerinin güvenlik endişeleri ciddiye alınmayıp garantörlüğün kaldırılarak Türk askerinin tamamen çekilmesinin şart olduğu yinelendi. Anastasiadis netice itibarı ile söyledikleriyle federasyon modeline ne kadar uzak olduklarınıtüm kamuoyunun bilgisine bir kere daha getirmiş oldu.

Kıbrıs konusunun bu kadar yıldır bir çözüme ulaşamamasının en büyük nedeni Rum tarafının federal çözümüalgılama ve tanımlama farklılığından ileri gelmektedir. Rum tarafı bu bağlamda en başından buyana federal çözümü Kıbrıs Türklerinin azınlık haklarını kabul etmesi halinde otonom bir bölge içerisinde üniter Rum devletini kabul etmesi olarak görmektedir.

Anastasiadis, dolayısı ile Rum tarafı bizden federasyon görünümlü otonom/üniter Rum devletini azınlık olarak kabul etmemizi bekliyor! Anastasiadis’in son yaptığı açıklama bunu teyit etmektedir.

Rum tarafının bütün amacı 1963’de gasp ederek üniter Rum Devleti’ne dönüştürdükleri sözde Kıbrıs Cumhuriyeti ünvanını ve bu durumun kendilerine sağladığıtüm ayrıcalıkları korumaktır!

Anastasiadis’in konuşmasında dikkat çeken diğer bir önemli nokta da BM Genel Sekreteri Guterres’in, BM Güvenlik Konseyi’ne sunduğu raporunda altını çizerek ortaya koymuş olduğu ’’Kıbrıs’ta var olan statükonun sürdürülebilir olmadığı, Kıbrıs ve etrafındaki doğalgazın iki topluma da ortak fayda sağlaması gerektiği, sonuç getirmeyen ve sonu gelmeyen görüşmelerin artık geride kaldığı, artık ucu kapalı kısa zamanda sonuçalmaya yönelik bir sürece ihtiyaç olduğu ’’görüşlerini reddedercesine müzakerelere Crans Monatana’da kaldığı yerden devam edilmesi gerektiğini inatla dile getirmiştir.

BM Genel Sekreteri Guterres BM Güvenlik Konseyi’ne sunduğu raporunda her iki taraf Kıbrıs Ada’sının geleceğine dair ortak bir vizyonu paylaşıp paylaşmadıklarını tartışsınlar. Bu konuda herhangi bir uzlaşmaya varılması halinde nasıl bir müzakere olacağı konusunda konsensüs olursa müzakerelerin başlayabileceğinden söz etmişti.

Anastasiadis’in yapmış olduğu açıklamalara bakıldığında her şeyden önce BM Genel Sekreteri Guterres’in BM Güvenlik Konseyi’ne sunduğu raporu dikkate almadığı açıkça görülmektedir.    Anastasiadis, uluslararası kamuoyunun beklentilerini dikkate almayarak görüldüğü üzere zamana oynamaya devam ediyor!

Anastasiadesayrıca basın toplantısında söyledikleri ile Crans Montana’da süreci çökertenin de kendisi dolayısı ile Rum tarafı olduğunu bu şekilde itiraf etmiş oldu!

Görünen o ki, Rum tarafının eşit, adil ve paylaşımcı bir (federal) anlaşma yapma gibi bir niyeti bulunmamaktadır.

Bu süreçte bu saatten sonra bize düşen görev varoluş ve özgürlük mücadelemizin neticesinde eşitlik, egemenlik ve özgürlüğümüzün simgesi olarak kurmuş olduğumuz devletimize sahip çıkarak uluslararası alanda hak ettiğimiz yere gelebilmek adına mücadelemizi sürdürmek olmalıdır.

KKTC Cumhurbaşkanı Sayın Mustafa Akıncı, 28 Ağustos 2017 günü Crans Montana’da çöken müzakere süreciyle ilgili olarak  ‘benim samimi inancım odur ki, benzeri süreçlerle varacağımız sonuç da diğerlerinin aynı olacaktır. Aynı anlayışlarla ve aynı metotlarla farklı bir sonuca ulaşmamız olanaksız görülmektedir.’ demişti.  O günden buyana yaşanan gelişmeler ortadadır! Pozitif yönde ne yazık ki bir gelişme söz konusu olmamıştır!

Anastasaidis’in yapmış olduğu bu önemli itiraflardan sonra Kıbrıs konusunda ne gibi gelişmelerin yaşanacağını hep birlikte yaşayarak göreceğiz.  Fo

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
49
 
4
 
1
 
0
 
0
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
2 Kasım 2018, Cuma    Gerçeklerle yüzleşme vakti!
24 Ekim 2018, Çarşamba    Anastasidis'i yalnız bırakmamak gerek!
19 Ekim 2018, Cuma    Müzakere yönteminde olsun uzlaşı sağlanabilecek mi?
10 Ekim 2018, Çarşamba    Türk Konseyi'nin "Geleceğe Yönelik Hamleleri ve Beklentiler"
5 Ekim 2018, Cuma    Guterres şapkasından tavşan çıkarabilir mi?
29 Eylül 2018, Cumartesi    İyi ki "Türksoy" var!
27 Eylül 2018, Perşembe    ''Türkler yaban tavşanını kağnı ile yakalar''
20 Eylül 2018, Perşembe    "Reçete"
15 Eylül 2018, Cumartesi    Kırgızistan Notları 3 (Macaristan)
14 Eylül 2018, Cuma    Kırgızistan Notları 2 (Türk Konseyi)

banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner

Gerçeklerle yüzleşme vakti!
Gökhan GÜLER | 2 Kasım 2018, Cuma
Gerçeklerle yüzleşme vakti!
Yunanistan ve Rum Yönetimi tarih boyunca bazı devletlerden aldıkları örtülü desteklere güvenerek gerek Ege’de gerekse Doğu Akdeniz’de uzlaşmacı olmak yerine uluslararası hukuku hiçe sayara...
Anastasidis'i yalnız bırakmamak gerek!
Gökhan GÜLER | 24 Ekim 2018, Çarşamba
Rum lideri NikosAnastasiadis’inyeni çözüm önerisi anlaşılan o ki bazı kesimlerin Kıbrıs konusunda yaratmaya çalıştıkları tabularınyıkılmasına neden olmuştur!
Kırk yılı aşkın süredir müzakere masasında bulunan f...
Müzakere yönteminde olsun uzlaşı sağlanabilecek mi?
Gökhan GÜLER | 19 Ekim 2018, Cuma
Elli yılı aşkın süredir aynı yöntemlerle bir sonuç elde edilemeyen Kıbrıs müzakere sürecinde yeni bir dönem içerisine girmiş bulunmaktayız! Eski müzakere yöntemleri artık ortadan kalktı!
Kıbrıs müzakere süreci hatırl...